Makale İçeriği


Ceza Muhakemesi Kanunu 49. Madde (CMK)

Ceza Muhakemesi Kanunu 49. Madde (CMK) Genel Tarih: 29-04-2025 Ceza Muhakemesi Kanunu 49. madde (CMK); tanığın gerekli görülen hallerde çekinme sebeplerini bildirmesi ve yemin verdirilmesi hususu düzenlenmiştir. Mahkeme başkanı, yargıç veya C.

Ceza Muhakemesi Kanunu 49. Madde (CMK)

Ceza Muhakemesi Kanunu 49. Madde (CMK) Genel Tarih: 29-04-2025 Ceza Muhakemesi Kanunu 49. madde (CMK); tanığın gerekli görülen hallerde çekinme sebeplerini bildirmesi ve yemin verdirilmesi hususu düzenlenmiştir. Mahkeme başkanı, yargıç veya C. Savcısı tarafından gerekli görüldüğünde, 45, 46 ve 48. maddelerinde gösterilen hallerde, tanığın çekinme nedenlerini bildirmesi gerekir. Tanık, sanığın kardeşi olduğunu ya da o olayda sanığın avukatlığını yaptığını açıklayarak, tanıklıktan çekinme nedenlerini bildirir. Bu bildirim, mahkeme başkanı, yargıç veya C. Savcısının gerekli görüp istemeleri halinde söz konusudur. Makale İçeriği Toggle Ceza Muhakemesi Kanunu 49. Madde Tanıklıktan Çekinme Sebebinin Bildirilmesi Mahkeme başkanı veya hâkim veya Cumhuriyet savcısı tarafından gerekli görüldüğünde 45, 46 ve 48. maddelerde gösterilen hallerde tanık, tanıklıktan çekinmesinin dayanağını oluşturan olguları bildirir ve bu hususta gerektiğinde kendisine yemin verdirilir. Ceza Muhakemesi Kanunu 49. Madde Gerekçesi Maddede düzenlenen husus, mahkeme başkanının, hakim veya Cumhuriyet savcısının, gerekli gördüğünde tanığı çekinmesinin nedenlerini bildirmeye davet etmeleri ve nedenler hakkında yemin de verilebilmeleridir. Nedenler, tanığın tanıklıktan çekinmesini dayandırdığı olaylardır; mesleğinin icrası sırasında veya mesleği nedeniyle öğrenmiş olduğu olaylar gibi. Madde, istem üzerine bildirmeyi öngörmüştür. Böyle bir istemi sadece ifadeyi alan (hakim veya savcı) kişiler yapabilir. Bir başka deyişle diğer süjeler, bunu uygulayamazlar. Söz gelimi katılana bu yetki tanınmamıştır. Esas dava hakimi, tanığın yaptığı bazı açıklamaları, tanıklıktan çekinmeyi gerektirici nitelikte olup olmadığını bizzat kendisi değerlendirebilir. Ancak bu konuda şüpheye düştüğü takdirde tanığı yemine davet edecektir. Tanık, vereceği ifadelerin kendisini veya yakınlarını suçlayıcı sonuçlar doğuracağını düşünürse, bu konuda hâkim kendisinden neden göstermesini istememelidir. Aksi takdirde 50. maddenin ratio legis’ine uyulmamış bulunulur. Bu düşünce ile maddede “tarafından gerekli görüldüğünde” sözcüklerine yer verilmiştir. İlgili Makale: Takdiri İndirim Nedenleri ceza muhakemesi kanunu 49 madde cmk Ceza Muhakemesi Kanunu 49. Madde Tanıklıktan Çekinme Sebebinin Bildirilmesi Emsal Kararlar Yargıtay 7.Ceza Dairesi Esas: 2021/2118 Karar: 2021/12902 Ceza Muhakemesi Kanunu 49. Madde Tanıklıktan Çekinme Sebebinin Bildirilmesi Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Sanıklar …, …, …, … ve … Hakkındaki hükümlere yönelik temyiz incelemesinde; Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre katılan… İdaresi adına Hazine vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün onanmasına, Sanıklar… ile… Hakkındaki hükme yönelik temyiz incelenmesinde ise; Dosya kapsamında sanıkların, 27.09.2010 ile 01.06.2011 tarihleri arasında 4.842 adet değişik marka ve modelde fotoğraf makinesi, kol saati, hoparlör gibi elektronik eşyayı yurt dışındaki sanal mağazadan sipariş edip, adres olarak ürünü satın almak isteyen son kullanıcının adını verdikleri, ürünün yurt dışından nihai kullanıcının adresine gönderildiği, her bir eşya bedelinin 150 Euro’luk posta gümrük muafiyet sınırını geçmediğinden gümrük vergilerinden muaf olduğu ve gümrük vergisini ödemedikleri anlaşılmakla; Sanıkların muafiyet kapsamında getirdiği eşyayı yurt içinde satışa sunduklarından bahisle 5607 sayılı Kanunun 3/1. maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasında; sanık …’in, Amerika’da yaşadığını, “globalstore” adı altında sanal mağaza açmadığını ve kaçak eşya satışı yapmadığını, … isimli arkadaşına banka hesabını kullanma yetkisini verdiğini beyan ederek, atılı suçlamayı kabul etmediğini; sanık … ise, diğer sanık …’i tanımadığını, “globalstore” adı altında sanal mağaza açmadığını ve kaçak eşya satışı yapmadığını, … isimli arkadaşına banka hesabını kullanma yetkisini verdiğini, birkaç kez hesabına gelen parayı çekip …’a verdiğini beyan ederek atılı suçlamayı kabul etmediğini savunmuş ise de; 2009/15481 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 45. maddesinin değişiklik öncesi hali ”Bir kişiye posta ya da hızlı kargo taşımacılığı yoluyla gelen, gümrük kıymeti gönderim başına toplam 150 Euro’yu geçmeyen ticari miktar ve mahiyette olmayan eşyaya muafiyet tanınır.” şeklinde düzenlenmiş olup; 20.08.2011 tarihinde anılan maddenin birinci fıkrasının ”Türkiye gümrük bölgesindeki bir gerçek kişiye posta ya da hızlı kargo taşımacılığı yoluyla gelen, bedeli gönderim başına toplam 75 Euro’yu geçmeyen eşyaya muafiyet tanınır.”şeklinde değiştirilmiş, aynı maddeye 08.04.2011 tarihinde eklenen ikinci fıkra ile ”Muafiyetin aynı kişi tarafından kullanılmasının süreklilik arz ettiğinin tespiti halinde muafiyetin kullanımına sınırlama getirilebilir.” şeklinde düzenleme getirilmiş olup yine anılan Bakanlar Kurulu kararının 107. maddesinin (1) ”Bu kısım kapsamında muaf olarak serbest dolaşıma sokulan her türlü eşya, gümrük idaresinden izin alınmaksızın muafiyetten faydalanamayan kişi, kurum ve kuruluşlara belli bir para karşılığı veya karşılıksız olarak ödünç verilemez, teminat olarak gösterilemez, kiralanamaz, devredilemez, satılamaz veya muafiyetin amacı dışında kullanılamaz.” (2)”Bu kısım kapsamında belirtilen eşyanın muafiyet amacına uygun kullanılmak ve gümrük idaresinden izin almak kaydıyla muafiyet hakkında sahip başka bir kişi, kurum ve kuruluşa ödünç verilmesinde, kiralanmasında, devredilmesinde veya satılmasında gümrük vergileri aranmaz.” (3)”Muafen serbest dolaşıma sokulan eşyayı muafiyet koşullarını kaybeden veya başka amaçlarla kullanmayı talep eden kişi, kurum ve kuruluşların gümrük idaresinde bildirimde bulunması zorunludur. (4) birinci fıkra hükmü, “a) 46, 48, 50, 53, 57 ve 80. maddede yer alan eşya için bir yıl, b)104. madde de yer alan eşya için üç yıl olarak uygulanır. 80. maddedeki eşya için, kiralamaya veya devredilmeye ilişkin sınırlamalarda bu hakkın kötüye kullanılma riskinin bulunması hallerinde bu süre müsteşarlıkça üç yıla kadar uzatılabilir.” şeklinde düzenlenmiş olup; yaklaşık dokuz ay içinde muafiyet hakkı kullanılarak, ticari kasıtla ve süreklilik arz eder şekilde yurt dışından satın alınarak ithalat amacı dışında gitti gidiyor.com sitesi üzerinden üçüncü kişilere satılması eylemi, 5607 sayılı Kanunun 3/1. maddesinde düzenlenen kaçakçılık suçunu oluşturmakta olup, sanıkların savunmalarında ismi geçen ve Dairemizin 26.12.2016 tarih ve 2016/11423 karar sayılı ilamı bozulmasına karar verilen Eskişehir 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2011/427 E., 2013/167 K. sayılı dosyasında yargılanan …’ın kimlik ve adres bilgileri belirlenip, sanıkların savunmalarında belirttikleri hususlarda CMK’nın 49. maddesi de hatırlatılıp, beyanının alınması, gerekirse hakkında suç duyurusunda bulunularak, kamu davası açılması halinde sanıklar hakkındaki dava ile birleştirilmesi, kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi halinde, ilgili soruşturma evrakının incelenerek belge örneklerinin dosya arasına alınması ve sonucuna göre sanıklar … ile …’nın hukuki durumlarının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi, Yasaya aykırı, katılan… İdaresi vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi uya

Ceza Muhakemesi Kanunu 49. Madde (CMK) konusunda detaylı bilgi için avukatofisi.gen.tr sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.

Sonuç

Ceza Muhakemesi Kanunu 49. Madde (CMK) hakkında yukarıda sunulan bilgiler genel niteliktedir. Kişisel hukuki durumunuz için profesyonel avukat desteği almanızı öneririz.

Sıkça Sorulan Sorular

Bu konuda ne yapılabilir?

Konuya ilişkin olarak lisanslı bir avukattan hukuki danışmanlık almanız önerilmektedir.

Yasal süreç ne kadar sürer?

Yasal süreç, davanın türüne göre değişir. Birkaç aydan birkaç yıla kadar sürebilir.

Hukuki danışmanlık almak neden önemlidir?

Her davanın kendine özgü koşulları vardır. Doğru strateji için uzman desteği kritik önem taşır.

⚠️ Yasal Uyarı: genel bilgilendirme amaçlıdır. Hukuki tavsiye yerine geçmez.

Avukat  Avukat Mazeret Dilekçesi Örneği
Tagged , , ,
AVUKATI ARA