Makale İçeriği


Fiili Ayrılık Nedeniyle Boşanma Davası

Fiili Ayrılık Nedeniyle Boşanma Davası Aile Hukuku Tarih: 11-04-2025 Fiili ayrılık nedeniyle boşanma 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun düzenlediği genel boşanma sebeplerindendir. Fiili ayrılık nedeniyle boşanma aynı zamanda mutlak boşanma sebebi olarak da sayılmaktadır. Fiili ayrılık nedeniyle boşanma davası Medeni Kanunun 166. maddesinin son fıkrasında düzenlenmiştir.

Fiili Ayrılık Nedeniyle Boşanma Davası

Fiili Ayrılık Nedeniyle Boşanma Davası Aile Hukuku Tarih: 11-04-2025 Fiili ayrılık nedeniyle boşanma 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun düzenlediği genel boşanma sebeplerindendir. Fiili ayrılık nedeniyle boşanma aynı zamanda mutlak boşanma sebebi olarak da sayılmaktadır. Fiili ayrılık nedeniyle boşanma davası Medeni Kanunun 166. maddesinin son fıkrasında düzenlenmiştir. Kanundaki düzenlemeye göre; eşler arasında daha önce herhangi bir nedenle açılan ve reddedilen bir boşanma davası varsa ve bu boşanma davasının kesinleşmesinden itibaren 3 yıl geçmesine rağmen ortak hayat kurulamamışsa evlilik birliği temelden sarsılmış kabul edilmektedir. Bu durumda eşlerden herhangi birinin istemi üzerine boşanmaya karar verilmesine fiili ayrılık nedeniyle boşanma adı verilir. Fiili ayrılık nedeniyle boşanma, kusura dayalı olmayan bir boşanma nedenidir. Dolayısıyla kusurun kimde bulunduğunun bir önemi bulunmamaktadır. Daha kusurlu olan taraf da ortak hayatın kurulamadığını ispatlamakla beraber boşanma talebinde bulunabilir. Bu nedenle davalı eş, davacının daha kusurlu olduğunu ileri sürerek boşanmaya itiraz edemez. Bu konudaki itirazlar hukuken sonuç doğurmayacaktır. Fiili ayrılık nedeniyle boşanma davasında öncelikle fiili ayrılıktan ne kastedildiği, daha sonrasında işe boşanma davasının şartlarının oluşup oluşmadığına bakılmalıdır. ve Danışmanlık olarak bu yazımızda fiili ayrılık nedeniyle boşanma davasından bahsedeceğiz. İlgili Makale: Anlaşmalı Boşanma Protokolü Makale İçeriği Toggle Fiili Ayrılık Nedir? Fiili ayrılık nedeniyle boşanma davasını anlayabilmek için öncelikle ayrılık kurumunun anlaşılması gerekmektedir. Medeni Kanunumuz İsviçre’den alınmış olması hasebiyle ayrılık kurumu Medeni Kanunumuzda yer almaktadır. Ayrılığın, boşanmadan farkı evlilik birliğinin sona ermemesi, bir müddet ara verilmesidir. Bu yönüyle eşlerin kişisel durumlarında bir değişiklik olmaz. Yani haklarında ayrılık kararı verilen her iki eşin “evli” olan kişisel durumları değişikliğe uğramaz. Bunun sonucu olarak da eşlerin birlikte yaşama yükümlülüğü dışında kalan evlilik birliğinin kendilerine yüklediği diğer yükümlülükler devam eder. Türk Medeni Kanunun 170. maddesine göre; “Boşanma sebebi ispatlanmış olursa, hakim boşanmaya veya ayrılığa karar verir. Dava yalnız ayrılığa ilişkinse, boşanmaya karar verilemez. Dava boşanmaya ilişkinse, ancak ortak hayatın yeniden kurulması olasılığı bulunduğu takdirde ayrılığa karar verilebilir.” hükmüne haizdir. Kanun 170/son madde ile hakime takdir yetkisini kullanarak ortak hayatın yeniden kurulma olasılığını göz önünde bulundurarak karar vermesini düzenlemiştir. Ancak hakimin ayrılığa hükmedebilmesi için ortak hayatın yeniden kurulması olasılığı konusunda dava dosyasında delil bulunmalıdır. Türk Medeni Kanunu madde 166/son fiili ayrılıkla ilgili olarak şu şekilde düzenleme yapmıştır: Boşanma sebeplerinden herhangi biriyle açılmış bulunan davanın reddine karar verilmesi ve bu kararın kesinleştiği tarihten başlayarak üç yıl geçmesi hâlinde, her ne sebeple olursa olsun ortak hayat yeniden kurulamamışsa evlilik birliği temelden sarsılmış sayılır ve eşlerden birinin istemi üzerine boşanmaya karar verilir. fiili ayrilik nedeniyle bosanma davasi nedir Fiili Ayrılık Nedeniyle Boşanma Davası Ne Demek? Fiili ayrılık nedeniyle boşanma davası TMK m. 166/4 hükmünde düzenlenmiştir. Söz konusu hüküm şu şekildedir: “Boşanma sebeplerinden herhangi biriyle açılmış bulunan davanın reddine karar verilmesi ve bu kararın kesinleştiği tarihten başlayarak üç yıl geçmesi halinde, her ne sebeple olursa olsun ortak hayat yeniden kurulamamışsa evlilik birliği temelden sarsılmış sayılır ve eşlerden birinin istemi üzerine boşanmaya karar verilir.” Söz konusu hükme göre, boşanma davası açılmış ve reddedilmiş olmasına rağmen, eşlerin ortak hayatı devam ettirmek üzere bir araya gele memeleri ve bu durumun üzerinden üç yıl geçmesi halinde artık bu evliliğin yürüyemeyeceği, dolaylı evlilik birliğinin temelinden sarsıldığının kabul edilmesi düşüncesine dayanır. Fiili ayrılık nedeniyle boşanma davasında tarafların kusur durumları belirlenirken, daha önce taraflar arasında görülüp kesinleşen boşanma davalarında belirlenen kusur durumlarında fiili ayrılık süresinde gerçekleşen kusurlu davranışların da dikkate alınması gerekir. Fiili ayrılık nedeniyle açılan boşanma davasına dayanak ola ve reddedilen boşanma davasını açarak boşanma sebebi yaratan eşte münhasıran kusurlu kabul edilmektedir. Retle sonuçlanıp kesinleşmiş bir boşanma davasının varlığını ve kesinleşme tarihinden itibaren üç yıl içinde tarafların evlilik birliğini devam ettirmek üzere bir araya gelmiş olmadıklarını ve davanın üç yıllık süre geçtikten sonra açılmış olduğunun davacı eş tarafından ispatlanması gerekmektedir. İlgili Makale: İnfaz Hesaplama Fiili Ayrılık Nedeniyle Boşanma Davası Şartları Öncesinde Açılmış Bir Boşanma Davası Bulunmaması Gerekir. Fiili ayrılık nedeniyle boşanma davasının açılabilmesi için öncesinde herhangi bir boşanma sebebiyle boşanma davası açılmış ve bu davanın reddedilmiş olması gerekir. Kanun maddesinde açıkça ifade edildiği üzere, boşanma sebeplerin den herhangi biriyle açılmış boşanma davası, eylemli ayrılık nedeniyle açılacak boşanma davasına dayanak . Bu bağlamda, önceki boşanma davasının zina, terk, hayata kast vs. gibi özel boşanma nedenine dayalı açılmış olabileceği gibi, TMK m. 166/1 veya 166/3 hükmüne göre şiddetli geçimsizlik veya anlaşmalı boşanma nedeniyle açılmış . Söz konusu önceki boşanma davasının eşlerden hangisi tarafından açıldığının bir önemi yoktur Bunun sonucu olarak, önceki boşanma davasını erkek açmasına rağmen, fiili ayrılık nedeniyle boşanma davasını kadın açmış . Açılmış Bulunan Boşanma Davasının Reddedilmiş Olması Eylemli ayrılık nedeniyle açılacak boşanma davasına dayanak oluşturan önceki boşanma davasının reddedilmiş olması gerekir. Zaten önceki dava kabul edilmiş ve kesinleşmiş olduğunda evlilik son bulduğu için boşanma davası açılmasına gerek kalmaz. Kanun koyucu açılan davanın reddedilmiş olmasını aramakta olup, reddin sebeplerine ilişkin özel bir şart aramamaktadır. Bu bakımdan, davanın ispatlanamaması nedeniyle reddine karar verilmiş olabileceği gibi, feragat nedeniyle de reddine karar verilmiş . Yargıtay’a göre de, feragatle sonuçlanan dava da eylemli ayrılık nedeniyle açılacak davaya dayanak teşkil edebilir. Reddedilen davaya dair kararın Türk mahkemelerinden verilmiş olması zorunlu değildir. Reddedilmiş Olan Boşanma Davasına İlişkin Hükmün Kesinleşmiş Olması Retle sonuçlanan önceki davaya ilişkin hükmün kesinleşmiş olması gerekir. Kesinleşme olmadığı sürece, TMK m. 166/4 hükmüne istinaden eylemli ayrılık nedeniyle boşanma davası açılamaz. Kesinleşmenin gerçekleşmesi için, kararın taraflara tebliği/veya tefhimi ve kanun yoluna başvurulmuşsa kanun yolundan geçmiş olması gerekir. Taraflara tebliği üzerine süresinde kanun yoluna başvurulmadan da kararın kesinleşmesi mümkündür. Ancak her iki durumda da kararın tebliği/veya tefhimi ve kanun yoluna ilişkin bu sürecin (başvurarak/veya başvurmayarak) geçmesi gerekir. Taraflara tebliğ/tefhim yapılmadan ve kanun yolu süreleri başlatılmadan kesinleşme mümkün değildir. Kararın kesinleşmesi zorunlu iken, kesinleştirme işlemi zorunlu değildir. Karanın kesinleşmesi demek, kararın kanuna yoluna başvurmayarak veya başvuru sonucunda kanun yolu mercii tarafından verilen karar üzerine kesinleşmesini ifade eder Kesinleştirme işlemi ise, kesinleşmiş bir kararın kesinleştirilmesine dair idari işlemleri yapm

Fiili Ayrılık Nedeniyle Boşanma Davası konusunda detaylı bilgi için avukatofisi.gen.tr sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.

Sonuç

Fiili Ayrılık Nedeniyle Boşanma Davası hakkında yukarıda sunulan bilgiler genel niteliktedir. Kişisel hukuki durumunuz için profesyonel avukat desteği almanızı öneririz.

Sıkça Sorulan Sorular

Bu konuda ne yapılabilir?

Konuya ilişkin olarak lisanslı bir avukattan hukuki danışmanlık almanız önerilmektedir.

Yasal süreç ne kadar sürer?

Yasal süreç, davanın türüne göre değişir. Birkaç aydan birkaç yıla kadar sürebilir.

Hukuki danışmanlık almak neden önemlidir?

Her davanın kendine özgü koşulları vardır. Doğru strateji için uzman desteği kritik önem taşır.

⚠️ Yasal Uyarı: genel bilgilendirme amaçlıdır. Hukuki tavsiye yerine geçmez.

Avukat  TCK 299 — Cumhurbaşkanına Hakaret Suçu ve Cezası
Tagged , , ,
AVUKATI ARA