AvukatOfisi Ekibi

Ceza Hukuku

Tarih: 06-11-2025

Hakkı olmayan yere tecavüz suçu; Türk Ceza Kanunu’nun 154. maddesinde düzenlenmiştir. Kanunun söz konusu maddesi; başkasına ait taşınmaz mallara izinsiz giriş veya kullanma gibi hususları düzenlemektedir. Türk Ceza Kanunu’na göre; taşınmaz malların hukuka aykırı şekilde işgali, sınırlarının değiştirilmesi, bozulması ya da hak sahibinin taşınmazdan yararlanması gibi durumlar hukuka aykırıdır. Türk Ceza Kanunu’nun 154. maddesinin amacı; başkasına ait taşınmaz malların izinsiz şekilde işgal edilmesini ya da kullanılmasını engellemektir.

Hakkı olmayan yere tecavüz suçu; üç fıkra halinde düzenlenmiş başkasına ait taşınmaz malları işgal etme veya izinsiz kullanma şeklinde gerçekleşen bir suçtur. Hakkı olmayan yere tecavüz suçu TCK madde 154’te düzenlenmiş olup şu şekillerde işlenebilir;

İlgili Makale: İnfaz Hesaplama

Makale İçeriği

Toggle

Hakkı Olmayan Yere Tecavüz Suçu Nedir?

Hakkı olmayan yere tecavüz suçu, temel olarak başkasına ait taşınmaz mal veya eklentilerini izinsiz kullanma veya işgal etme şeklinde gerçekleşen bir suç tipidir. Hakkı olmayan yere tecavüz suçu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 154 maddesinde “Malvarlığına Karşı Suçlar” bölümünde düzenlenmiştir. Madde gerekçesinde; bir hakka dayanmadan başkasına ait taşınmaz malların ya da eklentilerinin kısmen veya tamamen işgali, sınırlarının değiştirilmesi, bozulması ya da herhangi bir şekilde hak sahibinin malından yararlanmasına engel olunması cezalandırılmıştır. Bu doğrultuda görülmektedir ki; hakkı olmayan yere tecavüz suçu taşınmaz mal ve eklentileri üzerindeki mülkiyet hakkının korunması maksatlı bir suçtur.

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 154. madde metnine göre;

Bu suçun oluşabilmesi için suçun failinin taşınmaz mal ve eklentileri üzerinde herhangi bir ayni ya da şahsi hakkının bulunmaması gerekmektedir. Suçun manevi unsuru kasttır. Bu nedenle suçun faili bile isteye hareket etmiş olmalıdır. Hakkı olmayan yere tecavüz suçu şikâyete bağlı bir suçtur. Bu nedenle takibi için mağdurun şikâyeti şartı aranır.

Hakkı Olmayan Yere TecavüzTCK Madde 154

Kanun Maddesi5237 sayılı Türk Ceza Kanunu madde 154

ŞikâyetTakibi şikâyete bağlıdır.

Zamanaşımı8 yıldır.

Tutuklama ve Adli KontrolTutuklama kararı verilemez. Adli kontrol kararı verilebilir.

UzlaşmaSuç uzlaşmaya tabidir.

Etkin PişmanlıkEtkin pişmanlık hükümleri uygulanamaz.

İndirimŞartları varsa 62 indirimi uygulanabilir.

Memurluğa EtkiHükmedilen cezanın miktarına göre memurluğa engel olabilir.

Görevli MahkemeAsliye Ceza Mahkemesidir.

hakki olmayan yere tecavuz sucu sartlari

Hakkı Olmayan Yere Tecavüz Suçunun Şartları

Hakkı olmayan yere tecavüz suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 154. Maddesinde, üç fıkra halinde düzenlenmiştir. Birinci fıkrada düzenlenen “Başkasına ait taşınmazlara ya da eklentilerine tecavüz suçu” seçimlik hareketlerle işlenebilen bir suçtur. Söz konusu seçimlik hareketler;

Fail söz konusu seçimlik hareketleri taşınmaz ya da eklentileri üzerinde herhangi bir şahsi ya da ayni hakkı bulunmaksızın bile isteye yapmış olmalıdır. Nitekim icra edilen fiil bir hakka dayanıyorsa hakkı olmayan yere tecavüz suçunu oluşturmamaktadır.

Türk Ceza Kanunu’nun 154. Maddesinin 2. Fıkrasında ise “Köy merasına tecavüz suçu” düzenlenmiştir. Söz konusu suçun meydana gelmesinde de yine seçimlik hareketler söz konusudur. Buna göre;

Suçun amacı; meraların mülkiyetinin ve ortak kullanım hakkının korunmasıdır. Suçun mağduru; meradan yararlanma hakkı olan herkes olup suçun konusunu ise; tahsisli veya kadim köy meraları oluşturmaktadır.

Yine Türk Ceza Kanunu’nun 154. Maddesinin 3. Fıkrasında, “Suların mecrasını değiştirme suçu” düzenlenmektedir. Söz konusu suçun konusu, yeraltı ve yerüstü sularını kapsamaktadır. Bu suç; su kaynağından yararlanma hakkının engellenmesi suretiyle malvarlığına yönelik bir suçtur. Suçun seçimlik hareketleri arasında;

Suçun meydana gelmesi için failin eylemlerinin meşru bir hakka dayanmıyor olması gerekmektedir.

İlgili Yazı: Takibi Şikayete Bağlı Suçlar

Hakkı Olmayan Yere Tecavüz Suçunun Unsurları

İlgili Makale: Mera Sürmenin Cezası

Hakkı Olmayan Yere Tecavüz Suçunun Cezası Nedir?

Hakkı olmayan yere tecavüz suçu; üç fıkra halinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 154. Maddesinde düzenlenmiştir. Anılan suç kanunun “Malvarlığına Karşı Suçlar” başlığı altında düzenlenmiştir. Hakkı olmayan yere tecavüz suçunu cezai yaptırımı; alt aydan üç yıla kadar hapis cezası ve bin güne kadar adli para cezası şeklindedir. Suçun 154/2. Maddede ve 154/3. Maddede düzenlenen hallerinde de yine birinci fıkrada hükmedilen cezaların uygulanmasına karar verilmiştir. Suçun temel amacı; bireylerin mülkiyet hakkı ile taşınmaz üzerindeki fiili hakimiyetlerinin korunmasıdır.

Hakkı Olmayan Yere Tecavüz Suçu CezasıKanuni Dayanağı

TCK 154 Basit Hali Cezası6 aydan 3 yıla kadar hapis para cezası

Hayasızca Hareketler Suçunun Nitelikli Halinin CezasıNitelikli hali yoktur.

Hayasızca Hareketler Suçunda Ağırlaştırıcı HallerAğırlaştırıcı Nedenler yoktur.

hakki olmayan yere tecavuz sucu cezasi

Hakkı Olmayan Yere Tecavüz Suçu Örnekleri

Hakkı Olmayan Yere Tecavüz Suçunun Özel Görünüşleri

Uzlaşma, Adli Para Cezasına Çevirme, Erteleme ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı

Soruşturma ve Kovuşturma Evresi

Soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı, şüphelinin suçu işlediğine dair yeterli şüpheyi ortaya koyabilecek delilleri topladığı takdirde, şüpheli hakkında iddianame düzenleyerek soruşturma evresini tamamlar. Cumhuriyet savcısı şüpheli hakkında yeterli şüphe düzeyine varacak delil toplayamadıysa; Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar vererek soruşturmayı tamamlar. Cumhuriyet savcısı tarafından verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara itiraz yolu açıktır. Buna göre söz konusu karara karşı kararın tebliğini takiben 15 gün içerisinde Sulh Ceza Hakimliği’ne itiraz edilebilir. Sulh Ceza Hakimliği’nin itirazı kabulü halinde dosya cumhuriyet savcılığına iade edilerek yeniden incelenmesine karar verilir. Sulh Ceza Hakimliği’nin itirazın reddi kararı ise kesindir. İtirazın reddi kararı ile birlikte dosya kapanır.

Gerekli şartların bulunması halinde mahkeme tarafından katılma talebi kabul edilen müşteki artık “katılan” sıfatını alır. Katılan sıfatı müştekinin kamu davasına taraf olarak katılmasına olanak sağlar. Sanığa verilecek ceza kovuşturma evresinin sonunda mahkeme tarafından hükmedilir. Ancak sanık hakkında ceza verilebilmesi için sanığın isnat edilen fiili işlediğinin tereddütsüz olarak belirlenmesi ve kesin, inandırıcı delillerle sabit hala gelmiş olması gerekmektedir. Aksi takdirde sanık hakkında beraat kararı verilmesi gereklidir. Hakkı olmayan yere tecavüz suçunda kovuşturma evresinin tamamlanmasıyla; sanığın suçu işlediği sabit ise verilecek ceza 6 aydan 3 yıla kadar hapis ve bin güne kadar adli para cezasıdır. Arttırım ve indirim nedenleri de mahkemenin takdirine göre uygulanacaktır.

Hakkı Olmayan Yere Tecavüz Suçunda Gözaltı ve Tutukluluk

Ceza muhakemesi sürecinde, gözaltı soruşturma evresinde karşılaştığımız koruma tedbirlerinden biridir. Gözaltı tedbiri, şüphelinin soruşturma evresinde geçici şekilde özgürlüğünden yoksun bırakılmasıdır. Ancak gözaltı kararının verilebilmesi için somut delillere dayanan kuvvetli suç şüphesinin varlığı aranmaktadır. Gözaltı süreci olağan dönemlerde 24 saat ile sınırlı olup toplu şekilde işlenen suçlarda en faz dört güne kadar uzatılabilmektedir. Gözaltı müessesesi CMK madde 91 kapsamında düzenlenmiştir. Hakkı olmayan yere tecavüz suçunda gözaltı kararı genel olarak uygulanmaz.

Tutuklama ise CMK madde 100 ve devamı hükümleri kapsamında düzenlenmiştir. Tutuklama tedbiri, mahkeme kararı ile verilen geçici şekilde özgürlükten yoksun bırakan bir koruma tedbiridir. Tutuklama tedbirinin en temel amacı; sanığın kaçmasını, delilleri yok etmesini veya yargılamayı sekteye uğratmasını önlemektir. Bu doğrultuda; tutuklama kararı yalnızca hakim ya da mahkeme tarafından verilebilir. Cumhuriyet savcısı yalnızca tutuklama talebinde bulunabilmektedir. Yine CMK m. 100/4 kapsamında yalnızca adli para cezasını ya da kanunen üst sınırı iki yıl ve daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda tutuklama kararı verilmesi hukuken mümkün değildir. bu bilgiler ışığında hakkı olmayan yere tecavüz suçu kapsamında tutuklama tedbirine karar verilmesi hukuken mümkündür.

hakki olmayan yere tecavuz sucu sikayet

İfade, Savunma ve Yargılama Süreci

Şüphelinin ifadesine başvurulması; hakkında suç isnadında bulunulan şüpheli kimsenin olayla ilgili bilgi ve savunmasının tespiti maksadıyla yapılır. Türk Ceza Kanunu’nun 154/1 maddesinde düzenlenen hakkı olmayan yere tecavüz suçu şikayete tabi bir suçtur. Bu nedenle şikayet ve ihbar üzerine şüpheli konumundaki kişiden de ifade alınabilir. Ayrıca yine Türk Ceza Kanunu’nun 154/2-3 maddelerinde düzenlenen hakkı olmayan yere tecavüz suçunun şikayete tabi olmayan hallerinde de re’sen başlatılan soruşturma süreci ile beraber şüpheli kişinin de ifadesi alınmalıdır. Şüphelinin ifade vermesi için usulüne uygun çağrılmasına rağmen gelmemesi durumunda da kişi hakkında yakalama kararı (CMK m. 146) çıkarılması mümkündür. İfade kolluk makamları aracılığıyla gerçekleştirilebileceği gibi cumhuriyet savcısı tarafından da gerçekleştirilebilir.

Savunma hakkı ceza muhakemesinin temel ilkeleri arasında olup şüpheli ya da sanığın kendisine isnat edilen suçlamalara karşı kendisini savunmasını talep edebilir. Bu durumda sanığa kendisine isnat edilen suç detaylıca izah edilir ve kendisini savunabilmesi için yeterli zaman verilir. Kişi kendisini bizzat savunabileceği gibi dilerse savunmasını bir avukat yardımıyla da yapabilir. Hakkı olmayan yere tecavüz suçunun oluşması durumunda şüphelinin ifadesi alınır. Yürütülen yargılama süreci boyunca şüpheliye kendisini savunma imkânı tanınır. Kişi dilerse kendisini avukat aracılığıyla da savunabilir.

Şikayet Süresi, Zamanaşımı, Etkin Pişmanlık ve Görevli Mahkeme

Yargıtay Kararları

Hakkı Olmayan Yere Tecavüz Suçu Hakkında Mahkeme Kararları

Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2018/210 Esas, 2020/190 Karar

“5237 TCK’nın “Hakkı olmayan yere tecavüz” başlıklı 154. maddesi ise;

“Bir hakka dayanmaksızın kamuya veya özel kişilere ait taşınmaz mal veya eklentilerini malikmiş gibi tamamen veya kısmen işgal eden veya sınırlarını değiştiren veya bozan veya hak sahibinin bunlardan kısmen de olsa yararlanmasına engel olan kimseye, altı aydan üç yıla kadar hapis ve bin güne kadar adlî para cezası verilir.

Köy tüzel kişiliğine ait olduğunu veya öteden beri köylünün ortak yararlanmasına terk edilmiş bulunduğunu bilerek mera, harman yeri, yol ve sulak gibi taşınmaz malları kısmen veya tamamen zapt eden, bunlar üzerinde tasarrufta bulunan veya sürüp eken kimse hakkında birinci fıkrada yazılı cezalar uygulanır.

Kamuya ait veya özel suların mecrasını değiştiren kimse hakkında birinci fıkrada yazılı cezalar uygulanır.” şeklinde hüküm altına alınmış iken anılan maddenin birinci fıkrası

14.03.2009 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanmakla yürürlüğe giren 5841 sayılı Kanun’un birinci maddesi ile; “Bir hakka dayanmaksızın başkasına ait taşınmaz mal veya eklentilerini malikmiş gibi tamamen veya kısmen işgal eden veya sınırlarını değiştiren veya bozan veya hak sahibinin bunlardan kısmen de olsa yararlanmasına engel olan kimseye, suçtan zarar görenin şikâyeti üzerine altı aydan üç yıla kadar hapis ve bin güne kadar adlî para cezası verilir.” şeklinde yeniden düzenlenerek kamuya ait taşınmaz mal veya ekletileri bu fıkra kapsamından çıkartılıp anılan fıkrada düzenlenen suçun takibi şikâyete bağlı hâle getirilmiştir.

Anılan maddenin birinci fıkrasında bir hakka dayanmaksızın başkasına ait taşınmaz mal veya eklentilerine yönelik gerçekleştirilmesi gereken üç ayrı seçimlik hareket düzenlenmiştir. Bunlardan birincisi; malikmiş gibi tamamen veya kısmen işgal etme, ikincisi; sınırlarını değiştirme veya bozma, üçüncüsü ise; hak sahibinin bunlardan kısmen de olsa yararlanmasına engel olma eylemleridir.

Bu aşamada konumuzla ilgisi bakımından hak sahibinin taşınmazdan yararlanmasına engel olma seçimlik hareketinin irdelenmesinde fayda bulunmaktadır. Bu durumda fail tarafından taşınmazın aynına herhangi bir müdahalede bulunulmamakta sadece hak sahibinin taşınmazından yararlanmasına, bu taşınmazı istediği gibi kullanmasına engel olunmaktadır. Taşınmazın tamamından yararlanmaya engel olmak zorunlu olmayıp bir bölümünden yararlanmasına engel olunması hâlinde de bu suç oluşacaktır. Bu suçun oluşması için, failin mağdura karşı herhangi bir şekilde, cebir veya tehdit kullanmasına da gerek yoktur. Mağdurun taşınmazına gitmek için kullandığı yolu sulayarak geçilmez hâle getirmek, kapısını kilitlemek, kapı kilidini değiştirmek, taşınmazın etrafını tellerle çevirmek, taşınmazın ekip biçilmesine karşı koymak veya kullanılmasını engellemek amacıyla sürekli etrafını kirletmek suretiyle taşınmazdan yararlanmaya engel olunabilir (Osman Yaşar-Hasan Tahsin Gökcan-Mustafa Artuç, Yorumlu-Uygulamalı Türk Ceza Kanunu, 2. Baskı, 4. Cilt, 2014, s.4979.). Diğer bir anlatımla hak sahibinin taşınmazından yararlanmasına engel olan her fiil ile bu suçun işlenmesi mümkündür. Ancak somut olaya göre gerçekleştirilen fiilin engelleme niteliği taşıyıp taşımadığı ayrıca değerlendirilmelidir.

Bu açıklamalar ışığında uyuşmazlık konusu değerlendirildiğinde; Katılan …’ya ait suça konu mesken niteliğindeki taşınmazın katılan tarafından satılmak istenmesine karşın aynı zamanda katılanın abisi olup bu evin üst katında oturan sanık …’nın katılan ile aralarında bulunan bahse konu evden kaynaklı anlaşmazlık nedeniyle, suça konu dairenin satılmasını engellemek amacıyla gelen müşterilere evin girişini tuğla ile ikiye ayıracağını söylemesi şeklinde gerçekleşen somut olayda; sanığın bu eylemleri sonucunda katılana ait evin satılamadığının ve akabinde olay tarihinde emlakçılık yapan tanık …’in evin bu şekilde satılmasının mümkün olmadığını değerlendirerek evi satmaktan vazgeçip anahtarlarını katılana iade ettiğinin anlaşılması karşısında sanığın söz konusu eylemlerinin katılanın taşınmazından yararlanmasına engel olma niteliği taşıdığının ve sanığa atılı hakkı olmayan yere tecavüz suçunun unsurları itibarıyla oluştuğunun kabulü gerekmektedir.

Bu itibarla, Yerel Mahkemenin direnme kararına konu hükmünün, sanığa atılı suçun unsurları itibarıyla oluştuğu gözetilmeden atılı suçtan mahkûmiyeti yerine yetersiz gerekçe ile beraatine karar verilmesi isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmelidir.”

Yargıtay 8. Ceza Dairesi, 2016/8297 numaralı kararı;

“Oluşa ve tüm dosya içeriğine göre katılanın, sanığa ait taşınmazındaki su arkından yararlanmak talebiyle Asliye Hukuk Mahkemesine başvuruda bulunması üzerine, 28.12.2012 tarihinde “geçici su geçit hakkı” elde ettiği, ancak su geçit hakkına dair kararın suç tarihi itibariyle hükümsüz hale gelmesi üzerine, sanığın su arkına hayvan gübresi dökmek şeklinde gelişen eyleminin 154/3. Maddesinde düzenlenene suların mecrasını değiştirme suçunun unsurlarını oluşturmayacağı gibi; tedbir kararından sonra 397. Maddesi gereğince esas hakkında da yasal süre içerisinde dava açılmamış olması karşısında tedbir kararına muhalefet suçunun unsurları da oluşmayacağı gözetilmeden, isnat edilen suçtan sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi hukuka aykırıdır.”

“Köy boşluğuna tecavüz suçunun mağduru köy tüzel kişiliği olup, suçtan doğrudan zarar görme olasılığı bulunmayan hazine vekili ve belediye temsilcisinin bu suçtan açılan davaya katılma hakkı bulunmadığı gibi katılma kararı verilmiş olması da temyiz hakkı vermez.”

Hakkı Olmayan Yere Tecavüz Suçu Suç Duyurusu Dilekçesi

(SUÇUN İŞLENDİĞİ YER) CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI’NA

MÜŞTEKİ: İsim Soyisim (TC Kimlik No) – (Adres Bilgileri)

VEKİLİ: AvukatOfisi Ekibi

Söğütözü Mah. Söğütözü Cad. No:2 Koç İkiz Kuleleri B Blok Kat:4 Daire:7,  06530 Çankaya

ŞÜPHELİ: İsim Soyisim (TC Kimlik No) – (Adres Bilgileri)

KONU: Şüpheli şahıs hakkında işlemiş olduğu Hakkı Olmayan Yere Tecavüz suçu nedeniyle soruşturma başlatılması ve soruşturma neticesinde şahıs hakkında kamu davası açılması taleplerimizi havidir.

AÇIKLAMALAR

HUKUKİ SEBEPLER: TCK ve ilgili her türlü yasal mevzuat.

HUKUKİ DELİLLER: Tanık, yemin, sözleşmeler, fotoğraf görüntüleri, mesajlar ve ilgili her türlü yasal delil.

SONUÇ ve İSTEM: Yukarıda açıklanan nedenlerle şüpheli şahıs hakkında soruşturma başlatılmasını, soruşturma sonucunda kamu davası açılması yönünde karar verilmesini saygılarımızla vekâleten arz ve talep ederiz. (Tarih)

Müşteki Vekili

AvukatOfisi Ekibi

(e-İmza)

Sık Sorulan Sorular

Haksız işgal cezası nedir?

Hakkı olmayan yere tecavüz suçu; TCK 154. maddesinde düzenlenmiştir. Cezası altı aydan üç yıla kadar hapis ve bin güne kadar adli para cezasıdır.

TCK 154 2 cezası nedir?

TCK 154/2 cezası 154/1 ile aynıdır. Yani altı aydan üç yıla kadar hapis ve bin güne kadar adli para cezasıdır.

Haksız işgal nereye şikayet edilir?

Haksız işgal savcılık, karakol veya kaymakamlıklara şikayet edilebilir.

Avukat AvukatOfisi Ekibi

AvukatOfisi Ekibi, AvukatOfisi Ekibi Bürosu’nun kurucusudur.

Avukat AvukatOfisi Ekibi

, lise eğitimini Bursa Polis Koleji’nde tamamladıktan sonra yüksek öğrenimine Ankara Polis Akademisi’nde başlamış ve 2011 yılında ayrılmıştır. Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne başlayarak başarı bursu ile üç yılda dönem ikincisi olarak mezun olmuştur.

Sıkça Sorulan Sorular

S1. Hakkı Olmayan Yere Tecavüz nedir?

Hakkı Olmayan Yere Tecavüz hakkında yasal süreç ve dikkat edilmesi gerekenler için avukatınıza danışmanız önerilir.

S2. Hakkı Olmayan Yere Tecavüz nasıl yapılır?

Hakkı Olmayan Yere Tecavüz süreci, ilgili kanun hükümlerine göre şekillenir ve her dosya özgündür.

S3. Hakkı Olmayan Yere Tecavüz ne kadar sürer?

Hukuki süreçlerin süresi, dosyanın karmaşıklığına ve mahkeme takvimine bağlıdır.

S4. Hakkı Olmayan Yere Tecavüz masrafı ne kadardır?

Hukuki süreç masrafları, davanın türüne ve süresine göre değişiklik gösterir.

S5. Hakkı Olmayan Yere Tecavüz için hangi belgeler gerekli?

Gerekli belgeler davanın türüne göre farklılık gösterir; detaylı bilgi için avukatınıza başvurunuz.

S6. Hakkı Olmayan Yere Tecavüz zorunlu mudur?

Hukuki süreçlerde profesyonel destek almak, hak kayıplarını önlemek açısından önemlidir.

Hukuki tavsiye değildir. Herhangi bir konuda bilgi almak istiyorsanız mutlaka avukatınıza danışmanız gerekmektedir.

Avukat  Serdivan İş Avukatı ile İşinizi Şansa Bırakmayın
AVUKATI ARA