Makale İçeriği


İdari Yargılama Usulü Kanunu 16. Madde (İYUK)

İdari Yargılama Usulü Kanunu 16. Madde (İYUK) Genel Tarih: 28-04-2025 İdari Yargılama Usulü Kanunu 16. madde (İYUK); bu madde tebligat ve cevap verme hakkında süre ve usule dair hususlar barındırmaktadır. İdari yargı yerinin bir dava dosyasını “esastan” ele alıp inceleyebilmesi için dava dosyasının tekemmül etmiş (nihai karar verilebilir hale gelmiş) olması gerekir.

İdari Yargılama Usulü Kanunu 16. Madde (İYUK)

İdari Yargılama Usulü Kanunu 16. Madde (İYUK) Genel Tarih: 28-04-2025 İdari Yargılama Usulü Kanunu 16. madde (İYUK); bu madde tebligat ve cevap verme hakkında süre ve usule dair hususlar barındırmaktadır. İdari yargı yerinin bir dava dosyasını “esastan” ele alıp inceleyebilmesi için dava dosyasının tekemmül etmiş (nihai karar verilebilir hale gelmiş) olması gerekir. Dosyanın tekemmülü ise, dava ve savunma dilekçelerinin bu maddedeki esaslar çerçevesinde davanın taraflarına tebliği ve tarafların istemi ile davanın özelliğine göre diğer usulü işlemlerin (duruşma yapılması, keşif ve bilirkişi incelemesi yapılması, ara kararıyla bazı belge ve bilgilerin taraflardan ve diğer yerlerden istenmesi, delil tespiti gibi) yapılmasıyla tamamlanır. Makale İçeriği Toggle İdari Yargılama Usulü Kanunu 16. Madde Tebligat ve Cevap Verme Dava dilekçelerinin ve eklerinin birer örneği davalıya, davalının vereceği savunma davacıya tebliğ olunur. Davacının ikinci dilekçesi davalıya, davalının vereceği ikinci savunma da davacıya tebliğ edilir. Buna karşı davacı cevap veremez. Ancak, davalının ikinci savunmasında, davacının cevaplandırmasını gerektiren hususlar bulunduğu, davanın görülmesi sırasında anlaşılırsa, davacıya cevap vermesi için bir süre verilir. Taraflar, yapılacak tebliğlere karşı, tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde cevap verebilirler. Bu süre, ancak haklı sebeplerin bulunması halinde, taraflardan birinin isteği üzerine görevli mahkeme kararı ile otuz günü geçmemek ve bir defaya mahsus olmak üzere uzatılabilir. Sürenin geçmesinden sonra yapılan uzatma talepleri kabul edilmez. Taraflar, sürenin geçmesinden sonra verecekleri savunmalara veya ikinci dilekçelere dayanarak hak iddia edemezler. (Ek cümle: 11/4/2013-6459/4 md.) Ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçe otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edilir. (Değişik: 10.6.1994-4001/8 md.) Davalara ilişkin işlem dosyalarının aslı veya onaylı örneği idarenin savunması ile birlikte, Danıştay veya ilgili mahkeme başkanlığına gönderilir. (Ek: 2.7.2012-6352/54 md.) Danıştay’da ilk derece mahkemesi sıfatıyla görülen davalarda savcının esas hakkındaki yazılı düşüncesi taraflara tebliğ edilir. Taraflar, tebliğden itibaren on gün içinde görüşlerini yazılı olarak bildirebilirler. İdari Yargılama Usulü Kanunu 16. Madde Açıklaması Dava dilekçesinin ilk inceleme aşamasını geçmesi üzerine dilekçe ekleri ile birlikte davalı idareye/idarelere tebliğ olunur. Dava dilekçesinin kendisine tebliğ edilmesi üzerine davalı idarenin savunma yapma hakki bulunmaktadır. İdare, savunma dilekçesi ile birlikte ileri süreceği sebeplerin yanında varsa davayla ilgili belge ve bilgileri de mahkemeye sunmalıdır. Bu kapsamda idarenin dava dilekçesine karşılık hazırladığı ve mahkemeye sunduğu savunma dilekçesi davacı tarafa tebliğ olunur. İdarenin savunma dilekçesine karşılık davacı taraf, ikinci bir dilekçe olarak savunmaya cevap dilekçesini mahkemeye sunar ve bu dilekçe davalı idareye tebliğ olunur. İdare de savunmaya cevap dilekçesine karşılık olarak savunmaya cevaba cevap dilekçesini yani ikinci savunma dilekçesini mahkemeye sunar ve mahkeme bu dilekçeyi davacı tarafa tebliğ eder. Davacı tarafın iki dilekçesinin (dava dilekçesi + savunmaya cevap dilekçesi) ve davalı tarafın iki dilekçesinin (savunma dilekçesi + savunmaya cevaba cevap dilekçesi) mahkeme tarafından karşılıklı tebliğ edilmesi ile dilekçe teatisi aşaması sona erer. Davacının savunmaya cevap dilekçesi ve idarenin savunma ve savunmaya cevaba cevap dilekçelerini mahkemeye sunması bir zorunluluk değildir. Bu durumda dava dosyası tekemmül etmiş olur. Dolayısıyla idarenin savunma dilekçesini sunmaması veya davacının savunmaya cevap dilekçesini sunmaması veyahut idarenin savunmaya cevaba cevap dilekçesini sunmaması dilekçe teatisi aşamasını daha erkene çekebilmektedir. İlgili Makale: Tam Yargı Davası 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) Tam Metin: İYUK – 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu idari yargilama usulu kanunu 16 madde iyuk İdari Yargılama Usulü Kanunu 16. Madde Tebligat ve Cevap Verme Emsal Kararlar Danıştay 5.Dairesi E: 2009/ 973, K: 2009 / 1073 İdari Yargılama Usulü Kanunu 16. Madde Tebligat ve Cevap Verme Dosyanın incelenmesinden; Eskişehir Merkez Yıldıztepe Kuran Kursu öğreticisi olarak görev yapan davacının, eşinin çalıştığı Bursa İline atanma isteğiyle Eskişehir Valiliği’ne yaptığı 13.5.2008 günlü başvurusunun reddine ilişkin 21.5.2008 tarihli, 1179 sayılı işlemin iptali istemiyle bakılan davayı açtığı, davalı idarenin savunmasına cevaben verdiği 12.9.2008 tarihli ikinci dilekçesinde Eskişehir Müftülüğü’nün 21.5.2008 tarihli işleminin yanında Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin 15/a-2 maddesinin de iptalini istediği, Eskişehir 2. İdare Mahkemesi’nin 19.11.2008 tarihli dilekçe ret kararı ile her iki dilekçede taleplerin farklı olduğundan bahisle hangi işlem ya da işlemlerin iptalinin istendiğinin açıkça ortaya konulmasının istendiği, 15.1.2009 tarihinde kayda giren yenileme dilekçesinde ise; davacının, 21.5.2008 tarihli işlemle birlikte, Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği’nin 15/a-2 maddesinin iptalini de istediği, bunun üzerine Mahkemece davanın görev yönünden reddedilerek dosyanın Danıştay Başkanlığına gönderildiği anlaşılmıştır. Davacının 12.6.2008 tarihli ilk dava dilekçesindeki isteminin açık olduğu ve bu dilekçe ile yalnızca atama talebinin reddine ilişkin 21.5.2008 tarihli işlemin iptalini istediği görülmektedir. Buna karşın Mahkemece, yeni bir dava dilekçesi niteliği taşımayan savunmaya cevap dilekçesindeki Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin 15/a-2 maddesinin iptali istemi dikkate alınarak dilekçe ret kararı verilmiştir. Bunun üzerine, davacı tarafından yenilenen dava dilekçesinde istem genişletilerek, 21.5.2008 tarihli atanma talebinin reddine ilişkin işlem ile Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin 15/a-2 maddesinin iptalinin istendiği görülmüştür. Mahkemelerin ilk dava dilekçesinde taleplerle bağlı olması ve ilk dava dilekçesindeki istemlerin sonradan genişletilmesine ve ek talepte bulunmasına usul yönünden olanak bulunmaması karşısında, yeni bir dava dilekçesi niteliği taşımayan savunmaya cevap dilekçesindeki talebin dikkate alınarak dilekçe ret kararı verilmesinde ve daha sonra yenilenen dilekçe üzerine davanın görev yönünden reddedilerek dosyanın Danıştay’a gönderilmesine dair 21.1.2009 günlü, E:2009/3, K:2009/13 sayılı kararda hukuki isabet bulunmamaktadır. Danıştay 8.Dairesi E: 2004/ 2246, K: 2005 / 277 İdari Yargılama Usulü Kanunu 16. Madde Tebligat ve Cevap Verme Dosyanın incelenmesinden, Kayseri İli, Develi İlçesi .. Mahallesi .. Caddesi No: .. adresinde büfe olarak işletilen yer için işyeri açma ve çalışma ruhsatının bulunmadığından bahisle Develi Belediye Encümeninin kararıyla davacıya işyeri açma ve çalışma ruhsatı alması için 10 günlük süre verildiği aksi takdirde işyerinin süresiz olarak kapatılacağının belirtildiği, davacının ruhsat verilmesi yönündeki başvurusunun büfenin ticari alan içerisinde kalmadığı gerekçesiyle belediye başkanlığının 11.07.2003 tarih ve 962 sayılı işlemiyle reddedildiği, bunun üzerine davacı tarafından Develi Belediye Encümeni kararının iptali istemiyle açılan davada, İdare Mah

İdari Yargılama Usulü Kanunu 16. Madde (İYUK) konusunda detaylı bilgi için avukatofisi.gen.tr sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.

Sonuç

İdari Yargılama Usulü Kanunu 16. Madde (İYUK) hakkında yukarıda sunulan bilgiler genel niteliktedir. Kişisel hukuki durumunuz için profesyonel avukat desteği almanızı öneririz.

Sıkça Sorulan Sorular

Bu konuda ne yapılabilir?

Konuya ilişkin olarak lisanslı bir avukattan hukuki danışmanlık almanız önerilmektedir.

Yasal süreç ne kadar sürer?

Yasal süreç, davanın türüne göre değişir. Birkaç aydan birkaç yıla kadar sürebilir.

Hukuki danışmanlık almak neden önemlidir?

Her davanın kendine özgü koşulları vardır. Doğru strateji için uzman desteği kritik önem taşır.

⚠️ Yasal Uyarı: genel bilgilendirme amaçlıdır. Hukuki tavsiye yerine geçmez.

Avukat  İlamsız İcra Takibi Nedir? Nasıl İtiraz Edilir?
Tagged , , ,
AVUKATI ARA