Makale İçeriği


İdari Yargılama Usulü Kanunu 12. Madde (İYUK)

İdari Yargılama Usulü Kanunu 12. Madde (İYUK) Genel Tarih: 21-04-2025 İdari Yargılama Usulü Kanunu 12. madde (İYUK); iptal ve tam yargı davalarına dair hususlarda düzenlenmiştir. Haklarında idari işlem tesis edilen kişiler, bu idari işlemlerden dolayı maddi ve manevi zarara uğramış ler.

İdari Yargılama Usulü Kanunu 12. Madde (İYUK)

İdari Yargılama Usulü Kanunu 12. Madde (İYUK) Genel Tarih: 21-04-2025 İdari Yargılama Usulü Kanunu 12. madde (İYUK); iptal ve tam yargı davalarına dair hususlarda düzenlenmiştir. Haklarında idari işlem tesis edilen kişiler, bu idari işlemlerden dolayı maddi ve manevi zarara uğramış ler. İYUK md.2’de idari işlem veya idari eylemlerden doğan zararların tazmini için açılacak davarın tam yargı davası olduğu belirtilmektedir. Bu maddede, idari işlemlerden doğan zararların tazmini için açılacak tam yargı davalarının tabi olacağı süre kuralları düzenlenmiştir. Makale İçeriği Toggle İdari Yargılama Usulü Kanunu 12. Madde İptal ve Tam Yargı Davaları İlgililer haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla Danıştay’a ve idare ve vergi mahkemelerine doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilirler. Bu halde de ilgililerin 11nci madde uyarınca idareye başvurma hakları saklıdır. İdari Yargılama Usulü Kanunu 12. Madde Açıklaması İdari İşlem Dolayısıyla Tam Yargı Davası Bir idari işlemin kişisel bir hakkı ihlal ettiğinin iddia edildiği durumlarda tam yargı davasında dava açma süresinin başlangıcı iptal davasında olduğu gibi yazılı bildirim, öğrenme veya ilan tarihini izleyen gündür. Kanun bu şekilde yürürlüğe giren bir idari işlem dolayısıyla hakları ihlal edilen kimselere idari yargı yoluna başvurmada üç olanak tanımaktadır: İlk olarak ilgili doğrudan doğruya ve sadece tam yargı davası açabilir. İptal davası açılmamış olması o işlem bakımından tam yargı davası açılmasına hukuki bir engel oluşturmamaktadır. Bu durumda idari işleme karşı açılacak tam yargı davasındaki dava açma süresi idari işlemin tebliğini takip eden gün başlar. İdari işlemlere karşı iptal davasının açılmasında olduğu gibi yazılı bildirimin gerçekleşmediği hallerde, öğrenme tarihini takip eder günden itibaren idari işlem dolayısıyla tam yargı davası açılabilir. İkinci olanak iptal ve tam yargı davalarının birlikte açılmasıdır. Bu durumda da dava açma süresi yine idari işlemin tebliğini veya öğrenilmesini takip eden gün başlar. Son olanak ise ilgilinin önce iptal davası açarak davanın karara bağlanmasından itibaren dava açma süresi içinde tam yargı davası açabilmesidir. Bu durumda ilgililerin idari işleme karşı iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine tam yargı davası açma hakları olduğu gibi; kanun yollarına başvurulması halinde ise tam yargı davası kanun yolu mercilerinin vereceği kararın tebliği sonrasında da açılabilir. Bunun yanında, Danıştay kanun yollarına başvurmadan veya başvurmuş olsa dahi sürecin tamamlanması beklenmeden açılan tam yargı davalarını süre yönünden reddetmemektedir. İdari İşlemin İcra Edilmesi Nedeniyle Tam Yargı Davası İdari işlemin icra edilmesi üzerine açılacak tam yargı davasında dava açma süresinin işlemesini başlatan vakıa icra tarihidir. Bu durumda ilgililer idari işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava açma süresi içinde tam Yargıtay davası açabilirler. Tesis ve tebliğ edildiği tarihte maddi veya manevi nitelikli zararlar doğurmayan idari işlemler icra edilmeleri halinde zarara neden ler. Örneğin idarece bir bayındırlık eserinin inşasına ilişkin kararın alınması veya bu konunun imar planında düzenlenmesi icra aşamasında geçilmeden bir zarara neden olmaz, Bu durumda zarar ancak idari işlemin icrası ile oluşabilir. Bu zararın tazmini amacıyla açılacak tam yargı davası da icra tarihinden itibaren dava açma süresi içinde açılmalıdır. İlgili Makale: Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) Tam Metin: İYUK – 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu idari yargilama usulu kanunu 12 madde iyuk İdari Yargılama Usulü Kanunu 12. Madde İptal ve Tam Yargı Davaları Emsal Kararlar İdari Dava Daireleri Kurulu Esas: 2004/795 Karar: 2007/1820 İdari Yargılama Usulü Kanunu 12. Madde İptal ve Tam Yargı Davaları 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 12. maddesinde; ilgililerin haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla Danıştay’a ve idare veya vergi mahkemelerine doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi, ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilecekleri kurala bağlanmıştır. İdari işlemlerden dolayı doğrudan doğruya tam yargı davası açılıp açılamayacağı hususu 521 sayılı Kanun zamanında da tartışmalara konu olmuş, daha sonra anılan kanunun 71. maddesinin 1740 sayılı Kanunla değiştirilmesi sonucu idari işlem dolayısıyla doğrudan tam yargı davası açmanın mümkün olduğu hükme bağlanmıştır. Diğer taraftan, 1740 sayılı kanundan önceki dönemde, iptal davasının reddinden sonra aynı işlemden dolayı tam yargı davası açılabilmesine de olanak bulunmamasına karşın 1740 sayılı Kanunla yapılan değişiklik ile, iptal davası açılmadan da tam yargı davası açılabilmesine imkan tanınmasının yanı sıra iptal davasının reddi üzerine de tam yargı davası açılabileceği öngörülmüştür. 1740 sayılı Kanunun gerekçesinde de, İdare hukuku kurallarına göre, idare tarafından tesis edilmiş olan bir işlem, mevzuata uygun olmakla beraber, herhangi bir şahsın hakkını da ihlal ediyor ise, bu halde işlem iptal edilmeden de tam yargı davasının açılabileceği belirtilmiştir. Buna göre, hiçbir hukuki sakatlık taşımayan ve bu nedenle iptali gerekmeyen idari işlemlerden ötürü kişiler zarara uğramışlarsa, bu zararın da tazmini gerekebilir. 1740 sayılı kanunla getirilen bu düzenleme, 2577 sayılı Kanunda da kabul edilmiştir. Dolayısıyla Daire kararında da belirtildiği üzere iptal davası açılmamış olması o işlem bakımından tam yargı davası açılmasına hukuki bir engel oluşturmamaktadır. Bu durumda, doğrudan doğruya tam yargı davası açılabilmesi Yasa gereği olup, işlemin hukuka aykırılığının açılmış bir iptal davasında yargı kararı ile saptanmamış olması işlem dolayısıyla açılan tam yargı davasının bu nedenle reddini de gerektirmediğinden idare mahkemesi kararında bu yönden hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Ancak, temyiz dosyasının incelenmesinden, Ankara 6. İdare Mahkemesince verilen ısrar kararında, daha önceki kararda belirtilmemiş olan davacının bu davayı süresinde açmadığı hususuna da gerekçede yer verildiği anlaşılmaktadır. Açıklanan nedenlerle, davacı temyiz isteminin kabulü ile Ankara 6. İdare Mahkemesinin 26.3.2004 günlü, E: 2004/879, K: 2004/434 sayılı ısrar kararının, davacının tazminat isteminin dayanağı bulunmadığından davanın reddine ilişkin kısmının bozulmasına ve kararın davanın süresinde açılmadığına ilişkin kısmı karara bağlanmak üzere dosyanın Danıştay Sekizinci Dairesine gönderilmesine 04.10.2007 günü oybirliği ile karar verildi. Danıştay 13.Dairesi Esas: 2005/824 Karar: 2005/2667 İdari Yargılama Usulü Kanunu 12. Madde İptal ve Tam Yargı Davaları Dava, Demirbank TAŞ’ın temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetiminin 4389 sayılı Bankalar Kanunu’nun 14. maddesinin ( 3 ) numaralı fıkrasına istinaden Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na devredilmesine ilişkin Bankacılık Dü

İdari Yargılama Usulü Kanunu 12. Madde (İYUK) konusunda detaylı bilgi için avukatofisi.gen.tr sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.

Sonuç

İdari Yargılama Usulü Kanunu 12. Madde (İYUK) hakkında yukarıda sunulan bilgiler genel niteliktedir. Kişisel hukuki durumunuz için profesyonel avukat desteği almanızı öneririz.

Sıkça Sorulan Sorular

Bu konuda ne yapılabilir?

Konuya ilişkin olarak lisanslı bir avukattan hukuki danışmanlık almanız önerilmektedir.

Yasal süreç ne kadar sürer?

Yasal süreç, davanın türüne göre değişir. Birkaç aydan birkaç yıla kadar sürebilir.

Hukuki danışmanlık almak neden önemlidir?

Her davanın kendine özgü koşulları vardır. Doğru strateji için uzman desteği kritik önem taşır.

⚠️ Yasal Uyarı: genel bilgilendirme amaçlıdır. Hukuki tavsiye yerine geçmez.

Avukat  Profesörlük Kadrosuna Atamanın Yapılmaması Dava
Tagged , , ,
AVUKATI ARA