Makale İçeriği


Hayata Kast, Pek Kötü, Onur Kırıcı Davranış Sebebiyle Boşanma

Hayata Kast Pek Kötü veya Onur Kırıcı Davranış Nedeniyle Boşanma Davası Aile Hukuku Tarih: 10-04-2025 Hayata kast, pek kötü ve onur kırıcı davranış mutlak ve özel bir boşanma sebebi olup TMK m. 162’de özel bir boşanma davası olarak düzenlenmiştir. Madde 3. fıkradan oluşmaktadır.

Hayata Kast, Pek Kötü, Onur Kırıcı Davranış Sebebiyle Boşanma

Hayata Kast Pek Kötü veya Onur Kırıcı Davranış Nedeniyle Boşanma Davası Aile Hukuku Tarih: 10-04-2025 Hayata kast, pek kötü ve onur kırıcı davranış mutlak ve özel bir boşanma sebebi olup TMK m. 162’de özel bir boşanma davası olarak düzenlenmiştir. Madde 3. fıkradan oluşmaktadır. ‘’Eşlerden her biri diğeri tarafından hayatına kastedilmesi veya kendisine pek kötü davranılması ya da ağır derecede onur kırıcı bir davranışta bulunulması sebebiyle boşanma davası açabilir. Davaya hakkı olan eşin boşanma sebebini öğrenmesinden başlayarak altı ay ve her hâlde bu sebebin doğumunun üzerinden beş yıl geçmekle dava hakkı düşer. Affeden tarafın dava hakkı yoktur.’’ (TMK m. 162) Bu davanın bazı özellikleri vardır: Kusura dayalıdır. Mutlak boşanma nedenidir. Özel bir boşanma nedenidir. Saydığımız üç sebep özel boşanma nedeni olmasını sağlamaktadır. Örneğin açılan bir davada 2 sebebe dayanıyorsa; sebeplerden biri hayata kast diğeri genel boşanma sebebi olan evlilik birliğinin temelden sarsılması ise özel boşanma sebebinden dava açılması gerekmektedir. Kusura dayalı olmasının bir sonucu olarak açılan davada eşin kusurlu olması gerekir. Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranışta bulunan eşin ayırt etme gücüne sahip olması gerekir. Akıl hastalığı nedeniyle bu eylemleri yapan eş hakkında TMK m. 165’den (Akıl hastalığı nedeniyle boşanma davası) dava açılması gerekir. Mutlak boşanma sebebi olduğu için şartları gerçekleştiği takdirde hakim boşanmaya karar vermek zorundadır. Ortak hayatın çekilmez olduğunun araştırılmasına gerek yoktur. İlgili Makale: Anlaşmalı Boşanma Protokolü Makale İçeriği Toggle Hayata Kast Pek Kötü veya Onur Kırıcı Davranış Nedir? Hayata kast; bir eşin diğerini öldürme nedenini fiilleriyle açıklamasıdır. Niyetin ciddi bir şekilde öldürme olması kullanılan aracın niteliğini değiştirmez. Hayata kast, kişiyi fiilen öldürmek, intihara teşvik etmek şeklinde . Her insanın onur ve şerefi vardır, kişi bunlarla yaşar. Buna aykırı olarak diğer eşin onur ve şerefini zedeleyici fiillerde bulunmak, boşanma sebebidir. Pek kötü davranış, eşin bedensel ruhsal durumunun zedelenmesine, tehlikeye düşürülmesine yol açan ağır hareketleri kapsar. Davranışın bir veya birden çok kez gerçekleştirilmesi tek başına bir ölçüt değildir. Pek kötü davranışta eylem kasıtlı olmalı ve eşe yöneltilmelidir. Eş üzerinde tahrip edici etkisi olmalıdır. Ancak en önemlisi eşin ayırt etme gücü olmalıdır. Üç kavramla bu madde tanımlanmıştır: Hayata kast; öldürmeye yönelik icrai veya ihmali bir davranış gerektirir. Aynı zamanda eylemin belirli bir boyuta da ulaşması gerekir. Bu nedenle eşine öldürme kastı olmadan cebir uygulayan eş hakkında evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedenine göre dava açılmalıdır. Hayata kast ihmali davranışla da işlenebilir. Örneğin yaralanan eşini ölüme terk eden kişinin eylemi bu kapsamda olacaktır. Hayata kast için ayrıca eylem kasıtlı olacaktır. Dikkatsizlik, tedbirsizlik sonucu olan eylemler taksirli işlenenlerdir ve boşanma sebebi bu kapsamda oluşturmazlar. Eylem diğer eşin kendisine karşı yapılmalıdır. Ortak çocuğa veya diğer eşin yakınlarına karşı yapılan eylemler eşe karşı yapılmış sayılmaz. Fakat TMK m. 163 veya 166’ya göre boşanma nedeni oluşturur. Eylem ceza yargılamasının kapsamında ise TBK m. 74’e göre hüküm verilir. Ancak en önemlisi eylem sonucunda diğer eş ölmemiş olmalıdır. Çünkü ölümle evlilik birliği sona erer yani boşanma davası açmaya gerek kalmaz. Pek kötü davranış; diğer eşin vücut bütünlüğü, sağlığına yönelik her türlü saldırıdır. Bu muameleler; dövmek, eve kapatmak, aç bırakmak, anormal cinsel isteklerde bulunmak gibi sıralanabilir. Eylemin devamlılığı şart değildir. Tek bir eylem bile pek kötü muamele sayılabilir. Örneğin eşini zorla ters ilişkiye zorlaması bu kapsamdadır. Süreklilik gösteren fiziki şiddet de bu kapsama girer. Ancak mesela alkol alarak eşine tek seferlik tokat atmak, pek kötü muamele değildir. Onur kırıcı davranış; Örneğin ulu orta yerde eşine bağırmak, iş yerinde ona hakaret etmek, hırsızlık gibi yüz karartıcı suçları işlediğini isnat etmek, zina imasında bulunmak, evden kovmak, eşinin bakire olmadığı hakkında söylentiler yaymak bu kapsama girer. Eylemin belli bir yoğunluğu olması gerekir. Belli bir yoğunluğa ulaşmamış eylemler için TMK m. 166/1’e göre dava açılır. Yargıtay’a göre her türlü onur kırıcı davranış değil ağır derecede onur kırıcı bir davranışın gerçekleşmesi gerekir. Hakaret ve aşağılamanın içeriği, sıklığı, ağırlığı belli bir seviyeye gelmişse onur kırıcı davranıştan söz edilebilir. Soyut hakaret belli bir yoğunluğa ulaşmamışsa onur kırıcı davranıştan söz edilemez. Eşini aldatmak ise onur kırıcı bir davranıştır. Boşanmada Kusur Nedir? Kusur Sayılan Haller Nelerdir? hayata kast pek kotu onur kirici davranis nedir Hayata Kast Sebebiyle Boşanma Davasının Şartları Öldürme Niyeti ve Kastı: Hayata kast, bir eşin diğer eşi öldürme kastı ile yani bilerek ve isteyerek öldürmeye çalışması, bir diğer ifadeyle öldürmeye teşebbüs etmesidir. Hayata kasta dayalı boşanma davası açılabilmesi için eşin “kast” düzeyinde kusurlu harekette bulunması gerekmektedir. Davranışın Eşe Yönelik Olması: diğer gerekli olan şart ise, bu “kast” düzeyinde olan hareketin eşe yönelik olmasıdır. eğer eylem kasten değil ihmal suretiyle meydana gelmiş ise bu durumda eylem kast boşanma nedeni kapsamına girmemekte olup genel boşanma nedenleri arasına girebilir. Eşin Diğer Aile Üyelerine Yönelik Hayata Kast Davranışları Sebebiyle Boşanma Davası Açılabilir mi? Hayata kasıttan bahsedebilmek için eşin öldürme kastı ile meydana gelen hareketin diğer eşe yapılması halinde hayata kast nedeniyle boşanma davası açılabilir. Diğer eşe yönelmeyen ancak aile üyelerine yönelen davranışları sebebiyle hayata kast sebebiyle açılamasa da farklı sebepler ile boşanma davası açılabilmesi mümkündür. eşin annesine, babasına veya kardeşlerine veyahut diğer yakınlarına karşı öldürmeye teşebbüs etmesi hayata kast boşanma nedenine girmemektedir. Eşin, diğer eşin yakınlarının hayatına kast etmesi halinde evlilik birliğinin sarsılması sebebiyle boşanma davası açılabileceği gibi küçük düşürücü suç işleme sebebiyle boşanma davası da açılabilir. Pek Kötü Davranış Sebebiyle Boşanma Davasının Şartları Pek kötü davranış sebebiyle boşanma davası açılabilmesinin iki şartı mevcut bulunmaktadır. Bu iki şartın bir arada bulunması durumunda pek kötü davranış sebebiyle boşanma talep edilebilir. Bu şartlar; Bilerek ve İsteyerek İşlenmiş Olması: Pek kötü davranış kusura dayalı bir boşanma sebebi olması nedeniyle “kast” unsuru aranmaktadır. Bir başka ifadeyle pek kötü davranışın kasten yani bilerek ve isteyerek meydana gelmiş olması gereklidir. bu nedenle ihmal ya da tedbirsizlik sonucu meydana gelen fiiller bu kapsama girmemektedir. Eşe Acı Vermesi: Eşe uygulanan pek kötü davranışın eşin beden ve ruh sağlığını bozması gereklidir. Davranış pek kötü ve eşin bedensel ve ruh sağlığını tehlikeye düşürecek nitelikte olması gerekmektedir. Ağır Onur Kırıcı Davranış Sebebiyle Boşanma Davasının Şartları Ağır onur kırıcı davranış sebebiyle boşanma davası açılabilmesinin üç şartı mevcut bulunmaktadır. Bu üç şartın bir arada bulunması durumunda ağır onur kırıcı davranış sebebiyle boşanma talep edilebilir. Bu şartlar; Onur Kırıcı Davranışın Ağır Olması: Eşinin kişilik hakları arasında yer alan onurunun ağır bir şekilde çiğnenmesi gereklidir. Dolayısıyla her onur kırıcı davranış bu kapsama girmemektedir. Eşin Namusuna, Onuruna, Şerefine Yönelik Olması: Kişinin doğuştan sahip olduğu ya da hal ve d

Hayata Kast, Pek Kötü, Onur Kırıcı Davranış Sebebiyle Boşanma konusunda detaylı bilgi için avukatofisi.gen.tr sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.

Sonuç

Hayata Kast, Pek Kötü, Onur Kırıcı Davranış Sebebiyle Boşanma hakkında yukarıda sunulan bilgiler genel niteliktedir. Kişisel hukuki durumunuz için profesyonel avukat desteği almanızı öneririz.

Sıkça Sorulan Sorular

Bu konuda ne yapılabilir?

Konuya ilişkin olarak lisanslı bir avukattan hukuki danışmanlık almanız önerilmektedir.

Yasal süreç ne kadar sürer?

Yasal süreç, davanın türüne göre değişir. Birkaç aydan birkaç yıla kadar sürebilir.

Hukuki danışmanlık almak neden önemlidir?

Her davanın kendine özgü koşulları vardır. Doğru strateji için uzman desteği kritik önem taşır.

⚠️ Yasal Uyarı: genel bilgilendirme amaçlıdır. Hukuki tavsiye yerine geçmez.

Avukat  Antalya Ceza Avukatı — Ağır Ceza Avukatı
Tagged , , ,
AVUKATI ARA