İdari Yargılama Usulü Kanunu 60. Madde (İYUK)
İdari Yargılama Usulü Kanunu 60. Madde (İYUK) Genel Tarih: 28-04-2025 İdari Yargılama Usulü Kanunu 60. madde (İYUK); tebliğlerin nasıl yapılacağı ve tebliğlere dair ücretler hakkında düzenlenmiştir. Maddeye göre Danışta, bölge idare, idare ve vergi mahkemelerine ait her türlü tebliğ işleri Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılır.

İdari Yargılama Usulü Kanunu 60. Madde (İYUK) Genel Tarih: 28-04-2025 İdari Yargılama Usulü Kanunu 60. madde (İYUK); tebliğlerin nasıl yapılacağı ve tebliğlere dair ücretler hakkında düzenlenmiştir. Maddeye göre Danışta, bölge idare, idare ve vergi mahkemelerine ait her türlü tebliğ işleri Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılır. Tebligat kanununa göre kazai merciler tarafından yapılacak tebligatlar posta telgraf ve telefon işletmesi veya memur eliyle yapılır. Gecikmesinde sakınca bulunan hallerde tebligat memur eliyle de yapılabilir. Makale İçeriği Toggle İdari Yargılama Usulü Kanunu 60. Madde Tebliğ İşleri ve Ücretler Danıştay ile bölge idare, idare ve vergi mahkemelerine ait her türlü tebliğ işleri, Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılır. Bu suretle yapılacak tebliğlere ait ücretler ilgililer tarafından peşin olarak ödenir. İdari Yargılama Usulü Kanunu 60. Madde Açıklaması 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 60. Maddesi “Tebliğ İşleri ve Ücretler” başlığı altında işlenmiştir. Madde, Danıştay ile bölge idare, idare ve vergi mahkemelerine ait her türlü tebliğ işlerinin Tebligat Kanunu Hükümlerine göre yapılacağını hükme bağlamıştır. Ayrıca yapılacak olan tebliğlere ait ücretlerin ilgilileri tarafından peşin ödenmesi de hükme bağlanmıştır. İlgili Makale: İdari Yargıda Dilekçeler Üzerine İlk İnceleme 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) Tam Metin: İYUK – 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu idari yargilama usulu kanunu 60 madde iyuk İdari Yargılama Usulü Kanunu 60. Madde Tebliğ İşleri ve Ücretler Emsal Kararlar Danıştay 8. Dairesi E:2018/465, K:2021/4510 İdari Yargılama Usulü Kanunu 60. Madde Tebliğ İşleri ve Ücretler Celal Bayar Üniversitesi Manisa Soma Meslek Yüksekokulu Sondaj Teknolojileri Bölümü mezunu olan davacının, 2011 yılı DGS’ye esas alınacak 73,85 olan akademik not ortalamasının, ÖSYM’ye sehven 7,85 olarak bildirilmesi sebebiyle oluştuğu ileri sürülen zarar karşılığı olarak (fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla) 5.000,00-TL maddi ve 150.000,00-TL manevi tazminatın 19/02/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesi istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun ‘İptal ve tam yargı davaları’ başlıklı12. maddesinde; “İlgililer haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla Danıştaya ve idare ve vergi mahkemelerine doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilirler. Bu halde de ilgililerin 11. madde uyarınca idareye başvurma hakları saklıdır.” hükmü, ‘Tebliğ işleri ve ücretler’ başlıklı 60. maddesinde; “Danıştay ile bölge idare, idare ve vergi mahkemelerine ait her türlü tebliğ işleri, Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılır…” hükmü düzenlenmiştir. 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun ‘Bilinen adreste tebligat’ başlıklı 10. maddesinde; “Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır. Şu kadar ki; kendisine tebliğ yapılacak şahsın müracaatı veya kabulü şartıyla her yerde tebligat yapılması caizdir.” hükmü, ‘Tebliğ imkansızlığı ve tebellüğden imtina’ başlıklı 21. maddesinde; “Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır. Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır. Muhtar, ihtiyar heyeti azaları, zabıta amir ve memurları yukarıdaki fıkralar uyarınca kendilerine teslim edilen evrakı kabule mecburdurlar.” hükmü yer almıştır. 25/01/2012 tarih ve 28184 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin ‘Bilinen adreste tebligat’ başlıklı 16. maddesinde; “Tebligat, öncelikle tebliğ yapılacak şahsın bilinen en son adresinde yapılır. Bilinen en son adresin tespitinde, tebliğ isteyenin beyanı, muhatabın veya diğer ilgililerin bildirimleri ya da mevcut belgeler esas alınır. Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır. Ayrıca başkaca adres araştırması yapılmaz…” hükmüne yer verilmiştir. Celâl Bayar Üniversitesi Soma Meslek Yüksekokulu Sondaj Teknolojileri Bölümü’nde son sınıf öğrencisi iken 2011-DGS’ye katılan ve anılan sınav sonucunda aldığı puanla Sakarya Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Jeofizik Mühendisliği Bölümüne yerleştirilen davacı tarafından; adı geçen Yüksekokul Müdürlüğünce akademik not ortalamasının yanlış bildirilmesi nedeniyle sınav puanının belirlenmesine esas alınan önlisans başarı puanının yanlış ve düşük hesaplandığı iddiasıyla 2011-DGS sayısal puanının 201.539 olarak belirlenmesine yönelik işlemin iptali istemiyle açılan davada; İdare Mahkemesinin davanın reddine ilişkin kararına karşı davacı tarafından yapılan temyiz başvurusu sonucunda Dairemizin 15/05/2015 tarih ve E:2012/10642, K:2015/4748 sayılı kararıyla, anılan Mahkeme kararı kaldırılarak dava konusu işlemin iptaline kesin olmak üzere karar verilmiştir. Dairemizin 15/05/2015 tarih ve E:2012/10642, K:2015/4748 sayılı kararında davacının adresinin … Mah. … Sok. No:…, İç Kapı No:… … olarak belirtilmesine karşın, kararın davacının adrese dayalı kayıt sisteminde (Mernis) adresi olarak belirtilen … Mah. …. Sok. No:… İç Kapı No:… …/… adresine tebligata çıkarıldığı, tebliğ mazbatası üzerine ‘ev kapalı’ şeklinde şerh düşülerek, tebliğ imkansızlığı nedeniyle 29/09/2015 tarihinde … Mahallesi muhtarı M.G.’ye tebliğ edildiği görülmektedir. Yukarıda yer alan mevzuat hükümleri uyarınca, tebligatın öncelikle kişinin bilinen en son adresine yapılmasının zorunlu olduğu, bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının tespit edilmesi ve kişinin Mernis kayıtlı adresi bulunması halinde, Mernis adresinin, resmi tebligat adresi olarak kabul edilmesi ve bu şekilde tebligatı çıkartan merci ve posta memurunca başkaca bir adres araştırması yapılmasına gerek bulunmaksızın, tebligatın ikinci defa Mernis adresine çıkarılması gerektiği açıktır. Her ne kadar da
İdari Yargılama Usulü Kanunu 60. Madde (İYUK) konusunda detaylı bilgi için avukatofisi.gen.tr sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.
Sonuç
İdari Yargılama Usulü Kanunu 60. Madde (İYUK) hakkında yukarıda sunulan bilgiler genel niteliktedir. Kişisel hukuki durumunuz için profesyonel avukat desteği almanızı öneririz.
Sıkça Sorulan Sorular
Bu konuda ne yapılabilir?
Konuya ilişkin olarak lisanslı bir avukattan hukuki danışmanlık almanız önerilmektedir.
Yasal süreç ne kadar sürer?
Yasal süreç, davanın türüne göre değişir. Birkaç aydan birkaç yıla kadar sürebilir.
Hukuki danışmanlık almak neden önemlidir?
Her davanın kendine özgü koşulları vardır. Doğru strateji için uzman desteği kritik önem taşır.
⚠️ Yasal Uyarı: genel bilgilendirme amaçlıdır. Hukuki tavsiye yerine geçmez.