Makale İçeriği


Şahsi Cezasızlık Sebepleri (TCK 167. Madde)

Şahsi Cezasızlık Sebepleri (TCK 167. Madde) Ceza Hukuku Tarih: 12-01-2026 Şahsi cezasızlık sebepleri , Türk Ceza Kanunu (TCK) ve ilgili mevzuatta, bir kişinin işlediği suçtan dolayı cezai sorumluluktan kurtulmasını veya cezasının hafifletilmesini sağlayan özel durumları ifade eder. Şahsi cezasızlık sebepleri, failin kişisel özellikleri, ilişkileri ve belli ailevi durumlar nedeniyle cezalandırılmamasını gerektiren sebeplerdir. Şahsi cezasızlık nedenleri, 5237 sayılı TCK’da 2 şekilde düzenlenmiştir.

Şahsi Cezasızlık Sebepleri (TCK 167. Madde)

Şahsi Cezasızlık Sebepleri (TCK 167. Madde) Ceza Hukuku Tarih: 12-01-2026 Şahsi cezasızlık sebepleri , Türk Ceza Kanunu (TCK) ve ilgili mevzuatta, bir kişinin işlediği suçtan dolayı cezai sorumluluktan kurtulmasını veya cezasının hafifletilmesini sağlayan özel durumları ifade eder. Şahsi cezasızlık sebepleri, failin kişisel özellikleri, ilişkileri ve belli ailevi durumlar nedeniyle cezalandırılmamasını gerektiren sebeplerdir. Şahsi cezasızlık nedenleri, 5237 sayılı TCK’da 2 şekilde düzenlenmiştir. Ya ilgili suçun yer aldığı madde fıkrasında ya da ilgili suç tiplerinin sonunda o suç tiplerini tamamen içine alacak şekilde (malvarlığına ilişkin suçlarda olduğu gibi) düzenlenmiştir. TCK’nın 167. maddesinde şahsi cezasızlık sebepleri veya cezadan indirim yapılmasını gerektiren şahsi sebepler düzenlenmiştir. Bu madde hükmüne göre şahsi cezasızlık sebepleri yağma suçları hariç mal varlığına karşı işlenen suçlara uygulanan ve indirim sebebi sayılan hukuki bir müessesedir. Şahsi cezasızlık sebeplerinden birinin bulunması halinde; Eylem suç olmaktan çıkmaz. Eylem suç olmasına rağmen sadece fail cezalandırılmaz. Fail cezalandırılmasa bile, bir güvenlik tedbiri olan müsadere hükümlerinin uygulanması mümkündür. İştirak halinde işlenen suçlarda, şahsi cezasızlık nedenleri kendisinde bulunmayan suç ortakları cezasızlık halinden yararlanamazlar. Sadece şahsi cezasızlık sebeplerinden birine sahip fail cezasızlık halinden yararlanabilir. Şahsi cezasızlık nedeninin fiilin işlendiği sırada mevcut olması gerekir. Zincirleme suç halinde, şahsi cezasızlık sebebi içeren fiil teselsül çerçevesinde değerlendirilmez. Cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsi sebepler ise, aynı nedenlerle ya da suçun işlenmesinden sonra ortaya çıkan TCK 167/2 kapsamında kalan bir ailevi ilişkiden dolayı cezadan indirim yapılmasıdır. Örneğin, TCK 167’de belli akrabalık ilişkilerinin varlığı halinde hırsızlık, dolandırıcılık, güveni kötüye kullanma gibi suçlarda faile ceza verilmemesi veya cezada indirim yapılması öngörülmüştür. TCK 167. maddede ceza verilmemesi sonucunu doğuran hallere şahsi cezasızlık sebebi, cezada indirim yapılmasını gerektiren hallere “cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsi sebepler” denilmektedir. İlgili Makale: İnfaz Hesaplama Makale İçeriği Toggle Şahsi Cezasızlık Nedenleri Nelerdir? Şahsi cezasızlık sebepleri ; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun İkinci Kısım Kişilere Karşı Suçlar Kısmının Onuncu Bölüm’ünde Malvarlığına Karşı Suçlar Başlığı altında 167. Maddede düzenlenmiştir. Şahsi cezasızlık sebepleri; aralarında belli bir akrabalık ilişkisi bulunan kişilerin birbirlerine karşı işledikleri suçlardan dolayı cezalandırılmamasını öngören cezada indirim sebepleridir. Ancak işlenen suç yağma ya da nitelikli yağma suçlarından olmayıp mal varlığına karşı suçlardan olmalıdır. Mal varlığına karşı suçlar genellikle eşler arasında yaşanır. Eşler arasında şahsi cezasızlık nedenlerinin uygulanması için taraflar suçun işlendiği tarihte evli olmalıdır. Yani taraflar boşandıktan ve bu boşanma kararı kesinleştikten sonra suçun işlenmesi halinde şahsi cezasızlık nedenleri uygulanmayacaktır. TCK 167. madde hükmü şu şekildedir: TCK 167. Madde (1) Yağma ve nitelikli yağma hariç, bu bölümde yer alan suçların; a) Haklarında ayrılık kararı verilmemiş eşlerden birinin, b) Üstsoy veya altsoyunun veya bu derecede kayın hısımlarından birinin veya evlat edinen veya evlatlığın, c) Aynı konutta beraber yaşayan kardeşlerden birinin, Zararına olarak işlenmesi halinde, ilgili akraba hakkında cezaya hükmolunmaz. (2) Bu suçların, haklarında ayrılık kararı verilmiş olan eşlerden birinin, aynı konutta beraber yaşamayan kardeşlerden birinin, aynı konutta beraber yaşamakta olan amca, dayı, hala, teyze, yeğen veya ikinci derecede kayın hısımlarının zararına olarak işlenmesi halinde; ilgili akraba hakkında şikayet üzerine verilecek ceza, yarısı oranında indirilir. Üst soy, alt soy, bu derecedeki kayın hısımları, evlat edinen ve evlatlığın zararına olan bir suç yine bu kişiler tarafından işlenirse şahsi cezasızlık sebeplerinden yararlanılır. Ayrıca kardeşler aynı evde oturdukları takdirde şahsi cezasızlık sebepleri fail için uygulama alanı bulmaktadır. Ancak kardeşler için aynı konutta oturmak şartı olduğundan 1-2 gün misafirlik halinde işlenen bir suç için şahsi cezasızlık sebepleri uygulama alanı bulmamaktadır. Kardeşlerin aynı konutta oturmaları hususu her türlü delille mahkeme nezdinde ispatlanabilir. Ancak mahkeme bu hususu tarafların getirmesine gerek kalmadan resen araştırmalıdır. Haklarında ayrılık kararı verilmeyen eşlerden birinin zararına yönelik suç işlenmesi: TCK’nın 167. maddesine göre eşlerden birinin diğer taraf hakkında yağma ve nitelikli yağma suçu dışındaki malvarlığına karşı işlenen suçlardan birini işlemesi halinde, faile ceza verilmez. Eş olma vasfı TMK’nın 141 ve devamı maddeleri uyarınca evlenme ile başlar, aynı Yasanın 161 ve devamı maddeleri uyarınca boşanma kararının kesinleşmesi ile sona erer. Ayrıca, evlenme işlemi batıl olsa bile, butlan kararı verilinceye kadar taraflar eş durumundadır. Bu cezasızlık sebebinden faydalanmak için, tarafların TMK hükümlerine göre evlenerek eş sıfatını kazanmış olması gerekir. Taraflar uzun süredir birlikte karı koca hayatı yaşamış olsalar bile, hatta dini nikâhla evli olsalar da medeni nikâhla evlenmedikleri sürece TCK uygulamasında eş sayılmazlar. Ayrıca, bu şahsi cezasızlık sebebinin uygulanması için, mahkemece eşler hakkında ayrılık kararının verilmemiş olması gerekir. Burada boşanma kararının eşlere ayrı yaşama hakkı tanıdığına dikkat edilmelidir. Ancak Yargıtay uygu-lamasına göre taraflar arasında boşanma davası görüldüğü sırada verilmiş bir ayrılık kararı bulunmadığı hallerde, sırf boşanma davasının açılmasının ayrılık kararı verildiği anlamına gelmediği, bu halde fail hakkında TCK’nın 167/1 maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği kabul edilmektedir. Üst soyun, alt soyun ya da bu derecedeki kayın hısımlarından birinin, evlat edinenin, evlatlığın zararına olan bir suç işlenmesi: Alt soy; çocuk, torun, torunların çocukları şeklinde aşağı doğru ilerler. Üst soy ise; anne-baba, büyükanne, dede şeklinde yukarıya doğru ilerler. Yargıtay’a göre bu kişilerin öz ya da üvey olmasının bir önemi bulunmamaktadır. Kayın hısımlığı kişinin kan hısımlarıyla eşi arasındaki yakınlıktır. Kayın hısımlığı aradaki evlilik birliğinin sona ermesi ile son bulmaz. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’na göre üst soy ya da alt soydaki kişilerin derecesi şahsi cezasızlık sebeplerinin uygulanmasını etkilemez. Evlat edinme hususu 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 305 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. Evlatlık ilişkisi bulunan durumlarda şahsi cezasızlık sebeplerinin uygulanması evlatlık ilişkisi sona erene kadar mümkündür. Ancak resmi olarak bir evlat edinme hususu olmadığı durumlarda, kişi çocuğu alıp büyütüyorsa yani manevi evlat edinme ilişkisi varsa, şahsi cezasızlık sebepleri uygulanmaz. Aynı konutta birlikte yaşayan kardeşlerin birbirleri zararına olan bir suç işlenmesi: Aynı anneden ve aynı babadan olan çocuklar kardeş olduğu gibi babaları veya anneleri bir çocuklar da kardeştir. Fail ve mağdurun kardeş olması bu hususların taşınması ile mümkündür. Ancak kişiler hakkında şahsi cezasızlık sebeplerinin uygulanabilmesi için aynı zamanda bu kardeşlerin aynı evde birlikte yaşamaları da gerekmektedir. Konutun aynı olması ile kast edilen aynı çatı altı olması değildir. Örnek vermek gerekirse çatı aynı olsa da yani bir bina içinde farklı dairelerde otu

Şahsi Cezasızlık Sebepleri (TCK 167. Madde) konusunda detaylı bilgi için avukatofisi.gen.tr sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.

Sonuç

Şahsi Cezasızlık Sebepleri (TCK 167. Madde) hakkında yukarıda sunulan bilgiler genel niteliktedir. Kişisel hukuki durumunuz için profesyonel avukat desteği almanızı öneririz.

Sıkça Sorulan Sorular

Bu konuda ne yapılabilir?

Konuya ilişkin olarak lisanslı bir avukattan hukuki danışmanlık almanız önerilmektedir.

Yasal süreç ne kadar sürer?

Yasal süreç, davanın türüne göre değişir. Birkaç aydan birkaç yıla kadar sürebilir.

Hukuki danışmanlık almak neden önemlidir?

Her davanın kendine özgü koşulları vardır. Doğru strateji için uzman desteği kritik önem taşır.

⚠️ Yasal Uyarı: genel bilgilendirme amaçlıdır. Hukuki tavsiye yerine geçmez.

Avukat  Etkin Pişmanlık ve Cezada Zararın Giderilmesi (TCK 168)
Tagged , , ,
AVUKATI ARA