Zina Nedeniyle Boşanma Davası (Aldatma)
Zina Nedeniyle Boşanma Davası (Aldatma) Aile Hukuku Tarih: 07-04-2025 Zina nedeniyle boşanma davası , Türk Medeni Kanununda düzenlenmiş olan özel boşanma sebebidir. TMK 161. maddede düzenlenmiştir. Halk arasında birçok eylem zina olarak kabul görmekte ise de, hukuki uygulama, doktrin ve içtihatlarda bu durum halk arasında yaygınlaşmış olan algıdan çok daha farklıdır.

Zina Nedeniyle Boşanma Davası (Aldatma) Aile Hukuku Tarih: 07-04-2025 Zina nedeniyle boşanma davası , Türk Medeni Kanununda düzenlenmiş olan özel boşanma sebebidir. TMK 161. maddede düzenlenmiştir. Halk arasında birçok eylem zina olarak kabul görmekte ise de, hukuki uygulama, doktrin ve içtihatlarda bu durum halk arasında yaygınlaşmış olan algıdan çok daha farklıdır. Hukuki Açıdan zina ” Evli bir erkeğin karsından başka bir kadınla veya evli bir kadının kocasından başka bir erkekle kurduğu cinsel ilişki” olarak tanımlanmaktadır. Evlilik birliğinin getirdiği en önemli yükümlülüklerden biri, eşlerin birbirlerine sadakatli olmasıdır (TMK m. 185/3), Sadakat yükümlülüğünün başında da “cinsel sadakat” gelmektedir. Cinsel sadakate aykırı davranışın “zina” boyutuna varması hali, kanun koyucu tarafından özel bir boşanma sebebi olarak düzenlenmiştir. Zina nedeniyle boşanma davası açılabilmesi için 3 şart vardır. Bu şartlar; Evli olma, Karşı cinsle cinsel birliktelik, Kusurdur. Bu 3 şart birlikte gerçekleşmelidir. Eşlerin başkasıyla öpüşmesi, sarılması veya dokunması vb. haller Türk Medeni Kanunu’na göre zina olarak kabul edilmemektedir. Bu gibi hallerde özel boşanma sebeplerinden bir başkası olan haysiyetsiz hayat sürme (TMK m.163) veya genel boşanma sebebi olan evlilik birliğinin temelinden sarsılması gerekçesiyle boşanma davasının açılması mümkündür. Türk Medeni Kanunu’nun 161.maddesinde özel bir boşanma sebebi olarak Zina düzenlenmektedir. ve Danışmanlık olarak mizde boşanma sebebi olarak zinadan bahsedeceğiz. Anlaşmalı Boşanma Protokolü Makale İçeriği Toggle Zina Nedeniyle Boşanma Davası Nedir? Evlilik birliği devam ederken eşlerden birinin aldatmaya dayanarak evlilik birliğini bitirmek maksadıyla açmış olduğu davaya, zina nedeniyle boşanma davası denir. Eşlerin birbirlerine karşı belli başlı yükümlülükleri vardır. Sadakat, bu yükümlülüklerden bir tanesidir. (TMK m. 185/3) . Boşanma sebepleri genel ve özel boşanma sebepleri olarak ikiye ayrılır. Zina, sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği için Türk Medeni Kanununda düzenlenen özel boşanma sebeplerindendir. Aile mahkemesinde açılır. Aile mahkemelerinin olmadığı yerlerde bu davalara Asliye Hukuk mahkemelerinde Aile mahkemesi sıfatıyla bakılır. Yetkili mahkeme ise eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir. (TMK m. 168) Ayrıca özel yargılama usullerine tabi bir dava türüdür. Zina nedeniyle boşanma davası açılabilmesi için 3 şart aranır. Bu şartlar; Evli olma, Karşı cinsle cinsel birliktelik, Kusurdur. Zina mutlak boşanma sebebidir. Boşanmaya karar verilebilmesi için zina olgusunun kanıtlanması yeterlidir. Boşanmak için zina sebebine dayanılarak açılan davada ekstradan hayatın çekilmez hale geldiğinin tekrar kanıtlanması gerekmemektedir. Kişinin cinsel ilişkiye girip girmediği karinelerden yararlanılarak anlaşılabilir. Eşlerden birinin, karşı cinsten birisiyle ev, otel vb. yerde bir gece kalması dahi zina nedeniyle boşanma davası açmaya yeterlidir. Mahkeme tarafından zinanın varlığına kanaat getirildiği takdirde zinaya yani özel boşanma sebebine dayanılarak boşanma kararı verilir. 161. Madde şu şekilde düzenlenmiştir; TMK m. 161 uyarınca; Eşlerden biri zina ederse, diğer eş boşanma davası açabilir. Davaya hakkı olan eşin boşanma sebebini öğrenmesinden başlayarak altı ay ve her halde zina eyleminin üzerinden beş yıl geçmekle dava hakkı düşer. Affeden tarafın dava hakkı yoktur. Zina aynı zamanda kusura dayanan bir boşanma sebebidir. Zina olgusunun mahkemeye kanıtlanmasıyla birlikte, mahkeme diğer tarafın kusurlarına bakmaksızın boşanmaya karar verecektir. Bir diğer şart ise zina nedeniyle boşanma davası açılan davalı eşin, karşı cinsten biriyle ve iradesiyle cinsel ilişki yaşamasıdır. Dolayısıyla cebir ya da bilincin yerinde olmadığı durumlarda; örneğin tecavüz durumunda yaşanan cinsel ilişki zina kapsamına girmeyecektir. Dolayısıyla da aldatma nedeni ile boşanma davası açılamayacaktır. Zina eylemi sonucunda açılan boşanma davaları, çekişmeli boşanma olarak görülür. Ancak çekişmeli boşanma şeklinde görülmesi şart değildir. Taraflar aralarında anlaşarak anlaşmalı boşanma yoluna başvurabilirler. Aldatma nedeniyle boşanmada çocuğun velayeti çocuğun menfaati gözetilerek taraflardan birine verilir. Aldatma eylemini yapan eşe çocuğun velayeti verilmez şeklinde bir kural yoktur. Esas olan çocuğun menfaatidir. Avukat Soru Sormak İçin Tıklayınız. zina nedeniyle bosanma davasi sartlari Zina Nedeniyle Boşanma Davası Özellikleri Kusura dayalıdır: Zina nedeniyle eşin kusurlu sayılması gerekir. Bu bakımdan, eşin rızası haricinde gerçekleşen cinsel ilişkiler (cinsel saldırılar) boşanma sebebi sayılmaz. Mutlak bir boşanma nedenidir: Zina nedeniyle boşanma davası mutlak bir boşanma davası olup, şartları gerçekleştiğinde hakim boşanmaya karar vermek zorundadır. Özel bir boşanma nedenidir: Zina nedeniyle boşanma davası özel bir boşanma sebebi oluşturmakta olup, birden çok sebebe dayanılmış ve bu sebeplerden biri zina, diğeri ise genel boşanma nedeni ise (örneğin; evlilik birliğinin temelden sarsılması – TMK m.166/1), öncelikle özel boşanma nedeni olan zinaya dayalı nedenler incelenmelidir. Davacının da başka kusurunun bulunması, karşı dava açılmamışsa önem arzetmez: Zina gibi özel ve mutlak boşanma sebebine dayanılan davalarda, bu özel sebebin yanında davacının da boşanmayı gerektirecek ağırlıkta bir kusuru ispatlanmış olsa bile; bu husus, karşı tarafça dava konusu yapılmamış ise artık özel sebebe dayalı boşanma kararı verilmesinde ve sonuçlarında dikkate alınamaz. Dava, özel sebebe (TMK m. 161) dayanmaktadır. Kanunda yer alan özel boşanma sebeplerinden biriyle açılmış bir boşanma davasında, bu özel sebebin yanında davacının da boşanmayı gerektirecek ağırlıkta bir kusuru ispatlanmış olsa bile; bu husus, karşı tarafça dava konusu yapılmamış ise artık özel sebebe dayalı boşanma kararı verilmesinde ve sonuçlarında dikkate alınamaz. Somut olayda davalının eyleminin Türk Medeni Kanununun 161. maddesinde yer alan boşanma sebebini oluşturduğunda duraksama yoktur. Özel boşanma sebebi ispatlanmıştır. Bu bakımdan, artık davalının dayanılan boşanma sebebini çürütmek amacıyla değil de, “Davacının da kusurlu olduğunu” ispat etmeye yönelik gösterdiği deliller ve davacının kusuru dikkate alınmaz. Diğer bir ifade ile özel boşanma sebebine dayalı boşanma davalarında; evlilik birliğinin sarsılması sebebiyle açılan boşanma davalarında olduğu gibi davacının kusurlu davranışlarının dikkate alınması suretiyle kusur kıyaslaması yapılamaz. O halde, somut olayda özel boşanma sebebiyle boşanmaya karar verildiğine göre davalı kadının tamamen kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Mahkemece, bu husus nazara alınmadan, davacı erkeğe kusur izafe edilmesi doğru olmamakla beraber verilen boşanma kararı sonucu itibarıyla doğru olduğundan boşanma kararının gerekçesinin değiştirilmesi suretiyle onanması gerekmiştir.” (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 05/04/2021 T., 2021/1093 E., 2021/2672 K.) Aile Konutu Şerhi Zina Nedeniyle Boşanma Davası Şartları Zina sebebine dayanarak boşanma davası açılabilmesi için bazı şartların gerçekleşmesi gereklidir: Öncelikle taraflar arasında hukuken kurulmuş mevcut bir evlilik ilişkisi gerekmektedir. Bu ilişkinin geçerli veya butlanla sakatlanmış bir evlilikten doğması önemli değildir. Önemli olan TMK m. 134 hükümlerine ve usulüne uygun şekilde evliliğin kurulmuş olmasıdır. Çünkü batıl olarak kurulmuş bir evlilik ancak hâkim kararıyla son bulabilir. Hâkim karar verene kadar gerçe
Zina Nedeniyle Boşanma Davası (Aldatma) konusunda detaylı bilgi için avukatofisi.gen.tr sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.
Sonuç
Zina Nedeniyle Boşanma Davası (Aldatma) hakkında yukarıda sunulan bilgiler genel niteliktedir. Kişisel hukuki durumunuz için profesyonel avukat desteği almanızı öneririz.
Sıkça Sorulan Sorular
Bu konuda ne yapılabilir?
Konuya ilişkin olarak lisanslı bir avukattan hukuki danışmanlık almanız önerilmektedir.
Yasal süreç ne kadar sürer?
Yasal süreç, davanın türüne göre değişir. Birkaç aydan birkaç yıla kadar sürebilir.
Hukuki danışmanlık almak neden önemlidir?
Her davanın kendine özgü koşulları vardır. Doğru strateji için uzman desteği kritik önem taşır.
⚠️ Yasal Uyarı: genel bilgilendirme amaçlıdır. Hukuki tavsiye yerine geçmez.