Ceza Muhakemesi Kanunu 34. Madde (CMK)
Ceza Muhakemesi Kanunu 34. Madde (CMK) Genel Tarih: 29-04-2025 Ceza Muhakemesi Kanunu 34. madde (CMK); kararların gerekçeli olmasına dair hususlarda düzenlenmiştir. Hüküm ve kararlara ne suretle ve ne ölçüde gerekçe getirmek gerektiği konusu, karşılaştır- malı ceza usul hukukunda tartışılan bir konudur.

Ceza Muhakemesi Kanunu 34. Madde (CMK) Genel Tarih: 29-04-2025 Ceza Muhakemesi Kanunu 34. madde (CMK); kararların gerekçeli olmasına dair hususlarda düzenlenmiştir. Hüküm ve kararlara ne suretle ve ne ölçüde gerekçe getirmek gerektiği konusu, karşılaştır- malı ceza usul hukukunda tartışılan bir konudur. Gerekçe getirmenin, ceza davalarının görülmesinde önemli bir gecikme nedeni oluşturduğu kabul edilmekte ve bu sorun giderek gerilemektedir: Hollanda usul hukukuna göre temyiz başvurusu önemli bir hukuk sorunu getirmemiştir. Yüksek mahkemenin gerekçesiz bir ret kararı verebileceği kabul edilmektedir. Makale İçeriği Toggle Ceza Muhakemesi Kanunu 34. Madde Kararların Gerekçeli Olması Hakim ve mahkemelerin her türlü kararı, karşı oy dahil, gerekçeli olarak yazılır. Gerekçenin yazımında 230. madde göz önünde bulundurulur. Kararların örneklerinde karşı oylar da gösterilir. Kararlarda, başvurulabilecek kanun yolu, süresi, mercii ve şekilleri belirtilir. Ceza Muhakemesi Kanunu 34. Madde Gerekçesi Madde, her türlü kararların ve karşı oyların gerekçeli yazılması zorunluluğunu getirmiştir. Anayasa gerekçe zorunluluğunu koymaktadır. “Karar” terimi, hakimlik kararı ve mahkeme hükmünü kapsamaktadır. Hüküm ve kararlara ne suretle ve ne ölçüde gerekçe getirmek gerektiği konusu, karşılaştırmalı ceza usul hukukunda tartışılan bir konudur. Gerekçe getirmenin, ceza davalarının görülmesinde önemli bir gecikme nedeni oluşturduğu kabul edilmekte ve bu sorun giderek gerilemektedir: Hollanda usul hukukuna göre temyiz başvurusu önemli bir hukuk sorunu getirmemiştir. Yüksek mahkemenin gerekçesiz bir ret kararı verebileceği kabul edilmektedir. 1996 yılında çıkarılan bu kanun, özet hükümlerin uygulanmasını resmîleştirmiş ve bu tür kararlarda sadece delillerin kaynaklarının gösterilmesini yeterli saymıştır. İsviçre’de hemen verilen hükümlerin sadece sözlü olacağı ve itiraz hâlinde gerekçeye yer verilmesi öngörülmüştür. Yukarıda da açıklandığı üzere, Anayasa hükümleri karşısında bizde bu tür uygulamalara yer verilemez. İlgili Makale: Meşru Müdafaa ceza muhakemesi kanunu 34 madde cmk Ceza Muhakemesi Kanunu 34. Madde Kararların Gerekçeli Olması Emsal Kararlar Yargıtay 15. Ceza Dairesi E:2018/6047, K:2019/7178 Ceza Muhakemesi Kanunu 34. Madde Kararların Gerekçeli Olması Sanığın, internet kafede tanıştığı katılana, tarihi eser işi yaptığını, Osmanlı dönemine ait paraları alıp satmanın çok karlı iş olduğu söyleyerek, bu konuda katılanı ikna edip 25.000 TL kredi çekmesini sağladığı, tarihi paraları almak üzere, katılanla birlikte Kaynar köyüne gittikleri, sanığın Osmanlı paraları satacak olan şahsı cep telefonuyla aradıktan sonra katılana “Senin gelmeni istemiyor paraları ver ben gidip Osmanlı paralarını alıp geleyim burada buluşalım” dediğini katılanın kabul etmemesi üzerine, 25.000 TL’yi alarak sanığın kaçtığını ve bu suretle dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda; Anayasanın 141, 5271 sayılı CMK 34/1 ve 230. maddeleri ile 1412 sayılı CMUK 308/7 maddeleri gereğince, mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine imkan verecek biçimde açık ve gerekçeli olması ve Yargıtay’ın bu işlevini yerine getirmesi için gerekçe bölümünde, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi, ulaşılan kanaat ve delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği gözetilmeden önceki hükme atıf yapılarak gerekçesiz karar verilmesi, kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca bozulmasına, 24/06/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. Yargıtay 19. Ceza Dairesi E:2015/30757, K:2018/2322 Ceza Muhakemesi Kanunu 34. Madde Kararların Gerekçeli Olması Sanık hakkında temel ceza belirlenirken kanun maddelerinin tekrarı ile yetinilmek suretiyle alt hadden uzaklaşılıp, gün karşılığı adli para cezası üst hadden tayin edilip, ayrıca TCK 62. maddesinin uygulanmamasında hiçbir gerekçeye yer verilmeyerek temel cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirmede Anayasanın 141, CMK 34. ve 230. maddelerine aykırı gerekçesiz olarak yazılı şekilde hüküm kurulması, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 75. maddesinin birinci fıkrası uyarınca uzlaştırma kapsamındaki suçlar hariç olmak üzere, yalnız adli para cezasını gerektiren veya kanun maddesinde öngörülen hapis cezasının yukarı sınırı altı ayı aşmayan suçlar ön ödemeye tabi olup, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 345/a maddesinde öngörülen suçun cezasının üst sınırının üç ay hapis cezası olduğu ve suç tarihi itibariyle uzlaştırma kapsamında bulunmadığı gözetilerek sanıklar hakkında ön ödeme ihtaratında bulunulup sonucuna göre durumunun tayini gerekirken anılan ihtarat yapılmadan mahkumiyet kararı verilmesi, Bozmayı gerektirmiş ve sanıklar müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca bozulmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 05/03/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. Yargıtay 19. Ceza Dairesi 2017/5152, K:2018/475 Ceza Muhakemesi Kanunu 34. Madde Kararların Gerekçeli Olması Her biri ayrı bir kişiselleştirme kurumu olan takdiri indirim, erteleme, hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesi hükümlerinin şartları kanunda birbirinden farklı biçimde düzenlenmiş olup, takdiri indirim ve erteleme hükümlerinin uygulanmaması ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi, hapis cezasının adli para veya bir diğer seçenek yaptırıma çevrilmesine engel teşkil etmeyeceği gözetilmesi gerekirken her biri için aynı ibarelerin kullanılması suretiyle Anayasa 141/3., CMK 34/1., 230/1. maddelerine aykırı olarak hükmün yeterli gerekçe içermemesi, Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında TCK’nın 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu, bozmayı gerektirmiş ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca bozulmasın, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 22/01/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. Yargıtay 3. Ceza Dairesi E:2016/16525, K:1017/8963 Ceza Muhakemesi Kanunu 34. Madde Kararların Gerekçeli Olması Sanığın olayda mağdur eşi …’ı yaralamasına rağmen, kızı …’ı yaraladığından bahisle iddianame ile dava açıldığı, sanığın kızı …’e yönelik yaralama eyleminin olmadığı, bu husus sanık, mağdur beyanları ve doktor raporu ile tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanığın bu konuda beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği yönündeki tebliğname görüşüne iştirak edilmemiştir. Ancak sanığın kızı …’ı yaralama suçundan açılan davada, beraat kararı verirken kararda hiçbir gerekçe göstermeyerek Anayasa’nın 141/3, CMK 34 ve 230. maddelerine muhalefet edilmesi, Sanığın eşi …’ı yaraladığı açık olarak iddi
Ceza Muhakemesi Kanunu 34. Madde (CMK) konusunda detaylı bilgi için avukatofisi.gen.tr sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.
Sonuç
Ceza Muhakemesi Kanunu 34. Madde (CMK) hakkında yukarıda sunulan bilgiler genel niteliktedir. Kişisel hukuki durumunuz için profesyonel avukat desteği almanızı öneririz.
Sıkça Sorulan Sorular
Bu konuda ne yapılabilir?
Konuya ilişkin olarak lisanslı bir avukattan hukuki danışmanlık almanız önerilmektedir.
Yasal süreç ne kadar sürer?
Yasal süreç, davanın türüne göre değişir. Birkaç aydan birkaç yıla kadar sürebilir.
Hukuki danışmanlık almak neden önemlidir?
Her davanın kendine özgü koşulları vardır. Doğru strateji için uzman desteği kritik önem taşır.
⚠️ Yasal Uyarı: genel bilgilendirme amaçlıdır. Hukuki tavsiye yerine geçmez.