Devlet Memurları Kanunu 3. Madde (DMK)
Devlet Memurları Kanunu 3. Madde (DMK) Genel Tarih: 21-04-2025 Devlet Memurları Kanunu 3. madde (DMK); memurluğa ilişkin temel ilkeleri düzenlenmiştir. Memurluk, liyakat, tarafsızlık, eşitlik ve kamu hizmetine bağlılık ilkelerine dayanır.

Devlet Memurları Kanunu 3. Madde (DMK) Genel Tarih: 21-04-2025 Devlet Memurları Kanunu 3. madde (DMK); memurluğa ilişkin temel ilkeleri düzenlenmiştir. Memurluk, liyakat, tarafsızlık, eşitlik ve kamu hizmetine bağlılık ilkelerine dayanır. Memurlar, görevlerini yerine getirirken hukuka uygun davranmak ve kamu yararını gözetmek zorundadır. Bu ilkeler, memurların siyasi veya kişisel etkilerden uzak, objektif bir şekilde hizmet sunmasını sağlar. Madde, kamu hizmetlerinin güvenilir, adil ve etkin bir şekilde yürütülmesini temin etmeyi amaçlar. Böylece, memurların meslek etiği ve sorumluluk bilinci güçlendirilir. Makale İçeriği Toggle Devlet Memurları Kanunu 3. Madde (DMK) Temel İlkeler Bu kanunun temel ilkeleri şunlardır: Sınıflandırma: A) (Değişik: 31/7/1970 – 1327/2 md.) Devlet kamu hizmetleri görevlerini ve bu görevlerde çalışan Devlet memurlarını görevlerin gerektirdiği niteliklere ve mesleklere göre sınıflara ayırmaktır. Kariyer: B) Devlet memurlarına, yaptıkları hizmetler için lüzumlu bilgilere ve yetişme şartlarına uygun şekilde, sınıfları içinde en yüksek derecelere kadar ilerleme imkanını sağlamaktır. Liyakat: C) Devlet kamu hizmetleri görevlerine girmeyi, sınıflar içinde ilerleme ve yükselmeyi, görevin sona erdirilmesini liyakat sistemine dayandırmak ve bu sistemin eşit imkanlarla uygulanmasında Devlet memurlarını güvenliğe sahip kılmaktır. İlgili Makale: İdari Yargıda Dilekçeler Üzerine İlk İnceleme Devlet Memurları Kanunu 3. Madde Açıklaması Bu kanun kapsamındaki kamu kurum ve kuruluşlarının yürütmekle sorumlu oldukları kamu hizmet ve görevlerinin sınıflandırılmasında; bu görevlerin gerektirdiği nitelikler ile bu görevlerde çalışan Devlet memurlarının eğitim durumları, görev ve nitelikleri ile mesleki özellikleri esas alınmıştır. Bu çerçevede memurlar on hizmet sınıfına ayrılmıştır. Bu kriterler esas alınarak oluşturulan on hizmet sınıfı ile bu sınıfların kapsamı ve özellikleri bu Kanunun 36.maddesinde belirtilmiştir. Sınıflar memurların statülerinin belirlenmesinde ve özlük haklarının verilmesinde de belirleyici bir unsurdur. Kurumlar; bünyelerinde çalıştırdıkları memurlarına görev ve kadrolarının gerektirdiği bilgilerin verilmesi ile mesleklerinde en iyi şekilde yetiştirilmelerini sağlanması hususunda yükümlü kılınmışlardır. Memurlar tarafından yürütülmesi gereken asli ve sürekli kamu hizmetlerinin etkin ve verimli bir şekilde yerine getirilebilmesi için kurumlarınca memurların yetiştirilmesi, meslekleri ve görevleri için gerekli bilgilerin verilerek yetiştirilmelerinin sağlanması kurumsal bir sorumluluktur. Kurumlarınca gerekli mesleki eğitim verilen memurların da sınıflarında en üst dereceye kadar yükselmeleri kariyer ilkesinin memurlar üzerindeki yansıması olacaktır. Liyakat ilkesi ile ilk defa devlet kamu hizmet ve görevlerine girmeyi, görevde olanların iste üst derece ve kadrolar yükselmesine eşitlik ve adalet ilkelerine bağlı kalınarak yapılması amaçlanmıştır. Memurların sınıfları içinde en üst derecelere kadar yükselmeleri ile görevlerinin sona erdirilmesinde bu Kanunda belirlenen şartlara uyularak yapılması liyakat ve güven ilkelerinin gereğidir. Devlet Memurları Kanunu 3. Madde Temel İlkeler Emsal Kararlar Danıştay 2.Dairesi E:2005/680, K:2006/1380 Devlet Memurları Kanunu 3. Madde Temel İlkeler İçel İl Müdürlüğünde Ekonomist kadrosunda görev yapan davacının, fiilen hiç görev yapmadığı Bayburt İl Müdür Yardımcılığı görevine atanması ve ardından gerekçesiz ve süresiz şekilde yapılan geçici görevlendirmeyle muvazaalı olduğu açık olan işlemlerden dolayı geçici görevli çalıştığı sürenin 5 ve 6. bölge hizmetinden sayılmaması, ayrıca emekliliğe esas haklarının Ekonomist kadrosu üzerinden geriye dönük olarak gerekli düzeltmenin yapılması için Emekli Sandığı Genel Müdürlüğüne bilgi verilmesi yolundaki teklif doğrultusunda Yasanın idareye tanıdığı takdir yetkisinin hizmet ölçüleri içinde, kamu yararı gözetilerek tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından dava konusu işlemi iptal eden İdare Mahkemesi kararında yasal isabet görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin temyiz isteminin kabulüyle Mersin İdare Mahkemesi’nce verilen 30.9.2004 günlü, E:2003/1134, K:2004/1282 sayılı kararın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinin 1/b. fıkrası uyarınca bozulmasına, aynı maddenin 3622 sayılı Kanun’la değişik 3. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen Mahkeme’ye gönderilmesine, 21.04.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Danıştay İkinci Dairesi E:2005/52, K:2007/1746 Devlet Memurları Kanunu 3. Madde Temel İlkeler Dosyanın incelenmesinden; yüksek mühendis olan davacının, davalı idarede çeşitli görevlerde bulunduktan sonra Erzincan İl Çevre Müdür Yardımcısı iken 15.8.1997 günlü, 47632 sayılı müşterek kararname ile Denizli İl Çevre Müdürlüğüne, 29.7.2002 günlü, 2002/3094 sayılı kararname ile de Sinop İl Çevre Müdürlüğüne atandığı, 4856 sayılı Yasanın geçici 2. maddesi uyarınca, Yasanın yayımlanarak yürürlüğe girdiği 8.5.2003 tarihi itibariyle bu görevinin sona ermesi üzerine 23.5.2003 günlü Valilik oluru ile yeni bir atama yapılıncaya kadar İl Çevre ve Orman Müdürü olarak görevlendirildiği, dava konusu işlemle Sinop İl Çevre ve Orman Müdürlüğüne mühendis olarak atandığı, davacıdan boşalan İl Çevre ve Orman Müdürlüğü görevine vekaleten yürütmek üzere mülga Sinop Orman-Köy İlişkileri Başmühendisi …’m görevlendirildiği anlaşılmıştır. Yasal düzenlemeler çerçevesinde idarelerce kadro tenkisi veya yeniden yapılandırma sonucu oluşturulacak yeni kadrolara ve görevlere atamalarda ve yeni görevlerin belirlenmesinde görevin niteliği, yürütülen hizmetin özelliği, davacının geçmiş hizmetleri ile kariyer ve liyakat ilkeleri göz önünde bulundurularak ve ayrıca kazanılmış haklara ve eş değer kadrolara atama yapılması hususuna dikkat edilmesi gerektiği açık olup, nitekim 4856 sayılı Yasanın geçici 2. maddesinde yer alan durumlarına uygun kadro ibaresinin, personel hukukunun temel ilkelerinden olan kariyer ve liyakat sistemi içerisinde yükselmek suretiyle elde edilen unvanlı görev kadrosunun karşılığı ya da eşdeğeri olan yeni kadro olduğu kuşkusuzdur. Uyuşmazlık konusu olayda, davalı idare de çeşitli görevlerde bulunan ve İl Çevre Müdür Yardımcısı, İl Çevre Müdürü görevlerini yürüten davacının, 4856 sayılı Yasanın geçici 2. maddesinde belirtilen görevleri sona eren görevlilerinin bir yıl içinde durumlarına uygun boş bulunan kadrolara atanması yolundaki açık hükme rağmen geçmiş hizmetleri ile kariyer ve liyakat ilkelerine göre ulaştığı ve yürüttüğü kamu görevi gözetilmeksizin mühendis olarak atanmasının anılan hükme aykırı olduğu, mühendislik kadrosunun davacının durumuna uygun kadro olarak nitelendirilmesine olanak bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Öte yandan vekalet suretiyle görevlendirme, hizmet gereklerinden kaynaklanan bir uygulama olup, asıl olan yönetim ve memuriyet kadrolarına yasal koşulları taşıyanların kariyer ve liyakat ilkelerine uyularak asaleten atanmalarıdır. Ancak dava konusu olayda, Sinop İl Çevre ve Orman Müdürlüğü görevini vekaleten yürütmek üzere mülga Sinop Orman-Köy İlişkileri Başmühendisi görevlendirilmiştir. Bu durumda, davacının geçmiş hizmetleri, kariyer ve liyakat ilkeleri uyarınca yükseldiği ve yürüttüğü önceki görevin özelliği de dikkate alınarak işlem tesis edilmesi gerekirken, bu hususlar gözetilmeksizin tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.
Devlet Memurları Kanunu 3. Madde (DMK) konusunda detaylı bilgi için avukatofisi.gen.tr sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.
Sonuç
Devlet Memurları Kanunu 3. Madde (DMK) hakkında yukarıda sunulan bilgiler genel niteliktedir. Kişisel hukuki durumunuz için profesyonel avukat desteği almanızı öneririz.
Sıkça Sorulan Sorular
Bu konuda ne yapılabilir?
Konuya ilişkin olarak lisanslı bir avukattan hukuki danışmanlık almanız önerilmektedir.
Yasal süreç ne kadar sürer?
Yasal süreç, davanın türüne göre değişir. Birkaç aydan birkaç yıla kadar sürebilir.
Hukuki danışmanlık almak neden önemlidir?
Her davanın kendine özgü koşulları vardır. Doğru strateji için uzman desteği kritik önem taşır.
⚠️ Yasal Uyarı: genel bilgilendirme amaçlıdır. Hukuki tavsiye yerine geçmez.