Makale İçeriği


Ceza Muhakemesi Kanunu 86. Madde (CMK)

Ceza Muhakemesi Kanunu 86. Madde (CMK) Genel Tarih: 29-04-2025 Ceza Muhakemesi Kanunu 86. madde (CMK); ölünün kimliğinin ne şekilde belirleneceğine ve adli muayeneye ilişkin hususlar düzenlenmiştir. Maddede, ölünün kimliğini belirleme ve adlî muayeneye değinilmektedir.

Ceza Muhakemesi Kanunu 86. Madde (CMK)

Ceza Muhakemesi Kanunu 86. Madde (CMK) Genel Tarih: 29-04-2025 Ceza Muhakemesi Kanunu 86. madde (CMK); ölünün kimliğinin ne şekilde belirleneceğine ve adli muayeneye ilişkin hususlar düzenlenmiştir. Maddede, ölünün kimliğini belirleme ve adlî muayeneye değinilmektedir. 1412 sayılı Kanunun 79. maddesinde, adlî muayene ve otopsi birlikte olmasına karşın, yürürlüğe giren CMK’da otopsi, 87. maddeye alınmıştır. Ölü muayenesi ve otopsi, ölüm nedeninin bulunması için yapılan keşiftir. Keşifle ilgili hükümler, adlî muayene ve otopside de uygulanır. Adlî muayene ve otopsiyi yapan C. Savcısının, sırasıyla ön hazırlık, muayene ve bulguların değerlendirmesini gerçekleştirmesi gerekir. Makale İçeriği Toggle Ceza Muhakemesi Kanunu 86. Madde Ölünün Kimliğini Belirleme ve Adli Muayene Engelleyici sebepler olmadıkça ölü muayenesinden veya otopsiden önce ölünün kimliği her suretle ve özellikle kendisini tanıyanlara gösterilerek belirlenir ve elde edilmiş bir şüpheli veya sanık varsa, teşhis edilmek üzere ölü ona da gösterilebilir. Ölünün adli muayenesinde tıbbî belirtiler, ölüm zamanı ve ölüm nedenini belirlemek için tüm bulgular saptanır. Bu muayene, Cumhuriyet savcısının huzurunda ve bir hekim görevlendirilerek yapılır. Ceza Muhakemesi Kanunu 86. Madde Gerekçesi Madde ölünün kimliğini belirleme ve adlî muayeneyi düzenlemektedir. 87. maddede de otopsi düzenlenmiştir. Keşif ve bilirkişiliğe ilişkin genel hükümler varken bu iki konunun ayrıca ele alınmasının nedeni, ceset iyi muayene edilmezse çürüyeceğinden ve otopsi iyi yapılmadığında ceset dağılacak ve deliller de kaybolacağından, bu işlemlerin iyi ve doğru bir tarzda yapılmasını sağlamak üzere konuyu ayrıca düzenleme gereğidir. Her şeyden önce ölünün kimliği saptanacaktır. Bu amaçla her şey yapılabilecek ve özellikle, ölen kişiyi tanıyanlara ceset gösterilecek veya bilgilerine başvurulacaktır. Şüpheli veya sanığa da ölü gösterilecektir. Maddede sayılı hususlar dışında da, soruşturmayı yapan, gerekli gördüğü yerlerden bilgi toplayabilecektir. Ölünün kimliği saptandıktan sonra, adlî muayenesi yapılacaktır. Bu muayenede, tıbbî belirtiler, ölüm zamanı ve ölüm nedenini belirlemek için tüm bulgular saptanacaktır. Adlî muayene, sırf olayı saptamak ve delil, iz, eser ve emare bulmak amacı ile yapılan işlemdir. Cesedin adlî muayenesi esasta zorunludur ve Cumhuriyet savcısının istemi üzerine buna hâkim, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde buna Cumhuriyet savcısı tarafından karar verilir ve bir hekim görevlendirilerek, hâkim veya Cumhuriyet savcısının huzuru ile işlem gerçekleştirilir. Ancak ölüm nedeni açık ise veya delil, iz, eser ve emarelerin elde edilmesi için hekime gereksinim yoksa, hekim görevlendirilmesinden vazgeçilebilir ve saptamaları hâkim veya Cumhuriyet savcısı kendisi yapar. İlgili Makale: Takdiri İndirim Nedenleri ceza muhakemesi kanunu 86 madde cmk Ceza Muhakemesi Kanunu 86. Madde Ölünün Kimliğini Belirleme ve Adlî Muayene Emsal Kararlar Yargıtay Ceza Genel Kurulu E:1985/341, K:1985/216 Ceza Muhakemesi Kanunu 86. Madde Ölünün Kimliğini Belirleme ve Adli Muayene Olay günü maktul İ… A… ekinini biçtiği tarlasındaki demetleri çocuklarıyla birlikte taşımaktadır. Sanık maktulün tarlasından otlattığı koyunları başka yere götürmek üzere geçirirken çıkan tartışma kavgaya dönüşmüş, bu ilk aşamada sanık maktulün başına taşla vurarak yaralamıştır. Yaralanan maktul ile oğlu S…, kızı G… ve Torunu A…’de sanığa taş ve sopalarla vurarak hayati tehlike doğurur nitelikte yaralamışlar ve daha sonra aralanarak sanık A… E… köye dönmüş, oğulları ve yakınları alarak olay yerine doğru yürürken yolda maktul ve çocuklarına rastlamış, yerden ağırlığı saptana mayan bir taş alarak maktulün başına bir kaç defa vurmuş, maktul yere düşmüştür. Has taneye kaldırılan maktulün başında 1) sağ kaş üzerinde saç bitiminden arkaya doğru 5 cm. Uzunlukta, 2) başın tepe kısmında muhtelif ebatta birkaç tane ezik, 3) tepe kısmı sol tarafta 2 cm’lik 8 dikişli bir yara, 4) sağ kol omzundan dört parmak aşağıda morluk, 5) burun üzerinde deriye münhasır ezik, sağ göz etrafında morluk meydana gelmiş, bir gün sonra vefat etmiştir. Ölüyü muayene eden hükümet tabibi maktulün kafadan aldığı darbeler bilhassa sağ frontal bölgedeki darbe sonucu beyin sarsıntısı ve kanaması ile ölümün husule geldiğini, ayrıca ağızdan da kan geldiğinden tüm bulgular beyin kanamasının belirtisi olmakla ayrıca otopsiye gerek olmadığını açıklamıştır. Bu açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, uyuşmazlık maktulün başındaki taş darbeleriyle meydana gelen bulguların hayati tehlike doğurduğuna ilişkin ve otopsiye lüzum görmeden hükümet tabibi tarafından verilen mütalâanın yeterli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Maktulün başındaki yaraların vasıfları tıbbi bakımdan tam olarak saptanmamıştır. Zira maktulün başında klasik otopsi yapılmamış ve sanığın yaptığı tas darbelerinin şiddet ve kuvvetini belirlemede lüzumlu olan baştaki kırık ve çatlak saptanmamıştır. Sanığın tay darbelerinin maktulün hayatını tehlikeye koymuş olması, başlı başına öldürmeye teşebbüs eyleminin niteliğini tayinde yeterli değildir. Taş darbesinin şiddet ve kuvvetinin saptanması için doğurduğu sonucunda açıkça anlaşılması gereklidir. Diğer taraftan sanık otlattığı koyunları sapları biçilmiş, ancak henüz harman yerine götürülmemiş demetlerin bulunduğu maktule ait mahsulü kaldırmamış tarlaya sokmak suretiyle olaya kendisi neden olmuştur. Bu itibarla direnme hükmünün sanık vekilinin temyiz itirazlarını kabulü ile bozulmasına karar verilmelidir. Yargıtay 1. Ceza Dairesi E:2009/2359, K 2010/2290 Ceza Muhakemesi Kanunu 86. Madde Ölünün Kimliğini Belirleme ve Adli Muayene Karısı A.. G..’u öldürmekten sanık M.. G..’un yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ilişkin (ANKARA) Birinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 12/11/2008 gün ve 267/308 sayılı hüküm re’sen temyize tabi olmakla beraber Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafi ile müdahiller vekili taraflarından da istenilmiş olduğundan dava dosyası C. Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; incelendi ve aşağıdaki karar tespit edildi. Maktulenin annesi olan müşteki E.. E.. vekili tarafından 19/09/2008 günlü dilekçe ile sanık hakkında davaya katılma talebinde bulunulduğu halde, bu talep yönünden olumlu veya olumsuz bir karar verilmeyerek CMK’nın 238.maddesine aykırı davranılması, Müştekiler S.. Ö.., F.. E.. ve Ş.. E..’un davaya katılan olarak kabullerine karar verildiği halde gerekçeli karar başlığında müştekiler olarak yazılmaları, Cumhuriyet Savcılığınca yapılan ve hükme esas alınan 06/08/2008 tarihli ölü muayene ve olay yeri keşif tutanağının duruşmada okunarak sanığa diyeceklerinin sorulmaması ve kesin ölüm nedenini belirleyen 10/10/2008 tarihli otopsi raporu beklenmeden hüküm kurulması, Usule aykırı olup, sanık müdafileri ile katılanlar vekili ve müşteki E.. E.. vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden sair cihetleri incelenmeksizin öncelikle bu nedenle, hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi CMUK’un 321. maddesi uyarınca bozulmasına, 13/04/2010 gününde oybirliği ile karar verildi. Yargıtay 1.Ceza Dairesi E: 2004/4116, K: 2006/1442 Ceza Muhakemesi Kanunu 86. Madde Ölünün Kimliğini Belirleme ve Adli Muayene Halil’i taammüden birlikte öldürmekten sanıklar Murat, İzzet ile İbrahim’in yapılan yargılanmaları sonunda; beraatlarına ilişkin Burdur Ağır Ceza Mahkemesi’nden verilen 27.05.2004 gün ve 4/94 sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi müdahil tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C. Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; i

Ceza Muhakemesi Kanunu 86. Madde (CMK) konusunda detaylı bilgi için avukatofisi.gen.tr sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.

Sonuç

Ceza Muhakemesi Kanunu 86. Madde (CMK) hakkında yukarıda sunulan bilgiler genel niteliktedir. Kişisel hukuki durumunuz için profesyonel avukat desteği almanızı öneririz.

Sıkça Sorulan Sorular

Bu konuda ne yapılabilir?

Konuya ilişkin olarak lisanslı bir avukattan hukuki danışmanlık almanız önerilmektedir.

Yasal süreç ne kadar sürer?

Yasal süreç, davanın türüne göre değişir. Birkaç aydan birkaç yıla kadar sürebilir.

Hukuki danışmanlık almak neden önemlidir?

Her davanın kendine özgü koşulları vardır. Doğru strateji için uzman desteği kritik önem taşır.

⚠️ Yasal Uyarı: genel bilgilendirme amaçlıdır. Hukuki tavsiye yerine geçmez.

Avukat  Resmi Nikah Yapmadan Dini Nikah Yapmak
Tagged ,
AVUKATI ARA