Makale İçeriği


Ceza Muhakemesi Kanunu 36. Madde (CMK)

Ceza Muhakemesi Kanunu 36. Madde (CMK) Genel Tarih: 29-04-2025 Ceza Muhakemesi Kanunu 36. madde (CMK); tebligat ve yazışma yapılmasına dair hususlar bu maddede düzenlenmiştir. 1412 sayılı Kanunun 34.

Ceza Muhakemesi Kanunu 36. Madde (CMK)

Ceza Muhakemesi Kanunu 36. Madde (CMK) Genel Tarih: 29-04-2025 Ceza Muhakemesi Kanunu 36. madde (CMK); tebligat ve yazışma yapılmasına dair hususlar bu maddede düzenlenmiştir. 1412 sayılı Kanunun 34. maddesinde, tebligat işlemlerinin C. Savcılığı tarafından yapılacağı belirtilmişken, bu maddeyle tebligatın doğrudan doğruya mahkeme başkanı veya yargıç tarafından yapılacağı kabul edilmiştir. Amaç adaletin işleyişinin hızlandırılmasıdır. Geçmişte de, tebligatın zarflama işlemleri mahkemeden ibaret olmaktaydı. Şimdi iki aşamalı iş, teke indirilmiş ve böylece tebligat me kalemlerince yapılmakta ve C. Savcılıklarına düşen iş, tebligatı postaya verme işinin, birde C. Savcılığına gelip bekletilmesinin önüne geçilmiştir. Makale İçeriği Toggle Ceza Muhakemesi Kanunu 36. Madde Tebligat ve Yazışma Usulü Mahkeme başkanı veya hakim, her türlü tebligatı, tüm gerçek veya özel hukuk tüzel kişileri veya kamu kurum ve kuruluşları ile ilgili yazışmaları yapar. İnfaz edilecek kararlar, Cumhuriyet Başsavcılığına verilir. Ceza Muhakemesi Kanunu 36. Madde Gerekçesi 1412 sayılı Kanunun 34. maddesinde tebligat işlerinin Cumhuriyet savcılığı tarafından yapılacağı hükme bağlanmışken, bu maddeyle, mahkeme ile ilgili tebligat işlerinin doğrudan doğruya mahkeme tarafından yapılması kabul edilerek, adaletin işleyişi hızlandırılmıştır. Genel olarak bütün hakimlere verilen bu yetki, elbette ki, sulh ceza hâkimini de kapsamaktadır. İnfaz edilecek kararlar ise, Cumhuriyet savcılığına verilecek ve Cumhuriyet savcısı bu görevini yerine getirmek üzere gerekli bütün tedbirleri alacaktır. Ancak maddenin ikinci fıkrasında belirtildiği üzere, duruşma düzeninin sağlanması yönünden bütün tedbirlere ilişkin kararlar doğrudan mahkeme başkanı veya ha kim tarafından alınacak ve bu hususla ilgili tedbirler de onlar tarafından yerine getirilecektir. İlgili Makale: Meşru Müdafaa ceza muhakemesi kanunu 36 madde cmk ceza muhakemesi kanunu 36 madde cmk Ceza Muhakemesi Kanunu 36. Madde Tebligat ve Yazışma Usulü Emsal Kararlar Yargıtay 8. Ceza Dairesi E: 2013/24469, K: 2013/ 6681 Ceza Muhakemesi Kanunu 36. Madde Tebligat ve Yazışma Usulü Hazırlık soruşturması sırasında görevlendirilen müdafinin görevinin res’en kovuşturma aşamasında devam etmeyeceği, sanığın talebi olması halinde mahkemece tekrar müdafi görevlendirilmesi gerektiği, sanığın savunmasının tespit edildiği, duruşma tutanağında da kendisinin yapacağını belirttiği gözetilmeden, dosyada vekaletnamesi görevlendirme yoluyla da sanığı temsil yetkisi bulunmayan avukata kararın tebliğ edildiği, sanık E.Ö ‘e gerekçeli kararın tebliğ edilmediği ve bu nedenle kesinleşmediği anlaşılmakla: gerekçeli kararın, başvurulacak kanun yolu, süresi, mercii ve şeklini gösterir açıklamalı tebligat ile ve temyiz dilekçesi de eklenerek usulüne uygun olarak sanığa tebliğ edilip, buna ait belge ve sunarsa temyiz dilekçesi de eklenerek iadesi için mahalline… Karar verilmiştir. Yargıtay 10. Ceza Dairesi E: 2006/1650, K: 2006/1664 Ceza Muhakemesi Kanunu 36. Madde Tebligat ve Yazışma Usulü Sanığın yokluğunda verilen mahkûmiyet hükmünü içeren tebligatın “Muhatap ad este kamet ettiği halde çıkış merciinin isteği üzerine Tebligat Kanunu’nun 35, maddesi gereğince” tebliğ edildiğinin anlaşılması karşısında; mahkûmiyet hükmünün sanık tarafından bildirilen en son adrese doğrudan Tebligat Kanunu’nun 35. gereğince tebliğ edilmesi usulsüz olduğu gibi; tebliğ tarihinde adreste ikamet ettiği belirtilen muhataba anılan madde uyarınca tebligat yapılması da usule aykırı olup, ayni Kanun’un 32. maddesi gereğince sanık tarafından sunulan 04.11.2003 tarihli temyiz dilekçesinin yasal stresinde olduğunun kabulünde yasal zorunluluk bulunduğu nazara alınarak yapılan temyiz incelemesinde; Sanık isminin karar yerinde yanlış gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir. Yargıtay 11. Ceza Dairesi E: 2013/11063, K: 2013/9389 Ceza Muhakemesi Kanunu 36. Madde Tebligat ve Yazışma Usulü 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinde düzenlenen kanun yararına bozma kesin olan ya da temyiz edilmeden kesinleşen hükümlere karşı başvurulan olağanüstü bir yasa yoludur. Henüz kesinleşmeyen kararın yasa yararına incelenmesi olanaksızdır. İncelenen dosya içeriğine göre; yokluğundan verilen hükmün, meşruhatlı davetiye ile duruşmaya çağrılıp, 5271 sayılı CMK’nın 234. maddesi uyarınca duruşmadan haberdar edilme hakkı bulunan ve suçtan zarar gören Arnavut köy Belediye Başkanlığına tebliğ edilmediği belirlenmekle, hükmün henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır. Yukarıda açıklanan nedenlerle, Gaziosmanpaşa 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.12.2012 gün ve 2012/63 Esas, 2012/711 sayılı kararı henüz kesinleşmediğinden, kanun yararına bozma isteminin 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca bu aşamada reddıne, oyçokluğu ile karar verildi. Yargıtay Ceza Genel Kurulu E:2015/1080, K:2019/637 Ceza Muhakemesi Kanunu 36. Madde Tebligat ve Yazışma Usulü CMK’nın 36. maddesinin birinci fıkrasında; “Mahkeme başkanı veya hâkim, her türlü tebligatı, tüm gerçek veya özel hukuk tüzel kişileri veya kamu kurum ve kuruluşları ile ilgili yazışmaları yapar.”, aynı Kanun’un 37. maddesinde ise “(1) Tebligat, bu Kanunda belirtilen özel hükümler saklı kalmak koşuluyla, ilgili kanunda belirtilen hükümlere göre yapılır. (2) Uluslararası antlaşmalar, yazılı belgelerin doğrudan doğruya postayla veya diğer iletişim araçlarıyla gönderilmesini kabul ettiğinde; yurt dışına yapılan tebligat, iadeli taahhütlü posta veya diğer iletişim araçları ile gerçekleştirilir.” şeklinde düzenlemelere yer verilmiştir. Öte yandan yurt dışındaki Türk vatandaşı olmayanlara nasıl tebligat yapılacağı da 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 25. maddesinde; “Yabancı memlekette tebliğ o memleketin salahiyetli makamı vasıtasıyla yapılır. Bunun için anlaşma veya o memleket kanunları müsait ise, o yerdeki Türkiye siyasi memuru veya konsolosu tebligat yapılmasını salahiyetli makamdan ister. Yabancı memleketlerde bulunan kimselere tebliğ olunacak evrak, tebligatı çıkaran merciin bağlı bulunduğu vekalet vasıtasıyla Dışişleri Bakanlığına, oradan da memuriyet havzası nazarı itibara alınarak ilgili Türkiye Elçiliğine veya Konsolosluğuna gönderilir. Şu kadar ki, Dışişleri Bakanlığının aracılığına lüzum görülmeyen hallerde tebligat evrakı, ilgili Bakanlıkça doğrudan doğruya o yerdeki Türkiye Büyükelçiliğine veya Başkonsolosluğuna gönderilebilir.” şeklinde belirlenmiştir. Bu açıklamalar ışığında ön soruna ilişkin uyuşmazlık konusu değerlendirildiğinde; 29.12.2010 tarihinde saat 01.45 sıralarında tanık … ile birlikte sanığın işlettiği otele gelen …’nın pasaportunun olay yerinde çıkan tartışmada sanık tarafından yırtılması nedeniyle resmî belgeyi bozma suçundan açılan kamu davasında, soruşturma evresinde kollukta şikâyetçi sıfatıyla ifadesi alınırken ikamet adresi olarak “Senaki/Gürcistan” adresini bildiren …’ya kovuşturma evresinde, şikâyetçi sıfatıyla duruşmaya davet için Ardahan ilindeki … Otel’e tebligat çıkartıldığı, ancak adı geçenin adreste tanınmadığı şerhi yazılarak tebligatın mercisine iade edilmesine rağmen Yerel Mahkemece suça konu pasaport sahibi … yönünden adres araştırması yapılmadığı gibi yargılama sonunda gerekçeli kararın adı geçene tebliğ de edilmediği anlaşılmakla, katılan sıfatını alabilecek şekilde suçtan zarar gören …’nın davadan haberdar edilmesi zorunluluğunun bulunduğu, bu zorunluluğun hüküm verilinceye kadar yerine getirilmemesi durumunda ise CMK’nın 260. maddesi uyarınca kanun yollarına başvurma hakkı bulunan adı geçen şahsa aynı Kanun’un 35/2. maddesi gereğince

Ceza Muhakemesi Kanunu 36. Madde (CMK) konusunda detaylı bilgi için avukatofisi.gen.tr sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.

Sonuç

Ceza Muhakemesi Kanunu 36. Madde (CMK) hakkında yukarıda sunulan bilgiler genel niteliktedir. Kişisel hukuki durumunuz için profesyonel avukat desteği almanızı öneririz.

Sıkça Sorulan Sorular

Bu konuda ne yapılabilir?

Konuya ilişkin olarak lisanslı bir avukattan hukuki danışmanlık almanız önerilmektedir.

Yasal süreç ne kadar sürer?

Yasal süreç, davanın türüne göre değişir. Birkaç aydan birkaç yıla kadar sürebilir.

Hukuki danışmanlık almak neden önemlidir?

Her davanın kendine özgü koşulları vardır. Doğru strateji için uzman desteği kritik önem taşır.

⚠️ Yasal Uyarı: genel bilgilendirme amaçlıdır. Hukuki tavsiye yerine geçmez.

Avukat  Ceza Muhakemesi Kanunu 77. Madde (CMK)
Tagged , , ,
AVUKATI ARA