AvukatOfisi Ekibi

Ceza Hukuku

Tarih: 28-03-2025

Taksirle yaralama suçu; kasten yaralama suçundan bağımsız bir suç olup, fail yaralama sonucunun meydana gelmesini istememekte; ancak göstermesi gereken dikkat ve özeni göstermediği için bu netice meydana gelmektedir. Kusurluluk türünün farklı olması, taksirle yaralamanın, kasten yaralama yanında bağımsız bir suç olarak ortaya çıkması sonucunu doğurmuştur. Taksirle insan yaralamada, kasten insan yaralamadan farklı olarak, failde yaralama neticesine yönelik doğrudan veya olası kast bulunmamaktadır. Netice olarak üç halden herhangi biri gerçekleşmemişse, fiil yaralama suçu olarak değerlendirilmeyecektir. Bu üç durum;

Fail, burada objektif özen yükümlülüğüne aykırı hareket etmesi nedeniyle öngörülebilir ve önlenebilir yaralama neticesini öngörmediği için, gerçekleşen yaralama neticesinden dolayı sorumlu tutulmaktadır. Taksirle yaralama suçu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Kişilere Karşı Suçlar başlıklı İkinci Kitabının İkinci Kısmın İkinci Bölümünde Vücut Dokunulmazlığına Karşı Suçlar başlığı altında düzenlenmiştir. TCK’nın 89. maddesi taksirle yaralamayı düzenlemektedir. Bu makalemizde TCK’nın 89. maddesinde yer alan “taksirle yaralama suçunu” inceleyeceğiz.

İlgili Makale: İnfaz Hesaplama

Makale İçeriği

Toggle

Taksirle Yaralama Suçu Nedir?

Taksirle Yaralama, taksirli bir eylem neticesinde bir kimsenin vücuduna acı verilmesi, sağlığının veya algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan taksirli bir eylem işlemek suretiyle zarar verilmesidir. TCK’nin 89 ve devamı maddelerinde düzenlenen yaralama suçuyla korunan hukuki yarar, kişinin vücut dokunulmazlığı ve beden bütünlüğüdür.” Burada kişinin fiziki varlığı yanında psikolojik varlığı, ruh sağlığını da koruma altına alınmıştır. TCK’nin 89 ve devamı maddelerinde taksirle yaralama suçu düzenlenmiştir. Anılan Kanunun;

Taksirle yaralama suçunu düzenleyen 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 89. maddesi;

(1) Taksirle başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, üç aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.

(2) Taksirle yaralama fiili, mağdurun;

a) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına,

b) Vücudunda kemik kırılmasına,

c) Konuşmasında sürekli zorluğa,

d) Yüzünde sabit ize,

e) Yaşamını tehlikeye sokan bir duruma,

f) Gebe bir kadının çocuğunun vaktinden önce doğmasına,

Neden olmuşsa, birinci fıkraya göre belirlenen ceza, yarısı oranında artırılır.

(3) Taksirle yaralama fiili, mağdurun;

a) İyileşmesi olanağı bulunmayan bir hastalığa veya bitkisel hayata girmesine,

b) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesine,

c) Konuşma ya da çocuk yapma yeteneklerinin kaybolmasına,

d) Yüzünün sürekli değişikliğine,

e) Gebe bir kadının çocuğunun düşmesine,

Neden olmuşsa, birinci fıkraya göre belirlenen ceza, bir kat artırılır.

(4) Fiilin birden fazla kişinin yaralanmasına neden olması halinde, altı aydan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

(5) Taksirle yaralama suçunun soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlıdır. Ancak, birinci fıkra kapsamına giren yaralama hariç, suçun bilinçli taksirle işlenmesi halinde şikâyet aranmaz.”

Şeklindedir. Görüldüğü üzere maddenin birinci fıkrasında taksirle yaralama suçunun hangi hallerde oluşacağı belirtilmiştir.

Taksirle Yaralama Suçu – TCK 89

Kanun Maddesi5237 sayılı Türk Ceza Kanunu madde 89

ŞikayetSoruşturma ve kovuşturma şikayete tabidir.

Zamanaşımı8 yıl.

Tutuklama ve Adli KontrolTaksirle yaralamanın basit hali için tutuklama kararı verilemez. Diğer hallerinde tutuklama ve adli kontrol kararı verilebilir.

UzlaşmaTaksirle yaralama suçunun her hali uzlaşmaya tabidir.

Etkin PişmanlıkEtkin pişmanlık hükümleri uygulanamaz.

İndirimŞartları varsa 62 indirimi uygulanabilir.

Memurluğa EtkiMemuriyete engel değildir.

Görevli MahkemeAsliye Ceza Mahkemesidir.

taksirle yaralama tck 89

Taksirle Yaralama Suçunun Şartları Nelerdir?

Failin herhangi bir taksirli davranışı ile mağdurun beden ve sağlığının bozulmaya uğramasına neden olması halinde hareket ve netice tamamlanmış ve böylece suç oluşmuş sayılacaktır. Taksirle yaralama suçu serbest hareketli bir suçtur. Suçun oluşması için başkasının vücuduna acı vermenin, sağlığının veya algılama yeteneğinin bozulması gerekmektedir. Aksi takdirde taksirle yaralama suçu oluşmayacaktır. Taksirle yaralama suçu icrai hareketle işlenebileceği gibi ihmali hareketle de işlenebilecektir. İcrai hareketle işlendiği durumda; kişinin gerekli özen ve dikkat yükümlüğünü yerine getirmemesinden dolayı suç oluşurken ihmali hareketle işlenen durumda ise tam tersi fail bir harekette bulunmayarak suçun oluşmasına ve yaralanmanın meydana gelmesine sebebiyet verecektir.

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun yerleşik içtihatlarında taksirli suçlarda aranması gereken hususlar;

Bu noktada suçun manevi unsurunun hukuka aykırılık olduğunu; dolayısıyla kanunda belirlenen hukuka uygunluk hallerinin mevcudiyeti halinde failin eylemi suç teşkil etmeyecektir. Bütün bu hususlara ek olarak, taksirle yaralama suçunda önemli olan failin sonucu öngörmesi değil; sonucu istememesi olacaktır ki bu da bilinçli taksir suçunu oluşturacaktır.

Taksirle Yaralama Suçunun Unsurları

İlgili Makale: Çocukların Cinsel İstismarı Suçu

taksirle yaralama sucu cezasi

Taksirle Yaralama Suçunun Cezası Nedir?

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 89. maddesi ‘Kasten Yaralama’ suçunu açıklamaktadır. 89. maddeye göre; “Taksirle başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, üç aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.” denerek suçun temel şekli belirtilmiştir. Aynı maddenin ikinci ve üçüncü fıkralarında kasten yaralama suçunun nitelikli hallerine yer verilmiştir.

Taksirle Yaralama Suçu CezasıKanuni Dayanağı

TCK 89 Temel Hali CezasıÜç aydan bir yıla kadar hapis cezası

TCK 89/2 Nitelikli Hallerin CezasıTCK 89/1 e göre yarı oranında artırılır.

TCK 89/3 Nitelikli Hallerin CezasıTCK 89/1 e göre bir kat oranında artırılır.

Taksirle Yaralama Suçunun Temel Halinin Cezası:

Taksirle yaralama suçunun temel şekli TCK’nın 89. maddesinin 1. fıkrasında belirtilmiştir. Bu maddeye göre “Taksirle başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, üç aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.” şeklinde belirtilmiştir. Görüldüğü üzere taksirle yaralama suçunun temel şekli bakımından ise, seçenek bir yaptırım öngörülmemiş, hâkime üç ay ila bir yıl arasında bir hapis cezası belirlemesi yönünde takdir yetkisi verilmiştir.

Taksirle Yaralama Suçunun Netice Sebebiyle Cezanın Yarı Oranında Artırılmasını Öngörülen Haller:

Aşağıdaki hallerin varlığı halinde verilecek ceza yarı oranında artırılır.

tayin edilir. Bu nitelikli halin uygulanabilmesi için kasten yaralama sonucunda çocuğun canlı olarak doğmuş olması şarttır. Çocuğun ne zaman “vaktinden önce” doğmuş sayılacağı, normal gebelik süresine göre belirlenir. Öte yandan bu nitelikli hal, failin, kadının gebe olduğunu bilmesi koşuluyla uygulanabilir. Çocuğun vaktinden önce doğmuş olması yeterli olup, yaşama yeteneğine sahip olması veya doğduktan sonra uzun veya kısa bir süre yaşamış olması önemli değildir.Doğum süresinin alt ve üst sınırı, tıp bilimi verilerine göre belirlenebilen bir olgudur. Dolayısıyla, taksirle yaralama suçu nedeniyle vaktinden önce doğumun gerçekleşip gerçekleşmediği, bilimsel verilere göre tespit edilecektir.

Taksirle Yaralama Suçunun Netice Sebebiyle Cezanın Bir Kat Oranında Artırılmasını Öngörülen Haller:

Taksirle Yaralama Suçu Örnekleri

taksirle yaralama sucu ornekleri

Taksirle Yaralama Suçunun Özel Görünüşleri

Uzlaşma, Adli Para Cezasına Çevirme, Erteleme ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı

Soruşturma ve Kovuşturma Aşaması

Soruşturma Evresi

Ceza Muhakemesi Kanunu madde 2’ye göre suç şüphesinin yetkili makamlar tarafından öğrenilmesi ile iddianamenin kabul edilmesi arasında geçen süreye soruşturma evresi denir. Soruşturma süreci kovuşturma süreci için hazırlık yapılan, suç olarak kabul edilen fiil ve olaya ilişkin delil ve emarelerin araştırıp kovuşturmanın nitelikli bir şekilde yapılmasını sağlayan bir süreçtir. . Soruşturma aşamasında, Cumhuriyet savcısı ceza mahkemesinde cezai bir uyuşmazlığın ortaya çıkıp çıkmadığını kontrol etmektedir. Yani kovuşturma aşamasına hazırlık aşaması olarak soruşturma aşamasında, ceza mahkemesinde bir ceza davası olup olmadığını tartışmak mümkündür. Böyle bir iddia ileri sürülemezse soruşturma aşaması, kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi ile sona ermektedir. Mümkünse, bu tür durumlar mahkeme hazırlayıp cezai kovuşturmayı devraldığında sona ermiştir.

Taksirle yaralamaya sebebiyet verme suçunun soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlıdır (TCK m.89/5). Ancak, bu suçun bilinçli taksirle işlenmesi halinde, durum farklı olacaktır. Taksirle yaralamaya sebebiyet verme suçunun basit haline ilişkin TCK’nın 89/1 hükmünün, bilinçli taksirle ihlâl edilmesi halinde, suçun takibi şikâyete bağlıdır. Nitekim Yargıtay’ın aynı doğrultudaki kararında şöyle denilmektedir; “Suç bilinçli taksirle işlenmiş olsa bile mağdurların basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralanmalarına neden olan sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK’nın hükümden sonra yürürlüğe giren 5560 sayılı Kanunla değişik 89/5. Maddesi kapsamında şikâyete tabi olup, mağdurların şikâyetçi olmamaları nedeniyle sanık hakkında açılan davanın düşürülmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunması, bozmayı gerektirmektedir”. Bunun dışındaki hallere bilinçli taksirle sebebiyet verildiğinde ise suçun takibi, re’sen gerçekleştirilecektir.

Kovuşturma Evresi:

Kovuşturma evresi, iddianamenin kabulüyle başlayıp, hükmün kesinleşmesine kadar geçen evreyi ifade eder. Suç üzerine soruşturma aşaması tamamlandıktan sonra kovuşturma aşamasına geçilir. Kovuşturma aşaması demek artık bir ceza mahkemesinde dava açılmış anlamına gelmektedir. Kovuşturma evresi mahkeme tarafından yürütülmektedir. Savcının düzenlediği iddianamenin Mahkeme tarafından kabul edilmesi ile kovuşturma aşamasına geçilmiştir. Kovuşturma aşamasında ceza mahkemeleri görevli olacaktır.  Kovuşturma evresi son evredir ve kovuşturma aşamasının sonunda faile verilecek olan cezaya hükmedilecektir.  Taksirle yaralama suçunda görevli mahkeme Asliye Ceza Mahkemeleri olacaktır.

Gözaltı ve Tutukluluk

Gözaltına alma, yakalandıktan sonra Cumhuriyet Savcısınca serbest bırakılmayan kişinin Kanunda belirtilen koşulların varlığı durumunda, gözaltına alma bağlamında gerçekleştirilecek soruşturma işlemleri tamamlanıncaya kadar ve herhalde kanunda kabul edilen sürelerin sonuna kadar özgürlüğünün Cumhuriyet Savcısının kararıyla kısıtlanmasıdır. Gözaltına alma karar için hakim kararı aranmamaktadır. Gözaltı süresi yakalama anından itibaren 24 saati geçemez. Gözaltına alma koruma tedbirine başvurulabilmesi için iki koşulun bir arada bulunması gerekmektedir. Bunlardan birincisi gözaltına alma koruma tedbirinin soruşturma yönünden zorunlu olması; ikincisi de kişinin bir suçu işlediğini düşündürebilecek emarelerin varlığıdır. Ceza Muhakemesi Kanununda yer alan bu düzenlemeye göre Taksirle Yaralama suçunda Cumhuriyet Savcısının vereceği kararla şüpheli gözaltına alınabilecektir.

Tutuklama, suçluluğu konusunda henüz kesin hüküm bulunmayan, ancak suç işlediği şüphesi kuvvetli olan kişinin özgürlüğünün, kaçma veya delilleri karartma şüphesi nedeniyle hakim kararıyla geçici olarak kaldırılmasıdır. Tutuklamanın amacı, ceza muhakemesinin gerçekleştirilebilmesi veya muhtemel bir mahkûmiyetin ileride yerine getirilebilmesidir. Tutuklama kararı verilebilmesi için olguya dayanan kuvvetli suç şüphesi bulunması ve Yasa’da gösterilen tutuklama nedenlerinden birinin gerçekleşmesi gerekmektedir. İşin önemi, verilmesi beklenen ceza veya güvenlik tedbiri ile ölçülü olmaması halinde, tutuklama kararı verilemez. Sadece adli para cezasını gerektiren veya hapis cezasının üst sınırı iki yıldan fazla olmayan suçlarda tutuklama kararı verilemez. Dolayısıyla taksirle yaralamanın basit hali için tutuklama kararı verilemez.

İfade, Savunma ve Yargılama Süreci

Bir suç ile ilgili olarak kovuşturma aşamasına geçmeden önce soruşturma evresinin en önemli ceza muhakemesi işlemlerinden birisi şüphelinin ifadesinin alınmasıdır. Kovuşturma evresinde ise bu işlem sanığın sorgusu olarak ortaya çıkmaktadır. Soruşturma evresinde Şüphelinin ifadesi suç soruşturmasına yön vermekte ve delillerin toplanmasına yardımcı olmaktadır. Kovuşturma evresinde ise sanığın sorgusu yargılamanın seyri ve delillerin değerlendirilmesi bakımından büyük önem taşımaktadır. Taksirle Yaralama neticesinde maddi gerçekliğin ortaya çıkartılabilmesi için soruşturma aşamasında şüphelinin, kovuşturma aşamasında sanığın, mağdurun ve tanıklarının ifadesi alınması gerekmektedir. İfade alma işlemi kolluk tarafından yapılabileceği gibi Cumhuriyet savcısı tarafından da yapılabilir.

Savunma suç işlediği iddia edilen kişinin, yetkili organ önünde, üzerine atılan suçu işlemediğini, fiilin hukuka aykırı olmadığını, bazı kanuni nedenlerle cezalandırılmaması gerektiğini veya iddia edildiğinden daha az cezayı hak ettiğini ileri sürmesidir. Savunma hakkının temel unsuru, sanığın müdafiini özgürce seçmesi ve seçilen müdafiin özgürce kendisine verilen yetkileri yani ‘müvekkilini savunma hakkını’ etkin bir şekilde kullanabilmesidir. Savunma hakkı kural olarak sanığa ait bir haktır. İddiaya, iddianın muhatabının cevap vermesi gerekir. Uyuşmazlığın hukuki cephesinin uzmanlığı gerektirmesi ve avukatlığın bir meslek olması kural olarak avukat müdafiin hizmetinin satın alınmasını gerektirir. Sanığın hukuki savunmasını hazırlarken bu uzman kişiden yardım alması veya bu uzman kişinin sanık adına veya onun yanında ve onun yararına hukuki savunmayı üstlenmesi mümkündür.

Taksirle Yaralama suçunda iyi bir ceza avukatı, öncelikle müvekkiline isnat edilen suça ve müvekkilin eylemine ilişkin değerlendirmelerini yaparak hukuki anlamda savunmasını yapmalı, müvekkilin lehine ve aleyhine hususları en ince ayrıntısına kadar irdelemeli ve bu hususları müvekkilin lehine olacak şekilde profesyonel bir savunma stratejisi hazırlamalıdır. Ceza yargılaması kişilerin özgürlüğünden alıkonulması gibi önemli hususları ihtiva ettiği için mutlaka alanında uzman bir ceza avukatından profesyonel hukuki destek hizmeti almalarıdır. AvukatOfisi Ekibi olarak bu noktada ve diğer konularda hukuki anlamda destek vermekteyiz.

taksirle yaralama sucu

Şikayet Süresi, Zamanaşımı, Etkin Pişmanlık ve Görevli Mahkeme

Taksirle Yaralama Suçu Yargıtay Kararları

15.03.2016 Ceza Genel Kurulu Esas No: 2014/12-411 Karar No: 2016/133 CD Karar No: 7084

İki yıldan on beş yıla kadar hapis cezasını gerektiren taksirle üç kişinin ölümüne   sebebiyet verme suçundan sanık hakkındaki temel cezanın beş yıl olarak tayin edilmesinin isabetli bulunup bulunmadığına ilişkin Yargıtay kararı ;

Sanığın sevk ve idaresindeki otobüsle gündüz vakti, meskûn mahalde, yaklaşık onbir metre genişliğinde, orta refüjle bölünmüş, üç şeritli, tek yönlü, hafif virajlı, asfalt kaplama ve havanın yağışlı olması nedeniyle ıslak olan yolun sol şeridinde seyir halinde iken, sağa yönelen viraja hızla yaklaşıp, altmış yetmiş metre ilerisinde yolun sol şeridinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasını ve yolda bulunan reflektörleri gördüğünde fren tedbirine başvurup sola doğru manevra yaptığı, ancak süratini aracının teknik özellikleri ile hava ve yol durumunun gereklerine göre ayarlamaması ve aşırı hız dolayısıyla direksiyon hakimiyetini kaybedip orta refüje çıktığı, orta refüjde otuz metre giderek, öncesinde araçlarının kaza yapması nedeniyle gelen araçları uyarmak için sol şeride belirli aralıklarla iki adet reflektör koyan ve orta refüje çıkan şahıslara ve ardından aydınlatma direğine çarptığı, kaza neticesinde üç kişinin öldüğü, kendisinin de tibbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaralandığı, bilirkişi raporları doğrultusunda tam kusurlu bulunduğu sabit kabul edilen olayda;

Yerel mahkeme tarafından, iki yıldan onbeş yıla kadar hapis cezasını gerektiren taksirle üç kişinin ölümüne neden olma suçunda, iki sınır arasında temel ceza belirlenirken, “suçun işleniş biçimi, failin taksire dayalı kusurunun yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı ve maddede öngörülen hapis cezasının alt sınırı” nazara alınarak, tam kusurlu olarak meydana getirdiği trafik kazası sonucu, kazada herhangi bir kusuru bulunmayan üç kişinin ölümüne sebebiyet veren sanık hakkında, dosya muhtevası ile adalet ve hakkaniyet kurallarına uygun şekil- de asgari hadden biraz daha fazla uzaklaşmak suretiyle ceza tayini gerektiği gözetilmelidir.

09.02.2016 Genel Kurulu Esas No: 2014/12-67 Karar No: 2016/45 CD Karar No: 6442

Bir kişinin yaralanması ile sonuçlanan trafik kazasında sanığın yaya olması ve herhangi bir trafik aracını kullanmaması nedeniyle, taksirle yaralama suçunun faili olup olamayacağına ilişkin Yargıtay Kararı:

Taksirle öldürme ve yaralama suçları herkes tarafından işlenebilecek suçlardan olup kategorik olarak yayaların bu suçların faili olamayacakları söylenemez. Dolayısıyla trafik kazalarında sürücüler gibi yayaların da kendileri için öngörülen trafik kurallarına uymamak suretiyle kusurlu hareket ederek başkasının yaralanmasına veya ölümüne neden olması durumunda taksirli ilgili suçtan cezalandırılması mümkündür.

Bu nedenle Özel Dairece yaya olan sanığın kusuruyla sebebiyet verdiği trafik kazasında sadece tazminat sorumluluğu bulunup ceza sorumluluğunun olamayacağının kabulünde isabet bulunmamaktadır. Bu itibarla, haklı nedene dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının kabulüne, Özel Daire onama kararının kaldırılmasına, yerel mahkeme hükmünün ulaşılan bu sonuç ile birlikte esasının incelenmesi için dosyanın Özel Daireye gönderilmesine karar verilmelidir.

Genel Kurulu 2014/15 E., 2015/38 K. CD Karar No: 7895

Taksirle yaralama, takibi şikayete bağlı suçlarda şikayetin süresinden sonra yapılmış olmasına rağmen kamu davası açılması ve düşme kararı

Katılanın, 12.03.2009 günü sanığın sevk ve idaresinde bulunan özel halk otobüsünden ineceği sırada aracın hareket ettirilmesi nedeniyle yaralandığı olayda, katılanın eşinin müracaatı üzerine sanık hakkında soruşturma yapılarak TCK’nın 89/1 ve 89/2-b- son maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açıldığı, olayın üzerinden yaklaşık olarak 1 yıl 2 ay geçtikten sonra katılanın ilk defa mahkemede sanıktan şıkayetçi olduğunu beyan ettiği, bilinçli taksirle hareket etmediği anlaşılan sanığın eyleminin sevk maddelerine uygun şekilde takibi şikâyete bağlı taksirle yaralama suçunu oluşturduğu, şikayetin hak sahibi kişi tarafından bizzat yapılması gerektiği, katılanın altı aylık kanuni süre içerisinde bizzat şikâyette bulunmadığı, süresinden sonra yaptığı şikayetin hukuki sonuç doğurmayacağı anlaşıldığından yerel mahkemece sanık hakkındaki amu davasının düşmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

Yargıtay Kararlarına Buradan Ulaşabilirsiniz

Taksirle Yaralama Örnek Şikayet Dilekçesi Suç Duyurusu

………  (Suçun İşlendiği Yer Buraya Yazılacak) Cumhuriyet Başsavcılığı’na

MÜŞTEKİ: İsim Soyisim (TC Kimlik No) – Adres Bilgileri

VEKİLİ: AvukatOfisi Ekibi

Söğütözü Mah. Söğütözü Cad. No:2 Koç İkiz Kuleleri B Blok Kat:4 Daire:7, 06530 Çankaya

ŞÜPHELİ: İsim Soyisim (TC Kimlik No) – Adres Bilgileri

SUÇ: Taksirle Yaralama Suçu (TCK 89)

SUÇ TARİHİ VE YERİ: …/…/…

KONU: Şüpheli hakkında işlediği suç nedeniyle soruşturma başlatılmasını, soruşturma sonucunda kamu davası açılması talepli şikâyet dilekçesidir.

AÇIKLAMALAR

HUKUKİ SEBEPLER: TCK ve ilgili her türlü yasal mevzuat.

HUKUKİ DELİLLER: Tanık, yemin, video kaydı, fotoğraf görüntüleri, mesajlar ve ilgili her türlü yasal delil.

SONUÇ ve İSTEM: Yukarıda açıklanan nedenlerle şüpheli hakkında soruşturma başlatılmasını, soruşturma sonucunda kamu davası açılması yönünde karar verilmesini saygılarımla vekâleten arz ve talep ederiz.

Müşteki Vekili

Av. AvukatOfisi Ekibi

Taksirle Yaralama Şikayet Dilekçesi İndirmek İçin Tıklayınız

Sıkça Sorulan Sorular

Taksirle yaralama suçundan dolayı şikayete bulundum. Şikayetimden vazgeçebilir miyim?

Taksirle yaralama suçunun basit hali ve nitelikli halleri şikayete  tabi suçlardandır. Dolayısıyla şikayetinizden vazgeçebilmeniz mümkündür. Ancak taksirle yaralamanın basit hali hariç olmak üzere bilinçli taksirle işlenmesi durumunda şikayetinizden vazgeçmeniz mümkün olmayacaktır.

Kaza ile yaralandım, maddi manevi tazminat talebinde bulunabilir miyim?

Taksirle yaralama eylemi sonrası suçtan mağdur olan kişi, bu zararları tazmin etme maksadıyla maddi ya da manevi tazminat davası açabilir. Ancak bu tazminat davaları ceza yargılaması kapsamında olmayıp somut olaya göre belirlenecek olan  görevli mahkemeye dava açılması için ayrı bir başvuru yapmak gerekecektir.

Taksirle yaralama şikayet süresi ne zaman başlar?

Taksirle adam yaralama suçu şikayete tabi suçlardandır. Şikayet süresi, suçun işlenmesinden ve failin öğrenilmesinden itibaren başlar ve 6 aydır. Ancak birinci fıkra kapsamına giren yaralama hariç, taksirle yaralama suçunun birinci fıkra kapsamına giren basit hali hariç olmak üzere bilinçli taksirle işlenmesi halinde şikayet aranmaz.

TCK 89/2 B maddesi nedir?

Türk Ceza Kanununun 89/2-B maddesi taksirle yaralama suçunun vücudunda kemik kırılmasına sebebiyet vermesi halinde temel ceza olan üç aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasının yarı oranında artırılmasını düzenlemektedir.

Avukat AvukatOfisi Ekibi

AvukatOfisi Ekibi, AvukatOfisi Ekibi Bürosu’nun kurucusudur. Av. AvukatOfisi Ekibi Ankara barosu üyesidir. Baro sicil numarası 30381’dir.

Avukat AvukatOfisi Ekibi

, lise eğitimini Bursa Polis Koleji’nde tamamladıktan sonra yüksek öğrenimine Ankara Polis Akademisi’nde başlamış ve 2011 yılında ayrılmıştır. Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne başlayarak başarı bursu ile üç yılda dönem ikincisi olarak mezun olmuştur.

Sıkça Sorulan Sorular

S1. Taksirle Yaralama Suçu ve nedir?

Taksirle Yaralama Suçu ve hakkında yasal süreç ve dikkat edilmesi gerekenler için avukatınıza danışmanız önerilir.

S2. Taksirle Yaralama Suçu ve nasıl yapılır?

Taksirle Yaralama Suçu ve süreci, ilgili kanun hükümlerine göre şekillenir ve her dosya özgündür.

S3. Taksirle Yaralama Suçu ve ne kadar sürer?

Hukuki süreçlerin süresi, dosyanın karmaşıklığına ve mahkeme takvimine bağlıdır.

S4. Taksirle Yaralama Suçu ve masrafı ne kadardır?

Hukuki süreç masrafları, davanın türüne ve süresine göre değişiklik gösterir.

S5. Taksirle Yaralama Suçu ve için hangi belgeler gerekli?

Gerekli belgeler davanın türüne göre farklılık gösterir; detaylı bilgi için avukatınıza başvurunuz.

S6. Taksirle Yaralama Suçu ve zorunlu mudur?

Hukuki süreçlerde profesyonel destek almak, hak kayıplarını önlemek açısından önemlidir.

Hukuki tavsiye değildir. Herhangi bir konuda bilgi almak istiyorsanız mutlaka avukatınıza danışmanız gerekmektedir.

Avukat  Karapürçek Avukat Adresleri: En Güvenilir Seçenekler
AVUKATI ARA