Makale İçeriği


Ceza Muhakemesi Kanunu 42. Madde (CMK)

Ceza Muhakemesi Kanunu 42. Madde (CMK) Genel Tarih: 12-11-2025 Ceza Muhakemesi Kanunu 42. madde (CMK); eski hale getirme dilekçesi üzerine verilecek karar ve bu kararın niteliğine dair hususlar düzenlenmiştir. 1412 sayılı Kanunun 43 ve 44.

Ceza Muhakemesi Kanunu 42. Madde (CMK)

Ceza Muhakemesi Kanunu 42. Madde (CMK) Genel Tarih: 12-11-2025 Ceza Muhakemesi Kanunu 42. madde (CMK); eski hale getirme dilekçesi üzerine verilecek karar ve bu kararın niteliğine dair hususlar düzenlenmiştir. 1412 sayılı Kanunun 43 ve 44. maddeleri birleştirilip sadeleştirilerek maddeye aynen alınmıştır. Maddenin 1. fıkrasında, eski hale getirme dilekçesiyle ilgili karar verecek mahkemenin hangi mahkeme olduğu gösterilmektedir. İşlemler süresinde yapılsaydı, o işlemi hangi mahkeme inceleyip esasa hükmedecek idiyse, eski hale getirme dilekçesi hakkında da, o mahkeme karar verecektir. Makale İçeriği Toggle Ceza Muhakemesi Kanunu 42. Madde Eski Hale Getirme Dilekçesi Üzerine Verilecek Karar Süresi içinde usul işlemi yapılsaydı, esasa hangi mahkeme hükmedecek idiyse, eski hale getirme dilekçesi hakkında da o mahkeme karar verir. Eski hale getirme isteminin kabulüne ilişkin karar kesindir; reddine ilişkin karara karşı itiraz yoluna gidilebilir. Eski hale getirme dilekçesi, kararın yerine getirilmesini durdurmaz; ancak, mahkeme yerine getirmeyi erteleyebilir. Ceza Muhakemesi Kanunu 42. Madde Gerekçesi Maddenin birinci fıkrası eski hale getirme dilekçesinin verileceği mahkemeyi belirlemektedir. Bu mahkeme, usul işlemi süresi içinde yapılsa idi esasa hükmedecek olan mahkemedir ve istemin kabul veya reddi hakkında karar verecektir. Maddenin ikinci fıkrasında eski hale getirme isteminin kabulü hakkındaki kararın kesin olduğu belirtilmektedir. Karşılaştırmalı usul hukukunda lehe olan hak doğurucu bu tür kararlar aleyhine kanun yoluna gidilemeyeceği eğilimi vardır. Ret kararına karşı ise acele itiraz yoluna gidilebilir. Maddenin üçüncü fıkrasında verilen dilekçenin hukukî sonuçları açıklanmıştır. Eski hale getirme dilekçesi, kararın yerine getirilmesini durdurmaz. Buna karşılık dilekçe üzerine mahkeme kararın yerine getirilmesini, merciince karar verilinceye kadar erteleyebilir. İlgili Yazı: Ceza Hukukunda Eski Hale Getirme ve Dilekçesi ceza muhakemesi kanunu 42 madde cmk Ceza Muhakemesi Kanunu 42. Madde Eski Hâle Getirme Dilekçesi Üzerine Verilecek Karar Emsal Kararlar Ceza Genel Kurulu E: 2013/487 K: 2015/514 Ceza Muhakemesi Kanunu 42. Madde Eski Hale Getirme Dilekçesi Üzerine Verilecek Karar 25.07.2008 tarihli hükmün sanık müdafi ile katılan ve vekilinin yüzüne karşı verildiği, sanık müdafinin 16.09.2008 tarihinde eski hale getirme talepli temyiz dilekçesi ibraz ederek hasta epikriz belgesi ve 12.09.2008 tarihinden itibaren geçerli 20 günlük istirahat raporunu dilekçesine eklediği, Sanık müdafin mazeretinin mahallinde araştırılmasının istenildiği hastaneden gelen yazı içeriğinden kasık fıtığı şikâyeti ile 05.09.2008 tarihinde Özel Keçiören Hastanesine müracaat ettiği, aynı gün tetkiklerinin yapılarak ilaç tedavisi ile 5 gün yatak istirahatı önerilerek ameliyat için 10.09.2008 gününe randevu verildiği, 10.09.2008 günü hastaneye yatışının yapılıp 11.09.2008 günü de ameliyat edilerek, 12.09.2008 günü de şifa ile taburcu edildiği, yatak istirahatı önerilen süreye ilişkin herhangi bir raporun düzenlenmediği, anlaşılmaktadır. 5271 sayılı CMK’nın “Eski hale getirme” başlıklı 40. maddesi; 1- Kusuru olmaksızın bir süreyi geçirmiş olan kişi, eski hale getirme isteminde bulunabilir. 2- Kanun yoluna başvuru hakkı kendisine bildirilmemesi halinde de, kişi kusursuz sayılır, “Eski hale getirme dilekçesi” başlıklı 41. maddesi; “1- Eski hale getirme dilekçesi, engelin kalkmasından itibaren yedi gün içinde, süreye uyulduğunda usule ilişkin işlemleri yapacak olan mahkemeye verilir. 2- Dilekçe sahibi, sürenin geçmesinde kusuru olmadığına ilişkin olguları, varsa belgelerini de ekleyerek açıklar. Dilekçe verildiği anda usule ilişkin yapılamayan işlemler de yerine getirilir” şeklindedir. Buna göre, kusuru olmaksızın bir süreyi geçirmiş olan kişinin, eski hale getirme isteminde bulunabileceği, eski hâle getirme dilekçesinin, engelin kalkmasından itibaren yedi gün içinde, süreye uyulduğunda usule ilişkin işlemleri yapacak olan mahkemeye verileceği, dilekçe sahibinin, sürenin geçmesinde kusuru olmadığına ilişkin olguları, varsa belgelerini de ekleyerek açıklayacağı, dilekçe verildiği anda usule ilişkin yapılamayan işlemlerin de yerine getirileceği belirtilmiştir. Diğer taraftan süreyi kusursuz olarak geçirdiğini iddia edenin bunu ispatlaması gerekir. Kusursuzluk önlenemeyen nedenler ya da beklenemeyen ve sakınılması imkânsız olayları kapsar. Bu bağlamda raporla belgelenen hastalıktan dolayı süreyi kaçırma da eski hale getirme nedenlerinden biridir. Ancak Ceza Genel Kurulunun 15.12.1983 gün ve 384-443 sayılı kararında da vurgulandığı üzere eski hale getirmeye esas olacak raporun şüpheli ifadeler taşımaması ve istirahatın gerekli olduğuna dair kesin kayıt içermesi gerekir. “Eski hâle getirme dilekçesi üzerine verilecek karar” başlıklı 42/1. maddesinde; “(1) Süresi içinde usul işlemi yapılsaydı, esasa hangi mahkeme hükmedecek idiyse, eski hâle getirme dilekçesi hakkında da o mahkeme karar verir” şeklinde düzenlemeye yer verilmiş olup bu düzenleme 1412 sayılı CMUK’un “Eski hale getirme istidasının mercii ve bu husustaki kararlar” başlıklı 43/1. maddesindeki; “Mehili içinde usul muamelesi yapılmış olsaydı esasa hangi mahkeme hükmedecek idiyse eski hale getirme istidası hakkında dahi o mahkeme karar verir” biçimindeki düzenleme ile tamamen aynıdır. Ceza Genel Kurulunun 16.12.2008 gün ve 144-234, 23.09.1974 gün ve 227-408 ile 16.04.1973 gün ve 213-345 sayılı kararları başta olmak üzere yargısal kararlarda da açıkça vurgulandığı üzere, temyiz süresinin geçirilmiş olması nedeniyle ileri sürülen eski hale getirme istemleri hakkında inceleme ve karar verme görevi Yargıtay’a aittir. Bu bilgiler ışığında uyuşmazlık konusu değerlendirildiğinde; Sanık müdafii ile katılan ve vekilinin huzurunda 25.07.2008 tarihinde tefhim olunan, kanun yolu bildiriminde eksiklik bulunmayan ve hükmedilen ceza miktarı itibariyle re’sen temyiz incelemesine tabi olmayan yerel mahkeme hükmüne karşı başvurulabilecek bir haftalık temyiz süresinin son gününün, 5271 sayılı CMK’nın 331/4. maddesi gereğince adli tatile rastlayan sürelerin işlemeyeceği ve bu sürelerin tatilin bittiği günden itibaren üç gün uzatılmış sayılacağı gözetildiğinde 08.09.2008 olduğu anlaşılmaktadır. Sanık müdafi ise eski hale getirme talebiyle birlikte temyiz dilekçesini 16.09.2008 günü ibraz etmiş, 5 Eylülden itibaren yatak istirahatli olduğunu, 10 eylülde ise ameliyat edildiğini, temyizin son günü olan 8 eylülde yatak istirahatlı olması nedeniyle hasta olduğundan temyiz isteminin süresinde kabul edilmesini talep etmiştir. İbraz edilen ve ilgili hastaneden getirtilen belgeler incelendiğinde temyizin son günü olan 08.09.2008 tarihi itibariyle sanık müdafiinin istirahat etmesi gerektiğine ilişkin kesin bir rapor olmadığı anlaşılmakta olup bu nedenle sanık müdafiinin ileri sürdüğü eski hale getirme sebebinin mücbir sebep niteliğinde olmayıp, kendi kusuru ile temyiz süresini geçirdiği kabul edilmelidir. Bu itibarla sanık müdafinin yerinde görülmeyen eski hale getirme talebinin ve kanuni süreden sonra gerçekleşen temyiz isteminin 5271 sayılı CMK’nun 42 ve 1412 sayılı CMUK’un 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 310 ve 317. maddeleri uyarınca reddine karar verilmelidir. Açıklanan nedenlerle; sanık müdafiinin yerinde görülmeyen eski hale getirme talebinin ve kanuni süreden sonra gerçekleşen temyiz talebinin 5271 sayılı CMK’nın 42 ve 1412 sayılı CMUK’un 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesine göre halen yürürlükte bulunan 310 ve 317. maddeleri

Ceza Muhakemesi Kanunu 42. Madde (CMK) konusunda detaylı bilgi için avukatofisi.gen.tr sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.

Sonuç

Ceza Muhakemesi Kanunu 42. Madde (CMK) hakkında yukarıda sunulan bilgiler genel niteliktedir. Kişisel hukuki durumunuz için profesyonel avukat desteği almanızı öneririz.

Sıkça Sorulan Sorular

Bu konuda ne yapılabilir?

Konuya ilişkin olarak lisanslı bir avukattan hukuki danışmanlık almanız önerilmektedir.

Yasal süreç ne kadar sürer?

Yasal süreç, davanın türüne göre değişir. Birkaç aydan birkaç yıla kadar sürebilir.

Hukuki danışmanlık almak neden önemlidir?

Her davanın kendine özgü koşulları vardır. Doğru strateji için uzman desteği kritik önem taşır.

⚠️ Yasal Uyarı: genel bilgilendirme amaçlıdır. Hukuki tavsiye yerine geçmez.

Avukat  Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması (Şiddetli Geçimsizlik)
Tagged ,
AVUKATI ARA