AvukatOfisi Ekibi

Genel

Tarih: 17-12-2025

Yalan tanıklık suçu TCK 272. maddede düzenlenmiş olup kukuka aykırı bir fiil nedeniyle başlatılan bir soruşturma kapsamında tanık dinlemeye yetkili kişi veya kurul önünde gerçeğe aykırı olarak tanıklık yapma şeklinde işlenebilir. (TCK 272/2) Yalan tanıklık (şahitlik) suçu, sekiz fıkra halinde düzenlenmiş mahkeme huzurunda gerçeğe aykırı beyanda bulunarak yalan söylenmesi neticesinde oluşan suçtur. Madde sekiz fıkradan oluşmakta olup bu fıkralarda yalan tanıklık sonucu, aleyhine tanıklıkta bulunulan kişinin uğramış olduğu zarar ile orantılı olarak tanığın cezalandırılması hüküm altına alınmıştır. İkinci fıkrada tanık dinleme usulünden bahsedilmektedir. Tanık dinleme usulüne aykırı olarak hareket edilmesi durumunda tanığın gerçek dışı beyanları sebebiyle yalan tanıklık suçundan yargılanması mümkün olmayacaktır.

Örneğin kişinin mahkeme huzurunda yapmış olduğu tanıklıkta gerçek dışı beyanlar vererek kişi hakkında herhangi bir cezaya hükmolunmasına sebep olması bu suçu oluşturmaktadır. Kişinin almış olduğu ceza miktarına göre yalan tanıklıkta bulunan şahıs hakkında TCK 272. Madde fıkraları uygulanacaktır. Bu kapsamda kişinin 4 aydan 30 yıla kadar cezalarla karşılaşması mümkündür. Yalan tanıklık suçu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 272. maddesinde düzenlenmiştir. AvukatOfisi Ekibi olarak bu yazımızda Yalan tanıklık suçu ve cezasından (TCK m. 272) bahsedeceğiz.

İlgili Makale: Ceza Davasında Tanıklık Nedir?

Makale İçeriği

Toggle

Yalan Tanıklık Suçu Nedir?

Tanık, vuku bulmuş bir olay esnasında gözlemde bulunmuş olan kişiye denilmektedir. Tanıklar, meydana gelen suçlar veya hukuki uyuşmazlıklar esnasında şahit oldukları olaya ilişkin ayrıntı ve gözlemlerini mahkemede veyahut soruşturma aşamasında dosyaya kazandırabilirler. Tanığın bile isteye yetkili kişi veya kurulla önünde gerçeğe aykırı beyanda bulunması yalan tanıklık suçu teşkil edecektir. Türk Ceza Kanunumuzun Adliyeye Karşı Suçlar başlığı altındaki 272. maddede düzenlenen yalan tanıklık suçunun oluşması için kişinin Hukuka aykırı bir fiil nedeniyle başlatılan bir soruşturma kapsamında tanık dinlemeye yetkili kişi veya kurul önünde gerçeğe aykırı olarak tanıklık yapması gerekmektedir.

Yalan tanıklık suçunun oluşabilmesi için, hakkında yalan tanıklık yapılan kişi hakkında hukuka aykırı bir fiil nedeniyle soruşturma başlatılması- kovuşturma ilerletilmesi, tanıklığın yetkili kişi veya kurul önünde yapılması ve tabi gerçeğe aykırı beyanda bulunulması gerekmektedir. Suçun oluşması için kişi hakkında ceza tayini gerekli olmayıp kişi beraat alsa dahi hakkında yalan tanıklık yapan kişiden şikâyetçi olabilir. Madde metninde geçen yalan beyanın bulunması, suçun oluşması için ana unsurdur. Yalan tanıklık suçunu konu edinen 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 272. madde metni şu şekildedir:

Madde 272- Hukuka aykırı bir fiil nedeniyle başlatılan bir soruşturma kapsamında tanık dinlemeye yetkili kişi veya kurul önünde gerçeğe aykırı olarak tanıklık yapan kimseye, dört aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir.

Mahkeme huzurunda ya da yemin ettirerek tanık dinlemeye kanunen yetkili kişi veya kurul önünde gerçeğe aykırı olarak tanıklık yapan kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.

Üç yıldan fazla hapis cezasını gerektiren bir suçun soruşturma veya kovuşturması kapsamında yalan tanıklık yapan kişi hakkında iki yıldan dört yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

Aleyhine tanıklıkta bulunulan kişi ile ilgili olarak gözaltına alma ve tutuklama dışında başka bir koruma tedbiri uygulanmışsa, yüklenen fiili işlemediğinden dolayı hakkında beraat kararı veya kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş olması koşuluyla, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında artırılır.

Aleyhine tanıklıkta bulunulan kişinin gözaltına alınması veya tutuklanması halinde; yüklenen fiili işlemediğinden dolayı hakkında beraat kararı veya kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş olması koşuluyla; yalan tanıklık yapan kişi, ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna ilişkin hükümlere göre dolaylı fail olarak sorumlu tutulur.

Aleyhine tanıklıkta bulunulan kimsenin ağırlaştırılmış müebbet hapis veya müebbet hapis cezasına mahkûmiyeti halinde, yirmi yıldan otuz yıla kadar hapis cezasına; (…) hükmolunur.

Aleyhine tanıklıkta bulunulan kimsenin mahkûm olduğu hapis cezasının infazına başlanmış ise, altıncı fıkraya göre verilecek ceza yarısı kadar artırılır.

Aleyhine tanıklıkta bulunulan kişi hakkında hapis cezası dışında adlî veya idari bir yaptırım uygulanmışsa; yalan tanıklıkta bulunan kişi, üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.”

Yalan Tanıklık Suçu TCK 272

Kanun Maddesi5237 sayılı Türk Ceza Kanunu madde 272

ŞikâyetŞikayete tabi değildir, resen soruşturulur.

Zamanaşımı8 yıldır.

Tutuklama ve Adli KontrolTutuklama ve adli kontrol kararı verilebilir.

UzlaşmaSuç uzlaşmaya tabi değildir.

Etkin PişmanlıkEtkin pişmanlık hükümleri 2. ve 3. Fıkra bakımından uygulanabilir.

İndirimŞartları varsa 62 indirimi uygulanabilir.

Memurluğa EtkiVerilen cezanın 1 yıl ve üstü olması durumunda memuriyete engeldir.

Görevli MahkemeAsliye Ceza Mahkemesidir.

yalan taniklik sucu tck 272

Yalan Tanıklık Suçunun Şartları

Türk Ceza Kanunu’nun 272. maddesine göre yalan tanıklık suçunun şartları şöyledir:

İlgili Makale: İnfaz Hesaplama

Yalan Tanıklık (Şahitlik)  Suçunun Unsurları

Yalan Tanıklık Suçunun Cezası Nedir?

Yalan tanıklık suçu; sekiz fıkra halinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 272. Maddesinde düzenlenmiştir. Yalan tanıklık suçunun cezası, Türk Ceza Kanunu’nun 272. Maddesinde tüm fıkralar bir arada değerlendirildiğinde dört aydan otuz yıla kadar hapis cezasıdır.

Yalan Tanıklık Suçu CezasıKanuni Dayanağı

TCK 272. Madde Basit Halin CezasıDört aydan bir yıla kadar hapis cezası

Yalan Tanıklık Suçunun Nitelikli Halinin CezasıNitelikli hali bulunmamaktadır.

Yalan Tanıklık Suçunda Ağırlaştırıcı HallerBir yıldan otuz yıla kadar hapis cezası

yalan taniklik sucu cezasi

Yalan Tanıklık Suçu Örnekleri

Yalan Tanıklık Suçunun Özel Görünüşleri

Adli Para Cezasın Çevirme, Erteleme ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması

Soruşturma ve Kovuşturma Evresi

Yalan tanıklık (Şahitlik) suçu takibi şikâyete bağlı suçlardan değildir, re’sen takibi gerekir. Mağdurun, yalan tanıklıkta bulunan kişi hakkında bir şikâyeti bulunmasa bile cumhuriyet savcısı tarafından resen soruşturulan bir suçtur. Yalan tanıklık Suçu Türk Ceza Kanunun Adliyeye Karşı Suçlar Başlığı altında düzenlenmiştir. Soruşturma aşamasında savcı, yeterli delilin var olduğuna kanaat getirirse iddianame düzenleyecektir. Aksi halde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verecektir. Halk arasında bu karara takipsizlik kararı da denmektedir. Savcının iddianame düzenleyebilmesi için, suçun işlendiği yönünde yeterli şüphe söz konusu olmalıdır. Böyle bir şüphe şartının şart koşulmasının nedeni, yargının iş yükünün gereksiz davalarla artırılmaması ve insanların gereksiz yere yargılanmamasıdır.

Kovuşturma aşamasında; suç üzerine soruşturma aşaması tamamlanmıştır. Artık bir ceza mahkemesinde dava açılmış demektir. Kovuşturma aşamasında; yargılama makamı, savcılık makamı ve savunma makamının iş birliği söz konusudur. Savcının düzenlediği iddianamenin mahkeme tarafından kabul edilmesi ile kovuşturma aşamasına geçilmiştir. Kovuşturmanın içinde farklı evrelerden bahsedilebilir; duruşma hazırlığı, duruşma, hüküm ve kanun yolu bu evrelerdendir. Soruşturmanın tamamlanması sonrasında hakaret suçuna ilişkin kovuşturma aşaması gerçekleştirilecek ve kovuşturma aşamasının sonunda faile verilecek sonuç ceza belirlenecektir.

Yalan Tanıklık Suçunda Gözaltı ve Tutukluluk

Gözaltı kararı savcının kararı ile şüphelinin polis ya da jandarma tarafından özgürlüğünün geçici bir süreliğine sınırlanmasını sağlayan karardır. Gözaltına alma kararı için hâkim kararı aranmamaktadır. Gözaltı kişinin özgürlüğünün sınırlandığı anda başlamaktadır. Dolayısıyla aslında şüphelinin yakalandığı anda gözaltı süresi başlamaktadır. Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 91. maddesinde gözaltına ilişkin düzenlemeler mevcuttur. İlgili maddeye göre gözaltı süresi yakalama anından itibaren 24 saati geçemez. Gözaltına alma, bu tedbirin soruşturma yönünde zorunlu olmasına ve kişinin bir suçu işlediği şüphesini gösteren somut delillerin varlığına bağlıdır. Ceza Muhakemesi Kanunu’nda yer alan bu düzenlemeye göre dilekçe hakkının kullanılmasının engellenmesi suçunda Cumhuriyet Savcısı’nın vereceği kararla şüpheli gözaltına alınabilecektir.

Tutuklama kararı Ceza Muhakemesi Kanunu’nda en ağır koruma tedbiri olarak düzenlenmiştir. Tutuklama kararı da gözaltı kararı gibi geçici bir koruma tedbiridir. CMK’nın 100. maddesinde kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin ve bir tutuklama nedeninin bulunması halinde, soruşturma ya da kovuşturma evresinde şüpheli ve sanık için tutuklama kararı verilebilir. Ancak verilecek olan tutuklama kararı verilmesi beklenen ceza ve işin önemi ile ölçülü olmalıdır. Ceza yargılamasında asıl olan sanık ya da şüphelinin tutuksuz bir biçimde soruşturma ya da kovuşturmasına devam edilmesidir. Dolayısıyla tutuklama hali her zaman istisnai bir nitelikte olan koruma tedbiridir. Sadece adli para cezasını gerektiren suçlarda veya vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenenler hariç olmak üzere hapis cezasının üst sınırı iki yıldan fazla olmayan suçlarda tutuklama kararı verilemez. İzah edilenler doğrultusunda, TCK m. 272’de düzenlenen yalan tanıklık suçuna ilişkin ceza miktarı dikkate alındığında, tutuklama koruma tedbirinin uygulanabilmesi mümkün değildir.

İfade, Savunma ve Yargılama Süreci

İfade, kişi hakkında yapılan suç duyurusu ve şikayet nedeniyle olay hakkındaki bilgi ve savunmasının alınması için yapılan bir usuldür. Nitekim yalan şahitlik suçu şikayete tabi bir suç olmadığından resen soruşturma başlatılabilir. Savcılık tarafından şüpheli şahısların doğrudan ifadeye çağırılması mümkündür. Eğer şüpheli şahıs ifadeye gitmiyorsa bu durumda hakkında yakalama kararı çıkarılacaktır. İfade kolluk görevlileri tarafından alınabileceği gibi bizzat Cumhuriyet Savcısı tarafından da alınabilir. Buna benzer şekilde sorgu ise şüpheli ya da sanığın hakim ya da mahkeme huzurunda kovuşturma evresinde suç hakkında dinlenmesidir.

Savunma hakkı ise şüpheli ya da sanığın en önemli haklarından biri olup irade özgürlüklerini ifade etmektedir. Çünkü kişi üzerine isnat edilen suç hakkında kendisini savunabilmelidir. Bu nedenle kişiye ayrıntılı olarak üzerine isnat edilen suç anlatılır. Ayrıca kendisini savunabilmesi için belirli bir süre de kişiye verilmektedir. Şüpheli şahıs kendisini bizzat savunabileceği gibi bir avukatın yardımından da yararlanabilir. AvukatOfisi Ekibi olarak bu noktada destek vermekteyiz.

yalan taniklik sucu beraat

Şikayet Süresi, Zamanaşımı, Etkin Pişmanlık ve Görevli Mahkeme

TCK – 274:

Yargıtay Kararları

Yalan Tanıklık (Şahitlik) Suçu Hakkında Mahkeme Kararları

Yargıtay 20.Ceza Dairesi 28.2.2018 T., 2018/188 E., 2018/1181 K.

Sanığın (C. Başsavcılığındaki) ihbar üzerine başlatılan soruşturmada belirtilen yerde suça konu kenevir bitkilerinin ele geçirildiği ancak ele geçen kenevir bitkilerinin sanık A. Ö. tarafından ekildiğine ilişkin kuşku sınırlarını aşan mahkûmiyetine yeterli ve kesin delil bulunmadığından, sanık A. hakkındaki mahkûmiyet hükmünün bozulmasına karar verildiği anlaşılmakla, sanığım üzerine atılı yalan tanıklık suçunun yasal unsurları oluşmadığından sanığım yerinde olmayan gerekçe ile mahkûmiyetine karar verilmesi kanuna aykırıdır.

Yargıtay 8. Ceza Dairesi, 04.10.2017 T., 2017/6592 E., 2017/10827K.

Sanığın hazırlık soruşturması ve duruşmadaki ikrarı ile oluş ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın E.. Asliye Hukuk Mahkemesinde tanık sıfatıyla alınan beyanında, SG ve MK arasında senet düzenlendiğini, M.K ‘un koyunları aldığını görmemesine rağmen, diğer sanık S.G ‘in yönlendirmesiyle gördüğü yönünde beyanda bulunduğunu kabul etmesi karşısında, yalan tanıklık suçundan mahkumiyeti yerine, yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle yazılı biçimde beraat kararı verilmesi.

Yargıtay 16.Ceza Dairesi 29.12.2016 T., 2198 E., 2016/7601 K.

Sanığın, katılan ile başka dosya sanığı Hüseyin arasında geçen olaya şahitlik etmemesine rağmen, şahitmiş gibi yağma suçuna konu senedin Hüseyin H. ‘tan borç olarak aldığı paraya karşılık katılan tarafından imzalanarak verildiğini söylemek suretiyle yalan tanıklık suçunu işlediği anlaşılan sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde beraatına karar verilmesi, kanuna aykırıdır.

Yargıtay 16.Ceza Dairesi  15.12.2016 T., 6305 E., 7140 K.

Oluş ve dosya kapsamına göre; soruşturma aşamasında yeminli tanık olarak dinlenmeyip müşteki olarak ifadesi alınan sanık hakkında unsurları oluşmayan yalan tanıklık suçundan ve alkollü içki içtikleri tespit edilen sanıklar hakkında tutanak tutan görevli polis memuruna “sen insan değil misin” şeklindeki, hakaret kastı taşımayan sitemvari sözleri sarf eden sanığın eyleminin, katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmaması nedeniyle de unsurları oluşmayan hakaret suçundan beraatına karar verilmesi gerekir.

Yargıtay 16.Ceza Dairesi 16.6.2016 T., 2015/6291 E., 2016/4075 K.

Sanıkların 12.03.2012 tarihli kolluk beyanlarında yalan tanıklık yaptıkları iddia ve kabul edilmiş ise de, CMK’nın 43. maddesinin 5. fıkrası hükmü karşısında tanık dinleme yetkisi bulunmayan kolluk tarafından düzenlenen bilgi alma tutanağındaki beyan nedeniyle yalan tanıklık suçunun unsurları itibariyle oluşmayacağı gözetilmeden, sanıkların beraatları yerine yazılı şekilde mahkûmiyetlerine karar verilmesi kanuna aykırıdır.

Yargıtay 16.Ceza Dairesi 8.10.2015T., 2015/3170 E., 2015/4222 K.

Tüketici hakem heyetinin yargı mercileri veya suçtan dolayı kanunen soruşturma yapmak ya da yemin altında tanık dinlemek yetkisine sahip bulunan kişi veya kurullardan olmaması nedeniyle 5237 sayılı TCK’nın 276/1. maddesinde düzenlenen suçu oluşturmayacağı.

Yalan Tanıklık (Şahitlik) Suçu Şikayet Dilekçesi

………. Cumhuriyet Başsavcılığı’na

Şikayetçi:

Vekili: Av. AvukatOfisi Ekibi

Şüpheli:

Suç: TCK M. 272 (Yalan Tanıklık) Ve Tahkikat Sırasında Ortaya Çıkabilecek Suçlar.

Suç Tarihi:

Açıklamalar:

Şüphelinin TCK’nın 272/2 maddesinde yazılı suçu işlediği sabit olduğundan Savcılığınıza başvuru gereği ortaya çıkmıştır.

Hukuki Nedenler: …

Hukuki Deliller: …

Sonuç ve İstem: Yukarıda açıklanan sebeplerle, şüpheli … hakkında gerekli tahkikat ve inceleme yapılarak TCK’nın 272/2 uyarınca cezalandırılması için hakkında kamu davası açılmasını Saygılarımızla arz ve talep ederiz. 17.08.2025

Ek: ……

Şikayetçiler Vekili

AvukatOfisi Ekibi

Avukat AvukatOfisi Ekibi

AvukatOfisi Ekibi, AvukatOfisi Ekibi Bürosu’nun kurucusudur.

Avukat AvukatOfisi Ekibi

, lise eğitimini Bursa Polis Koleji’nde tamamladıktan sonra yüksek öğrenimine Ankara Polis Akademisi’nde başlamış ve 2011 yılında ayrılmıştır. Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne başlayarak başarı bursu ile üç yılda dönem ikincisi olarak mezun olmuştur.

Sıkça Sorulan Sorular

S1. Yalan Tanıklık Şahitlik Suçu nedir?

Yalan Tanıklık Şahitlik Suçu hakkında yasal süreç ve dikkat edilmesi gerekenler için avukatınıza danışmanız önerilir.

S2. Yalan Tanıklık Şahitlik Suçu nasıl yapılır?

Yalan Tanıklık Şahitlik Suçu süreci, ilgili kanun hükümlerine göre şekillenir ve her dosya özgündür.

S3. Yalan Tanıklık Şahitlik Suçu ne kadar sürer?

Hukuki süreçlerin süresi, dosyanın karmaşıklığına ve mahkeme takvimine bağlıdır.

S4. Yalan Tanıklık Şahitlik Suçu masrafı ne kadardır?

Hukuki süreç masrafları, davanın türüne ve süresine göre değişiklik gösterir.

S5. Yalan Tanıklık Şahitlik Suçu için hangi belgeler gerekli?

Gerekli belgeler davanın türüne göre farklılık gösterir; detaylı bilgi için avukatınıza başvurunuz.

S6. Yalan Tanıklık Şahitlik Suçu zorunlu mudur?

Hukuki süreçlerde profesyonel destek almak, hak kayıplarını önlemek açısından önemlidir.

Hukuki tavsiye değildir. Herhangi bir konuda bilgi almak istiyorsanız mutlaka avukatınıza danışmanız gerekmektedir.

Avukat  Marka Tescilinde Öncelik İlkesi (2026)
AVUKATI ARA