Ceza Muhakemesi Kanunu 143. Madde (CMK)

Ceza Muhakemesi Kanunu 143. Madde (CMK) Genel Tarih: 28-04-2025 Ceza Muhakemesi Kanunu 143. madde (CMK); tazminatın geri alınmasına ilişkin hususlar düzenlenmiştir. Maddede, ödenen tazminatın geri alınması düzenlenmiştir.

Ceza Muhakemesi Kanunu 143. Madde (CMK)

Ceza Muhakemesi Kanunu 143. Madde (CMK) Genel Tarih: 28-04-2025 Ceza Muhakemesi Kanunu 143. madde (CMK); tazminatın geri alınmasına ilişkin hususlar düzenlenmiştir. Maddede, ödenen tazminatın geri alınması düzenlenmiştir. Kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar üzerine, davacı yakalanması veya tutuklanması nedeniyle, uğradığı maddi ve manevi zararların dava ederek devletten alabileceğini belirtmiştik. ancak davacı kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar, sonradan itiraz veya yeni kanıtların çıkması nedeniyle ortadan kaldırılıp kamu davası açılarak mahkum edilmesi halinde, tazminatı haksız yere alarak zenginleştiği anlaşılmış olacaktır. Bu durumda C. Savcısının yazılı istemiyle, aynı mahkemeden alınacak kararla, AATUK Kanun hükümleri uygulanarak, tazminatın geri alınması gerekir. Makale İçeriği Toggle Ceza Muhakemesi Kanunu 143. Madde Tazminatın Geri Alınması Kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararı sonradan kaldırılarak, hakkında kamu davası açılan ve mahkûm edilenlerle, yargılamanın aleyhte yenilenmesiyle beraat kararı kaldırılıp mahkûm edilenlere ödenmiş tazminatların mahkûmiyet süresine ilişkin kısmı, Cumhuriyet savcısının yazılı istemi ile aynı mahkemeden alınacak kararla kamu alacaklarının tahsiline ilişkin mevzuat hükümleri uygulanarak geri alınır. Bu karara itiraz edilebilir. (Mülga: 18/6/2014 – 6545/103 md.) İftira konusunu oluşturan suç veya yalan tanıklık nedeniyle gözaltına alınma ve tutuklama halinde; Devlet, iftira eden veya yalan tanıklıkta bulunan kişiye de rücu eder. Ceza Muhakemesi Kanunu 143. Madde Gerekçesi Tazminat, haksız olarak hürriyetinden veya hakkından yoksun bırakılmanın karşılığı olmak üzere ödendiğine göre: “Kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar”ı itiraz üzerine veya kamu davası açılmasını haklı saydıracak yeterlikteki delillerin sonradan elde edilmesi ile kaldırılan ve hakkında kamu davası açılan sanık, Beraat eden, ancak, aleyhinde yargılamanın yenilenmesi dolayısıyla yeniden yargılanan sanık mahkûm olup, bu kararı kesinleştiğinde, Devletten aldığı tazminatı yine Devlete geri vermek zorunda kalacaktır. Tazminatın geri verilmesinin gerekçesi, verilişine neden sayılan işlemin, hukuka aykırı olmadığının sonradan ortaya çıkması ve kişinin haksız zenginleştiğinin hükümle belgelenmesidir. Geri alma işleminde, cezaların tümü esas alınarak, gözaltı ve tutukluluk süreleri, mahkûmiyet süresini aşkın değilse ödenen tazminat bütünüyle geri istenecek, aşkın ise o sürenin karşılığı kişiye bırakılıp, hukuka uygunluğu tartışmasız olan gözaltı ve tutukluluğun karşılığı olarak ödenen bedel geri alınacaktır. Kişiye tazminat verilmesi keyfiyeti, dosyasında belgelenmiş olacağından, geri isteme koşulları gerçekleştiğinde Cumhuriyet savcısı, Devlet Hazinesinin istemini beklemeden, tazminata karar veren mahkemeye yazılı olarak başvurmak suretiyle tazminatın geri alınması için karar verilmesini isteyecektir. Mahkeme dosya üzerinde incelemesini yapacak, geri isteme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğini değerlendirecek, tazminatın kısmen geri verilmesi gereken hâllerde gerekçeli hesaplamayı yaparak kararını verip taraflara ve Cumhuriyet savcısına tebliğ edecektir. Tazminatın geri alınmasında, 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Âmme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunda yazılı yöntem uygulanacaktır. Karara karşı Cumhuriyet savcısının ve tarafların itiraz hakları vardır. Öte yandan bir başka olasılık, tazminatı gerektiren hürriyet veya hak kaybının, kötü niyetli bir muhbir veya şikâyetçinin ihbar veya suç duyurusundan veya tanık olarak dinlenen bir kimsenin yalancı tanıklığından kaynaklanmasıdır. Bu gibi durumlarda haksız ihbar, şikâyet veya tanıklığın hürriyet ve hak kaybına etkisi mahkemesince değerlendirilecek, bu etkinin varlığı saptandığında ödemek zorunda kaldığı tazminat nedeniyle Devletin, o kişi veya kişilere rücu hüküm altına alınacaktır. Tazminat ödenmesine kusuruyla neden olan görevlilere de Devletin rücu etme imkanı bulunduğu ikinci fıkrada belirtilmiştir. (5353 sk. değ)5271 sayılı Kanunun 143. maddesinin ikinci fıkrası değiştirilmiştir. Böylece, sadece icrai davranışla görevini kötüye kullanan kamu görevlilerine rücu edilmesi kabul edilmiş, ihmali davranışla görevin kötüye kullanılması kapsam dışı bırakılmıştır. İlgili Makale: Belli Hakları Kullanmaktan Yoksun Bırakılma ceza muhakemesi kanunu 143 madde cmk Ceza Muhakemesi Kanunu 143. Madde Tazminatın Geri Alınması Emsal Kararlar Yargıtay Ceza Genel Kurulu E:2015/12-466, K:2019/231 Ceza Muhakemesi Kanunu 143. Madde Tazminatın Geri Alınması 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun’un 18. maddesiyle 07.05.1964 tarihli ve 466 sayılı Kanun Dışı Yakalanan veya Tutuklanan Kimselere Tazminat Verilmesi Hakkındaki Kanun yürürlükten kaldırılmış ve 5271 sayılı Kanun’un Yedinci Bölümünde, Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat ana başlığı altında, 141 ilâ 144. maddelerinde tazminat isteme şartları ve sonuçları yeniden ele alınmış, 141. maddesinde hangi durumlarda tazminat talep edilebileceği, 142. maddesinde tazminat isteminin şartları, 143. maddesinde tazminatın geri alınması, 144. maddesinde de tazminat isteyemeyecek kişiler düzenlenmiştir. Bu açıklamalar ışığında uyuşmazlık konusu değerlendirildiğinde; Davacı …’ün, kasten öldürme suçuna yardımdan 04.09.2007 tarihinde tutuklanıp 02.09.2009 tarihinde tahliye edildiği, Mersin 2. Ağır Ceza Mahkemesince aynı suçtan yapılan yargılama sonucunda 22.04.2011 tarih ve 18-339 sayı ile adı geçenin beraatine hükmolunduğu, bu hükmün davacının yokluğunda, müdafisinin ve katılanlar vekilinin yüzüne karşı verildiği, Mahkemece verilen beraat kararında, CMK’nın 141 ve devamı maddeleri uyarınca tazminat isteme hakkına ilişkin bildirimin yapıldığı, davacı hakkındaki beraat hükmünün temyiz edilmemesi nedeniyle 30.04.2011 tarihinde kesinleştiği, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 16.04.2012 tarih ve 259-2857 sayılı onama kararının aynı dosyada sanık olarak yargılanan…ve …hakkında verilen hükümlere ilişkin olduğu, davacı hakkındaki beraat hükmünün temyiz edilmemiş olmasına rağmen dosyanın Yargıtay’dan dönüşünü müteakip düzenlenen kesinleşme şerhinde kesinleşme tarihinin hatalı olarak 16.04.2012 tarihli olarak yazıldığı anlaşılmakla, davacı hakkındaki beraat hükmünün 30.04.2011 tarihinde temyiz edilmeksizin kesinleşmesi ve hükmün kesinleştiğinin davacıya tebliğ edilmemesi nedeniyle tazminat davasının CMK’nın 142. maddesinin birinci fıkrası uyarınca kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde açılmasının gerekmesine rağmen Kanunda öngörülen bir yıllık süreden sonra 15.04.2013 tarihinde açılmış olması karşısında, Yerel Mahkemece davanın süre yönünden reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır. Bu itibarla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının kabulüne, Özel Daire onama kararının kaldırılmasına, Yerel Mahkeme hükmünün, koruma tedbiri nedeniyle tazminat davasının süresinde açılmamış olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E:2012/1103, K:2012/881 Ceza Muhakemesi Kanunu 143. Madde Tazminatın Geri Alınması Koruma tedbirleri nedeniyle tazminata ilişkin bu hükümler, yapılan muhakeme sonunda başlangıçta haklı görülen tedbirin bilahare haksız ya da hukuka aykırı olduğunun anlaşılması halinde bundan zarar gören kimselerin, bu zararlarının karşılanmasına yöneliktir. CMK’nın 141.maddesi hangi hallerde tazminat istenebileceğini, 142.maddesi

Avukat  Kamulaştırmasız El Atma Davası

Ceza Muhakemesi Kanunu 143. Madde (CMK) konusunda detaylı bilgi için avukatofisi.gen.tr sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.

Sonuç

Ceza Muhakemesi Kanunu 143. Madde (CMK) hakkında yukarıda sunulan bilgiler genel niteliktedir. Kişisel hukuki durumunuz için profesyonel avukat desteği almanızı öneririz.

Sıkça Sorulan Sorular

Bu konuda ne yapılabilir?

Konuya ilişkin olarak lisanslı bir avukattan hukuki danışmanlık almanız önerilmektedir.

Yasal süreç ne kadar sürer?

Yasal süreç, davanın türüne göre değişir. Birkaç aydan birkaç yıla kadar sürebilir.

Hukuki danışmanlık almak neden önemlidir?

Her davanın kendine özgü koşulları vardır. Doğru strateji için uzman desteği kritik önem taşır.

⚠️ Yasal Uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır. Hukuki tavsiye yerine geçmez.

AVUKATI ARA