TCK 267. Madde — İftira Suçu ve Cezası

İftira Suçu ve Cezası (TCK 267. Madde) Ceza Hukuku Tarih: 18-08-2025 İftira suçu ve cezası , bir kimsenin suçsuz olduğunu bildiği kişiye suç isnat etmesidir. İftira suçu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 267 ve 269. maddelerinde düzenleme altına alınmıştır.

TCK 267. Madde — İftira Suçu ve Cezası

İftira Suçu ve Cezası (TCK 267. Madde) Ceza Hukuku Tarih: 18-08-2025 İftira suçu ve cezası , bir kimsenin suçsuz olduğunu bildiği kişiye suç isnat etmesidir. İftira suçu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 267 ve 269. maddelerinde düzenleme altına alınmıştır. Yapılan düzenlemeyle bu suç, şekli iftira ve maddi iftira olmak üzere iki farklı şekilde işlenebilmektedir. Bunun yanında suç, idari yaptırımı gerektiren hukuka aykırı fiilleri de içine almaktadır. Ayrıca suç, basın ve yayın yoluyla da işlenebilmektedir. Türk Ceza Kanunu’nun 267. maddesine göre iftira suçunun basit halinin cezası bir yıldan dört yıla kadar hapis cezasıdır. İftira suçu, bir kimse hakkında suçu işlemediğinin bilinmesine rağmen veya gerçeğe aykırı olarak suç isnadında bulunularak kişiye yönelik soruşturma veya idari yaptırım uygulanmasını sağlamaya yönelik fiilde bulunmasına denir. Yani, fail masum olduğunu bildiği bir kişiye suç isnat etmektedir. Mağdurun “hukuka aykırı bir fiil işlemediğini bildiği halde” iftira atma, iftira suçu şartları açısından en önemli olgudur. İftira suçu ile mağdura somut ve belirli bir fiil isnat edilmektedir. Belirsiz bir fiil isnat edilmesi halinde iftira suçu oluşmaz. Cumhuriyet Başsavcılıklarında soruşturma evresinde şüpheliler hakkında iftira suçundan verilen kararlar ve sayıları aşağıdaki gibidir: 2011 yılında 31959 soruşturma yapılmış olup bu soruşturmaların 13643 tanesine kamu davası açılmıştır. 2012 yılında 38936 soruşturma yapılmış olup bu soruşturmaların 16237 tanesine kamu davası açılmıştır. 2013 yılında 45714 soruşturma yapılmış olup bu soruşturmaların 18815 tanesine kamu davası açılmıştır. 2014 yılında 59562 soruşturma yapılmış olup bu soruşturmaların 19011 tanesine kamu davası açılmıştır. 2015 yılında 72052 soruşturma yapılmış olup bu soruşturmaların 22069 tanesine kamu davası açılmıştır. 2016 yılında 55309 soruşturma yapılmış olup bu soruşturmaların 18982 tanesine kamu davası açılmıştır. 2017 yılında 55870 soruşturma yapılmış olup bu soruşturmaların 13941 tanesine kamu davası açılmıştır. 2018 yılında 64540 soruşturma yapılmış olup bu soruşturmaların 16313 tanesine kamu davası açılmıştır. 2019 yılında 75650 soruşturma yapılmış olup bu soruşturmaların 18171 tanesine kamu davası açılmıştır. 2020 yılında 65145 soruşturma yapılmış olup bu soruşturmaların 14295 tanesine kamu davası açılmıştır. İftira suçu 5237 Sayılı TCK’nın Dördüncü Kısmında düzenlenen “Millete ve Devlete Karşı Suçlar ve Son Hükümler” başlığının İkinci Bölümünde “Adliyeye Karşı Suçlar” başlığı altında düzenlenmiştir. Genel olarak iftira suçu, “bir şahsın suçsuz olduğunu bildiği bir kimseye bir suç atmasıdır.” Halk arasında “adını lekeleme, çamur atma, atıp tutma” gibi anlamları vardır. Masumiyet karinesinin bir sonucu olarak iftiraya uğrayan mağdur şahsın hukuk tarafından korunması icap eder. Günlük yaşantımızda çok fazla karşı karşıya kaldığımız, ancak özellikle günlük konuşma dilinde karşılığı ile Tük Ceza Kanunu anlamında suç olarak düzenlenen esası arasında farklılıkların bulunduğu iftira suçu makalemizin konusunu oluşturmaktadır. TCK’nın 267. maddesinde iftira suçunun nitelikli halleri, zamanaşımı ve iftira suçunun basın yayın yolu ile işlenmesi durumunda ilan edilmesine ilişkin hükümler düzenlenmiştir. 268.maddesinde ise iftira suçuna ait hükümlere göre cezalandırılacağı düzenlenen başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçuna yer verilmiştir. Çalışmamızda iftiranın bu şekline de yeri geldikçe değinilmiştir. 269.madde de ise iftira suçuna ilişkin etkin pişmanlık hükümleri düzenlenmiş olup, bu hükümler hem 267. maddeye hem de 268. maddeye koşulları oluşması durumunda uygulanacaktır. İlgili Makale: İnfaz Hesaplama iftira sikayet Makale İçeriği Toggle İftira Suçu Nedir? İftira suçu, bir kimse hakkında suçu işlemediğinin bilinmesine rağmen veya gerçeğe aykırı olarak suç isnadında bulunularak kişiye yönelik soruşturma veya idari yaptırım uygulanmasını sağlamaya yönelik fiilde bulunmasına denir. Türk Ceza Kanunu’nda iftira suçu, adli soruşturma veya kovuşturma geçirmesini ya da idari yaptırım uygulanması amacıyla suç işlemediğini bildiği birisi hakkında suç isnat etmek olarak tanımlanmaktadır. Ceza hukukunda iftira suçunun oluşabilmesi için bir kişi hakkında hukuka aykırı suç isnat etmek tek başına yeterli olmayıp, hakkında suç isnat edilen kişinin mağduriyet yaşaması amacıyla adli veya idari olarak yetkilendirilmiş makamlara resmi ihbar ya da şikayette bulunulması gerekmektedir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 267. maddesinde düzenlenmiştir. Geniş bir uygulama alanı olmasına rağmen iftira suçu, kendisine benzeyen diğer “adliyeye karşı suçlar” ile karıştırılabilmektedir. Özellikle halk arasında, günlük yaşamda hakaret suçu kapsamında kalabilecek birçok eylem ve yine suç bile teşkil etmeyen birçok fiil iftira olarak nitelendirilmekte; “iftira suçu” dillere pelesenk olmaktadır. İftira suçu, bir yandan yargının işleyiş düzeninde somutlaşan, toplumu oluşturan herkesin adil yargılanma hakkını koruduğu gibi, öncelikli olarak iftiraya uğrayan bireyin bu hak kapsamındaki haksız suçlanmama ve lekelenmeme haklarını korumaktadır. Ayrıca bu haklar içerisinde mağdurun, işlemediği fiil isnadı dolayısıyla onur ve haysiyet hakkı, süreçte karşılaşabileceği yaptırım veya tedbirler dolayısıyla hürriyet ve (el koyma tedbiri dolayısıyla) ekonomik hakları da bulunur. İftira suçunda tipik hareket, hakkında gerçeğe aykırı suç isnadında bulunulan kimsenin şahsiyeti üzerinden işlenmektedir. Dolayısıyla gerçekte isnat edilen fiili işlememiş masum kişi bu suçun konusunu oluşturmaktadır. Haksız isnada maruz kalan kimse aynı zamanda suçun mağdurudur. Başka deyişle isnada uğrayan kimse tipik fiilin üzerindeki etkileri bakımından mağdur sıfatını taşırken, suçun üzerinde işlenen şey anlamında suçun konusunu teşkil etmektedir. Maddede kişi yerine kimse terimi kullanılmış, suçunu konusunun gerçek bir kişi olması kastedilmiştir. Suçun konusu olan gerçek kişinin fiil anında kim olduğu belirlenebilir ve yaşayan bir kimse olması gerekmektedir. İftira suçu ve cezası 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nun ‘‘Millete ve Devlete Karşı Suçlar ve Son Hükümler’’ başlıklı dördüncü kısım ikinci bölümünde olan ‘‘Adliyeye Karşı Suçlar’’ başlığı altında düzenlenmiştir. TCK madde 267’de İftira suçunun tanımı, unsurları ve cezası düzenlenirken, kanunun devam eden 268. maddesinde iftira suçu ile bağlantılı olan Başkasına Ait Kimlik veya Kimlik Bilgilerinin Kullanılması suçu düzenlenmiş, son olarak 269. maddesinde ise etkin pişmanlık hükümlerine yer verilmiştir. “İftira” başlıklı TCK madde 267 şöyledir: Yetkili makamlara ihbar veya şikâyette bulunarak ya da basın ve yayın yoluyla, işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat eden kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Fiilin maddî eser ve delillerini uydurarak iftirada bulunulması halinde, ceza yarı oranında artırılır. Yüklenen fiili işlemediğinden dolayı hakkında beraat kararı veya kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş mağdurun aleyhine olarak bu fiil nedeniyle gözaltına alma ve tutuklama dışında başka bir koruma tedbiri uygulanmışsa, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında artırılır. Yüklenen fiili işlemediğinden dolayı hakkında beraat kararı veya kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş olan mağdurun bu fiil nedeniyle gözaltına alınması veya tutuklanması halinde; iftira eden, ayrıca kişiyi hü

Avukat  Ceza Hukukunda Koruma Tedbirleri

TCK 267. Madde — İftira Suçu ve Cezası konusunda detaylı bilgi için avukatofisi.gen.tr sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.

Sonuç

TCK 267. Madde — İftira Suçu ve Cezası hakkında yukarıda sunulan bilgiler genel niteliktedir. Kişisel hukuki durumunuz için profesyonel avukat desteği almanızı öneririz.

Sıkça Sorulan Sorular

Bu konuda ne yapılabilir?

Konuya ilişkin olarak lisanslı bir avukattan hukuki danışmanlık almanız önerilmektedir.

Yasal süreç ne kadar sürer?

Yasal süreç, davanın türüne göre değişir. Birkaç aydan birkaç yıla kadar sürebilir.

Hukuki danışmanlık almak neden önemlidir?

Her davanın kendine özgü koşulları vardır. Doğru strateji için uzman desteği kritik önem taşır.

⚠️ Yasal Uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır. Hukuki tavsiye yerine geçmez.

AVUKATI ARA