İdari Yargılama Usulü Kanunu 32. Madde (İYUK)
İdari Yargılama Usulü Kanunu 32. Madde (İYUK) Genel Tarih: 18-04-2025 İdari Yargılama Usulü Kanunu 32. madde (İYUK); “İdari Davalarda Genel Yetki” hususunu düzenlemiştir. “Yetki” bir yargı yerinin çevresinin itibarıyla bir davaya bakmasını belirten usul kuralıdır.

İdari Yargılama Usulü Kanunu 32. Madde (İYUK) Genel Tarih: 18-04-2025 İdari Yargılama Usulü Kanunu 32. madde (İYUK); “İdari Davalarda Genel Yetki” hususunu düzenlemiştir. “Yetki” bir yargı yerinin çevresinin itibarıyla bir davaya bakmasını belirten usul kuralıdır. Bir diğer deyişle, aynı tür ve aynı derecedeki mahkemelerden, belli bir coğrafi alan içindeki davaya, hangisinin bakma hakkına sahip ve davaya bakmakla yükümlü olduğunu belirtmektedir. Bu bağlamda, idari yargı düzeninde ” yetkili yargı yeri” sınırları, yasanın öngördüğü biçimde önceden belirlenmiş bir alanda, bir davaya konu itibarıyla bakmakla yükümlü mahkeme/yargı yeridir. Makale İçeriği Toggle İdari Yargılama Usulü Kanunu 32. Madde İdari Davalarda Genel Yetki Göreve ilişkin hükümler saklı kalmak şartıyla bu Kanunda veya özel kanunlarda yetkili idare mahkemesinin gösterilmemiş olması halinde, yetkili idare mahkemesi, dava konusu olan idari işlemi veya idari sözleşmeyi yapan idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesidir. Bu Kanunun uygulanmasında yetki kamu düzenindendir. (Mülga ikinci cümle: 10/6/1994-4001/15 md.) İdari Yargılama Usulü Kanunu 32. Madde Açıklaması İdari davalarda genel yetki, İdari Yargılama Usulü Kanununun 32. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddenin l. fıkrasına göre; yetki konusundaki kural, göreve ilişkin hükümler saklı kalmak koşuluyla, bu Kanunda ve özel kanunlarda yetkili idare mahkemesinin gösterilmemiş olması halinde, dava konusu olan idari iş emi veya idari sözleşmeyi yapan idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesinin yetkili olmasıdır. Fıkrada, yalnızca idare mahkemelerinden söz edilmiş olması, maddenin başlığındaki “idari dava” sözcüğüyle, vergi uyuşmazlıklarını konu edinen idari davalar dışındaki idari davaların amaçlandığı anlaşılmaktadır. Bizce, bu kullanım doğru bir kullanım değildir. Zira; vergi uyuşmazlıkları, idari uyuşmazlık; bu uyuşmazlıkları konu edinen davalar da, idari davadır. Bu nedenle; vergi uyuşmazlıklarının kimi teknik özelliklerinin olması ve bu uyuşmazlıklarla görevli idari yargı yerleri (vergi mahkemeleri) için, Kanunun 37.maddesinde, ayrı yetki kuralları öngörülmüş olunması, diğer idari uyuşmazlıklar yanında bu uyuşmazlıkları da konu edinen davaların tümü için geçerli olan adlandırmanın, yalnızca bu uyuşmazlıklar dışında kalan idari uyuşmazlıkları konu edinen idari davalar için kullanılmasını haklı kılmaz. İdare mahkemelerinin, fıkrada düzenlenen, bu yetkisi, genel yetkidir. İdari Yargılama Usulü Kanununda ve özel kanunlarda davaya konu uyuşmazlık için yetkili idare mahkemesinin ayrıca gösterilmemiş olması koşuluyla uygulanabilir niteliktedir. Başka anlatımla; eğer, bir uyuşmazlığın, hangi yerdeki idare mahkemesince bakılacağı konusunda, İdari Yargılama Usulü Kanununda veya özel başka bir kanunda ayrı bir düzenleme varsa, yetki konusundaki bu genel kural değil, özel kural uygulanır ve yetkili idare mahkemesi, bu özel kurala göre belirlenir. İlgili Makale: Tam Yargı Davası 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) Tam Metin: İYUK – 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu idari yargilama usulu kanunu 32 madde iyuk İdari Yargılama Usulü Kanunu 32. Madde İdari Davalarda Genel Yetki Emsal Kararlar Danıştay 2.Dairesi E:2008/911, K:2009/4257 İdari Yargılama Usulü Kanunu 32. Madde İdari Davalarda Genel Yetki 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 14/3. maddesinde; dilekçelerin, Danıştay’da daire başkanının görevlendireceği bir tetkik hakimi, idare ve vergi mahkemelerinde ise mahkeme başkanı veya görevlendireceği bir üye tarafından: a) Görev ve yetki, … yönlerinden sırasıyla inceleneceği, 15/1-a maddesinde;…….idari yargının görevli olduğu konularda ise görevli veya yetkili olmayan mahkemeye açılan davanın görev veya yetki yönünden reddedilerek dava dosyasının görevli veya yetkili idare mahkemesine gönderilmesine karar verileceği, 32. maddesinde; göreve ilişkin kurallar saklı kalmak şartıyla bu Kanunda veya özel kanunlarda yetkili idare mahkemesinin gösterilmemiş olması halinde, yetkili idare mahkemesinin, dava konusu olan idari işlemi veya idari sözleşmeyi yapan idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesi olacağı, bu Kanunun uygulanmasında yetkinin kamu düzenine ilişkin bulunduğu, 33. maddesinde; kamu görevlilerinin atanması ve nakilleri ile ilgili davalarda yetkili mahkemenin, kamu görevlilerinin yeni veya eski görev yeri idare mahkemesi, görevlerine son verilmesi, emekli edilmeleri veya görevden uzaklaştırılmaları ile ilgili davalarda yetkili mahkemenin, kamu görevlisinin son görev yaptığı yer idare mahkemesi, görevle ilişkisinin kesilmesini sonucunu doğurmayan disiplin cezaları ile ilerleme, yükselme, sicil, intibak ve diğer özlük ve parasal haklarıyla ilgili davalarda ise yetkili mahkemenin, ilgilinin görevli bulunduğu yer idare mahkemesi olduğu hükümlerine yer verilmiştir. Dosyanın incelenmesinden; Tekirdağ İl Çevre ve Orman Müdürlüğü emrinde Tekniker olarak görev yapan davacının, 1.3.2005 tarih ve 1383 sayılı işlemle aynı yerde İdari ve Mali İşler Şube Müdürü olarak görevlendirildiği, 12.8.2005 tarih ve 6545 sayılı ilan ile Çevre ve Orman Bakanlığı Merkez ve Taşra Teşkilatındaki münhal Şube Müdürlüğü kadroları için görevde yükselme eğitim ve sınavının yapılacağının tüm teşkilata duyurulduğu, davacının 16.9.2005 tarihinde görevde yükselme eğitimine katılmak için başvuruda bulunduğu, 5.10.2005 tarih ve 8065 sayılı ilan ile yeterli başvurunun yapılmadığından bahisle başvuru şartı olan kurumda en az iki yıl çalışma şartının aranmayacağı belirtilerek başvuruların tekrar alındığı, davacının başvurusunun ise; Yönetmelikte aranılan 4 yıllık yüksekokul mezunu olma şartını taşımadığı, iki yıllık yüksekokul mezunlarının ancak, Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Genel Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce mezun olmaları halinde başvurularının kabul edilebileceği, davacının daha sonraki tarihli iki yıllık yüksekokul mezunu olması nedeniyle başvurusunun kabul edilemeyeceği gerekçesiyle 10.11.2005 tarih ve 9020 sayılı işlemle reddedilmesi üzerine, davacı tarafından 12.8.2005 tarih ve 6545 sayılı ilan ile 5.10.2005 tarih ve 8065 sayılı ilan uyarınca Çevre ve Orman Bakanlığı Merkez ve Taşra Teşkilatındaki münhal Şube Müdürlüğü kadroları için yapılacak olan görevde yükselme eğitim ve sınavının iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmıştır. Bu durumda, davanın konusunu oluşturan Çevre ve Orman Bakanlığı Merkez ve Taşra Teşkilatındaki münhal Şube Müdürlüğü kadroları için yapılacak görevde yükselme eğitim ve sınavının 2577 sayılı Yasanın 33. maddesinde düzenlenen kamu görevlilerinin atanma, görevlerine son verilme, disiplin cezaları, ilerleme, yükselme, sicil, intibak ve diğer özlük ve parasal haklarıyla ilgili olmadığı, aynı Yasanın 32. maddesinde ise yetkili idare mahkemesinin gösterilmemiş olması halinde, dava konusu olan idari işlemi yapan idari merciin bulunduğu yerdeki İdare Mahkemesinin yetkili olduğunun belirtilmesi nedeniyle davanın dava konusu işlemi tesis eden Çevre ve Orman Bakanlığının bulunduğu yer olan Ankara İdare Mahkemesinde görülmesi gerekirken yetkisiz Tekirdağ İdare Mahkemesince dava hakkında esastan bir karar verilmesinde hukuka uyarlık görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulüyle Tekirdağ İdare Mahkemesi’nin 29.11.2007 günlü, E:2006/420, K:2007/1149 sayılı kararının, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinin l/b. fıkrası uyarınca bozulmasına, aynı maddenin 3622 sayılı Kanun’la değişik 3. fıkrası gereğince
İdari Yargılama Usulü Kanunu 32. Madde (İYUK) konusunda detaylı bilgi için avukatofisi.gen.tr sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.
Sonuç
İdari Yargılama Usulü Kanunu 32. Madde (İYUK) hakkında yukarıda sunulan bilgiler genel niteliktedir. Kişisel hukuki durumunuz için profesyonel avukat desteği almanızı öneririz.
Sıkça Sorulan Sorular
Bu konuda ne yapılabilir?
Konuya ilişkin olarak lisanslı bir avukattan hukuki danışmanlık almanız önerilmektedir.
Yasal süreç ne kadar sürer?
Yasal süreç, davanın türüne göre değişir. Birkaç aydan birkaç yıla kadar sürebilir.
Hukuki danışmanlık almak neden önemlidir?
Her davanın kendine özgü koşulları vardır. Doğru strateji için uzman desteği kritik önem taşır.
⚠️ Yasal Uyarı: genel bilgilendirme amaçlıdır. Hukuki tavsiye yerine geçmez.