Makale İçeriği


İdari Yargılama Usulü Kanunu 51. Madde (İYUK)

İdari Yargılama Usulü Kanunu 51. Madde (İYUK) Genel Tarih: 28-04-2025 İdari Yargılama Usulü Kanunu 51. madde (İYUK); kanun yararına temyizin ne şekilde gerçekleşebileceğine dair hususlarda düzenlenmiştir. Kanun yararına temyiz, istinaf ve temyiz yolu kapalı olduğu için verilmesiyle; istinaf ve temyiz yolu açık olmasına karşın, istinaf ve temyiz yoluna gidilmemesiyle kesinleşen, ancak yürürlükteki hukuka aykırı olan kararların ortadan kaldırılmasını ve bu suretle hukuk düzeninin korunmasını amaçlayan bir kanun yoludur.

İdari Yargılama Usulü Kanunu 51. Madde (İYUK)

İdari Yargılama Usulü Kanunu 51. Madde (İYUK) Genel Tarih: 28-04-2025 İdari Yargılama Usulü Kanunu 51. madde (İYUK); kanun yararına temyizin ne şekilde gerçekleşebileceğine dair hususlarda düzenlenmiştir. Kanun yararına temyiz, istinaf ve temyiz yolu kapalı olduğu için verilmesiyle; istinaf ve temyiz yolu açık olmasına karşın, istinaf ve temyiz yoluna gidilmemesiyle kesinleşen, ancak yürürlükteki hukuka aykırı olan kararların ortadan kaldırılmasını ve bu suretle hukuk düzeninin korunmasını amaçlayan bir kanun yoludur. Bu kanun yolunun İşletilmesi sonucu verilen “istemin reddi” ve “bozma”kararları, benzer uyuşmazlıklarda mahkemelere yol gösterici bir değere sahiptir. Makale İçeriği Toggle İdari Yargılama Usulü Kanunu 51. Madde Kanun Yararına Temyiz (Değişik: 5/4/1990-3622/20 md.) İdare ve vergi mahkemeleri ile bölge idare mahkemelerinin kesin olarak verdiği kararlar ile istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşmiş bulunan kararlardan niteliği bakımından yürürlükteki hukuka aykırı bir sonucu ifade edenler, ilgili bakanlıkların göstereceği lüzum üzerine veya kendiliğinden Başsavcı tarafından kanun yararına temyiz olunabilir. (Değişik: 5/4/1990-3622/20 md.) Temyiz isteği yerinde görüldüğü takdirde karar, kanun yararına bozulur. Bu bozma kararı, daha önce kesinleşmiş olan merci kararının hukuki sonuçlarını kaldırmaz. Bozma kararının bir örneği ilgili bakanlığa gönderilir ve Resmi Gazete’de yayımlanır. İdari Yargılama Usulü Kanunu 51. Madde Açıklaması Önceleri bir Adli Yargı Düzeni müessesesi olan “Kanun Yararına Temyiz”, Türk İdari Yargı Sistemine, ilk kez, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu ile 1982 yılında girmiştir. Görüldüğü kadarıyla da, o tarihten bu yana çok iyi işletilmektedir. İdari Yargı, kurum olarak, idarenin hukuka uygunluğunun yargılama usulleri kullanan tarafsız yargı yerlerine denetlendirilmesi ihtiyacından doğmuştur. Bu amacın gerçekleştirilmesi bakımından, İdari Yargı, hukuka bağlı idare anlayışının, dolayısıyla Hukuk Devletinin güvencesidir. Kuşkusuz, İdari Yargı Düzenine ait yargılama kuralları içinde bu amacın gerçekleşmesine hizmet eden yargısal yöntem ve araçlar mevcuttur. Bu yöntem ve araçların kullanılmasına; yani idarenin hukuka aykırı işlem ve eylemleri dolayısıyla idari yargı yerlerinde dava açılmış bulunmasına karşın, idarenin yapmış olduğu hukuka aykırılığın, yargı yerinin kararında aynen sürdürülmesi ya da kararında idari işlem ve eylemden bağımsız olarak hukuka yargı aykırılıklar yapılması olasıdır. Sistem içerisinde oluşturulan kanun yolu başvuruları, ilk derece idari yargı yerinin kararının hukuka uygunluk denetimine tabi tutulması suretiyle, yargı kararlarında oluşan hukuka aykırılıkların giderilmesini; dolayısıyla, kararın Hukuk Düzeninde yaratmış olduğu bozulmanın onarılmasını sağlamaktadır. Bununla birlikte; kanun yollarının şu ya da bu nedenle kullanılmamış veya kullanılamamış olması ve bu suretle kararın şekli anlamda kesinleşmesi sebebiyle, Hukuk Düzenindeki bozulmanın bir tür dokunulmazlık kazanması da olasıdır. İşte, hukuka aykırılık içeren yargı kararıyla bozulan Hukuk Düzeninin onarılması, olağan kanun yollarının işletilmemesi veya işletilememesi durumlarında, bu yeni yargılama hukuku müessesesi ile sağlanmaktadır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 51.maddesi, “Kanun Yararına Temyiz” başlığını taşımaktadır. Maddenin ilk fıkrasında, kanun yararına temyiz başvurusuna konu edilebilecek kararlar ile başvuru yöntemi; ikinci fıkrasında, kanun yararına bozma kararının hukuki sonuçları ve nihayet, son fıkrasında da, bozma kararının yayımı ile ilgili düzenlemeler yer almaktadır. İlgili Makale: Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) Tam Metin: İYUK – 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu idari yargilama usulu kanunu 51 madde iyuk İdari Yargılama Usulü Kanunu 51. Madde Kanun Yararına Temyiz Emsal Kararlar Danıştay 4. Dairesi E:2009/8882, K:2011/268 İdari Yargılama Usulü Kanunu 51. Madde Kanun Yararına Temyiz Hayat sigortası poliçesi kapsamında 3 yıl süreyle ödenen ve poliçenin sonlandırılması üzerine davacıya iade edilen tutar üzerinden 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 75. maddesinin 15/a bendi ve 94. maddesinin 15/a bendi uyarınca yapılan gelir vergisi tevkifatının ödenen prim tutarına isabet eden kısmının iadesine, yasal faiz isteminin ise reddine karar veren ve Bölge İdare Mahkemesine itiraz edilmeyerek kesinleşen İstanbul 3.Vergi Mahkemesinin 30.1.2009 günlü ve E:2007/782, K:2009/398 sayılı kararı Danıştay Başsavcılığı tarafından kanun yararına temyiz edilmiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 51. maddesinde, Bölge İdare Mahkemesi kararları ile idare ve vergi mahkemelerince ve Danıştay’ca ilk derece mahkemesi olarak verilip temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşmiş bulunan kararlardan niteliği bakımından yürürlükteki hukuka aykırı bir sonucu ifade edenler ilgili bakanlıkların göstereceği lüzum üzerine veya kendiliğinden Başsavcı tarafından kanun yararına temyiz olunabileceği kurala bağlanmıştır. Danıştay Başsavcılığınca 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 75. maddesinin 15/a bendinde tüzel kişiliği haiz emekli sandıkları, yardım sandıkları ile emeklilik ve sigorta şirketleri tarafından on yıl süreyle prim, aidat veya katkı payı ödemeden ayrılanlara yapılan ödemelerin menkul sermaye iradı olduğunun hükme bağlandığı, bu hükme göre sigorta şirketince davacıya yapılan ödemenin tamamının menkul sermaye iradı olduğu ve bu tutar üzerinden 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 94. maddesinin 15/a bendi uyarınca tevkifat yapılması gerektiği, kanun hükmü açık olmasına karşın yapılan ödemelerin tamamının menkul sermaye iradı olarak değerlendirilemeyeceğine hükmeden mahkeme kararının yürürlükteki hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kanun yararına temyiz isteminde bulunulduğundan yukarda belirtilen Yasa hükmü uyarınca temyiz istemi 193 sayılı Kanunun 75 ve 94. maddeleri kapsamında sınırlı olarak incelendi: 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun Menkul Sermaye İradı Başlıklı 75. maddesinin ilk fıkrasında sahibinin ticari, zirai veya mesleki faaliyeti dışında nakdi sermaye veya para ile temsil edilen değerlerden müteşekkül sermaye dolayısıyla elde ettiği kar payı, faiz, kira ve benzeri iratların menkul sermaye iradı olduğu, aynı maddenin 15/a bendinde ise tüzel kişiliği haiz emekli sandıkları, yardım sandıkları ile emeklilik ve sigorta şirketleri tarafından on yıl süreyle prim, aidat veya katkı payı ödemeden ayrılanlara yapılan ödemelerin menkul sermaye iradı sayılacağı hükmüne yer verilmiştir. Dosyanın incelenmesinden davacı ile sigorta şirketi arasında düzenlenen hayat sigortası poliçesi uyarınca davacının 3 yıl süreyle prim ödediği, poliçenin davacının isteği ile sonlandırılması üzerine sigorta şirketi tarafından davacıya 3 yıl boyunca ödediği ana para ve getirisinin iade edildiği, ancak ödeme yapılırken anapara ve getiriden oluşan toplam tutar üzerinden 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 94. maddesinin 15/a bendi uyarınca gelir vergisi tevkifatı yapıldığı fazladan yapılan kesintinin iadesi istemiyle dava açıldığı Vergi Mahkemesince de sigorta şirketince davacıya ödenen tutarın tamamının değil, elde edilen gelirin tevkifata tabi olduğu gerekçesiyle fazladan yapılan kesintilerin iadesine karar verildiği anlaşılmaktadır. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun yukarıda belirtilen 75 inci maddesinin ilk fıkrasında menkul sermaye iradının tanımı yapılmış ve açıkça nakdi sermaye veya para ile temsil edilen değerlerden müteşekkül sermaye dolayısıyla elde edil

İdari Yargılama Usulü Kanunu 51. Madde (İYUK) konusunda detaylı bilgi için avukatofisi.gen.tr sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.

Sonuç

İdari Yargılama Usulü Kanunu 51. Madde (İYUK) hakkında yukarıda sunulan bilgiler genel niteliktedir. Kişisel hukuki durumunuz için profesyonel avukat desteği almanızı öneririz.

Sıkça Sorulan Sorular

Bu konuda ne yapılabilir?

Konuya ilişkin olarak lisanslı bir avukattan hukuki danışmanlık almanız önerilmektedir.

Yasal süreç ne kadar sürer?

Yasal süreç, davanın türüne göre değişir. Birkaç aydan birkaç yıla kadar sürebilir.

Hukuki danışmanlık almak neden önemlidir?

Her davanın kendine özgü koşulları vardır. Doğru strateji için uzman desteği kritik önem taşır.

⚠️ Yasal Uyarı: genel bilgilendirme amaçlıdır. Hukuki tavsiye yerine geçmez.

Avukat  İdari Yargılama Usulü Kanunu 41. Madde (İYUK)
Tagged , , ,
AVUKATI ARA