Makale İçeriği


Yönetmelik İptal Davası

Yönetmelik İptal Davası İdare Hukuku Tarih: 13-05-2026 Yönetmelik iptal davası , idarenin çıkardığı yönetmeliğin iptali için açılan idari dava türüdür. Esasında burada idarenin düzenleyici işlemine karşı iptal davası açılıyor. Açılan bu davada düzenleyici işlem olan yönetmeliğin iptali talep ediliyor. İdarenin düzenleme yetkisi idarenin genel, objektif nitelikte, kişilere özgü farklılık arz etmeyen normlar koymasıdır.

Yönetmelik İptal Davası

Yönetmelik İptal Davası İdare Hukuku Tarih: 13-05-2026 Yönetmelik iptal davası , idarenin çıkardığı yönetmeliğin iptali için açılan idari dava türüdür. Esasında burada idarenin düzenleyici işlemine karşı iptal davası açılıyor. Açılan bu davada düzenleyici işlem olan yönetmeliğin iptali talep ediliyor. İdarenin düzenleme yetkisi idarenin genel, objektif nitelikte, kişilere özgü farklılık arz etmeyen normlar koymasıdır. İdarenin düzenleme yetkisi, Anayasa’dan, kanunlardan, Cumhurbaşkanı kararnamesinden kaynaklanabilir ve ayrıca idare düzenleme yetkisine yürüttüğü faaliyetin doğası gereği sahip olmak zorundadır. İdare, hızlı karar alabilmek ve uzmanlık gerektiren alanlarda faaliyetlerini aksatmadan yürütebilmek adına birtakım hukuki düzenlemelere ihtiyaç duymaktadır. Bu durum idarenin düzenleyici işlem yapma mecburiyetini göstermektedir. Türk Hukuk sisteminde idareye amaç ve hedefini açıklayarak ve yetkinin sınırlarını çizerek, ihtisas gerektiren ve idare tekniği ile ilgili tali ve uygulayıcı kuralları koyabileceği belirtilmiştir. Buna kısaca idarenin düzenleyici işlemleri denilmektedir. Bilindiği gibi düzenleyici işlemlere karşı iptal davası açma süresinin başlangıcı sorunu İdari Yargılama Usulü Kanununda açıkça düzenlenmiştir. Kanunun 7’inci maddesinin son fıkrasına göre, “ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar. Ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililer, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilir”. Kanun hükümleri açık. Düzenleyici işleme karşı iptal davası, ya ilan edildiğinden itibaren 60 gün içinde, ya da söz konusu düzenleyici işlem ilgiliye uygulandıktan sonra bu uygulama tarihinden itibaren 60 gün içinde dava açılmalıdır. İdarenin düzenleyici işlemlerinde yer alan sınırlamaya rağmen, siyasi bir iradenin kontrolünde olan yürütme organınca yine de hukuka aykırı işlemler tesis etme ihtimali bulunduğundan, idarenin hukuka aykırı işlemlerine karşı bireyi koruyacak ve idarenin hukuk kuralları içerisinde kalarak faaliyetlerini sürdürmesini sağlayacak bir denetim mekanizmasına ihtiyaç vardır. mizde ise idarenin düzenleyici işlemlerinden biri olan “yönetmelik iptal davası” konusunda bilgilendirmelerde bulunacağız. İlgili Makale: İptal Davası Makale İçeriği Toggle Yönetmelik İptali Davası Nedir? Yönetmelik iptal davası, ilgili yönetmeliğin iptali için açılan davaya denir. Düzenleyici işlemlerde bireysel işlemler gibi iptal davasına konu ler. Düzenleyici işlemlerin tamamının veya bir bölümünün iptali istenebilir. Yalnız düzenleyici işlemin iptali için dava açılabileceği gibi, düzenleyici işleme dayanılarak yapılan idari işlemi iptali ile birlikte düzenleyici işlemin iptali de istenebilir. Düzenleyici işlemin iptali, idarece tesis edilmiş olan düzenleyici işlemlerden olumsuz etkilenen kişi veya kişiler tarafından açılan iptal davası sonucu idari yargı merciince, iptal davasına konu işlemin veya kararın hukuka aykırı bulunması sonucu verilen iptal kararı ile mümkün olmaktadır. O halde iptal kararını da tanımına yer verecek olursak, hukuka aykırılığı yargı organınca saptanmasına bağlanmış bir yaptırım olan iptal kararını; bir işlemin hukuki uygun olup olmadığını denetleyen yargı organının, işlemin geçerliliğini etkileyen bir sakatlık saptaması halinde, işlemin geri yürür biçimde ortadan kalkmasını sağlayan kesin hüküm olabilen bir yargı işlemi olarak belirtilebilir. İptal kararı, yargılama aşamasında idari işlemin hukuka ve mevzuata uygunluğuna engel olan bir durumun idari işlemin hukuka uygunluğunu denetleyen yargı organı tarafından tespit edilmesi halinde işlemin tesis edildiği tarihten itibaren ortadan kalkmasını sağlayan yargı kararıdır. O halde iptal kararlarının iki önemli sonucu vardır. Birisi kararın idari işlemi tesis edildiği andan itibaren ortadan kaldırması, işlem hiç yapılmamış gibi sonuç doğurması, diğeri ise, kararın iptal edilen işlemin yerine geçmemesi ve idarenin karar gereği yeni bir işlem yapmak zorunda kalmasıdır. Yönetmeliğin iptal kararından, menfaati olan herkesin yararlanması gerekir. İptal davası açmamış olmakla birlikte iptal kararı sonuçlarından yararlanması gereken “ilgililer”, kararın uygulanmamasından dolayı idarenin ve kamu görevlisinin sorumluluğunu söz konusu edebilmelidir. Bu nedenle, bireysel işleme oranla düzenleyici işlemin iptali kararı ilgililerinin daha geniş bir kitle olduğu açıktır. Sonucu bakımından, düzenleyici işlemlerin iptali kararlarının bireysel işlemlerin iptali kararlarından bir farkı daha vardır. İşlemin tesis edildiği tarihten itibaren hukuka aykırılığı saptandığından ve önceki durumun sağlanması da idare için bir görev olduğundan bireysel işlemlerde, işlem dolayısıyla ilgililer bakımından bir kazanılmış hak söz konusu olmamakla beraber; düzenleyici işlemler bakımından, iptal edilmiş olsalar dahi ilgililer bakımından ortaya çıkan kazanılmış hakların gözetilmesi gerekecektir. İlgili Makale: Tam Yargı Davası yonetmelik iptal davasi nedir Yönetmelik Nedir? 1982 Anayasasının 124. maddesinde “Başbakanlık, bakanlıklar ve kamu tüzel kişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla yönetmelikler çıkarabilirler. Hangi yönetmeliklerin Resmi Gazetede yayımlanacağı kanunda belirtilir.” şeklinde bir düzenleme yapılmıştır. Yönetmelik de tüzük gibi genel, soyut ve kişilik dışı kuralları ihtiva eden bir hukuki işlemdir. Bu bakımdan yönetmelik ile tüzük arasında bir fark yoktur. Her ikisi de şekli bakımdan idari, maddi bakımdan ise objektif kural-işlem mahiyetindedir. Yönetmelikler hukuk kurallarının sıralanmasında, Anayasa, kanun ve tüzükten sonra dördüncü sırada yer alırlar ve dolayısıyla daha somut ve ayrıntılı hükümleri taşırlar. Yönetmelikler, tüzüklerden sonra gelen düzenleyici bir idari işlem olup, genel nitelikte kapsayıcı bir hukuk kaynağıdır. Yürütme organları kendi görev alanlarını ilgilendiren kanun ve tüzükleri uygulamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla çıkardığı, soyut, genel ve kişilik dışı hukuki işlemler olarak da tanımlanabilir. Ayrıca yönetmelikler kanunların veya tüzüklerin kapsamını genişletici hüküm içeremezler. 1982 Anayasası’nın 124. maddesi; “Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzel kişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla yönetmelikler çıkarabilirler. Hangi yönetmeliklerin Resmi Gazetede yayımlanacağı kanunda belirtilir.” şeklinde düzenlenmiştir. Bu düzenlemede ilk göze çarpan nokta, yönetmelik yapmada yetkili kurum ve kuruluş sayısının tüzüklere göre oldukça fazla olmasıdır. Anayasaya göre yönetmelik çıkarmaya, Başbakanlık, bakanlıklar ve kamu tüzel kişilerinin yetkili olduğu belirtilmiştir. Anayasamıza göre, yönetmelik çıkarma yetkisine ancak Başbakanlık, bakanlıklar ve kamu tüzel kişileri sahiptir. Bu durumda tüzel kişiliği bulunmayan kamu kuruluşlarının yönetmelik çıkaramaması gerekir. Ancak uygulamada bazı kanunların tüzel kişiliğe sahip olmayan kamu kuruluşlarına, makam ve mercilerine yönetmelik yapama yetkisi verdiği görülmektedir. Örneğin, 2879 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği Teşkilatı kanununun 5. maddesi Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliğine yönetmelik yapma yetkisi vermektedir. Tüzel kişiliğe sahip olmayan kamu kuruluşlarının kendi başlarına yönetmelik çıkarma yetkisi Danıştay içtihatlarına göre yoktur. Bu kuruluşlar kendi görev sahalarında yönetmelik hazırlayabilirler. Ancak bu

Yönetmelik İptal Davası konusunda detaylı bilgi için avukatofisi.gen.tr sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.

Sonuç

Yönetmelik İptal Davası hakkında yukarıda sunulan bilgiler genel niteliktedir. Kişisel hukuki durumunuz için profesyonel avukat desteği almanızı öneririz.

Sıkça Sorulan Sorular

Bu konuda ne yapılabilir?

Konuya ilişkin olarak lisanslı bir avukattan hukuki danışmanlık almanız önerilmektedir.

Yasal süreç ne kadar sürer?

Yasal süreç, davanın türüne göre değişir. Birkaç aydan birkaç yıla kadar sürebilir.

Hukuki danışmanlık almak neden önemlidir?

Her davanın kendine özgü koşulları vardır. Doğru strateji için uzman desteği kritik önem taşır.

⚠️ Yasal Uyarı: genel bilgilendirme amaçlıdır. Hukuki tavsiye yerine geçmez.

Avukat  Hukuk Bürosu Nedir? Ne İş Yapar?
Tagged , , ,
AVUKATI ARA