Ceza Muhakemesi Kanunu 46. Madde (CMK)
Ceza Muhakemesi Kanunu 46. Madde (CMK) Genel Tarih: 29-04-2025 Ceza Muhakemesi Kanunu 46. madde (CMK); meslek ve sürekli uğraşları sebebiyle kişilerin tanıklıktan çekinmesine dair hususlar düzenlenmiştir. Yürürlükten kalkan 1412 sayılı Kanunun 48.

Ceza Muhakemesi Kanunu 46. Madde (CMK) Genel Tarih: 29-04-2025 Ceza Muhakemesi Kanunu 46. madde (CMK); meslek ve sürekli uğraşları sebebiyle kişilerin tanıklıktan çekinmesine dair hususlar düzenlenmiştir. Yürürlükten kalkan 1412 sayılı Kanunun 48. maddesinde müdafiler, hekimler ve ebelerin tanıklıktan çekinmeleri öngörülmüş iken maddede kapsam genişletilmiş ve ayrıntılı hükümlere yer verilmiştir. Maddenin amacı, meslek bilgisinin açıklanmasının suç olması ve nedensiz olarak tanıklıktan çekinmenin yasa tarafından uygun bulunmamasıdır. Maddede sır yerine bilgi sözcüğü kullanılmıştır. Makale İçeriği Toggle Ceza Muhakemesi Kanunu 46. Madde Meslek ve Sürekli Uğraşıları Sebebiyle Tanıklıktan Çekinme 1) Meslekleri ve sürekli uğraşıları sebebiyle tanıklıktan çekinebilecekler ile çekinme konu ve koşulları şunlardır: a) Avukatlar veya stajyerleri veya yardımcılarının, bu sıfatları dolayısıyla veya yüklendikleri yargı görevi sebebiyle öğrendikleri bilgiler. b) Hekimler, diş hekimleri, eczacılar, ebeler ve bunların yardımcıları ve diğer bütün tıp meslek veya sanatları mensuplarının, bu sıfatları dolayısıyla hastaları ve bunların yakınları hakkında öğrendikleri bilgiler. c) Mali işlerde görevlendirilmiş müşavirler ve noterlerin bu sıfatları dolayısıyla hizmet verdikleri kişiler hakkında öğrendikleri bilgiler. 2) Yukarıdaki fıkranın (a) bendinde belirtilenler dışında kalan kişiler, ilgilinin rızasının varlığı halinde, tanıklıktan çekinemez. Ceza Muhakemesi Kanunu 46. Madde Gerekçesi Madde, esasta meslek ve sürekli uğraşılar nedeniyle tanıklıktan çekinmeyi düzenlemektedir. Bu bakımdan tanıklıktan çekinme, hizmet sunulan kişilere güven verdikleri takdirde hizmet verebilecek meslek grupları bakımından kabul edilmiştir. Madde tanıklıktan çekinebilecek meslek gruplarının sayısını çoğaltmıştır. Bu hususta göz önünde tutulan ölçüt, “güven ilişkisi”dir; “orantılılık” ilkesi gereğince maddî gerçeğin ortaya çıkarılması hedefi ile güven ilişkisinin korunmasından doğan yarar tartılmış ve maddede kabul edilen hâllerde güven ilişkisinin daha ağır bastığı kabul edilmiştir. Mesleki sır tutma nedeniyle, karşılaştırmalı ceza yargılama hukukunda avukatların, hekimlerin veya din görevlilerinin, sıfatları nedeniyle öğrendikleri müvekkillerinin, hastalarının, kendilerine itirafta bulunmuş din cemaatleri mensuplarının sırları hakkında tanıklıktan çekinebilmeleri kabul edilmektedir. Buna karşılık meslekî sır gazeteciler için genel olarak kabul edilmemektedir. Kolluk mensuplarının meslekî sırları konusu ise tartışmalı olmakla beraber, İtalyan Ceza Usulü Kanununun 201. maddesi ile Fransa’da, mahkeme içtihatları ile kamu yararına bağışıklığın kabul edildiği İngiltere’de, kolluk mensuplarının kendilerine sürekli bilgi getiren kişilerin (indicateur) isimlerini açıklamayı reddedebilecekleri kabul edilmiştir. Maddede, değişik ülkelerin karşılaştırmalı kanun ve içtihatları ve bu husustaki eğilimler göz önünde bulundurulmak suretiyle dört meslek grubu mensupları bakımından belirli koşullarla meslekî sırdan dolayı tanıklıktan çekinme kabul edilmiştir. Avukatlar veya stajyerleri veya yardımcıları, bu sıfatları dolayısıyla veya yüklendikleri yargı görevi nedeniyle öğrendikleri sırlar hakkında tanıklıktan çekinebilirler. Görülüyor ki, avukatın meslekî sırrı koruma yükümü, avukatın sıfatı veya yüklendiği yargı görevi nedeniyle elde ettiği bütün sırları kapsamaktadır. Bu itibarla avukatın müvekkili ile bütün haberleşmesi de meslekî sır içindedir. Meslekî sıfat dolayısıyla veya yargı görevi nedeniyle elde edilmemiş olan bilgiler bakımından tanıklıktan çekinilemeyecektir. Hâkimin, bilginin ne suretle elde edildiğine dair beyanları takdir yetkisi vardır. Hekimler, diş hekimleri, eczacılar, ebeler ve bunların yardımcıları ve diğer bütün tıp meslek veya sanatları mensupları, bu sıfatları dolayısıyla hastaları ile bunların yakınlarına ait öğrendikleri sırlar hakkında tanıklıktan çekinebilirler. Mali işlerde görevlendirilmiş müşavirler ve noterler, hizmet verdikleri kişilerin, sıfatları dolayısıyla öğrendikleri sırları hakkında tanıklıktan çekinebileceklerdir. Kolluk mensupları, bu sıfatları nedeniyle üç grup kişi hakkında öğrendikleri bazı bilgiler hususunda tanıklıktan vazgeçebileceklerdir. Bu hüküm, Türk hukukunda tam bir yeniliktir ve suçla mücadelede etkin bir araç oluşturabilecek niteliktedir. Gruplar şunlardır: a) Kolluk mensubu, kendilerinin veya yakınlarının hayat ve sağlıklarını korumak amacıyla kimliklerini açıklamayı reddetmiş bulunan tanıkların kimliklerini açıklamaktan çekinebilir. b) Aynı nedenle suçu ihbar etmiş olanların kimlikleri hususunda da tanıklıktan çekinilebilir. c) Kolluğa suçlar ve suçlular hakkında sürekli bilgi veren kimselerin de kimliklerini kolluk mensupları açıklamaktan çekinebilirler. Görülüyor ki, çekinme sadece bu üç grup kişinin kimliklerini kapsamaktadır. Yukarıda açıklanan (1) ilâ (3) numaralı bentlerde belirtilen kişilerin tanıklıktan çekinmeleri zorunlulukları mutlaktır; bunlar ilgilinin rızası bulunsa bile belirtilen hususlarda tanıklık yapamazlar. (4) numaralı bentte yazılı hâlde ise ilgilinin rızası varsa çekinme zorunlu değildir; ancak kolluk mensubu takdirine göre yine de tanıklıktan çekinebilecektir. Ancak maddenin son fıkrasında belirtildiği üzere, bilginin verilmemesinin suç sayıldığı hâllerde çekinmede bulunulamaz. Fakat bu fıkra, avukatlar veya stajyerleri veya yardımcıları hakkında, hiçbir hâlde uygulanmayacaktır. İlgili Makale: Haksız Tahrik İndirimi ceza muhakemesi kanunu 46 madde cmk Ceza Muhakemesi Kanunu 46. Madde Meslek ve Sürekli Uğraşıları Sebebiyle Tanıklıktan Çekinme Emsal Kararlar Yargıtay 11. Ceza Dairesi E:2017/4667, K:2018/72 Ceza Muhakemesi Kanunu 46. Madde Meslek ve Sürekli Uğraşıları Sebebiyle Tanıklıktan Çekinme Sanıklar … ile … hakkında kurulan beraat hükümlerine yönelik yapılan temyiz incelemesinde; Yapılan yargılamada, yüklenen suçların sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmadığı, dosya içeriğine uygun şekilde gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılanlar vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin istem gibi onanmasına, Sanık … hakkında kurulan beraat hükmüne yönelik yapılan temyiz incelemesinde; sanığın katılanlar adına sahte olarak oluşturduğu 12.01.2012 tarihli muvafakat nameyi işyeri ruhsat işlemleri için Belediye Başkanlığına ibraz etmek suretiyle özel belgede sahtecilik suçunu işlediğinin iddia edildiği kamu davasında, iş yerini fiili olarak sanığın savunmasının … tarafından doğrulanmadığı ve mevcut delillere göre sanığın atılı suçu işlediğinin sabit olduğu, sanık hakkında mahkumiyet yerine beraat hükmü kurulması, Yasaya aykırı, katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca bozulmasına, Sanık A. A. hakkında kurulan beraat hükmüne yönelik yapılan temyiz incelemesinde; katılanların kiralayan, kendisinin kiracı olarak göründüğü 01.09.2007 tarihli kira kontratını sanığın sahte olarak düzenleyip işyeri işlemleri için Belediye Başkanlığına ibraz etmek suretiyle özel belgede sahtecilik suçunu işlediğinin iddia edildiği kamu davasında; sanığın suça konu kira kontratının muhasebecisi mali müşavir … tarafından hazırlandığını ve kendisine imzalatıldığını beyan etmesi karşısında, tanık …’in usulüne uygun olarak duruşmaya davet edilip 5271 Sayılı CMK’nın 46/1-c, 48/1 maddeleri uyarınca çekinme hakkı hatırlatılarak, suça konu kira kontratı k
Ceza Muhakemesi Kanunu 46. Madde (CMK) konusunda detaylı bilgi için avukatofisi.gen.tr sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.
Sonuç
Ceza Muhakemesi Kanunu 46. Madde (CMK) hakkında yukarıda sunulan bilgiler genel niteliktedir. Kişisel hukuki durumunuz için profesyonel avukat desteği almanızı öneririz.
Sıkça Sorulan Sorular
Bu konuda ne yapılabilir?
Konuya ilişkin olarak lisanslı bir avukattan hukuki danışmanlık almanız önerilmektedir.
Yasal süreç ne kadar sürer?
Yasal süreç, davanın türüne göre değişir. Birkaç aydan birkaç yıla kadar sürebilir.
Hukuki danışmanlık almak neden önemlidir?
Her davanın kendine özgü koşulları vardır. Doğru strateji için uzman desteği kritik önem taşır.
⚠️ Yasal Uyarı: genel bilgilendirme amaçlıdır. Hukuki tavsiye yerine geçmez.