AvukatOfisi Ekibi

Ceza Hukuku

Tarih: 04-02-2026

Israrlı takip suçu, avrupada “stalking” olarak bilinen suç tipidir. Israrlı takip suçu TCK’da; fail tarafından, mağdur istemediği halde kendisine veya yakınına yönelik olarak, ısrarlı biçimde, araçla, iletişim vasıtasıyla, sözle, hareketle veya hukuka aykırı başka bir davranışla gerçekleştirilen, hukuken korunan bir hakkın güvenliği bakımından korku duyulmasına neden olan, rahatsız edici veya tehditkar fiiller olarak tanımlanmaktadır.

Türk Ceza Kanununda “ısrarlı takip suçu” düzenlemesinin temel amacı, özellikle kadına yönelik şiddet içeren fiiller henüz işlenmeden engellenmesi, failin cezalandırılarak mağdur kadının korunmasıdır. Ayrıca ifade etmek gerekir ki, ısrarlı takip suçu TCK 123/A maddesinde failin ve mağdurun cinsiyetinden bağımsız bir şekilde herkesin herkese karşı işleyebileceği bir suç olarak düzenlenmiştir. Mağdur veya şüphelinin cinsiyeti önem arz etmez. Israrlı takip suçunun cezası;

Israrla takip suçu 27 Mayıs 2022 tarihli 31848 sayılı Resmi Gazete’ de yürürlüğe girmiştir. Bu nedenle düzenlemeye ilişkin emsal kararlar halen çıkmamıştır. Bu suçun düzenlenmesindeki asıl amaç, başta kadınlar olmak üzere mağdura yönelik gerçekleştirilen takip eylemlerinin; fiziksel bir şiddet eylemine veya vücut bütünlüğüne yönelik bir saldırıya dönüşmeden önlenmesi ve failin eylemlerinin kontrol altına alınması sağlamaktır. Makalemizde ısrarlı takip suçu kavramını, bu suçun hangi hallerde söz konusu olacağı, suçun cezası ve bu cezayı etkileyen hallerin neler olduğunu ele alınacaktır. Uygulamaya dönük ve güncel bir suç tipi olması nedeniyle ayrıca üzerinde durarak konuyu daha anlaşılır biçimde okuyuculara aktarılmaya çalışılmıştır.

İlgili Makale: İnfaz Hesaplama

Makale İçeriği

Toggle

Israrlı Takip Suçu Nedir?

Israrlı takip suçu, fail tarafından, mağdur istemediği halde kendisine veya yakınına yönelik olarak, ısrarlı biçimde, araçla, iletişim vasıtasıyla, sözle, hareketle veya hukuka aykırı başka bir davranışla gerçekleştirilen, hukuken korunan bir hakkın güvenliği bakımından korku duyulmasına neden olan, rahatsız edici veya tehditkar fiiller olarak tanımlanmaktadır. Israrlı takip suçu esasında TCK 123 kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun özel düzenlenmiş biçimidir.

Israrlı takip suçunun;

Israrlı takip suç örnekleri;

Israrla takip suçu; yapılan yeni düzenleme ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 123/A maddesinde yer bulmuştur. Söz konusu kanun hükmü şu şekildedir:

Madde 123/A – Israrlı Takip Suçu

(1) Israrlı bir şekilde; fiziken takip etmek ya da haberleşme ve iletişim araçlarını, bilişim sistemlerini veya üçüncü kişileri kullanarak temas kurmaya çalışmak suretiyle bir kimse üzerinde ciddi bir huzursuzluk oluşmasına ya da kendisinin veya yakınlarından birinin güvenliğinden endişe duymasına neden olan faile altı aydan iki yıla kadar hapis cezası verilir.

(2) Suçun;

a) Çocuğa ya da ayrılık kararı verilen veya boşandığı eşe karşı işlenmesi,

b) Mağdurun okulunu, işyerini, konutunu değiştirmesine ya da okulunu veya işini bırakmasına neden olması,

c) Hakkında uzaklaştırma ya da konuta, okula veya iş yerine yaklaşmama tedbirine karar verilen fail tarafından işlenmesi,

halinde faile bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.

(3) Bu maddede düzenlenen suçun soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlıdır.”

Israrlı Takip Suçu

Zamanaşımı8 yıllık zamanaşımı süresi vardır. Şikayet süresi ise 6 aydır.

Dayanak5237 sayılı TCK 123/A. madde

Tutuklama ve Adli KontrolBasit halinde verilmez. Nitelikli halinde verilebilir.

Memurluğa EtkisiBu suç memuriyete engel değildir. Ceza 1 yıldan fazla olursa engel olabilir.

İyi Hal İndirimiŞartları oluşmuşsa cezada TCK 62’ye ⅙’ya kadar indirim yapılabilir.

ŞikayetŞikayete tabidir. Mağdur 6 ay içinde şikayet etmelidir.

CezasıTCK 123/A basit halinin cezası 6 aydan 2 yıla, nitelikli halinin cezası 1 yıldan 3 yıla kadar.

UzlaşmaTCK 123/A madde için uzlaşma hükümleri uygulanmaz. (CMK m.253/3)

Görevli MahkemeTCK 123/A suçu asliye ceza mahkemesinde görülür.

Etkin PişmanlıkTCK 123/A suçunda etkin pişmanlık söz konusu olmaz.

israrli takip sucu sartlari

Israrlı Takip Suçunun Şartları Nelerdir?

Israrlı takip suçu Türk Ceza Kanununda hürriyete karşı işlenebilen suçlar kısmında düzenlenmiştir. Ancak, bu suç şikayete tabidir. Dolayısıyla ancak şikayetin varlığı halinde suçtan söz edilecektir. Israrlı takip suçu seçimlik hareketli bir suçtur. 2 tür hareketle bu suç işlenebilir. Bu hareketler şu şekildedir:

Burada dikkat edilmesi gereken en önemli husus, yukarıda yer verilen eylemlerden ötürü failin TCK m.123/A’ya göre cezalandırılabilmesi için, bu hareketlerin mağdur üzerinde ciddi bir huzursuzluk oluşmasına ya da kendisinin veya yakınlarından birinin güvenliğinden endişe duymasına neden olması gerekir. Zira, bu hareketler mağdur üzerinde “ciddi bir huzursuzluk” veya “güvenlik endişesi” yaratmıyorsa failin cezalandırılması yani suçun oluşması mümkün değildir.

Öte yandan söz konusu fiilerin “ısrarlı” bir şekilde gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Israr kendi bünyesinde sürekliliği içerir. Buradaki ısrarın birden fazla defayı kapsadığı açıktır. Yani fiziken takip etmek ya da haberleşme ve iletişim araçlarını, bilişim sistemlerini veya üçüncü kişileri kullanarak temas kurmaya çalışma eylemlerinin mağduru ciddi derecede rahatsız etmek üzere ısrarlı bir şekilde gerçekleştirilmesi halinde bu suç oluşmuş olacaktır. Tek bir defa eylemin gerçekleştirilmesi suçun oluşması için yeterli olmayacaktır.

İlgili Makale: Müstehcen Video ve Resim Silme

Israrlı Takip Suçunun Unsurları

Israrlı takip suçunda; takibin ısrarlı şekilde yapılması belli bir süreklilik gerektirdiğinden bir defaya mahsus yapılmış bir fiiler ısrarlı takip suçunu oluşturmayacaktır. Örneğin, eski eşini telefonda arayarak konuşmak isteyen kişinin, reddedildikten sonra telefonu kapatarak bir daha aramaması durumun ısrarlı takip suçu işlemiş olmaz. Israrlı takip suçunun unsurlarının oluşması için failin tekrarlanan şekilde süreklilik taşıyan eylemler sergilemesi gerekir. Yani örnek üzerinden açıklamak gerekirse mağduru tekrarlanan biçimde araması gereklidir.

Israrlı Takip Suçu Örnekleri

Israrlı Takip Suçunun Cezası Nedir?

Israrlı takip suçunun TCK m.123/A-1’de düzenlenen temel halinin cezası 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezasıdır. Kanunda temel ceza sadece hapis cezası olarak öngörülmüştür. Hakim kanunda çerçevesi çizilmiş takdir yetkisini kullanarak hapis cezasını adli para cezasına çevirebilir.

Israrlı Takip Suçunun Temel Halinin Cezası

TCK’da Israrlı Takip suçunun temel halinin cezası; ısrarlı bir şekilde; fiziken takip etmek ya da haberleşme ve iletişim araçlarını, bilişim sistemlerini veya üçüncü kişileri kullanarak temas kurmaya çalışmak suretiyle bir kimse üzerinde ciddi bir huzursuzluk oluşmasına ya da kendisinin veya yakınlarından birinin güvenliğinden endişe duymasına neden olan faile altı aydan iki yıla kadar hapis cezası verilir. (TCK m.123/A/1)

Israrlı Takip Suçunun Nitelikli Halinin Cezası

Israrlı takip suçunun nitelikleri halinin cezası TCK’nın 123/A/2. maddelerinde düzenlenmiştir. Düzenlenen kanun hükmüne göre; suçun, çocuğa ya da ayrılık kararı verilen veya boşandığı eşe karşı işlenmesi; mağdurun okulunu, iş yerini, konutunu değiştirmesine ya da okulunu veya işini bırakmasına neden olması; hakkında uzaklaştırma ya da konuta, okula veya iş yerine yaklaşmama tedbirine karar verilen fail tarafından işlenmesi, hâlinde faile bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.

İlgili Yazı: Takibi Şikayete Bağlı Suçlar

israrli takip sucu cezasi

Suçun Özel Görünüşleri

Adli Para Cezasına Çevirme, Erteleme ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı

Israrlı Takip Suçunda Soruşturma ve Kovuşturma Aşaması

Israrlı takip suçu şikayete tabi bir suç tipi olduğundan, kendiliğinden soruşturma aşamasının başlatılması mümkün değildir.  Yapılan şikayet üzerine savcı, suçun işlendiği ile ilgili bilgi edindikten sonra araştırmaya koyulacak ve bu araştırmada şüphelinin aleyhine ve lehine olan delilleri toplayacaktır. Savcı, araştırması sonucunda yeterli delile ulaşırsa iddianame düzenleyerek dava açacak; aksi takdirde kovuşturmaya yer olmadığı (takipsizlik) kararı verecektir. Savcının bir iddianame düzenlemesi için, suçun işlendiği yönünde yeterli şüphenin varlığı gerekmektedir.

Soruşturma aşamasının iddianame düzenlenip kamu davası açılarak tamamlanmasının akabinde artık bir ceza davasının varlığından bahsedilir ve kovuşturma aşamasına geçilmiş demektir. Başka bir deyişle, kovuşturma evresi, iddianamenin kabul edilmesi veya kabul edilmiş sayılması ile başlar. Kovuşturmanın içinde farklı evrelerden bahsedilebilir; duruşma hazırlığı, duruşma, hüküm ve kanun yolu bu evrelerdendir. Soruşturmanın tamamlanması sonrasında cebir suçuna ilişkin kovuşturma aşaması gerçekleştirilecek ve kovuşturma aşamasının sonunda faile verilecek sonuç ceza belirlenecektir. Kovuşturma aşamasında ceza mahkemeleri görevli olacaktır. Kovuşturma evresi son evredir. Kovuşturma aşamasının sonunda faile verilecek cezaya hükmolunur. Eğer sanık suçsuz bulunursa beraatine hükmedilecektir.

Israrlı Takip Suçunda Gözaltı ve Tutukluluk Hali

Gözaltı kararı savcının kararı ile şüphelinin polis ya da jandarma tarafından özgürlüğünün geçici bir süreliğine sınırlanmasını sağlayan karardır. Gözaltına alma kararı için hakim kararı aranmamaktadır. Gözaltı kişinin özgürlüğünün sınırlandığı anda başlamaktadır. Dolayısıyla aslında şüphelinin yakalandığı anda gözaltı süresi başlamaktadır. Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 91. maddesinde gözaltına ilişkin düzenlemeler mevcuttur. İlgili maddeye göre gözaltı süresi yakalama anından itibaren 24 saati geçemez. Gözaltına alma, bu tedbirin soruşturma yönünde zorunlu olmasına ve kişinin bir suçu işlediği şüphesini gösteren somut delillerin varlığına bağlıdır. Ceza Muhakemesi Kanunu’nda yer alan bu düzenlemeye göre uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçunda Cumhuriyet savcısının vereceği kararla şüpheli gözaltına alınabilecektir.

Tutuklama kararı Ceza Muhakemesi Kanunu’nda en ağır koruma tedbiri olarak düzenlenmiştir. Tutuklama kararı da gözaltı kararı gibi geçici bir koruma tedbiridir. CMK’nın 100. maddesinde kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin ve bir tutuklama nedeninin bulunması halinde, soruşturma ya da kovuşturma evresinde şüpheli ve sanık için tutuklama kararı verilebilir. Ancak verilecek olan tutuklama kararı verilmesi beklenen ceza ve işin önemi ile ölçülü olmalıdır. Ceza yargılamasında asıl olan sanık ya da şüphelinin tutuksuz bir biçimde soruşturma ya da kovuşturmasına devam edilmesidir. Dolayısıyla tutuklama hali her zaman istisnai bir nitelikte olan koruma tedbiridir. Sadece adli para cezasını gerektiren suçlarda veya vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenenler hariç olmak üzere hapis cezasının üst sınırı iki yıldan fazla olmayan suçlarda tutuklama kararı verilemez. Bu bakımdan ısrarlı takip suçunda işlendiğine dair kuvvetli şüphe uyandıracak somut deliller mevcutsa, fail hakkında tutuklama kararı verilebilir.

Şikayet Süresi, Zamanaşımı, Uzlaşma, Etkin Pişmanlık ve Görevli Mahkeme

israrli takip sucu beraat

Israrlı Takip Suçu Yargıtay Kararları

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E. 2023/5745 K. 2025/181 T. 7.1.2025

“İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanığın olay günü akşam 19:15 sıralarında yolda yürüdüğünü gördüğü mağduru yakın mesafeden takip etmeye başladığı, etrafta oyun oynayan çocukları kastederek mağdura yönelik ”korktun mu çocuklardan” diyerek mağdurla konuşmaya çalıştığı, sanığın gülerek bu kez de mağdura ”nerelisin, senin ne işin var burada, niye buralara geldiniz, ne iş yapıyorsun” şeklinde sorular sorduğu, akabinde mağduru geçerek yeniden mağdurun yanına yaklaştığı, sanığın alkolü olduğunu hisseden ve kendisine fiziksel temasta bulunabileceğini düşünen mağdurun kaçarak olay yerinden uzaklaştığı, böylece sanığın mağduru ısrarla fiziki olarak takip etmek suretiyle üzerine atılı suçu işlediği sabit bulunarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 123/A-2a maddesindeki çocuğa karşı ısrarlı takip suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince, sanığın suçlamayı kabul etmemesi, yürüdükleri kaldırımın 1 metre genişlikte olduğunu, kanal yapıldığı için yolun sağ tarafının kapalı olduğunu savunması, katılanın sanığın kendisini 300 metre kadar takip ettiğini beyan etmesi, tarafların birbirini tanımadıkları yolda tesadüfen karşılaştıkları da dikkate alınarak, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanığın üzerine atılı suçun, ısrarlı takip öğesinin oluşmadığı gözetilmeden bu sebeple müsnet suçtan beraatine karar verilmesi gerekirken ilk derece mahkemesince yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinde isabet bulunmadığından sanık hakkında İlk Derece Mahkemesinin mahkumiyet kararı kaldırılarak sanığın atılı suçtan CMK’nın 223/2-a maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

GEREKÇE VE KARAR

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre;

Sanığın olay günü akşam 19:15 sıralarında yolda yürüdüğünü gördüğü yaşı küçük mağdureyi yakın mesafeden takip etmeye başladığı, etrafta oyun oynayan çocukları kastederek ”korktun mu çocuklardan” diyerek katılan ile konuşmaya çalıştığı, akabinde katılan sessiz kalmasına rağmen devamla katılana ”nerelisin, senin ne işin var burada, niye buralara geldiniz, ne iş yapıyorsun” şeklinde sorular sorduğu, sanığın alkolü olduğunu hisseden ve kendisine fiziksel temasta bulunabileceğini düşünen katılanın kaçarak olay yerinden uzaklaştığı, sanığın katılanı yaklaşık 300 metrelik yol boyunca yakından takip edip kendisiyle iletişim kurmaya zorladığı, akabinde katılanı geçerek yeniden katılanın yanına yaklaştığı, katılan cevap vermemesine karşın sorular sormayı sürdürdüğü, bu itibarla sanığın eylemine ilişkin TCK’nın 123/1. maddesinde düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu yönünden değerlendirme yapılması yerine delillerin takdirinde hataya düşülerek yazılı şekilde sanığın beraatine karar verilmesi,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,”

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E. 2023/5655 K. 2023/4563 T. 31.10.2023

“Çayeli Asliye Ceza Mahkemesi gerekçesinde “… sanık …’in katılan … ‘in eski eşi olduğu, Çayeli Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2022/7 Değişik İş 18/02/2022 tarihli kararı ile 6284 Sayılı Kanun’un uyarınca bulunduğu konuttan veya bulunduğu yerden derhal uzaklaştırılması ve konutun katılana tahsis edilmesi ile katılanın bulundukları konuta ve iş yerine yaklaşmaması, kişisel ilişki kurulmasına ilişkin haller saklı kalmak üzere çocuklarına yaklaşmaması hususunda verilen tedbir kararının 1 ay daha uzatılmasına karar verilmiş olduğu, 26/02/2022 tarihinde katılanın ikamet etmekte olduğu apartmanın giriş katının iç kısmını gösteren güvenlik kamerası incelendiğinde sanığın katılan ve çocuklarının yaşadığı apartmana giriş yapıp asansöre binerek katılanın ikametinin bulunduğu 2. kata çıktığı, 1 dakika üst katta kaldıktan sonra katılan ve çocukların evde olduğunu fark etmesinin akabinde apartmandan dışarı çıktığı, yarım saat sonrasında katılanın çocukları ile birlikte apartmandan ayrıldığı, katılanın apartmandan ayrılması akabinde sanığın 6 kez daha apartmana giriş çıkış yaptığı, eli boş olarak apartmana giren sanığın üst katta zaman geçirdikten sonra elinde poşet ile apartmandan ayrıldığı, sanık katılan ile karşılaşmamış ise de sanığın, sürekli olarak katılanın konutuna girerek varlığını katılana hissettirir, evdeki eşyalara müdahale etmek niteliğinde davranışlarda bulunduğu Mahkememizin oluşa uygun kabulüdür.

Tanık…’in ‘…Apartman içindeki diğer insanlar da sanığın sürekli apartmana girdiğini görüyorlar…Benim etraftan duyduğum kadarıyla sanık hali hazırda eski eşi …’nin başka bir erkek ile birlikte olmasından huzursuzdur ve bu duruma tepkilidir…’ şeklindeki beyanı da gözetildiğinde sanığın eski eşi katılan …’in halihazırdaki evliliğinden duyduğu rahatsızlık sebebi ile varlığını hissettirerek huzurunu bozmak amacı ile katılanın bilgisi ve rızası hilafında aynı gün içinde ısrarlı bir şekilde katılanın ikametine girdiği, ikamet içerisinden bir takım eşyalar aldığı, eve gelen katılanın sanığın söz konusu ikamete girdiğini alınan eşyalardan fark edebildiği, sanığın eve girip eşyalara müdahale ederek varlığını katılanın üzerinde hissettirdiği, bu durumun katılanın üzerinde ciddi bir huzursuzluk oluşmasına sebebiyet verdiği gibi kendisinin ve yakınlarının güvenliğinden endişe duymasına yol açtığı sabittir.

Yukarıda izah edilen nedenlerle sanığın üzerine atılı ısrarlı takip suçunu işlediği sabit olmakla, sanığın söz konusu eylemi hem boşanmış olduğu eşine karşı hem de Çayeli Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2022/7 Değişik İş 18/02/2022 tarihli uzaklaştırma ve konuta, okula veya iş yerine yaklaşmamasına yönelik tedbir kararı varken işlemesi TCK’nın 123/A/2-a-c maddelerini ihlal etmekte olduğundan cezanın alt sınırından uzaklaşılması yoluna gidilmiş, sanığa verilen cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri gözetildiğinde TCK’nın 62/1 maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılarak neticeten 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Sanığın adli sicil kaydında yazılı olan ve tekerrüre esas teşkil eden Çayeli Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2020/360 Esas ve 2021/46 Karar, 27/01/2021 tarihli ilamı ile verilmiş kararının 25/03/2021 tarihinde kesinleşiği, 02/02/2022 tarihinde yerine getirildiği, bahsi geçen ilamda da sanık hakkına tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiş olduğu anlaşılmakla TCK’nın 58/1-6-7. maddeleri uyarınca sanık hakkında 2. kez mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına, sanığın sabıkasında daha önceden kasten işlenmiş suç kaydı bulunduğundan sanık hakkında CMK’nın 231/5-6. maddelerince hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına, sanığın sabıkasında kasıtlı bir suçtan dolayı 3 aydan fazla hapis cezası kaydı bulunduğundan sanık hakkında TCK’nın 51. Maddesinde düzenlenen erteleme hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına, sanığa verilen cezanın kısa süreli hapis cezası niteliğinde olmaması nedeniyle seçenek yaptırımları düzenleyen TCK 50. Maddesinin uygulanmasına yer olmadığına yönelik, aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.” denilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

Bölge Adliye Mahkemesince “… Her ne kadar sanık hakkında katılana karşı ısrarlı takip suçunu işlediği kabul edilerek TCK 123-A/2-a-c, 62, 53, 58 maddeleri uyarınca mahkumiyet kararı verilmiş ise de, TCK 123-A maddesinde düzenlenen ısrarlı takip suçunun 12/05/2022 tarihinde 7406 SK. 8.maddesi ile kanuna eklendiği ve bu eylemin suç olarak kabul edildiği, suç tarihi olan 26/02/2022 tarihinde eylemin kanunda suç olarak tanımlanmadığı, TCK 7/1 maddesinde; “İşlendiği zaman yürürlükte bulunan kanuna göre suç sayılmayan bir fiilden dolayı ceza verilemez ve güvenlik tedbiri uygulanamaz” hükmünün bulunduğu, dolayısıyla sanığın eyleminin eylem tarihi itibariyle kanunda suç olarak tanımlanmadığı anlaşıldığından sanığın üzerine atılı suçtan CMK’nın 223/2-a maddesi uyarınca beraatine karar verilmesi gerektiği,

Sanığın eyleminin TCK 123.maddesinde tanımlı kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunu oluşturup oluşturmayacağı değerlendirildiğinde söz konusu suçun oluşması için,sırf huzur ve sükunu bozmak amacıyla kişiye ısrarla telefon edilmesi, gürültü yapılması ya da aynı maksatla hukuka aykırı başka bir davranışta bulunulması gerektiği CMK 225/1 maddesi uyarınca yargılamanın ancak iddianamede gösterilen fiil ve fail hakkında yapılabileceği, iddianamede sanığın boşanmış olduğu eşi, müştekinin evine birden fazla kez giderek atılı suçu işlediğinin iddia edildiği, dosya içeriğinden sanığın müştekinin çocukları ile birlikte evinden ayrıldıktan sonra sanığın farklı saatlerde toplam 7 kez müştekinin evinin bulunduğu binaya girdiğinin anlaşıldığı, eylemin bu haliyle huzur ve sükunu bozma suçunu da oluşturmadığı gözetilerek Yerel Mahkemece sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken mahkumiyet kararı verilmesi,” hukuka aykırı bulunarak sanığın beraatine hükmedilmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

5237 sayılı Kanun’un 123 üncü maddesinde düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun maddi unsurunun, sırf huzur ve sükununu bozmak amacıyla bir kimseye ısrarla telefon edilmesi, gürültü yapılması ya da hukuka aykırı başka bir davranışta bulunulmasından ibaret olduğu ve suç tarihinde 5237 sayılı Kanun’un 123/A maddesinde düzenlenen ısrarlı takip eyleminin suç olarak düzenlenmediği gözetildiğinde, somut olayda sanık ile katılanın eskiden evli oldukları, boşandıktan sonra sanığın katılanın evde olmadığı vakitte 7 kez katılanın yaşadığı apartmana girip çıkması şeklinde gerçekleşen olayda, Bölge Adliye Mahkemesince ısrarlı takip suçundan yargılanan sanığın eyleminin suç tarihinde Kanunda suç olarak düzenlenmediği ve eylemin kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunu da oluşturmadığı kabulü ile beraatine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.”

Israrlı Takip Suçu Şikayet Dilekçesi

ANKARA CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA

MÜŞTEKİ: Ad Soyad (TC Kimlik No) – Adres

VEKİLİ: AvukatOfisi Ekibi

ŞÜPHELİ: Ad Soyad (TC Kimlik No) – Adres

SUÇ: Israrlı Takip Suçu

SUÇ TARİHİ: 21.07.2022

KONU: Şüphelinin ısrarlı takip suçu işlemesi nedeniyle hakkında soruşturma başlatılarak devamında kamu davasının açılması talepli suç duyurusudur.

AÇIKLAMALAR:

HUKUKİ SEBEPLER: TCK, CMK ve ilgili her türlü mevzuat.

HUKUKİ DELİLLER: Tanık, bilirkişi, telefon kayıtları, sosyal medya içerikleri, keşif ve her türlü yasal delil.

SONUÇ ve İSTEM: Yukarıda açıklanan ve gerekçelendirilen nedenlerle; şüpheli hakkında soruşturma başlatılması ve kamu davası açılması yönünde karar verilmesini saygılarımızla vekaleten talep ederiz.

Müşteki Vekili

Av. AvukatOfisi Ekibi

İmza

Avukat AvukatOfisi Ekibi

AvukatOfisi Ekibi, AvukatOfisi Ekibi Bürosu’nun kurucusudur.

Avukat AvukatOfisi Ekibi

, lise eğitimini Bursa Polis Koleji’nde tamamladıktan sonra yüksek öğrenimine Ankara Polis Akademisi’nde başlamış ve 2011 yılında ayrılmıştır. Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne başlayarak başarı bursu ile üç yılda dönem ikincisi olarak mezun olmuştur.

Sıkça Sorulan Sorular

S1. Israrlı Takip Suçu ve nedir?

Israrlı Takip Suçu ve hakkında yasal süreç ve dikkat edilmesi gerekenler için avukatınıza danışmanız önerilir.

S2. Israrlı Takip Suçu ve nasıl yapılır?

Israrlı Takip Suçu ve süreci, ilgili kanun hükümlerine göre şekillenir ve her dosya özgündür.

S3. Israrlı Takip Suçu ve ne kadar sürer?

Hukuki süreçlerin süresi, dosyanın karmaşıklığına ve mahkeme takvimine bağlıdır.

S4. Israrlı Takip Suçu ve masrafı ne kadardır?

Hukuki süreç masrafları, davanın türüne ve süresine göre değişiklik gösterir.

S5. Israrlı Takip Suçu ve için hangi belgeler gerekli?

Gerekli belgeler davanın türüne göre farklılık gösterir; detaylı bilgi için avukatınıza başvurunuz.

S6. Israrlı Takip Suçu ve zorunlu mudur?

Hukuki süreçlerde profesyonel destek almak, hak kayıplarını önlemek açısından önemlidir.

Hukuki tavsiye değildir. Herhangi bir konuda bilgi almak istiyorsanız mutlaka avukatınıza danışmanız gerekmektedir.

Avukat  Dövme Polisliğe Engel Mi? (2026)
AVUKATI ARA