AvukatOfisi Ekibi

Ceza Hukuku

Tarih: 26-03-2025

Yardım veya bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeme; kendini idare edemeyecek durumda olan kişiye hal ve koşulların elverdiği ölçüde yardım etmeyen veya bu durumu derhal ilgililere bildirmeyen kimse bu madde uyarınca cezalandırılır. Suçla korunan hukuki değer iki yönlüdür. Bu suç ile, hem yardıma muhtaç olan kimselerin tehlikeye giren hukuki değerleri hem de sosyal dayanışma güvence altına alınmaktadır. Yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi suçunu kanun koyucu seçimlik hareketli bir suç olarak düzenlemiştir. Bunlar,

Bu seçimlik hareketlerden yalnızca birinin gerçekleştirilmesi suçun işlenmesi için yeterli sayılmaktadır. Birden fazla hareketin gerçekleşmesi birden fazla suçun işlendiği anlamına gelmemekte, tek bir suçtan dolayı sorumluluk gündeme gelmektedir. Kanaatimizce yardım yükümlülüğünün yerine getirilmesi öncelikli olmasına rağmen, yalnızca yardım edilmesi de her zaman sorumluluğun ortadan kalkacağı anlamına gelmez. Yardım yükümlülüğü yerine getirilse dahi yapılan yardımın yetersiz olması durumunda bildirim yükümlülüğünün de yerine getirilmesi gerekecektir. Trafik kazası geçirmiş bir kişi üzerinde ilk yardımda bulunulmuş olmasına rağmen, hayatına veya sağlığına yönelik tehlikenin ortadan kaldırılabilmesi için yaralının hastaneye ulaştırılması da gerekecektir. Kısacası yardım yükümlülüğünün yerine getirilmiş olması, mağdurun kendini idare edecek hale gelmesine tek başına yeterli olmayacaksa bildirim yükümlülüğü de yerine getirilmelidir. AvukatOfisi Ekibi olarak bu yazımızda: “Yardım veya Bildirim Yükümlülüğünü Yerine Getirmeme Suçu ve Cezasından (TCK m. 98)” bahsedeceğiz.

İlgili Makale: İnfaz Hesaplama

Makale İçeriği

Toggle

Yardım veya Bildirim Yükümlülüğünü Yerine Getirmeme Suçu Nedir?

Yardım veya bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeme suçu Türk Ceza Kanunu madde 98’de düzenlenmiştir. Türk Ceza Kanunu madde 98/1’in cezası 1 yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır. Türk Ceza Kanunu madde 98/2’de düzenlendiği şekilde bu suç sonucunda kişinin ölmesi durumunda yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi suçunun sonucu sebebiyle ağırlaşmış şekli söz konusu olur. Bu durumda suçun cezası 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasıdır.

Suçun kanunda öngörülen ve seçimlik olarak belirtilen hareketler dışında işlenmesi mümkün değildir. Yardım veya bildirim yükümlülüğünün seçimlik hareketli suç olmasıyla bağlantılı olarak ele alınabilecek ilk sorun, bir kişinin hem yardım etme hem de bildirimde bulunma olanağına sahip olmasına rağmen bu yükümlülüklerden yalnızca birisini yerine getirmesi halinde, örneğin yardım yükümlülüğünü yerine getirebilecek konumda bulunmasına rağmen keyfi olarak yalnızca bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmiş olması her zaman sorumluluktan kurtulmaya yeterli olmayacaktır. Ancak yardım etmek konusunda hareket olanağına sahip olmama, yardım edilmesinin failden beklenememesi veya yardım etmenin gereksiz veya yetersiz kalacağının anlaşılması durumlarında, tek başına bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmiş olması sorumluluğu gerektirmeyecektir.

Yardım veya bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeme suçunun kanuni tanımında yer alan ihmali fiiller iki nevidir: yardım etmemek ve bildirimde bulunmamak. Yani, yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi, seçimlik hareketli bir suçtur. Bilindiği üzere kanuni tanımdaki fiilleri ayırmak için kullanılan “veya” bağlacı suçun seçimlik hareketli olduğuna delalet etmektedir. Yani birbirinin alternatifi olan iki hareketten herhangi birisini yapan kişi bu suçu işlemiş olur ve diğer bir yandan, her iki hareketin işlenmesi de suçun tekliğine halel getirmez. Bu husus, sadece cezanın tespitinde hakim tarafından göz önünde bulundurulabilir. Yardım ve Bildirim Yükümlülüğünü konu edinen 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 98. madde metni şu şekildedir:

Madde 98 – Yardım veya bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeme

Yardım Veya Bildirim Yükümlülüğünün Yerine Getirilmemesi SuçuTCK 98. Madde

Kanun Maddesi5237 sayılı Türk Ceza Kanunu madde 98

ŞikayetŞikâyete tabi değildir. Resen soruşturulur.

ZamanaşımıDava zamanaşımı 8 yıl, ceza zamanaşımı ise 10 yıldır.

Tutuklama ve Adli KontrolTutuklama ve adli kontrol kararı verilebilir.

UzlaşmaUzlaşmaya tabi değildir.

Etkin PişmanlıkEtkin pişmanlık hükümleri uygulanabilir.

İndirimŞartları varsa 62 indirimi uygulanabilir.

Memurluğa EtkiBasit Hali Memuriyete engel değildir. Nitelikli hali Memuriyete Engeldir.

Görevli MahkemeAsliye Ceza Mahkemesidir.

yardim veya bildirim yukumlulugunu yerine getirmeme tck 98

Yardım Veya Bildirim Yükümlülüğünün Yerine Getirilmemesi Suçunun Şartları

Yardım veya bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeme suçu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun İkinci Kitap “Özel Hükümler”, İkinci Kısım “Kişilere Karşı Suçlar” Dördüncü Bölüm “Koruma, Gözetim, Yardım veya Bildirim Yükümlülüğünün İhlali” bölümü altında Yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi başlıklı 98. maddesinde düzenlenmiştir. Yasa hükmüne göre Yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi suçunun oluşması için bazı durumların ortaya çıkması gerekmektedir. Öncelikle, kişi

Dolayısıyla kendini idare edemeyecek durumda olması gerekmektedir. Bunun yanında bu kişiye hal ve şartların gerektirdiği ölçüde,

Durumlarında bu hareketleri icra eden bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Ayrıca yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi dolayısıyla kişinin ölmesi durumunda, kişi hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

İlgili Makale: Çocukların Cinsel İstismarı Suçu

Yardım Veya Bildirim Yükümlülüğünün Yerine Getirmeme Suçunun Unsurları

İlgili Makale: İnterpol Kırmızı Bülten

Yardım Veya Bildirim Yükümlülüğünü Yerine Getirmeme Suçunun Cezası Nedir?

Yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi suçunun 2 paragraf halinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 98. Maddesinde düzenlenmiştir. Madde hükmünün 1. Fıkrasında insan ticareti suçu işleyen kişinin bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılacağı belirlenmiştir. Ayrıca yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi dolayısıyla kişinin ölmesi durumunda, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunacağı belirtilmiştir. İnsan ticareti suçu için yapılacak yargılama asliye ceza mahkemelerinde görülecektir.

Yardım Veya Bildirim Yükümlülüğünün Yerine Getirilmemesi SuçuKanuni Dayanağı

TCK 98 Basit Hali CezasıBir yıla kadar hapis veya adlî para cezası

Yardım Veya Bildirim Yükümlülüğünün Yerine Getirilmemesi Suçunun Teşebbüste Kalmasıİhmali suçlara teşebbüsün mümkün değildir.

Yardım Veya Bildirim Yükümlülüğünün Yerine Getirilmemesi Suçunun Tüzel Kişilerce İşlenmesiŞirket, dernek gibi aracılar kullanılarak suçun işlenmesi halinde güvenlik tedbiri uygulanır.

Yardım Veya Bildirim Yükümlülüğünün Yerine Getirilmemesi Suçunun İhmali Davranışla İşlenmesiYardım Veya Bildirim Yükümlülüğünün Yerine Getirilmemesi ihmalen işlenebilir.

yardim veya bildirim yukumlulugunu yerine getirmeme sucu cezasi

Yardım Veya Bildirim Yükümlülüğünü Yerine Getirmeme Suçu Örnekleri

Yardım Veya Bildirim Yükümlülüğünü Yerine Getirmeme Suçunun Özel Görünüşleri

Uzlaşma, Adli Para Cezasına Çevirme, Erteleme ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı

Soruşturma ve Kovuşturma Evresi

Soruşturma Evresi

Mağdur ya da suçtan zarar gören kişinin şikayetçi olması Cumhuriyet Savcılığı’na yapacağı başvuru ya da kolluk kuvvetlerine yapacağı ihbar ile gerçekleşir. Bu şikayet neticesinde Savcılığa intikal eden dosyanın savcılıkta işlem görmesi soruşturma evresinin neticesidir. Yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi suçu şikayete bağlı bir suç olmadığı için Cumhuriyet Savcılığı tarafından resen soruşturulması gerekmektedir. Bu nedenle hem soruşturma evresi hem de kovuşturma evresinde mağdurun şikayetçi olması gerekmemektedir. Hal böyleyken şikayetten vazgeçmenin de dosya üzerinde bir etkisi olmayacaktır.

Cumhuriyet savcısının şüpheli şahsın suçu işlediğine dair yeterli somut delilleri toplaması ve yeterli şüpheye ulaşması ile iddianame düzenlenir. Bunun aksi durumunda yeterli şüphe oluşmadığında Cumhuriyet Savcılığı kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verir. Bu karara karşı tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde itiraz edilebilir. İtiraz kabul edilirse dosya doğrudan kovuşturma evresine geçmez, tekrar soruşturma evresinde incelenir. İtiraz reddedilirse dosya kapanır. İtirazı inceleyecek olan merci Sulh Ceza Hakimliğidir. Her koşulda iddianame düzenlendiği takdirde dosya kovuşturma evresine geçecektir. Soruşturma evresinde şüpheli konumunda olan fail de sanık konumuna geçecektir.

Kovuşturma Evresi

Kovuşturma evresi; görevli ve yetkili mahkemenin Cumhuriyet Savcılığı’nın sunduğu iddianameyi kabul etmesi ile başlar ve yargılama sürecini ifade eder. Kovuşturma evresi mahkeme tarafından yürütülmektedir. Yukarıda da açıklandığı üzere soruşturma evresinde şüpheli olan şahıs kovuşturma evresinde sanık olarak isimlendirilir. Kovuşturma evresinde sözlü yargılama yapılır ve yargılamalar duruşmalı olarak ilerler. Duruşmada sanık ve sanık vekili dinlenir bunun yanı sıra müşteki yani şikâyet eden kişi de dinlenir. Ayrıca müşteki sıfatına sahip olan taraf, katılma talebi sunduğu takdirde mahkemenin kabulü ile katılan sıfatına sahip olur.

Sanığa verilecek ceza kovuşturma evresinin sonunda belirlenir. Ancak sanık bu aşamadan önce kendisine isnat edilen suçu ve cezasını tam olarak öğrenmiş olmalıdır. Ayrıca cezalandırılması için de suçu işlediği sabit olmalıdır. Örneğin yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi suçunun faili olarak iki şüpheli varsa ancak hangisinin suçu işlediği sabit değilse her ikisi de beraat edecektir. Bununla birlikte, kovuşturma evresi neticesinde verilecek kararlar beraat, HAGB hatta zamanaşımına uğradığı takdirde davanın düşmesi şeklinde sıralanabilir. Yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi suçunun kovuşturma evresi tamamlandığında sanığın suçu işlediği sabit ise verilecek ceza bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile olarak belirlenecektir. Artırım ve indirim nedenlerinin uygulanması da mahkemenin takdirine kalacaktır.

Gözaltı ve Tutukluluk

Bir kişi hakkında gözaltı kararı verilebilmesi için bu kişi hakkında somut delillerin var olması gerekir. Cumhuriyet Savcılığı gözaltı kararı verir vermez kişinin fotoğrafı çekilir ve parmak izi alınır. Aynı zamanda şüphelinin kendisine gerekli bilgiler verilmeli ve hekime götürülerek muayenesinin yapılması gerekir. Ceza Muhakemesi Kanunu’nu madde 91’de geçen fıkrada mülki amirlerin talimatı ile belirlenen bazı kolluk amirlerine bir kişiyi 24 saate kadar gözaltına alma yetkisi verilmiştir. Bu yetki tabi ki suçlara göre belirlenmektedir. Yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi suçunda da, savcının gözaltı kararı ile failin gözaltına alınması mümkündür.

Tutuklama kararı ise Ceza Muhakemesi Kanunu madde 100 ve devamındaki maddelerinde düzenlenmiştir. Tutuklama suç işlendiğine ilişkin kuvvetli, yoğun kuşku bulunan bir kişinin özgürlüğünün kesin hüküm öncesi mahkeme kararı ile kısıtlanmasıdır. Tutuklamanın amacı ceza yargılamasının yapılmasını sağlamaktır. Ayrıca sanığın ileride olabilecek bir infazı da gerçekleşmiş sayılacaktır. Önemle belirtilmelidir ki tutuklama kararını verebilecek tek merci mahkemelerdir. Cumhuriyet savcılıkları tutuklama kararı veremez yalnızca tutuklanmayı talep edebilir.

Tutuklama kararının verilemeyeceği birtakım durumlar kanun kapsamında düzenlenmiştir. Örneğin kişi hakkında yalnızca adli para cezasını gerektiren bir suçtan dolayı yargılama yapıldı ve buna ilişkin ceza verildiyse tutuklama kararı verilmez. Bununla birlikte vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenen suçlar dışında en fazla 2 yıl hapis cezası belirlenen suçlar hakkında da tutuklama kararı verilemez. Yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi suçu da vücut dokunulmazlığına karşı işlenen suçlardan olmaması nedeniyle  basit halinde tutuklama kararı verilmesi mümkün değildir. Nitelikli halinde ise en fazla 3 yıl hapis cezası belirlendiği için tutuklama kararı çıkabilir. Tutuklamanın somut koşulları bulunmaktadır. Bu koşullar şu şekilde sıralanabilir:

İfade, Savunma ve Yargılama Süreci

Bir suç ile ilgili olarak kovuşturma aşamasına geçmeden önce soruşturma evresinin en önemli ceza muhakemesi işlemlerinden birisi şüphelinin ifadesinin alınmasıdır. Kovuşturma evresinde ise bu işlem sanığın sorgusu olarak ortaya çıkmaktadır. Soruşturma evresinde Şüphelinin ifadesi suç soruşturmasına yön vermekte ve delillerin toplanmasına yardımcı olmaktadır. Kovuşturma evresinde ise sanığın sorgusu yargılamanın seyri ve delillerin değerlendirilmesi bakımından büyük önem taşımaktadır. Yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi neticesinde maddi gerçekliğin ortaya çıkartılabilmesi için soruşturma aşamasında şüphelinin, kovuşturma aşamasında sanığın, mağdurun ve tanıklarının ifadesi alınması gerekmektedir. İfade alma işlemi kolluk tarafından yapılabileceği gibi Cumhuriyet savcısı tarafından da yapılabilir.

Savunma suç işlediği iddia edilen kişinin, yetkili organ önünde, üzerine atılan suçu işlemediğini, fiilin hukuka aykırı olmadığını, bazı kanuni nedenlerle cezalandırılmaması gerektiğini veya iddia edildiğinden daha az cezayı hak ettiğini ileri sürmesidir. Savunma hakkının temel unsuru, sanığın müdafiini özgürce seçmesi ve seçilen müdafiin özgürce kendisine verilen yetkileri yani ‘müvekkilini savunma hakkını’ etkin bir şekilde kullanabilmesidir. Savunma hakkı kural olarak sanığa ait bir haktır. İddiaya, iddianın muhatabının cevap vermesi gerekir. Uyuşmazlığın hukuki cephesinin uzmanlığı gerektirmesi ve avukatlığın bir meslek olması kural olarak avukat müdafiin hizmetinin satın alınmasını gerektirir. Sanığın hukuki savunmasını hazırlarken bu uzman kişiden yardım alması veya bu uzman kişinin sanık adına veya onun yanında ve onun yararına hukuki savunmayı üstlenmesi mümkündür.

Yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi suçunda iyi bir ceza avukatı, öncelikle müvekkiline isnat edilen suça ve müvekkilin eylemine ilişkin değerlendirmelerini yaparak hukuki anlamda savunmasını yapmalı, müvekkilin lehine ve aleyhine hususları en ince ayrıntısına kadar irdelemeli ve bu hususları müvekkilin lehine olacak şekilde profesyonel bir savunma stratejisi hazırlamalıdır. Ceza yargılaması kişilerin özgürlüğünden alıkonulması gibi önemli hususları ihtiva ettiği için mutlaka alanında uzman bir ceza avukatından profesyonel hukuki destek hizmeti almalarıdır. AvukatOfisi Ekibi olarak bu noktada ve diğer konularda hukuki anlamda destek vermekteyiz.

Şikayet Süresi, Zamanaşımı, Etkin Pişmanlık ve Görevli Mahkeme

yardim veya bildirim yukumlulugunu yerine getirmeme emsal karar

Yardım Veya Bildirim Yükümlülüğünü Yerine Getirmeme Suçu Hakkında Mahkeme Kararları

Yargıtay 4.Ceza Dairesi Tarih: 12/06/2013, Esas: 2014/51746 Karar: 2015/40859

Sanık E..’in müdür, S..’nin kurucu sahibi, D..’in de öğretmen olarak görev yaptığı özel bir ana okulunda öğrenim gören dört yaşındaki katılanın servisin gelmesine 15-20 dakika kala aynı sınıftaki başka bir öğrenci tarafından doktor raporuna göre “sol yanağında 3-4 cm çapında ısırık izi, sol dirsekte 2,5-3,5 cm çapında ısırık izi, her iki göz etrafında toplam 9-10 adet yüzeysel sıyrıklar” oluşacak şekilde yaralanması üzerine sanıkların katılanı hastaneye götürmedikleri, olayı katılan velisine ya da ilgili birimlere bildirmedikleri iddia edilen olayda, sanıklar E.. ve S..’nin olay günü okulda bulunmadıkları için sorumlu tutulamayacağı, sanık D..’in ise katılanın sınıfından sorumlu olmadığı, sorumlu olduğu kabul edilse bile katılanın yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek düzeyde olduğu ve olaydan kısa bir süre sonra velisinin okula gelmesi nedeniyle bildirim yükümlülüğünün ortadan kalktığı, bu nedenle TCK’nın 98. maddesinde öngörülen yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi suçunun oluşmadığı gerekçeleriyle verilen beraat kararlarının isabetli bulunması karşısında,

Eylemlere ve yükletilen suça yönelik katılan S.. Y.. vekili ve O Yer Cumhuriyet Savcısı’nın temyiz iddiaları yerinde görülmediğinden tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, 25/12/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 4.Ceza Dairesi Tarih: 28/05/2014, Esas: 2014/44736 Karar: 2015/40855

Sanığın idaresinde bulunan araç ile cadde üzerinde seyir halindeyken yolda yürüyen mağdurun ayağının üzerinden geçerek basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralanmasına neden olduğu ve çevredekilerin yaralı mağduru hastaneye götürdükleri olayda, taksirle yaralama suçunun faili olan sanığın ayrıca yardım veya bildirim yükümlülüğüne yerine getirmeme suçundan sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle beraat kararı veren yerel mahkeme uygulamasının isabetli bulunması karşısında,

Eyleme ve yükletilen suça yönelik O Yer Cumhuriyet Savcısı’nın temyiz iddiaları yerinde görülmediğinden tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA, 25/12/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 4.Ceza Dairesi, Esas: 2015/27008 Karar: 2016/615

Sanıkların, üzerine sıcak su dökülmesi nedeniyle yaralanan yaşı küçük çocukları olan mağdur S.. G..’i hastaneye götürmek veya 112 acil servisi aramak yerine, kendi imkanları ile çocuğun yanan yerlerini suya tutma ve komşularından aldıkları merhemle tedavi etme şeklinde gerçekleşen olayda, yerel mahkemenin delilleri değerlendirerek yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi suçunun unsurlarının oluşmadığını isabetle sonuca bağlaması karşısında,

Eylemlere ve yükletilen suçlara yönelik katılan korunmaya muhtaç çocuk S.. G.. vekilinin temyiz iddiaları yerinde görülmediğinden tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, 18/01/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay Kararlarına Buradan Ulaşabilirsiniz

Yardım Veya Bildirim Yükümlülüğünü Yerine Getirmeme Suç Duyurusu Dilekçesi

(Suçun İşlendiği Yer) CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI’NA

MÜŞTEKİ: İsim Soyisim (TC Kimlik No) – (Adres Bilgileri)

VEKİLİ: AvukatOfisi Ekibi

Söğütözü Mah. Söğütözü Cad. No:2 Koç İkiz Kuleleri B Blok Kat:4 Daire:7,  06530 Çankaya

ŞÜPHELİ: İsim Soyisim (TC Kimlik No) – (Adres Bilgileri)

SUÇ: İnsan Ticareti Suçu (TCK Madde 80)

SUÇ TARİHİ: …/…/…

SUÇ YERİ: (…)

KONU: Şüpheli şahıs hakkında işlemiş olduğu insan ticareti suçu nedeniyle soruşturma başlatılması ve soruşturma neticesinde şahıs hakkında kamu davası açılması taleplerimizi havidir.

AÇIKLAMALAR

HUKUKİ SEBEPLER: TCK ve ilgili her türlü yasal mevzuat.

HUKUKİ DELİLLER: Tanık, yemin, sözleşmeler, fotoğraf görüntüleri, mesajlar ve ilgili her türlü yasal delil.

SONUÇ ve İSTEM: Yukarıda açıklanan nedenlerle şüpheli şahıs hakkında soruşturma başlatılmasını, soruşturma sonucunda kamu davası açılması yönünde karar verilmesini saygılarımızla vekâleten arz ve talep ederiz. (Tarih)

Müşteki Vekili

AvukatOfisi Ekibi

(e-İmza)

Sıkça Sorulan Sorular

Ambulans aramamak suç mu?

Yaşanan bir olay sonucu kişinin yaralanması halinde, kişinin yarasının ağırlaştırılmaması veya kurtarılması için ilgili birimlere bildirimde bulunmayan kişiye Türk Ceza Kanunu’nun 98. maddesi gereğince yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi suçunu işlemiş kabul edilir. Yaralanan kişinin kurtarılması için ambulansı aramayan kişi için de bu suç işlenmiş kabul edilmesi gerekmektedir.

Yaralıya yardım etmeyen kişiye Türk Ceza Kanununa göre cezai işlem yapılır mı?

Oluşan bir olay sonucu bir kişinin yaralanması halinde kişiye yardım etmeyen veya kurtarılması için ilgili birimlere bildirimde bulunmayan kişiye Türk Ceza Kanunu’nun 98. maddesi gereğince yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi suçunu işlemiş kabul edilir. Kanuna göre yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirmeyen kişi bir yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır. Yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi dolayısıyla kişinin ölmesi durumunda, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

Bildirim yükümlülüğü nasıl yerine getirilir?

Türk Ceza Hukuku’na göre bildirim yükümlülüğünün yerine getirilme şekli konusunda kanunda herhangi bir sınırlamaya gidilmemiştir. Bu nedenle kişi durumu yetkili mercilere yazılı veya sözlü olarak ya da el kol hareketleri ile bildirebileceği gibi, burada telefon, faks ya da elektronik posta da kullanılabilir. Hatta mağdura ilk yardımda bulunduktan sonra, mağdurun güvenliğini sağlayıp, koşarak en yakın kamu kuruluşuna bildirimde bulunulabilir ya da kendisi mağdura yardım ederken olay yerinde olan bir kişiyi veya çocuğu bu konuda ilgili makamlara bilgi vermesi için gönderebilir. Kanunda bildirim yükümlülüğü yönünden aranan “derhal” olma şartı, mağdura ilk ve acil müdahale yapıldıktan sonra, en seri biçimde, yetkili mercilerin durumdan haberdar edilmesi şeklinde anlaşılmalıdır.

Avukat AvukatOfisi Ekibi

AvukatOfisi Ekibi, AvukatOfisi Ekibi Bürosu’nun kurucusudur. Av. AvukatOfisi Ekibi Ankara barosu üyesidir. Baro sicil numarası 30381’dir.

Avukat AvukatOfisi Ekibi

, lise eğitimini Bursa Polis Koleji’nde tamamladıktan sonra yüksek öğrenimine Ankara Polis Akademisi’nde başlamış ve 2011 yılında ayrılmıştır. Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne başlayarak başarı bursu ile üç yılda dönem ikincisi olarak mezun olmuştur.

Sıkça Sorulan Sorular

S1. Yardım veya Bildirim Yükümlülüğünü nedir?

Yardım veya Bildirim Yükümlülüğünü hakkında yasal süreç ve dikkat edilmesi gerekenler için avukatınıza danışmanız önerilir.

S2. Yardım veya Bildirim Yükümlülüğünü nasıl yapılır?

Yardım veya Bildirim Yükümlülüğünü süreci, ilgili kanun hükümlerine göre şekillenir ve her dosya özgündür.

S3. Yardım veya Bildirim Yükümlülüğünü ne kadar sürer?

Hukuki süreçlerin süresi, dosyanın karmaşıklığına ve mahkeme takvimine bağlıdır.

S4. Yardım veya Bildirim Yükümlülüğünü masrafı ne kadardır?

Hukuki süreç masrafları, davanın türüne ve süresine göre değişiklik gösterir.

S5. Yardım veya Bildirim Yükümlülüğünü için hangi belgeler gerekli?

Gerekli belgeler davanın türüne göre farklılık gösterir; detaylı bilgi için avukatınıza başvurunuz.

S6. Yardım veya Bildirim Yükümlülüğünü zorunlu mudur?

Hukuki süreçlerde profesyonel destek almak, hak kayıplarını önlemek açısından önemlidir.

Hukuki tavsiye değildir. Herhangi bir konuda bilgi almak istiyorsanız mutlaka avukatınıza danışmanız gerekmektedir.

Avukat  Ankara Vatandaşlık Avukatı
AVUKATI ARA