İdari Yargılama Usulü Kanunu 52. Madde (İYUK)
İdari Yargılama Usulü Kanunu 52. Madde (İYUK) Genel Tarih: 28-04-2025 İdari Yargılama Usulü Kanunu 52. madde (İYUK); temyiz veya istinaf aşamalarında yürütmeyi durdurma istemine ilişkin hususlar düzenlenmiştir. Danıştay’da veya idare ve vergi mahkemelerinde dava açılmış olması, kimi vergi uyuşmazlıkları hariç dava konusu idari işlemin yürütmesinin durdurulması mümkün değildir.

İdari Yargılama Usulü Kanunu 52. Madde (İYUK) Genel Tarih: 28-04-2025 İdari Yargılama Usulü Kanunu 52. madde (İYUK); temyiz veya istinaf aşamalarında yürütmeyi durdurma istemine ilişkin hususlar düzenlenmiştir. Danıştay’da veya idare ve vergi mahkemelerinde dava açılmış olması, kimi vergi uyuşmazlıkları hariç dava konusu idari işlemin yürütmesinin durdurulması mümkün değildir. Ancak bu durumlar haricinde yürütmeyi durdurma talebinde bulunulabilmesi mümkündür. Yürütmeyi durdurma talebinde bulunulurken temyiz veya istinaf yoluna da başvurulması gerekmektedir. Tek başına yürütmeyi durdurma talebinde bulunulması mümkün değildir. Makale İçeriği Toggle İdari Yargılama Usulü Kanunu 52. Madde Temyiz veya İstinaf İstemlerinde Yürütmenin Durdurulması ( Değişik: 5/4/1990-3622/21 md.) Temyiz veya istinaf yoluna başvurulmuş olması, hakim, mahkeme veya Danıştay kararlarının yürütülmesini durdurmaz. Ancak, bu kararların teminat karşılığında yürütülmesinin durdurulmasına temyiz istemini incelemeye yetkili Danıştay dava dairesi, kurulu veya istinaf başvurusunu incelemeye yetkili bölge idare mahkemesince karar verilebilir . (Ek Cümle: 10/6/1994-4001/22 md.) Davanın reddine ilişkin kararlara karşı temyiz ya da istinaf yoluna başvurulması halinde, dava konusu işlem hakkında yürütmenin durdurulması kararı verilebilmesi 27. maddede öngörülen koşulun varlığına bağlıdır. İptal davalarında teminat istenmeyebilir. İdareden ve adli yardımdan yararlananlardan teminat alınmaz. (Ek: 20/7/2017-7035/8 md.) Temyiz ve istinaf incelemesi sırasında yürütmenin durdurulması istemleri hakkında verilen kararlar kesindir. Kararın bozulması, kararın yürütülmesini kendiliğinden durdurur. İdari Yargılama Usulü Kanunu 52. Madde Açıklaması İdari Yargılama Usulü Kanununun “Temyiz veya İstinaf İstemle rinde Yürütmenin Durdurulması” başlıklı 52. maddesinin birinci fıkrasının ilk cümlesi, “Temyiz veya istinaf yoluna başvurulmuş olması Hâkim, mahkeme veya Danıştay kararlarının yürütülmesini durdurmaz. Ancak, bu kararların teminat karşılığında yürütmesinin durdurulmasına temyiz istemini incelemeye yetkili Danıştay dava dairesi, kurulu veya istinaf başvurusunu incelemeye yetkili bölge idare mahkemesince karar verilebilir, hükmünü içermektedir. Fıkranın, 4001 sayılı Kanunun 22. maddesiyle eklenen, üçüncü cümlesi ise, “Davanın reddine ilişkin kararların temyizi halinde, dava konusu işlem hakkında yürütmenin durdurulması kararı verilebilmesi 27. maddede öngörülen koşulun varlığına bağlıdır.” şeklindedir. Fıkranın ilk iki cümlesinde yer alan hüküm, aynı Kanunun “Genel Esaslar” başlıklı ilk bölümünde yer alan 28. Maddenin 4001 sayılı Kanunun 13. maddesiyle değişik birinci fıkrasının, Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemeleri tarafından verilen esas ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararların icaplarına göre, gecikmeksizin, idarece işlem tesis edilmesinin veya eylemde bulunmasının zorunlu olduğu yolundaki hükme koşut olarak düzenlenmiştir. Hükme göre; ilk derece uyuşmazlığını çözümleyen idari yargı yerlerinin vermiş oldukları kararlara karşı yapılacak istinaf ve temyiz başvurusu, bu kararların yukarıda sözü edilen 28. madde uyarınca yürütülmesini (infazını) durdurmamaktadır. Başka anlatımla; söz konusu başvurulara karşın, idare, ilk derece idari yargı yerinin başvuruya konu kararının icaplarına göre, gecikmeksizin, işlem tesis etmek veya eylemde bulunmak zorundadır. 55. maddenin 5. bendinde yapılan gönderme dolayısıyla bu kural, diğer kanun yollarında da geçerlidir. Bununla birlikte; başvuruyu inceleyen üst idari yargı yeri, istek üzerine, teminat karşılığında, başvuruya konu kararın yürütülmesinin durdurulmasına karar vere bilmektedir. Görüldüğü üzere; istinaf veya temyiz başvurusunu inceleyen üst idari yargı yerinin 52. maddenin ilk fıkrasının ikinci cümlesi hükmü uyarınca durdurulmasına karar verdiği husus, bu başvuruya konu edilen ilk derece idari yargı yeri kararının yürütülmesi, yani infazıdır. Fıkranın 4001 sayılı Kanunun yürürlüğünden önceki şeklinde, bu yolda verilecek kararın, ilk derece idari yargı yerince hukuka uygunluk denetimine tabi tutulan işlemin hukuki durumu ve dolayısıyla yürütülebilirlik (icrailik) niteliğine nasıl etki yapacağına veya üst yargı yerinde bu konuda da bir karar verilmesinin gerekli olup olmadığına ilişkin bir açıklama yoktu, 4001 sayılı Kanunla eklenen üçüncü cümle, bu boşluğu doldurmuştur. İlgili Makale: Yürütmenin Durdurulması 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) Tam Metin: İYUK – 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu idari yargilama usulu kanunu 52 madde İdari Yargılama Usulü Kanunu 52. Madde Temyiz veya İstinaf İstemlerinde Yürütmenin Durdurulması Emsal Kararlar Danıştay 5. Dairesi E:2010/3275, K:2011/2757 İdari Yargılama Usulü Kanunu 52. Madde Temyiz veya İstinaf İstemlerinde Yürütmenin Durdurulması 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun Kararların sonuçları başlıklı 28. maddesinin 1 .bendinde; Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre, idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez. Ancak, haciz veya ihtiyati haciz uygulamaları ile ilgili davalarda verilen kararlar hakkında bu kararların kesinleşmesinden sonra idarece işlem tesis edilir. hükmü, Kararın bozulması başlıklı 49. maddesinin 3. bendinde Kararın bozulması halinde dosya, Danıştayca kararı veren mahkemeye gönderilir. Mahkeme, dosyayı diğer öncelikli işlere nazaran daha öncelikle inceler ve varsa gerekli tahkik işlemlerini tamamlayarak yeniden karar verir. hükmü, Temyiz veya itiraz istemlerinde yürütmenin durdurulması başlıklı 52. maddesinin 4. bendinde Kararın bozulması, kararın yürütülmesini kendiliğinden durdurur. hükmü yer almıştır. Yukarıda yazılı yasal düzenlemeler uyarınca idare mahkemelerince verilen nihai kararların temyizen incelenmesi sonucu Danıştayca verilen bozma kararındaki hüküm fıkrası, Mahkeme kararının bozulmasına yönelik olup, dava konusu işlemin iptali veya davanın reddi sonucunu doğurmadığından, idarece uygulanacak bir karar niteliğinde de değildir. Dosyasının incelenmesinden; davacının Afyonkarahisar TCDD 7. Bölge Müdürlüğü’nde Teftiş Kurulu Kontrolörü olarak görev yapmakta iken 18.1.2006 günlü, 3091 sayılı işlemle 7. Bölge Müdürlüğü emrine Eğitim Müdürü olarak atandığı; bu işlemin iptali istemiyle 7. Bölge Müdürlüğünde Servis Müdür Yardımcısı olarak görev yapan … tarafından açılan davanın, Afyonkarahisar İdare Mahkemesinin 28.2.2008 günlü, E:2007/230, K:2008/101 sayılı kararıyla reddedildiği, anılan kararın temyizen incelenmesi üzerine Danıştay Beşinci Dairesi’nin 26.6.2009 günlü, E:2008/3387, K:2009/4078 sayılı kararıyla bozulduğu; bahse konu bozma kararının uygulanması amacıyla davacının 7. Bölge Eğitim Müdürlüğü görevinden alınarak Teftiş Kurulu Kontrolörlüğü görevine atandığı, bu işlemin iptali istemiyle de bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, 2577 sayılı yukarıda yazılı hükümleri uyarınca, idarece, davanın reddi yolundaki Mahkeme kararının bozulmasına yönelik Danıştay Beşinci Dairesi kararı üzerine mahkemece yeniden verilecek karara göre işlem kurulması gerekirken, dava konusu işlemin iptali yolunda hüküm bulunmayan bozma kararı üzerine kurulan işlemde hukuka uyarlık, davanın reddi yolundaki Mahkeme kararında ise hukuki isabet bulunmamaktadır. Danıştay 5. Dairesi E:2016/22666, K:2020/4752 İdari Yargılama Usulü Kanunu 52. Madde Tem
İdari Yargılama Usulü Kanunu 52. Madde (İYUK) konusunda detaylı bilgi için avukatofisi.gen.tr sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.
Sonuç
İdari Yargılama Usulü Kanunu 52. Madde (İYUK) hakkında yukarıda sunulan bilgiler genel niteliktedir. Kişisel hukuki durumunuz için profesyonel avukat desteği almanızı öneririz.
Sıkça Sorulan Sorular
Bu konuda ne yapılabilir?
Konuya ilişkin olarak lisanslı bir avukattan hukuki danışmanlık almanız önerilmektedir.
Yasal süreç ne kadar sürer?
Yasal süreç, davanın türüne göre değişir. Birkaç aydan birkaç yıla kadar sürebilir.
Hukuki danışmanlık almak neden önemlidir?
Her davanın kendine özgü koşulları vardır. Doğru strateji için uzman desteği kritik önem taşır.
⚠️ Yasal Uyarı: genel bilgilendirme amaçlıdır. Hukuki tavsiye yerine geçmez.