Makale İçeriği


Ceza Muhakemesi Kanunu 4. Madde (CMK)

Ceza Muhakemesi Kanunu 4. Madde (CMK) Genel Tarih: 28-04-2025 Ceza Muhakemesi Kanunu 4. madde (CMK); mahkemelere gelen davalarda mahkemelerin görev incelemesine ilişkin düzenlenmiştir. Yasa maddesine göre, mahkemenin görevli olup olmadığı hususu kovuşturma evresinin her aşamasında resen karar verilebilir.

Ceza Muhakemesi Kanunu 4. Madde (CMK)

Ceza Muhakemesi Kanunu 4. Madde (CMK) Genel Tarih: 28-04-2025 Ceza Muhakemesi Kanunu 4. madde (CMK); mahkemelere gelen davalarda mahkemelerin görev incelemesine ilişkin düzenlenmiştir. Yasa maddesine göre, mahkemenin görevli olup olmadığı hususu kovuşturma evresinin her aşamasında resen karar verilebilir. Kovuşturma evresi, iddianamenin kabul edilmesinden hükmün kesinleşmesine kadar geçen süredir. Görev konusunda çeşitli uyuşmazlıklar geldiğinde ise, ortak yüksek bir mahkeme görevli mahkemeyi belirleyecektir. Örneğin Ankara Asliye Ceza Mahkemesi ile Ankara Ağır Ceza Mahkemesi arasındaki uyuşmazlığı Yargıtay belirleyecektir. Makale İçeriği Toggle Ceza Muhakemesi Kanunu 4. Madde Re’sen Görev Kararı ve Görevde Uyuşmazlık Davaya bakan mahkeme, görevli olup olmadığına kovuşturma evresinin her aşamasında re’sen karar verebilir. 6. madde hükmü saklıdır. Görev konusunda mahkemeler arasında uyuşmazlık çıktığında, görevli mahkemeyi ortak yüksek görevli mahkeme belirler. Ceza Muhakemesi Kanunu 4. Madde Gerekçesi Görev, kamu düzeniyle doğrudan ilgilidir ve şüpheli ve sanık yönünden de tabiî hâkim ilkesine göre güvence oluşturur. Bu nedenle görev “madde bakımından yetki” sorununun, Cumhuriyet savcısı, katılan ve sanık ileri sürmese de mahkemece kovuşturmanın her aşamasında re’sen göz önünde bulundurulması gerekir. Ancak, iddianamenin kabulünden sonra, suçun yargılamasının alt dereceli bir mahkemeye ait olduğundan söz edilerek görevsizlik kararı verilemeyeceğine ilişkin 6. madde hükmü saklıdır. Maddenin birinci fıkrası bu kuralı açıklamaktadır. Maddenin ikinci fıkrasında ise, mahkemeler arasında olumlu veya olumsuz görev uyuşmazlığı çıktığında görevli mahkemeyi ortak yüksek görevli mahkemenin belirleyeceği hükme bağlanmıştır. Bu fıkra çerçevesinde, aynı yargı sistemi içinde yer alan mahkemeler arasındaki görev uyuşmazlıkları söz konusudur. İlgili Makale: İnfaz Hesaplama ceza muhakemesi kanunu 4 madde cmk Ceza Muhakemesi Kanunu 4. Madde Re’sen Görev Kararı ve Görevde Uyuşmazlık Emsal Kararlar Yargıtay Ceza Genel Kurulu E:2014/4288, K:2014/5641 Ceza Muhakemesi Kanunu 4. Madde Re’sen Görev Kararı ve Görevde Uyuşmazlık Dosya kapsamına göre, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun “Re’sen görev kararı ve görevde uyuşmazlık” kenar başlıklı 4. maddesinde; “(1) Davaya bakan mahkeme, görevli olup olmadığına kovuşturma evresinin her aşamasında re’sen karar verebilir. 6. madde hükmü saklıdır. (2) Görev konusunda mahkemeler arasında uyuşmazlık çıktığında, görevli mahkemeyi ortak yüksek görevli mahkeme belirler.” “Görevsizlik kararı verilmesi gereken hâl ve sonucu” kenar başlıklı 5. maddesinde; “(1) İddianamenin kabulünden sonra; işin, davayı gören mahkemenin görevini aştığı veya dışında kaldığı anlaşılırsa, mahkeme bir kararla işi görevli mahkemeye gönderir. (2) Adli yargı içerisindeki mahkemeler bakımından verilen görevsizlik kararlarına karşı itiraz yoluna gidilebilir.” şeklindeki düzenlemeler karşısında, somut olayda, ikinci görevsizlik kararını veren Sincan 1. Ağır Ceza Mahkemesinin görevsizlik kararıyla, anılan Mahkeme ile Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi arasında görev uyuşmazlığının doğduğu, bu sebeple görevli mahkemeyi belirleme konusunda karar verme yetkisinin müşterek yüksek görevli Yargıtay 5. Ceza Dairesine ait olduğu gözetilmeden, itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 24.02.2014 gün ve 94660652-105-06-7998-2013/3810/13654 sayılı kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ve Yüksek 10. Ceza Dairesinden görevsizlik kararı ile Daireye ihbar ve dava evrakı ile birlikte tevdii kılınmakla gereği düşünüldü: CMK’nın 5/2. maddesinde yer alan adli yargı yeri içerisindeki mahkemelerce verilen görevsizlik kararlarına karşı itirazın mümkün olacağı hükmü ile aynı Kanunun 271/2. maddesindeki itirazın yerinde görülmesi üzerine merciin aynı zamanda itiraz konusu hakkında karar verebileceği ve maddenin 4. fıkrası uyarınca da merciin itiraz üzerine verdiği kararın kesin olacağı hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, Sincan 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen görevsizlik kararına sanık müdafiin itiraz etmesi sebebiyle itiraz mercii olan Sincan 2. Ağır Ceza Mahkemesinin itiraz konusu ile ilgili bir karar vermesi ve talebi yerinde görerek Sincan 1. Ağır Ceza Mahkemesinin görevsizlik kararını kaldırmasında usulen bir isabetsizlik bulunmadığı, bilahare uyuşmazlığın çözümü için dosyanın Dairemize gönderilmesi üzerine verilen 05.11.2012 gün ve 2012/11703-10789 sayılı kararımız ile bu hususa vurgu yapılarak itiraz sonucu verilen kararın kesin ve bağlayıcı nitelikte olduğunun belirtildiği, ancak karardan uyuşmazlığın çözüm yerinin müşterek yüksek mahkeme olan Yargıtay’ın ilgili Dairesi olduğu, bu itibarla itiraza bakan merciin bu gerekçeyle talebin reddine karar vermesi gerekeceği sonucunun çıkarılamayacağı, CMK’nın 4/2. maddesinde yazılı olan “görev konusunda mahkemeler arasında uyuşmazlık çıktığında görevli mahkemeyi ortak yüksek görevli mahkeme belirler” hükmünün uygulanabilmesi için karşılıklı olarak verilmiş ve kesinleşmiş iki görevsizlik kararının bulunması gerektiği, kesinleşmenin de yasal sürede itiraz yoluna başvurulmaması veya bu talebin reddedilmiş olması durumunda sağlanabileceği, somut olayda olduğu gibi itirazın kabulüne karar verilmesi halinde ise yanlış hukuki niteleme veya değerlendirme ile talebin kabul edildiği sebeplerinin kanun yararına bozma konusu edilebileceği, oysa mevcut talebin “görevli mahkemeyi belirleme yetkisinin Yargıtay’ın ilgili Dairesi olduğu sebebiyle itirazın reddine karar verilmeli” gerekçesine dayandırıldığı, işin esasına, nitelemeye yönelik bir talep olmadığı, yukarıda izah edilen açıklamalar karşısında ise CMK’nın 271/2. maddesindeki yetkiye dayalı olarak verilen Sincan 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.12.2011 tarih ve 2011/3167 Değişik İş sayılı kararının usul ve yasaya uygun bulunduğu anlaşılmakla yerinde görülmeyen kanun yararına bozma talebinin CMK’nın 309. maddesi uyarınca reddine, dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay C.Başsavcılığına tevdiine, 22.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. Yargıtay 10. Ceza Dairesi E: 2014/3035, K: 2014/2204 Ceza Muhakemesi Kanunu 4. Madde Re’sen Görev Kararı Ve Görevde Uyuşmazlık Kanun yararına bozma talebi ve ihbar yazısında, «Dosya kapsamına göre, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun ” Re’sen görev kararı ve görevde uyuşmazlık” kenar başlıklı 4. maddesinde; “( 1) Davaya bakan mahkeme, görevli olup olmadığına kovuşturma evresinin her aşamasında re’sen karar verebilir. 6. Madde hükmü saklıdır. (2) Görev konusunda mahkemeler arasında uyuşmazlık çıktığında, görevli mahkemeyi ortak yüksek görevli mahkeme belirler.”, “Görevsizlik kararı verilmesi gereken hâl ve sonucu” kenar başlıklı 5. maddesinde; “(1) iddianamenin kabulünden sonra; işin, davayı gören mahkemenin görevini aştığı veya dışında kaldığı anlaşılırsa, mahkeme bir kararla işi görevli mahkemeye gönderir.(2) Adlî yargı içerisindeki mahkemeler bakımından verilen görevsizlik kararlarına karşı itiraz yoluna gidilebilir.” şeklindeki düzenlemeler karşısında, somut olayda, ikinci görevsizlik kararını veren… Ağır Ceza Mahkemesinin görevsizlik kararıyla, anılan Mahkeme ile … Ağır Ceza Mahkemesi arasında görev uyuşmazlığının doğduğu, bu sebeple görevli mahkemeyi belirleme konusunda karar verme yetkisinin müşterek yüksek görevli Yargıtay 5.Ceza

Ceza Muhakemesi Kanunu 4. Madde (CMK) konusunda detaylı bilgi için avukatofisi.gen.tr sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.

Sonuç

Ceza Muhakemesi Kanunu 4. Madde (CMK) hakkında yukarıda sunulan bilgiler genel niteliktedir. Kişisel hukuki durumunuz için profesyonel avukat desteği almanızı öneririz.

Sıkça Sorulan Sorular

Bu konuda ne yapılabilir?

Konuya ilişkin olarak lisanslı bir avukattan hukuki danışmanlık almanız önerilmektedir.

Yasal süreç ne kadar sürer?

Yasal süreç, davanın türüne göre değişir. Birkaç aydan birkaç yıla kadar sürebilir.

Hukuki danışmanlık almak neden önemlidir?

Her davanın kendine özgü koşulları vardır. Doğru strateji için uzman desteği kritik önem taşır.

⚠️ Yasal Uyarı: genel bilgilendirme amaçlıdır. Hukuki tavsiye yerine geçmez.

Avukat  Fetö Anayasa Mahkemesi Bireysel Başvuru (KHK) 2026
Tagged , , ,
AVUKATI ARA