Sağır ve Dilsizlik (TCK 33. Madde)
Sağır ve Dilsizlik (TCK 33. Madde) Ceza Hukuku Tarih: 07-04-2025 Ceza sorumluluğunu kaldıran veya azaltan unsurlardan biri de sağır ve dilsizlik halidir. Bu husus Türk Ceza Kanunu’nun 33. maddesinde düzenlenmektedir.

Sağır ve Dilsizlik (TCK 33. Madde) Ceza Hukuku Tarih: 07-04-2025 Ceza sorumluluğunu kaldıran veya azaltan unsurlardan biri de sağır ve dilsizlik halidir. Bu husus Türk Ceza Kanunu’nun 33. maddesinde düzenlenmektedir. Sağır ve dilsizlik, kusur ve ceza ehliyetini etkileyerek failin işlediği suç nedeniyle hiç ceza almaması ya da cezasından indirim yapılmasını sağlayan bir ceza hukuku müessesedir. Fiili işlediği sırada on beş yaşını doldurmuş ancak on sekiz yaşını doldurmamış çocuk sağır ve dilsizlerin işledikleri fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğinin ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından sosyal inceleme yaptırılması zorunludur. Kanun koyucu, sağır ve dilsizlerin algılama ve irade yeteneklerinin daha geç geliştiğinden hareketle, kusur yeteneklerine ilişkin durumu yaşı küçük olanlara kıyasen düzenlemiştir. Sağır ve dilsizler için CMK bakımından istem aranmaksızın müdafi görevlendirilmelidir. Ceza sorumluluğunda failin suçu işlediği tarihteki yaşı esas alınır. Şüpheli veya sanığın suç tarihindeki yaşı ve bedensel durumu tespit edilmelidir. Fiili işlediği sırada 21 yaşını doldurmamış olan sağır ve dilsizler hakkında TCK m.53/1’de yer alan güvenlik tedbiri hükümleri uygulanmaz. (TCK madde 33 atfıyla m.53/4) İlgili Makale: İnfaz Hesaplama Makale İçeriği Toggle Sağır ve Dilsizlik Nedir? Kanun koyucu, normal bir kişiye göre sağır ve dilsizlerin algılama ve irade yeteneklerinin daha geç geliştiğini kabul ederek, kusur yetenekleri ile ilgili hukuki durumu küçüklere kıyasen düzenlemiştir. Bu nedenle, küçüklerdeki yaş kategorilerini esas alınmış ancak sağır ve dilsizler bakımından bu yaş kategorisi daha büyük bir rakamdan başlatılmıştır. Bu düzenleme uyarınca söz konusu sağır ve dilsizlerin ceza sorumluluğunun kapsamı aşağıda detaylı izah edilmiştir. Sağır ve Dilsizlik – TCK Madde 33 Bu Kanunun, fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmamış olan çocuklara ilişkin hükümleri, onbeş yaşını doldurmamış olan sağır ve dilsizler hakkında; oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş yaşını doldurmamış olanlara ilişkin hükümleri, onbeş yaşını doldurmuş olup da onsekiz yaşını doldurmamış olan sağır ve dilsizler hakkında; onbeş yaşını doldurmuş olup da onsekiz yaşını doldurmamış olanlara ilişkin hükümleri, onsekiz yaşını doldurmuş olup da yirmibir yaşını doldurmamış olan sağır ve dilsizler hakkında da uygulanır. Kusur yeteneğini etkileyen ve ceza sorumluluğunu kaldıran ya da azaltan sağır ve dilsizlik müessesesi, TCK 33’de düzenlenmiştir. 4 ayrı yaş dilimi belirlenen maddeye göre bazı yaşlardaki sağır ve dilsizler için hiç ceza verilmezken, bazıları için ceza miktarında indirim yapılmaktadır. 21 yaşını dolduranlar için ise akıl hastalığı ile ilgili ceza kanunu maddesine atıfta bulunulmaktadır. Ayrıca Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) uyarınca, müdafi bulunmayan şüpheli veya sanık sağır veya dilsiz ise, istemi aranmaksızın kendisine bir müdafi görevlendirilir (CMK m: 150/2). Bu hak, sağır ve dilsiz mağdura da tanınmıştır. (CMK m: 239/2) İfadesi tercüman eşliğinde alınmalıdır. sagir ve dilsizlik ceza ehliyeti tck 33 madde Sağır ve Dilsizlikle Alakalı Kabul Edilen Sistemler İnsanın işitme yeteneğine doğuştan sahip olmaması veya küçük yaşta bu yeteneği yitirmesi dolayısıyla, konuşma yeteneği de gelişmez İşitme yeteneğine hiç sahip olmayan insanın algılama yeteneği de yeterince gelişmez Sağır ve dilsizlerin kusur yeteneği ve cezaî sorumluluğu konusunda çeşitli sistemler kabul edilmektedir. Bir sistemde sağır ve dilsizlikle ilgili olarak kanunda özel bir hükme yer verilmez. Ancak, sağır ve dilsizlik halinin somut olayda kişinin kusur yeteneği üze inde etkili olup olmadığını araştırmak ve sonucuna göre failin cezasında belli bir oranda indirim yapılıp yapılmamasına karar verilmek gerekecektir. Diğer bir sistemde ise, sağır ve dilsizlikle ilgili olarak kanunda özel bir hükme yer verilmekte ve bu kişilerin sorumluluğu, akıl hastalarının cezai sorumluluğuna paralel bir şekilde düzenlenmektedir. Üçüncü sistemde ise, kanunda belli bir yaşa kadarki sağır ve dilsizler hakkında yaş küçüklerine ilişkin hükümlere, belli bir yaşın üzerindeki sağır ve dilsizle hakkında ise, akıl hastalığına ilişkin hükümlere paralel bir düzenleme getirmektedir. Yeni TCK’da bu sistem kabul edilmiştir. Sağır ve Dilsizlik – TCK 33. Madde Metni Bu Kanunun, fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmamış olan çocuklara ilişkin hükümleri, onbeş yaşını doldurmamış olan sağır ve dilsizler hakkında; oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş yaşını doldurmamış olanlara ilişkin hükümleri, onbeş yaşını doldurmuş olup da onsekiz yaşını doldurmamış olan sağır ve dilsizler hakkında; onbeş yaşını doldurmuş olup da onsekiz yaşını doldurmamış olanlara ilişkin hükümleri, onsekiz yaşını doldurmuş olup da yirmibir yaşını doldurmamış olan sağır ve dilsizler hakkında da uygulanır. Sağır ve Dilsizlik – TCK 33. Madde Gerekçesi İşitme yeteneğine doğuştan sahip olmayan veya küçük yaşta bu yeteneği tamamen yitiren insanın algılama yeteneği yeterince gelişmez. Sağır ve dilsizin ceza sorumluluğunun belirlenmesinde, suç oluşturan fiili işlediği sıradaki yaşı, ölçü alınmıştır. Böylece, sağır ve dilsizlerle ilgili olarak, yaş küçüklerinin sorumluluk rejimine paralel bir düzenleme yapılmıştır. Ancak, sağır ve dilsizlerin algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneği daha geç gelişebileceği düşüncesiyle, ayrı bir yaş grubu sınıflandırması yapılmıştır. Fiili işlediği sırada yirmibir yaşını doldurmuş olan sağır ve dilsizler açısından yaşın ceza sorumluluğu üzerinde herhangi bir etkisinin olmadığı kabul edilmiştir. Ancak, bu kişilerin işledikleri fiil açısından algılama veya irade yeteneğinin olup olmadığı yönünde ortaya çıkabilecek sorunla ilgili olarak, akıl hastalarına ilişkin sorumluluk rejiminin göz önünde bulundurulması gerekmektedir. Sağır ve Dilsizlik Sosyal İnceleme Raporu Çocuk Koruma Kanunu Yönetmeliği’nde yer alan düzenlemeye göre; suçun işlendiği tarihte 15-18 yaşları arasındaki sağır ve dilsiz çocuklar tarafından işlenen suçun hukuki olarak doğurduğu sonuçları algılama yeteneğinin olup olmadığı değerlendirme konusu olacaktır. Sosyal inceleme raporu alınması talebi soruşturma aşamasında cumhuriyet savcısı, kovuşturma aşamasında ise hakim tarafından 15-18 yaş aralığındaki sağır ve dilsiz çocuklar için istenir. İşbu raporun alınması 15-18 yaş aralığındaki sağır ve dilsiz çocuklar için zorunludur. Çocuk Koruma Kanunu Yönetmeliği 20.madde; Kanun kapsamındaki çocuklar hakkında mahkemeler, çocuk hâkimleri veya Cumhuriyet savcılarınca gerektiğinde çocuğun bireysel özelliklerini ve sosyal çevresini gösteren inceleme yaptırılabilir. Soruşturma ve kovuşturma aşamalarında çocuğun, veli veya vasisi ya da müdafi veya bu kimselerin avukatları da mahkeme veya çocuk hâkimine müracaat ederek çocuk hakkında sosyal inceleme yapılmasını talep edebilirler. Fiili işlediği sırada oniki yaşını bitirmiş onbeş yaşını doldurmamış bulunan çocuklar ile onbeş yaşını doldurmuş ancak onsekiz yaşını doldurmamış sağır ve dilsizlerin işledikleri fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğinin ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından sosyal inceleme yaptırılması zorunludur. Fiili işlediği sırada oniki yaşını bitirmiş onbeş yaşını doldurmamış bulunan çocuklar ile onbeş yaşını doldurmuş ancak onsekiz yaşını doldurmamış sağır ve dilsizlerin işledikleri fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğinin ve bu fiille ilgili olarak davranışla
Sağır ve Dilsizlik (TCK 33. Madde) konusunda detaylı bilgi için avukatofisi.gen.tr sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.
Sonuç
Sağır ve Dilsizlik (TCK 33. Madde) hakkında yukarıda sunulan bilgiler genel niteliktedir. Kişisel hukuki durumunuz için profesyonel avukat desteği almanızı öneririz.
Sıkça Sorulan Sorular
Bu konuda ne yapılabilir?
Konuya ilişkin olarak lisanslı bir avukattan hukuki danışmanlık almanız önerilmektedir.
Yasal süreç ne kadar sürer?
Yasal süreç, davanın türüne göre değişir. Birkaç aydan birkaç yıla kadar sürebilir.
Hukuki danışmanlık almak neden önemlidir?
Her davanın kendine özgü koşulları vardır. Doğru strateji için uzman desteği kritik önem taşır.
⚠️ Yasal Uyarı: genel bilgilendirme amaçlıdır. Hukuki tavsiye yerine geçmez.