AvukatOfisi Ekibi

Ceza Hukuku

Tarih: 08-09-2025

Görevi yaptırmamak için direnme suçu, 5 fıkra halinde düzenlenmiş kamu görevlisinin görevini yapmasının önüne geçmek, engellemek şeklinde gerçekleşen suçtur. Maddenin birinci fıkrasında görevi yaptırmamak için kamu görevlisine cebir ve tehdit kullanmak cezalandırılmış, ikinci fıkrada bu kamu görevlisinin yargı mensubu olması düzenlenmiştir. Dolayısıyla seçimlik hareketli bit suç olan görevi yaptırmamak için direnme suçunda sadece yasa maddesinde yer alan şekillerde işlenebileceği için bağlı hareketli bir suç olduğu kabul edilmiştir. Görevi yaptırmamak için direnme suçu TCK 265. Maddede düzenlenmiş olup şu şekillerde işlenebilir:

Örneğin bir polisin kişiyi tutuklamak için görevlendirilmesi ve polis memurunun kişinin ikametine gelerek mahkeme kararını göstermesi ile kişiyi tutuklamaya çalıştığı bir olayda, kişinin evindeki silahı polise doğrultması ve görevini yapmasının önüne geçmesi halinde görevi yaptırmamak için direnme suçu oluşacaktır. Görevi yaptırmamak için direnme suçu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 265. Maddesinde düzenlenmiştir. Suçun basit hali ilk fıkrada düzenlenmişken ağırlaştırıcı nedenler diğer fıkralarda düzenlenmiştir. AvukatOfisi Ekibi olarak bu yazımızda görevi yaptırmamak için direnme suçu ve cezasından (TCK m. 265) bahsedeceğiz.

İlgili Makale: İnfaz Hesaplama

Makale İçeriği

Toggle

Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçu Nedir?

Görevi Yaptırmamak İçin Direnme suçu; kamu görevlisinin görevini ifa ettiği sırada bu görevi engellemek amacıyla cebir veya tehdit ile diretilmesidir. Suç ile idarenin barış içinde ve kesintiye uğramaksızın görevini yapması amaçlanmıştır. Ayrıca söz konusu suçun oluşması için eylemin tamamlanmasına gerek yoktur yani kişi görevli memurun görevini engellemeye çalışsa ancak engelleyemese de söz konusu suç oluşacaktır. Bu durum suçun tehlike suçu olduğunu düzenlemektedir. Diğer taraftan suçun fiilin icrası ile normatif neticenin meydana gelmesi dolayısıyla, neticesi harekete bitişik ve şekli bir suç olarak tanımlanmıştır.

Görevi yaptırmamak için direnme suçu; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun İkinci Kitap “Özel Hükümler” Dördüncü Kısım “Millete ve Devlete Karşı Suçlar ve Son Hükümler” Birinci Bölüm “Kamu İdaresinin Güvenilirliğine ve İşleyişine Karşı Suçlar” bölümünde Görevi Yaptırmamak İçin Direnme başlığı altında 265. Maddeden itibaren düzenlenmiştir. 765 sayılı Türk Ceza Yasası’nın 254. Maddesinde görevin yapılmasından önce memurun zorlanması yani cebir veya tehdit uygulanmasına yönelik eylemi, 258. Maddede ise görevin icrası sırasındaki fiilleri düzenlemekteydi. 5237 sayılı TCK 265. Maddede ise her iki tür eylem de kapsam altına alınmıştır. Görevi yaptırmamak için direnme suçunu konu edinen 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 265. Madde metni şu şekildedir:

Madde 265

Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçu – TCK 265

Kanun Maddesi5237 sayılı Türk Ceza Kanunu madde 265

ŞikayetŞikayete tabi değildir, resen soruşturulur.

Zamanaşımı8 yıldır.

Tutuklama ve Adli KontrolTutuklama ve adli kontrol kararı verilebilir.

UzlaşmaSuç uzlaşmaya tabi değildir.

Etkin PişmanlıkEtkin pişmanlık hükümleri uygulanabilir.

İndirimŞartları varsa 62 indirimi uygulanabilir.

Memurluğa EtkiMemuriyete engeldir.

Görevli MahkemeAsliye Ceza Mahkemesidir.

gorevi yaptirmamak icin direnme sucu nedir

Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçunun Şartları

Görevi yaptırmamak için direnme suçunda, görevin önlenmesi maksadıyla kamu görevlisine şiddet veya tehdit kullanılması anında oluştuğundan, şekli ve dolayısıyla neticesi harekete bitişik bir suçtur. Madde ile yasa koyucunun aradığı netice, maddi eylemin tamamlanması anında dış dünyada meydana gelen sonuçtur. Bu netice, memura veya icra vasıtalarına şiddet veya tehdit kullanılmasının dış dünyada oluşturduğu durumdur. 80 Dış dünyada oluşan durum ise; görevliye (kamu idaresine) direnildiği olgusunun ortaya çıkması ve ayrıca şiddet üzerine görevli veya eşyada meydana gelen fiziksel değişiklik ya da tehdit üzerine görevlinin iç huzur ve emniyet duygusunun etkilenmiş olmasıdır.

Suç yalnızca kasten işlenebilir, taksire işlenemez. Bu suçun manevi unsuru özel kasıttır. Çünkü suç maksatlı olarak düzenlenmiştir. Failin görevin yapılmasını engelleme özel kastıyla hareket etmesi gereklidir. Suçun maksatlı olarak düzenlenmesinin diğer bir sonucu olarak, bu suç ancak doğrudan kast ile işlenebilecektir. Fail, kamu görevlisinin görevini yapmasını engellemek amacıyla, görevli- ye karşı cebir ve tehditte bulunduğunu bilmeli ve istemelidir. Özetle görevi yaptırmamak için direnme suçunun şartları şu şekildedir:

İlgili Makale: Erişimin Engellenmesi ve İçerik Kaldırma

Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçunun Unsurları

Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçunun Cezası Nedir?

Görevi yaptırmamak için direnme suçu; 5 fıkra halinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 265. Maddesinde düzenlenmiştir. Görevi yaptırmamak için direnme suçunun temel halinin cezası, Türk Ceza Kanunu’nun 265. maddesinin 1. fıkrasında da belirtildiği üzere, 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezasıdır. Devamındaki fıkralarda suçun nitelikli hali düzenlenmiş olup, suçun yargı mensubu bir kamu görevlisine işlenmesi halinde verilecek ceza 2 yıldan 4 yıla kadar hapis cezasıdır. Suçun kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması ile işlenmesi halinde verilecek ceza 1/3 oranında arttırılır aynı şekilde suçun birden fazla kişi ile işlenmesi halinde verilecek ceza 1/3 oranında arttırılacaktır. Suçun silahla ya da örgütlerin korkutucu etkisi ile işlenmesi halinde ise verilecek ceza yarı oranında arttırım uygulanarak verilir. Son olarak suçun kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinden birinin gerçekleşmesi halinde ayrıca kasten yaralama suçundan da ceza verileceği düzenlenmiştir.

Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçu CezasıKanuni Dayanağı

TCK 265 Basit Hali Cezası6 aydan 3 yıla kadar hapis para cezası

Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçunun Nitelikli Halinin Cezası2 yıldan 4 yıla kadar hapis para cezası

Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçunda Ağırlaştırıcı Haller3 fıkrada verilecek ceza 1/3 oranında, 4. Fıkrada verilecek ceza 1/2 oranında arttırılır.

gorevi yaptirmamak icin direnme sucu cezasi

Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçu Örnekleri

Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçunun Özel Görünüşleri

Uzlaşma, Adli Para Cezasına Çevirme, Erteleme ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı

Soruşturma ve Kovuşturma Evresi

Cumhuriyet savcısının şüpheli şahsın suçu işlediğine dair yeterli somut delilleri toplaması ve yeterli şüpheye ulaşması ile iddianame düzenlenir. Bunun aksi durumunda yeterli şüphe oluşmadığında Cumhuriyet Savcılığı kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verir. Bu karara karşı tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde itiraz edilebilir. İtiraz kabul edilirse dosya doğrudan kovuşturma evresine geçmez, tekrar soruşturma evresinde incelenir. İtiraz reddedilirse dosya kapanır. İtirazı inceleyecek olan merci Sulh Ceza Hakimliğidir. Her koşulda iddianame düzenlendiği takdirde dosya kovuşturma evresine geçecektir. Soruşturma evresinde şüpheli konumunda olan fail de kovuşturma evresinde sanık konumuna geçecektir.

Sanığa verilecek ceza kovuşturma evresinin sonunda belirlenir. Ancak sanık bu aşamadan önce kendisine isnat edilen suçu ve cezasını tam olarak öğrenmiş olmalıdır. Ayrıca cezalandırılması için de suçu işlediği sabit olmalıdır. Örneğin görevi yaptırmamak için direnme suçunun faili olarak iki şüpheli varsa ancak hangisinin suçu işlediği sabit değilse her ikisi de beraat edecektir. Bununla birlikte, kovuşturma evresi neticesinde verilecek kararlar beraat, HAGB hatta zamanaşımına uğradığı takdirde davanın düşmesi şeklinde sıralanabilir. Görevi yaptırmamak için direnme suçunun kovuşturma evresi tamamlandığında sanığın suçu işlediği sabit ise verilecek ceza 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezası olarak belirlenecektir. Artırım ve indirim nedenlerinin uygulanması da mahkemenin takdirine kalacaktır.

Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçunda Gözaltı ve Tutukluluk

Bir kişi hakkında gözaltı kararı verilebilmesi için bu kişi hakkında somut delillerin var olması gerekir. Cumhuriyet Savcılığı gözaltı kararı verir vermez kişinin fotoğrafı çekilir ve parmak izi alınır. Aynı zamanda şüphelinin kendisine gerekli bilgiler verilmeli ve hekime götürülerek muayenesinin yapılması gerekir. Gözaltı süresi her ne kadar Olağanüstü Hal Durumlarında (OHAL) 30 güne kadar çıksa da uluslararası bir sözleşme olan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nde en fazla 4 gün olarak belirlenmiştir. Bununla birlikte kişinin tek başına işlediği suçlarda belirlenen gözaltı süresi ile toplu olarak işlenen suçlarda gözaltı süreleri birbirinden farklı olarak düzenlenmiştir. Bunlarda 24 saati geçmemesi öne sürülmüştür. Toplu olarak işlenen suçlarda (birden fazla sanığı olan) bu süre 4 güne kadar uzatılmıştır. Ceza Muhakemesi Kanunu’nu madde 91’de geçen fıkrada mülki amirlerin talimatı ile belirlenen bazı kolluk amirlerine bir kişiyi 24 saate kadar gözaltına alma yetkisi verilmiştir. Bu yetki tabi ki suçlara göre belirlenmektedir. Yağma suçunda da, savcının gözaltı kararı ile failin gözaltına alınması mümkündür.

Tutuklama kararı ise Ceza Muhakemesi Kanunu madde 100 ve devamındaki maddelerinde düzenlenmiştir. Tutuklama suç işlendiğine ilişkin kuvvetli, yoğun kuşku bulunan bir kişinin özgürlüğünün kesin hüküm öncesi mahkeme kararı ile kısıtlanmasıdır. Tutuklamanın amacı ceza yargılamasının yapılmasını sağlamaktır. Ayrıca sanığın ileride olabilecek bir infazı da gerçekleşmiş sayılacaktır. Önemle belirtilmelidir ki tutuklama kararını verebilecek tek merci mahkemelerdir. Cumhuriyet savcılıkları tutuklama kararı veremez yalnızca tutuklanmayı talep edebilir. Tutuklama kararının verilemeyeceği birtakım durumlar kanun kapsamında düzenlenmiştir. Örneğin kişi hakkında yalnızca adli para cezasını gerektiren bir suçtan dolayı yargılama yapıldı ve buna ilişkin ceza verildiyse tutuklama kararı verilmez. Bununla birlikte vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenen suçlar dışında en fazla 2 yıl hapis cezası belirlenen suçlar hakkında da tutuklama kararı verilemez. Görevi yaptırmamak için direnme suçunda da tutuklama kararı verilmesi mümkündür. CMK 102/1 gereğince görevi yaptırmamak için direnme suçunda tutukluluk süresi en çok bir yıldır. Ancak bu süre, zorunlu hallerde gerekçeleri gösterilerek altı ay daha uzatılabilir. Tutuklamanın somut koşulları bulunmaktadır. Bu koşullar şu şekilde sıralanabilir:

İfade, Savunma ve Yargılama Süreci

İfade, kişi hakkında yapılan suç duyurusu ve şikayet nedeniyle olay hakkındaki bilgi ve savunmasının alınması için yapılan bir usuldür. Nitekim görevi yaptırmamak için direnme suçu şikayete tabi bir suç olmadığından gelen ihbar ya da şikayet üzerine soruşturma başlamasının yanı sıra resen de soruşturma başlatılabilir. Bu nedenle, mağdur şikayette bulunduğu için suç hakkında beyanları alındıktan sonra failin ifadesi de alınır. Eğer şüpheli şahıs ifadeye gitmiyorsa bu durumda hakkında yakalama kararı çıkarılacaktır. İfade kolluk görevlileri tarafından alınabileceği gibi bizzat Cumhuriyet Savcısı tarafından da alınabilir. Buna benzer şekilde sorgu ise şüpheli ya da sanığın hakim ya da mahkeme huzurunda kovuşturma evresinde suç hakkında dinlenmesidir.

Savunma hakkı ise şüpheli ya da sanığın en önemli haklarından biri olup irade özgürlüklerini ifade etmektedir. Çünkü kişi üzerine isnat edilen suç hakkında kendisini savunabilmelidir. Bu nedenle kişiye ayrıntılı olarak üzerine isnat edilen suç anlatılır. Ayrıca kendisini savunabilmesi için belirli bir süre de kişiye verilmektedir. Şüpheli şahıs kendisini bizzat savunabileceği gibi bir avukatın yardımından da yararlanabilir. AvukatOfisi Ekibi olarak bu noktada destek vermekteyiz. Görevi yaptırmamak için direnme suçu işlendiği takdirde koruma tedbirlerinin uygulanması da mümkündür. Örneğin koruma tedbiri ve uzaklaştırma kararı konulabilir. En önemlisi de kişinin teknik araçlarla izlenmesi mümkün hale gelir. Suçun örgüt kapsamında işlenmesi halinde tanık koruma programından yararlanılması da mümkün olur. Tanık yalnızca suçun mağduru değil aynı zamanda bu kişinin yakınları da olabilir. Yargılama 5235 sayılı Kanunun 10, 11, 12. Maddeleri uyarınca asliye ceza mahkemelerinde yürütülecektir.

Şikayet Süresi, Zamanaşımı, Etkin Pişmanlık ve Görevli Mahkeme

Yargıtay Kararları

gorevi yaptirmamak icin direnme sucu karar

Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçu Hakkında Mahkeme Kararları

Yargıtay 18. Ceza Dairesi 2019/11919 Esas 2020/5628 Karar 05.03.2020 Tarih

“TCK’nın 265. maddesinde “görevi yaptırmamak için direnme” başlığıyla “seçe- nekli hareketli” ve “amaçlı bir fiil” olarak düzenlenen ve görevin yapılmasını önleme maksadıyla kamu görevlisine karşı görevi yaptırmamak için direnme eylemleri ceza- landırılan suç tipinde; hareketin “cebir veya tehdit” şeklindeki icrai davranışlarla işle- nebileceğinin öngörüldüğü ve belirtilen tipik hareketleri içermeyen pasif direnme fiillerinin bu suçu oluşturmayacağı göz önüne alındığında, sanığın, polis merkezine girmesini engelleyen polis memurlarının elinden kurtulup içeriye girmeye çalışmak şeklindeki eyleminde direnme suçunda aranan cebir veya tehdit unsurlarının somut olayda ne şekilde gerçekleştiği kanıtlara dayalı olarak tartışılıp gösterilmeden, CMK’nın 230/1-c maddesine aykırı olarak, yetersiz gerekçeyle mahkumiyet kararı verilmesi, kanuna aykırıdır.”

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2016/5458 Esas 2020/4701 Karar 04.03.2020 Tarih

“Olay günü sanığın evinde yangın çıkardığı, mağdurların, sanığı evden çıkarmak istemeleri üzerine sanığın, mağdur polis memurlarına av tüfeğini doğrultarak “içeri girmeyin içeri gireni vururum” dediğinin iddia ve kabul edilmesi karşısında; sanığın eyleminin bir bütün olarak birden fazla polis memuruna yönelik olarak ve silahla gö- revi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturduğu, bu nedenle sanığın sadece TCK’nın 265/1-4, 43/2. maddeleri uyarınca cezalandırılması gerektiği gözetilmeden, yerinde olmayan gerekçe ile TCK 44. maddesi gereği fikri içtima hükmü uygulanarak sanık hakkında daha ağır olan silahla tehdit suçundan mahkumiyet hükmü kurulması, kanuna aykırıdır.”

Yargıtay 13. Ceza Dairesi 2019/13431 Esas 2020/2867 Karar 27.02.2020 Tarih

“Görevi yaptırmamak için direnme suçundan sanık hakkında düzenlenen iddianamede TCK’nın 43. maddesinin uygulanması talep edilmediği, sanığa kovuşturma aşamasında CMK’nın 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanınmadan TCK’nın 43. maddesi uyarınca uygulama yapılarak savunma hakkının kısıtlanması, kanuna aykırıdır.”

Yargıtay 18. Ceza Dairesi 2019/6499 Esas 2020/5076 Karar 26.02.2020 Tarih

“Sanığın adli raporunun alınması için getirildiği hastanede taşkınlık çıkartması ne- deniyle hastane polisi olarak görev yapan mağdurun müdahale etmesi üzerine, yumruk ve tekme vurarak mağduru yaralaması, mağdurun biber gazını çıkartması sonrasında ise hastane bahçesinden kaçarak yolun karşısından mağdura yönelik tehditte bulunma- sı biçiminde gerçekleşen eylemlerinin, bir bütün halinde TCK’nın 265/1. maddesinde düzenlenen görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturması karşısında, istinaf aşamasında kesinleşen tehdit suçundan verilen cezanın, görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükümden mahsup edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, kanuna aykırıdır.”

Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suç Duyurusu Dilekçesi

(Suçun İşlendiği Yer) CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI’NA

MÜŞTEKİ: İsim Soyisim (TC Kimlik No) (Adres Bilgileri)

VEKİLİ: AvukatOfisi Ekibi

Söğütözü Mah. Söğütözü Cad. No:2 Koç İkiz Kuleleri B Blok Kat:4 Daire:7, 06530 Çankaya

ŞÜPHELİ: İsim Soyisim (TC Kimlik No) (Adres Bilgileri)

SUÇ: Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçu (TCK Madde 265)

SUÇ TARİHİ: …/…/…

SUÇ YERİ: (…)

KONU: Şüpheli şahıs hakkında işlemiş olduğu Görevi yaptırmamak için direnme suçu nedeniyle soruşturma başlatılması ve soruşturma neticesinde şahıs hakkında kamu davası açılması taleplerimizi havidir.

AÇIKLAMALAR

HUKUKİ SEBEPLER: TCK ve ilgili her türlü yasal mevzuat.

HUKUKİ DELİLLER: Tanık, yemin, sözleşmeler, fotoğraf görüntüleri, mesajlar ve ilgili her türlü yasal delil.

SONUÇ ve İSTEM: Yukarıda açıklanan nedenlerle şüpheli şahıs hakkında soruşturma başlatılmasını, soruşturma sonucunda kamu davası açılması yönünde karar verilmesini saygılarımızla vekâleten arz ve talep ederiz. (Tarih)

Müşteki Vekili

AvukatOfisi Ekibi

(e-İmza)

Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçu Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Görevi yaptırmamak için direnme suçu; kamu görevlisinin görevini ifa ettiği sırada bu görevi engellemek amacıyla cebir veya tehdit ile diretilmesidir. Suçun basit halinin cezası maddenin 1. Fıkrasında düzenlendiği üzere 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezasıdır. Devamındaki fıkralarda suçun nitelikli hali düzenlenmiş olup, suçun yargı mensubu bir kamu görevlisine işlenmesi halinde verilecek ceza 2 yıldan 4 yıla kadar hapis cezasıdır. Suçun kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması ile işlenmesi halinde verilecek ceza 1/3 oranında arttırılır aynı şekilde suçun birden fazla kişi ile işlenmesi halinde verilecek ceza 1/3 oranında arttırılacaktır. Suçun silahla ya da örgütlerin korkutucu etkisi ile işlenmesi halinde ise verilecek ceza yarı oranında arttırım uygulanarak verilir. Son olarak suçun kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinden birinin gerçekleşmesi halinde ayrıca kasten yaralama suçundan da ceza verileceği düzenlenmiştir.

Ceza Muhakemeleri Kanununa göre hükmün açıklanmasının geri bırakılabilmesi için sanığın suçun işleniş biçimi, suçun işlenişindeki amaç ve saikler, yanında sanığın kişiliği, yaşayışı, iş ve güç durumu vb. durumlar önem arz eder. Bu durumların değerlendirilmesi sonucu mahkeme kişinin gelecekte topluma zarar doğurmayacağına kanaat getirmesi halinde bu kararı verebilir. HAGB alan sanığın belli süreler içerisinde başka bir suça karışması durumunda cezası uygulanabilir hale gelecek ve hapis cezası ile karşı karşıya kalacaktır. Bununla birlikte yapılan son değişikliklere göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı artık sanığın rızasına bağlı olmaktan çıkarılmış olup bu karara karşı itiraz değil istinaf kanun yoluna başvurulabilecektir. Görevi yaptırmamak için direnme suçunun basit halinin cezası 6 aydan başladığı için kişi 6 ay – 2yıl arası ceza alırsa hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilir.

Uzlaşma Türk Ceza Hukukundaki belli başlı suçlarda kullanılır. Uzlaşma, suçtan mağdur olan kişinin suç şüphelisi ile anlaşması sonucunda ceza yargılamasının sona ermesidir. Uzlaşma şikayetten vazgeçme değildir. Görevi yaptırmamak için direnme suçunda uzlaşma mümkün değildir. Bu nedenle taraflar arasında uzlaşma sağlansa dahi suç kapsamında soruşturma başlatılabilir, iddianame düzenlenebilir ve sonrasında da kovuşturma evresine geçilebilir.

Avukat AvukatOfisi Ekibi

AvukatOfisi Ekibi, AvukatOfisi Ekibi Bürosu’nun kurucusudur.

Avukat AvukatOfisi Ekibi

, lise eğitimini Bursa Polis Koleji’nde tamamladıktan sonra yüksek öğrenimine Ankara Polis Akademisi’nde başlamış ve 2011 yılında ayrılmıştır. Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne başlayarak başarı bursu ile üç yılda dönem ikincisi olarak mezun olmuştur.

Sıkça Sorulan Sorular

S1. Görevi Yaptırmamak İçin Direnme nedir?

Görevi Yaptırmamak İçin Direnme hakkında yasal süreç ve dikkat edilmesi gerekenler için avukatınıza danışmanız önerilir.

S2. Görevi Yaptırmamak İçin Direnme nasıl yapılır?

Görevi Yaptırmamak İçin Direnme süreci, ilgili kanun hükümlerine göre şekillenir ve her dosya özgündür.

S3. Görevi Yaptırmamak İçin Direnme ne kadar sürer?

Hukuki süreçlerin süresi, dosyanın karmaşıklığına ve mahkeme takvimine bağlıdır.

S4. Görevi Yaptırmamak İçin Direnme masrafı ne kadardır?

Hukuki süreç masrafları, davanın türüne ve süresine göre değişiklik gösterir.

S5. Görevi Yaptırmamak İçin Direnme için hangi belgeler gerekli?

Gerekli belgeler davanın türüne göre farklılık gösterir; detaylı bilgi için avukatınıza başvurunuz.

S6. Görevi Yaptırmamak İçin Direnme zorunlu mudur?

Hukuki süreçlerde profesyonel destek almak, hak kayıplarını önlemek açısından önemlidir.

Hukuki tavsiye değildir. Herhangi bir konuda bilgi almak istiyorsanız mutlaka avukatınıza danışmanız gerekmektedir.

Avukat  Hayasızca Hareketler Suçu ve Cezası - TCK 225. Madde
AVUKATI ARA