AvukatOfisi Ekibi

Ceza Hukuku

Tarih: 09-02-2026

İntihara yönlendirme suçu; aklında intihar etmek gibi bir düşüncesi olmayan kişiyi intihar etmeye azmettirmek, teşvik etmek ya da aklında intihar etme düşüncesi olan kişinin kararını kuvvetlendirmek, intihar etmesine yardım etmek şeklinde gerçekleşen suç tipidir. İntihar ise kişinin kendi yaşamına kendi eliyle son vermesi yani kendisini öldürmesidir. Nitekim insan varlığı ve tabiatı itibariyle hayatta kalma mücadelesini veren bir canlıdır. İntihar olgusu dinen, ahlaken ve toplumsal olarak kabul görmeyen bir normdur. Ancak kişi kendi iradesiyle kendisini öldürdüğünde bu intihar etmek olarak adlandırılır. Başlı başına intihar etmek suç olarak kabul edilmemekle birlikte, intihara yönlendirmek Türk Ceza Kanunu’nun 84. maddesinde suç olarak düzenlenmiştir. İntihara yönlendirme suçu 4 fıkrada düzenlenmiş olup 4 şekilde gerçekleşebilir. Bunlar şu şekilde sıralanabilir:

Günümüzde, bireylerin maruz kaldığı yoğun psikolojik baskılar, sosyal yalnızlaşma, ekonomik güçlükler, travmatik yaşam olayları ve umutsuzluk duygusu, bazı kişileri geri dönülmez sonuçlar doğurabilecek davranışlara sürükleyebilmektedir. Bu kırılganlık hâllerinin kötüye kullanılması suretiyle, bir kimsenin yaşamına son vermeye yönlendirilmesi ya da bu yönde cesaretlendirilmesi ise yalnızca bireysel bir trajediye değil, aynı zamanda kamu düzenini ve yaşam hakkını doğrudan hedef alan ağır bir hukuka aykırılığa vücut vermektedir. Bu nedenle ceza hukuku, yaşam hakkının mutlak korunması ilkesi gereği, intihara yönlendirme ve intihara yardım fiillerini bağımsız bir suç olarak düzenlemiş ve yaptırıma bağlamıştır. AvukatOfisi Ekibi olarak bu yazımızda, intihara yönlendirme suçu ve cezasından (TCK m. 84) bahsedeceğiz.

İlgili Makale: İnfaz Hesaplama

Makale İçeriği

Toggle

İntihara Yönlendirme Suçu Nedir?

Dünya Sağlık Örgütü iki çeşit intiharın varlığını kabul etmiştir. Bunlardan birisi tamamlanmış intihar olup kişinin ölümü ile gerçekleşirken diğeri intihar girişimi olarak adlandırılıp kişinin intihar ettikten sonra hayatının kurtarılması olarak adlandırılmıştır. Ancak Türk Ceza Kanunu, ceza hukukunda suça iştirak hükümleri sistematiğini esas alarak intihar edeni değil, sadece intihara yönlendireni cezalandırmayı kabul etmiştir. Bu nedenle intihar ettiği takdirde ölüm gerçekleşse de gerçekleşmese de kişiye herhangi bir ceza verilmeyecektir.

İntihara yönlendirme suçu; kişinin kafasında intihar etme düşüncesi olan veya olmayan durumlarda, aklına bu fikri sokarak kuvvetlendirmek suretiyle işlenir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun İkinci Kitap “Özel Hükümler” İkinci Kısım “Kişilere Karşı Suçlar” Birinci Bölüm “Hayata Karşı Suçlar” bölümünde İntihara Yönlendirme başlığı altında 84. maddede düzenlenmiştir.

Eski 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nda intihara yönlendirme suçundan ceza verilmesi için kişinin ölmüş olması gibi bir şartın gerçekleşmiş olması aranmaktayken yeni 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nda böyle bir şart aranmamaktadır. Ancak daha ağır cezayı gerektiren hal olarak suçun nitelikli halleri arasında bu husus düzenlenmiştir. intihara yönlendirme suçunu konu edinen 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 84. madde metni şu şekildedir:

Madde 84 – İntihara Yönlendirme

İntihara Yönlendirme SuçuTCK 84. Madde

Kanun Maddesi5237 sayılı Türk Ceza Kanunu madde 84

ŞikayetŞikâyete tabi değildir. Resen soruşturulur.

Zamanaşımı8 yıldır.

Tutuklama ve Adli KontrolTutuklama ve adli kontrol kararı verilebilir.

UzlaşmaUzlaşmaya tabi değildir.

Etkin PişmanlıkEtkin pişmanlık hükümleri uygulanamaz.

İndirimŞartları varsa 62 indirimi uygulanabilir.

Memurluğa EtkiMemuriyete engeldir.

Görevli MahkemeAsliye Ceza Mahkemesidir.

İntihara Yönlendirme Suçunun Şartları

İntihara yönlendirme suçu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun İkinci Kitap Özel Hükümler bölümünde Hayata Karşı Suçlar başlığı altında düzenlenen 84. maddede yer almaktadır. Yasa metnine göre bir şahsı intihar etmeye azmettiren, teşvik eden, intihar kararını kuvvetlendiren, intiharına herhangi bir şekilde yardım eden kişi 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Buna ilişkin dosyalar asliye ceza mahkemelerinde görülür. Eğer kişi intihar ederse ya da aleni bir şekilde intihara yönlendirme suçu gerçekleşirse verilecek cezada artırım nedenleri uygulanacaktır. Bu durumlarda dahi görevli mahkeme asliye ceza mahkemeleri olacaktır.

Eylem işlenen fiilin anlam ve sonuçlarını kavrayamayan bir kişiye karşı işleniyorsa (Algılama yeteneği hiç olmayabileceği gibi sonradan ortadan da kaldırılabilir.) ya da cebir ile tehdit kullanılarak kişi intihara mecbur ediliyorsa fail kasten öldürme suçundan cezalandırılacaktır. Bu nedenle böyle bir dosya ağır ceza mahkemesinde görülecektir.

Suç seçimlik hareketli bir suç olduğundan yukarıda açıklandığı üzere 4 şekilde işlenebilir. Bu hareketlerden herhangi birinin var olması suçun oluşması için yeterlidir. Ayrıca suç neticesi harekete bitişik ani suçlardandır. Bu nedenle suça teşebbüs mümkün değildir. Herhangi bir seçimlik hareket gerçekleştiği takdirde suç gerçekleşmiş sayılacaktır.

İntihara yönlendirme suçu kasten işlenen bir suç olup taksirle işlenmesi mümkün değildir. İntihara yönlendirilen kişinin intihar ederek yaşamını yitirmesi ya da başka bir neticenin gerçekleşmesi suç açısından gerekli bir şart değildir. Özetle intihara yönlendirme suçunun şartları şu şekilde sıralanabilir:

intihara yonlendirme sucu tck 84

İntihara Yönlendirme Suçunun Unsurları

İntihara Yönlendirme Suçunun Cezası Nedir?

İntihara yönlendirme suçu; 4 paragraf olarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 84. Maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin birinci fıkrasında suçun seçimlik hareketleri yer almıştır. Bunlar intihara azmettirmek, intihara teşvik etmek, başkasının intihar kararını kuvvetlendirmek ve başkasının intiharına herhangi bir şekilde yardım etmek şeklinde sıralanabilir. bu seçimlik hareketlerden herhangi birini işleyen kişi 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Eğer kişinin yönlendirmesi neticesinde intihar eylemi gerçekleşirse (Mağdurun ölmesi ya da ölmemesi önemli değildir.) verilecek ceza 4 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası olarak belirlenecektir.

İntihara teşvik etme eylemi alenen gerçekleşirse verilecek cezada yine artırım uygulanacak ve verilecek ceza 3 yıldan 8 yıla kadar hapis cezası olacaktır. Eğer intihara teşvik eylemi, işlediği fiilin anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemiş birine karşı işleniyorsa ya da cebir/tehdit ile bir kişi intihara mecbur ediliyorsa fail intihara yönlendirme suçundan değil kasten öldürme suçundan sorumlu olacaktır.

İntihara Yönlendirme Suçu CezasıKanuni Dayanağı

TCK 84 Basit Hali Cezası2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası

İntihara Yönlendirme Suçunun Teşebbüste Kalmasıİntihara yönlendirme suçuna teşebbüs mümkün değildir.

İntihara Yönlendirme Suçunun Tüzel Kişilerce İşlenmesiİntihara Yönlendirme suçunun tüzel kişiler tarafından işlenmesi mümkün değildir.

İntihara Yönlendirme Suçunun Nitelikli Halinin CezasıAyrı fıkralarda düzenlendiği üzere; 4 yıldan 10 yıla, 3 yıldan 8 yıla hapis cezası verilebilir.

İntihara Yönlendirme Suçunun İhmali Davranışla İşlenmesiİntihara Yönlendirme suçu kasten işlenebilen bir suçtur, ihmali davranışla işlenemez.

intihara yonlendirme sucu cezasi

İntihara Yönlendirme Suçu Örnekleri

İntihara Yönlendirme Suçunun Özel Görünüşleri

Uzlaşma, Adli Para Cezasına Çevirme, Erteleme ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı

Soruşturma ve Kovuşturma Evresi

Mağdur ya da suçtan zarar gören kişinin şikayetçi olması Cumhuriyet Savcılığı’na yapacağı başvuru ya da kolluk kuvvetlerine yapacağı ihbar ile gerçekleşir. Bu şikayet neticesinde Savcılığa intikal eden dosyanın savcılıkta işlem görmesi soruşturma evresinin neticesidir. Göçmen kaçakçılığı suçu şikayete bağlı bir suç olmadığı için Cumhuriyet Savcılığı tarafından resen soruşturulması gerekmektedir. Bu nedenle hem soruşturma evresi hem de kovuşturma evresinde mağdurun şikayetçi olmasına gerek yoktur. Hal böyleyken şikayetten vazgeçmenin de dosya üzerinde bir etkisi olmayacaktır.

Cumhuriyet savcısının şüpheli şahsın suçu işlediğine dair yeterli somut delilleri toplaması ve yeterli şüpheye ulaşması ile iddianame düzenlenir. Bunun aksi durumunda yeterli şüphe oluşmadığında Cumhuriyet Savcılığı kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verir. Bu karara karşı tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde itiraz edilebilir. İtiraz kabul edilirse dosya doğrudan kovuşturma evresine geçmez, tekrar soruşturma evresinde incelenir. İtiraz reddedilirse dosya kapanır. İtirazı inceleyecek olan merci Sulh Ceza Hakimliğidir. Her koşulda iddianame düzenlendiği takdirde dosya kovuşturma evresine geçecektir. Soruşturma evresinde şüpheli konumunda olan fail de kovuşturma evresinde sanık konumuna geçecektir.

Kovuşturma evresi; görevli ve yetkili mahkemenin Cumhuriyet Savcılığı’nın sunduğu iddianameyi kabul etmesi ile başlar ve yargılama sürecini ifade eder. Kovuşturma evresi mahkeme tarafından yürütülmektedir. Yukarıda da açıklandığı üzere soruşturma evresinde şüpheli olan şahıs kovuşturma evresinde sanık olarak isimlendirilir. Kovuşturma evresinde sözlü yargılama yapılır ve yargılamalar duruşmalı olarak ilerler. Duruşmada sanık ve sanık vekili dinlenir bunun yanı sıra müşteki yani şikâyet eden kişi de dinlenir. Ayrıca müşteki sıfatına sahip olan taraf, katılma talebi sunduğu takdirde mahkemenin kabulü ile katılan sıfatına sahip olur.

Sanığa verilecek ceza kovuşturma evresinin sonunda belirlenir. Ancak sanık bu aşamadan önce kendisine isnat edilen suçu ve cezasını tam olarak öğrenmiş olmalıdır. Ayrıca cezalandırılması için de suçu işlediği sabit olmalıdır. Örneğin göçmen kaçakçılığı suçunun faili olarak iki şüpheli varsa ancak hangisinin suçu işlediği sabit değilse her ikisi de beraat edecektir. Bununla birlikte, kovuşturma evresi neticesinde verilecek kararlar beraat, HAGB hatta zamanaşımına uğradığı takdirde davanın düşmesi şeklinde sıralanabilir. İntihara yönlendirme suçunun kovuşturma evresi tamamlandığında sanığın suçu işlediği sabit ise verilecek ceza 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası olarak belirlenecektir. Artırım ve indirim nedenlerinin uygulanması da mahkemenin takdirine kalacaktır.

intihara yonlendirme sucu yargitay beraat

İntihara Yönlendirme Suçunda Gözaltı ve Tutukluluk

Bir kişi hakkında gözaltı kararı verilebilmesi için bu kişi hakkında somut delillerin var olması gerekir. Cumhuriyet Savcılığı gözaltı kararı verir vermez kişinin fotoğrafı çekilir ve parmak izi alınır. Aynı zamanda şüphelinin kendisine gerekli bilgiler verilmeli ve hekime götürülerek muayenesinin yapılması gerekir. Gözaltı süresi her ne kadar Olağanüstü Hal Durumlarında (OHAL) 30 güne kadar çıksa da uluslar arası bir sözleşme olan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nde en fazla 4 gün olarak belirlenmiştir. Bununla birlikte kişinin tek başına işlediği suçlarda belirlenen gözaltı süresi ile toplu olarak işlenen suçlarda gözaltı süreleri birbirinden farklı olarak düzenlenmiştir.

Bunlarda 24 saati geçmemesi öne sürülmüştür. Toplu  olarak işlenen suçlarda (birden fazla sanığı olan) bu süre 4 güne kadar uzatılmıştır. Ceza Muhakemesi Kanunu’nu madde 91’de geçen fıkrada mülki amirlerin talimatı ile belirlenen bazı kolluk amirlerine bir kişiyi 24 saate kadar gözaltına alma yetkisi verilmiştir. Bu yetki tabi ki suçlara göre belirlenmektedir. İntihara yönlendirme suçunda da, savcının gözaltı kararı ile failin gözaltına alınması mümkündür.

Tutuklama kararı ise Ceza Muhakemesi Kanunu madde 100 ve devamındaki maddelerinde düzenlenmiştir. Tutuklama suç işlendiğine ilişkin kuvvetli, yoğun kuşku bulunan bir kişinin özgürlüğünün kesin hüküm öncesi mahkeme kararı ile kısıtlanmasıdır. Tutuklamanın amacı ceza yargılamasının yapılmasını sağlamaktır. Ayrıca sanığın ileride olabilecek bir infazı da gerçekleşmiş sayılacaktır. Önemle belirtilmelidir ki tutuklama kararını verebilecek tek merci mahkemelerdir. Cumhuriyet savcılıkları tutuklama kararı veremez yalnızca tutuklanmayı talep edebilir.

Tutuklama kararının verilemeyeceği birtakım durumlar kanun kapsamında düzenlenmiştir. Örneğin kişi hakkında yalnızca adli para cezasını gerektiren bir suçtan dolayı yargılama yapıldı ve buna ilişkin ceza verildiyse tutuklama kararı verilmez. Bununla birlikte vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenen suçlar dışında en fazla 2 yıl hapis cezası belirlenen suçlar hakkında da tutuklama kararı verilemez. İntihara yönlendirme suçunda da tutuklama kararı verilmesi mümkündür. CMK 102/1gereğince intihara yönlendirme suçunda tutukluluk süresi en çok bir yıldır. Ancak bu süre, zorunlu hallerde gerekçeleri gösterilerek altı ay daha uzatılabilir. Tutuklamanın somut koşulları bulunmaktadır. Bu koşullar şu şekilde sıralanabilir:

İfade, Savunma ve Yargılama Süreci

İfade, kişi hakkında yapılan suç duyurusu ve şikayet nedeniyle olay hakkındaki bilgi ve savunmasının alınması için yapılan bir usuldür. Ancak intihara yönlendirme suçu şikayete tabi bir suç değil resen araştırılması gereken bir suçtur. Bu nedenle, resen soruşturulması yapılan bir suç hakkında kişinin ifadesi alınır. Eğer şüpheli şahıs ifadeye gitmiyorsa bu durumda hakkında yakalama kararı çıkarılacaktır. İfade kolluk görevlileri tarafından alınabileceği gibi bizzat Cumhuriyet Savcısı tarafından da alınabilir. Buna benzer şekilde sorgu ise şüpheli ya da sanığın hakim ya da mahkeme huzurunda kovuşturma evresinde suç hakkında dinlenmesidir.

Savunma hakkı ise şüpheli ya da sanığın en önemli haklarından biri olup irade özgürlüklerini ifade etmektedir. Çünkü kişi üzerine isnat edilen suç hakkında kendisini savunabilmelidir. Bu nedenle kişiye ayrıntılı olarak üzerine isnat edilen suç anlatılır. Ayrıca kendisini savunabilmesi için belirli bir süre de kişiye verilmektedir. Şüpheli şahıs kendisini bizzat savunabileceği gibi bir avukatın yardımından da yararlanabilir. AvukatOfisi Ekibi olarak bu noktada destek vermekteyiz. İntihara yönlendirme suçu işlendiği takdirde koruma tedbirlerinin uygulanması da mümkündür. Örneğin taşınmazlara ya da hak ve alacaklara el konulabilir. En önemlisi de kişinin teknik araçlarla izlenmesi mümkün hale gelir. Suçun örgüt kapsamında işlenmesi halinde tanık koruma programından yararlanılması da mümkün olur. Tanık yalnızca suçun mağduru değil aynı zamanda bu kişinin yakınları da olabilir. Yargılama 5235 sayılı kanunun 10, 11, 12. Maddeleri uyarınca asliye ceza mahkemelerinde yürütülecektir.

Şikayet Süresi, Zamanaşımı, Etkin Pişmanlık ve Görevli Mahkeme

Yargıtay Kararları

İntihara Yönlendirme Suçu Hakkında Mahkeme Kararları

Yargıtay 1. Ceza Dairesi – Karar: 2018/1963

Sanık … hakkında; suç tarihinde 18 yaşından küçük olan katılan …‘yı intihara yönlendirme ve eziyet suçlarından açılan kamu davalarında, 6284 sayılı Yasanın 2/1-d ve 20/2. maddeleri uyarınca Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının bu suçların zarar göreni olduğu, bu sıfatının gereği olarak CMK’nun 233 ve 234. maddeleri gereğince kovuşturma evresinde sahip olduğu davaya katılma ve öteki haklarını kullanabilmesi için duruşmadan haberdar edilmesi gerektiği halde, usulen dava ve duruşmalar bildirilmeden, davaya katılma ve CMUK’nun mağdur … katılanlar için öngördüğü haklardan yararlanma olanağı sağlanmadan yargılamaya devam edilerek yazılı biçimde hüküm kurulması bozma nedenidir.

Yargıtay 1. Ceza Dairesi – Karar: 2018/547

A) Sanıklar … ve … hakkında intihara azmettirme suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde; Sanıkların eylemleri bir bütün halinde intihar kararını kuvvetlendirme olarak vasıflandırılıp, suç tanımının “intihara yönlendirme” olarak yapılması gerekirken, “intihara azmettirme” olarak belirlenmesi, yasaya aykırı görülmüş ise de; sonuca etkisi bulunmayan seçimlik hareketlerin karıştırılmasından ibaret olan bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden gerekçeli kararda geçen “intihara azmettirme” ibarelerinin “intihara yönlendirme” şeklinde düzeltilerek onanmasına,

B) Sanıklar … ve … hakkında intihara yönlendirme suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin incelenmesinde ise; Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre; müntehir … ile sanık Makbulenin kardeşi, …‘un ise kayınbiraderi olan …‘nın evlendikleri, ilişkiye girmek istediklerinde …‘nın ereksiyon olamaması nedeniyle …‘in vajinasına parmak soktuğu, kanama olmadığını görünce onu bakire olmamakla suçladığı, diğer sanıklar … ve …‘yi de alarak hastaneye götürüp muayene ettirmek istedikleri, adli vaka olmadığı gerekçesiyle gittikleri hastanelerden olumsuz cevap aldıkları, daha sonra ailesine götürdükleri, durumu annesine anlatıp eve geri döndükleri, bu arada …‘nın …‘e kağıtlar yazdırıp, beyanlarını ses kaydına aldığı, ertesi gün … ve …‘in birlikte sanıkların 11. katta bulunan evlerine gittikleri, …‘nın sanıklara olayları anlatıp, yakındığı sırada …‘in sanıkların evinin balkonuna çıkıp aşağıya atlamak suretiyle intihar ettiği, otopsi raporuna göre, halen bakire olduğu anlaşılan olayda; sanıkların kendilerine anlatılan olayları dinlemekten başka icra hareketi sayılabilecek bir eylemleri ve olayda atfı kabil kusurları bulunmadığı gözetilerek beraatlerine karar verilmesi yerine, yanılgılı değerlendirme ve yerinde görülmeyen gerekçeyle mahkumiyetlerine karar verilmesi bozma nedenidir.

Yargıtay 1. Ceza Dairesi – Karar: 2014/1248

Dosya kapsamına göre, mağdur Metin ile haklarında verilen hüküm kesinleşen D. ve M.’nın birlikte işledikleri “nitelikli öldürme”, “yağma” ve “hürriyeti sınırlama” suçlarından hükümlü olarak aynı cezaevinde bulundukları, D. ve M.’nın, yanlarına yine hakkında verilen hüküm kesinleşmiş olan E. ve sanık E.’i de alarak, sürekli baskı altında tuttukları mağduru, kendileri yararına kantin alışverişi yapmaya zorladıktan, olay günü mağdurun parasının kalmaması sebebiyle sanıkların isteklerini yerine getiremediği, bunun üzerine, sanıkların hep birlikte bahçeye çağırdıkları mağduru darp etmeye başladıkları, temin ettikleri bir çamaşır ipini mağdurun kalmış olduğu koğuşun pencere demirine bağladıkları, ardından “intihar etmezsen seni öldürürüz” diyerek, buldukları tabureyi asmış oldukları ipin altına koydukları, mağduru tabureye çıkıp kendisini asması için yoğun bir baskı uygulayarak zorladıkları, nihayet tüm bu baskılardan bunalan mağdurun tabureye çıkıp boynuna ipi geçirdiği, tabureye vurduğu tekmeyle birlikte boynundan sallanmaya başladığı, bu esnada paniğe kapılan sanıkların ipi kesmek suretiyle mağduru kurtardıkları olayda,

Mağdurun kendi iradesi ile değil, sanık E.’in de içinde bulunduğu grubun fiili ve psikolojik baskı ve zorlamaları sonucu intihar ortamına sürüklendiği, bu durumda ölümün gerçekleşmesi halinde TCK’nun 84/2-son maddesi uyarınca “kasten öldürme” suçundan, ölümün sanıktan kaynaklanmayan bir nedenle gerçekleşmemesi halinde “öldürmeye teşebbüs” ten neticenin bizzat sanık tarafından engellenmesi halinde ise TCK’nun 36. maddesi uyarınca “kasten yaralama” suçundan hüküm kurulması gerektiği, somut olayda neticenin sanık tarafından engellendiği anlaşıldığı halde, sanığın, “kasten yaralama” suçundan, TCK’nun 61. maddesi uyarınca, suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği zaman ve yer, sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı ile güttüğü amaç ve saik gibi hususlar göz önünde bulundurularak, üst sınırdan bir ceza ile cezalandırılması yerine, suç niteliğinde yanılgıya düşülerek, yazılı biçimde “intihara yönlendirme” suçundan hüküm kurulması, bozmayı gerektirmiş olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu sebeple yerinde görülmüş olduğundan, hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA karar verilmiştir.

Yargıtay 1. Ceza Dairesi 20/01/2020 Tarihli 2019/3668 E. 2020/166 K. Sayılı Kararı

Oluşa ve dosya kapsamına göre; sanığın kızı maktulenin cep telefonu ile yaptığı görüşmelerden şüphelenerek, kızından cep telefonunu kendisine vermesini istediği, maktulenin cep telefonunu vermeden önce silme işlemi yapması üzerine kendisini basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte darp ettikten sonra “kendini ispatla, ya sen kendin intihar edecek-sin, ya da ben seni döve döve öldüreceğim” diye söyleyip evden ayrıldığı, bir süre sonra maktulenin av tüfeğiyle kendisini vurarak intihar ettiği olayda, sanığın olay öncesi maktuleye karşı sarf etmiş olduğu sözlerin içeriği dikkate alındığında, sanığın eyleminin TCK’ nin 87/4-son maddesindeki cebir veya tehdit kullanmak suretiyle intihara mecbur etme niteliğinde olmayan TCK’nin 84/3 maddesindeki intihara teşvik niteliğinde olduğu ve bu suçtan hüküm kurulması gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulmak suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini…

Yargıtay 1. Ceza Dairesi 15/01/2020 Tarihli 2019/3055 E. 2020/117 K. Sayılı Kararı

Mağdur Halil İbrahim’in alınan beyanlarına göre; sanıklar Bayram, Kenan ve İlker’ in kendisini tehdit ederek intihar etmeye zorladıklarını, bu haliyle sanıkların eylemlerinin TCK’nin 84/4. maddesinde yazılı kasten öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdir ve değerlendirmesinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesi’ne ait olduğu gözetilerek görevsizlik karan verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması…

Yargıtay 1. Ceza Dairesi 25/11/2019Tarihli 2019/3162 E. 2019/5135 K. Sayılı Kararı

Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre, maktul Ahmet ile ayni otelde alınan ve ailece görüştükleri anlaşılan sanık Seray’ın, olaydan önce 30/10/2013 tarihinde evinden bir miktar dövizin alınması nedeniyle polis merkezine başvurarak paranın ve anahtarın yerini bildiği için ölenden şüphelendiğini beyan ederek şikayetçi olduğu, tanık anlatımlarına göre de, sanığın arkadaşı Ahmet’i, “Paramı getireceksin, seni rezil ederim, getirmezsen tek çaren ölümdür” diyerek tehdit ettiği, ölen Ahmet’in bu durumu gurur meselesi yaparak bunalıma girdiği ve cep telefonunda “Maviş” olarak kayıtlı olan sanığa, “Maviş iyi düzen kurmuşsun helal olsun, ben senin dediklerini yaptım ama paranı asla almam, beni hırsızlıkla suçlayamazsın ben Ahmet ustayım telefonunu açık tut sana bir sürprizim var” seklinde mesaj attığı ve sonrasında da Manavgat Köpüsünden ırmağa atlayarak intihar ettiği olayda; Evinden hırsızlık yapıldığı iddiasında olan sanığın, uzun süredir arkadaşlık yaptığı Ahmet’ten şüphelendiğini beyan ederek şikayetçi olması ve bu bağlamda öleni tehdit etmekteki kastinin essen falindigini öne sürdüğü parayı geri almaya yönelik olduğu, durumu gurur meselesi yaparak bunalma giren Ahmet’in intihar etmesiyle sonuçlanan olayda TCK’nin 84. maddesinde düzenlenen intihara yönlendirme suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı anlaşıldığından sanığın beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi…

İntihara Yönlendirme Suç Duyurusu Dilekçesi

(Suçun İşlendiği Yer) CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI’NA

MÜŞTEKİ: İsim Soyisim (TC Kimlik No) – (Adres Bilgileri)

VEKİLİ: AvukatOfisi Ekibi

Söğütözü Mah. Söğütözü Cad. No:2 Koç İkiz Kuleleri B Blok Kat:4 Daire:7,  06530 Çankaya

ŞÜPHELİ: İsim Soyisim (TC Kimlik No) – (Adres Bilgileri)

SUÇ : İntihara Yönlendirme Suçu (TCK Madde 84)

SUÇ TARİHİ: …/…/…

SUÇ YERİ: (…)

KONU: Şüpheli şahıs hakkında işlemiş olduğu intihara yönlendirme suçu nedeniyle soruşturma başlatılması ve soruşturma neticesinde şahıs hakkında kamu davası açılması taleplerimizi havidir.

AÇIKLAMALAR

HUKUKİ SEBEPLER: TCK ve ilgili her türlü yasal mevzuat.

HUKUKİ DELİLLER: Tanık, yemin, sözleşmeler, fotoğraf görüntüleri, mesajlar ve ilgili her türlü yasal delil.

SONUÇ ve İSTEM: Yukarıda açıklanan nedenlerle şüpheli şahıs hakkında soruşturma başlatılmasını, soruşturma sonucunda kamu davası açılması yönünde karar verilmesini saygılarımızla vekâleten arz ve talep ederiz. (Tarih)

Müşteki Vekili

AvukatOfisi Ekibi

(e-İmza)

İntihara Yönlendirme Suçu Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 84. Maddesi “İntihara yönlendirme” başlığını taşır. Madde kapsamında düzenlendiği üzere bir kişinin; bir başka kişiyi intihar etmeye azmettirmesi, teşvik etmesi, aklında intihar düşüncesi olmayan bir kişiye bu düşünceyi aşılaması, aklındaki intihar kararını kuvvetlendirmesi hatta intihar etmesi için ona yardım etmesi halinde intihara yönlendirme suçundan cezalandırılması gerekmektedir. Suçun temel halinin cezası 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası olarak belirlenmiştir.

TCK’nin 84. Maddesinde düzenlenen suç intihara yönlendirme suçudur. Yani bir kişinin intihar etmeye teşvik edilmesi, intiharına yardım edilmesi gibi haller madde kapsamında suç olarak sayılmıştır. Bu suçun takibi şikayete bağlı değildir, resen soruşturulur. Ancak intihara teşebbüs etmek ise Türk Ceza Kanunu kapsamında suç olarak sayılmamıştır. Bu nedenle şikayet edilmesi de mümkün değildir.

Alenen teşvik ise 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 84/3. Maddesinde düzenlenmiş olup verilecek cezada ağırlaştırıcı neden olarak uygulanmaktadır. Eylemin alenen gerçekleşmesi halinde bir çok kişi söylemleri ya da fiilleri duyup algılayabiliyor anlamına gelmektedir. Ancak intihar hakkındaki görüşlerin açıklanması alenen teşvik için yeterli değildir. Telkinde bulunulması gerekmektedir.

Evet. Belirli bir kişiye veya belirsiz sayıda kişiye yönelik, intiharı özendirici, teşvik edici veya yönlendirici içerikler suç kapsamında değerlendirilebilir.

Sözlerin mağdur üzerindeki etkisi, bağlamı ve failin kastı dikkate alınır. Şaka savunması her durumda sorumluluğu ortadan kaldırmaz.

Hayır. Önceden eğilim bulunması, failin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz; ancak değerlendirmede dikkate alınabilir.

Evet. Fiziksel bir zorlama olmaksızın, sürekli baskı, aşağılama veya umutsuzluğa sürükleme de suçun oluşmasına yol açabilir.

Avukat AvukatOfisi Ekibi

AvukatOfisi Ekibi, AvukatOfisi Ekibi Bürosu’nun kurucusudur.

Avukat AvukatOfisi Ekibi

, lise eğitimini Bursa Polis Koleji’nde tamamladıktan sonra yüksek öğrenimine Ankara Polis Akademisi’nde başlamış ve 2011 yılında ayrılmıştır. Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne başlayarak başarı bursu ile üç yılda dönem ikincisi olarak mezun olmuştur.

Sıkça Sorulan Sorular

S1. İntihara Yönlendirme Suçu ve nedir?

İntihara Yönlendirme Suçu ve hakkında yasal süreç ve dikkat edilmesi gerekenler için avukatınıza danışmanız önerilir.

S2. İntihara Yönlendirme Suçu ve nasıl yapılır?

İntihara Yönlendirme Suçu ve süreci, ilgili kanun hükümlerine göre şekillenir ve her dosya özgündür.

S3. İntihara Yönlendirme Suçu ve ne kadar sürer?

Hukuki süreçlerin süresi, dosyanın karmaşıklığına ve mahkeme takvimine bağlıdır.

S4. İntihara Yönlendirme Suçu ve masrafı ne kadardır?

Hukuki süreç masrafları, davanın türüne ve süresine göre değişiklik gösterir.

S5. İntihara Yönlendirme Suçu ve için hangi belgeler gerekli?

Gerekli belgeler davanın türüne göre farklılık gösterir; detaylı bilgi için avukatınıza başvurunuz.

S6. İntihara Yönlendirme Suçu ve zorunlu mudur?

Hukuki süreçlerde profesyonel destek almak, hak kayıplarını önlemek açısından önemlidir.

Hukuki tavsiye değildir. Herhangi bir konuda bilgi almak istiyorsanız mutlaka avukatınıza danışmanız gerekmektedir.

Avukat  Çocukların Ceza Sorumluluğu ve Yargılanması (2026)
AVUKATI ARA