Ceza Muhakemesi Kanunu 150. Madde (CMK)
Ceza Muhakemesi Kanunu 150. Madde (CMK) Genel Tarih: 21-04-2025 Ceza Muhakemesi Kanunu 150. madde (CMK); hangi hallerde müdafii görevlendirilmesinin gerçekleştirileceğine ilişkin hususlar düzenlenmiştir. Soruşturmanın ya da yargılamanın hangi aşamasında olursa olsun, şüpheli/sanığa atanan müdafiden sanığın haberdar olması gerekir.

Ceza Muhakemesi Kanunu 150. Madde (CMK) Genel Tarih: 21-04-2025 Ceza Muhakemesi Kanunu 150. madde (CMK); hangi hallerde müdafii görevlendirilmesinin gerçekleştirileceğine ilişkin hususlar düzenlenmiştir. Soruşturmanın ya da yargılamanın hangi aşamasında olursa olsun, şüpheli/sanığa atanan müdafiden sanığın haberdar olması gerekir. Zorunlu müdafii atamasını gerekli kılan yasal düzenlemeler, şüpheli/sanıkla vekil arasında vekalet ilişkisi kurmamakta, sadece sanığın, kendini daha iyi savunabilmek için avukat yardımından yararlanmasını sağlamaktadır. Vekalet ilişkisi, tarafların rızası ile sağlanabilir. Bu nedenle geçerli bir vekalet ilişkisinden söz edebilmek için şüpheli/sanığa, yokluğunda müdafii atandığı bilgisi verilmelidir. Makale İçeriği Toggle Ceza Muhakemesi Kanunu 150. Madde Müdafiin Görevlendirilmesi Şüpheli veya sanıktan kendisine bir müdafi seçmesi istenir. Şüpheli veya sanık, müdafi seçebilecek durumda olmadığını beyan ederse, istemi halinde bir müdafi görevlendirilir. Müdafii bulunmayan şüpheli veya sanık; çocuk, kendisini savunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsiz ise, istemi aranmaksızın bir müdafi görevlendirilir. Alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada ikinci fıkra hükmü uygulanır. Zorunlu müdafilikle ilgili diğer hususlar, Türkiye Barolar Birliğinin görüşü alınarak çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir. Ceza Muhakemesi Kanunu 150. Madde Gerekçesi Madde, ceza soruşturmasında veya davasında avukat atanmasıyla ilgili temel esasları içermektedir. Aslında ceza davasında bir avukattan yararlanılabilmesi temel bir haktır. Ancak bunun sağlanması, ülkenin koşullarıyla orantılıdır. Maddeye göre avukatın seçilmesi ve atanması şüpheli veya sanığın iradesine bağlıdır. Ancak adı geçenler bu seçimi yapabilecek durumda değillerse, istemleri hâlinde kendilerine 156. madde uyarınca avukat seçilir ve atanır. İkinci fıkra, zorunlu olarak avukat atanmasını gerektiren hâlleri göstermektedir. Bunlar, şüpheli veya sanığın: On sekiz yaşını doldurmamış, Sağır veya dilsiz, Kendisini savunamayacak derecede malûl olmasıdır. Bu kişilerin avukatı yoksa bunlara istemleri aranmaksızın avukat atanacaktır. İlgili Makale: Haksız Tahrik İndirimi ceza muhakemesi kanunu 150 madde cmk Ceza Muhakemesi Kanunu 150. Madde Müdafiin Görevlendirilmesi Emsal Kararlar Yargıtay 20. Ceza Dairesi E:2015/10360, K:2018/4460 Ceza Muhakemesi Kanunu 150. Madde Müdafiin Görevlendirilmesi Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içerisindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile aşağıda belirtilenin dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 90. maddesinin son fıkrası ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesi uyarınca, 5271 sayılı CMK’nın 150, 234 ve 239. maddeleri ile 5320 sayılı Kanunun 13. maddesine dayanılarak hazırlanan Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Müdafii ve Vekillerin Görevlendirilmesi ile Yapılacak Ödemelerin Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin 8. maddesi gereğince sanığa 5271 sayılı CMK’nın 150. maddesi uyarınca baro tarafından görevlendirilen zorunlu müdafi ücretinin sanıktan alınmasına hükmedilemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde zorunlu müdafi ücretinin sanıktan tahsiline karar verilmesi, Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, CMUK’un 321. maddesi gereğince hükmün bozulmasına; ancak bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; Hükmün 10. bölümünün tamamının hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine “sanığa 5271 sayılı CMK’nın 150. maddesi uyarınca baro tarafından görevlendirilen zorunlu müdafii ücretinin kamu üzerinde bırakılmasına” ibareleri yazılması suretiyle, hükmün düzeltilerek onanmasına,18/10/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. Yargıtay Ceza Genel Kurulu E:2013/690, K:2014/199 Ceza Muhakemesi Kanunu 150. Madde Müdafiin Görevlendirilmesi 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 sayılı CMK’nın “Müdafiin Görevlendirilmesi” başlıklı 150. maddesi; 1. fıkrasında isteğe bağlı müdafilik düzenlenmiş, 2. ve 3. fıkralarında ise zorunlu müdafii tayin edilmesi gereken haller düzenlenmiştir. İkinci fıkrasında; çocuk, kendisini savunamayacak derece malul, sağır ve dilsize istemi aranmaksızın müdafii görevlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir. Kanun koyucu bu maddede sayılan hallerde sanıklar hakkında yürütülen soruşturma ve kovuşturmalarda savunma zafiyeti yaşanmaması için müdafii görevlendirilmesi gerektiğini hüküm altına almıştır. Üçüncü fıkrada da alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezası gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmalarda müdafii görevlendirilmesinin zorunlu olduğu hükme bağlanmış olup alt sınırı beş yıl olan suçlar bu kapsam dışına bırakılmıştır. Bu açıklamalar ışığında uyuşmazlık konusu değerlendirildiğinde; Kamu davası açıldığında 18 yaşını doldurmamış bulunan sanık hakkında müdafii tayin edilmemiş ise de; sorgusunun yapıldığı tarihte 18 yaşını tamamlamış olan ve CMK’nIn 147. ve 191. maddelerindeki hakları hatırlatılan sanık avukat istemediğini ve savunmasını kendisinin yapacağını beyan etmiştir. Sağır, dilsiz veya kendisini savunamayacak derecede malul olduğu da ileri sürülmemiştir. Sorgusu sırasında ons ekiz yaşını doldurmuş bulunan sanık, kendini savunacak durumda bulunduğundan ve müdafii tayin edilmesini de talep etmediğinden, CMK’nın 150/2. maddesi gereğince müdafii tayininde zaruret bulunmamaktadır. Sanığın üzerine atılı hayati tehlike geçirmeye neden olacak şekilde silahla kasten yaralama suçu için öngörülen hapis cezasının alt sınırı nazara alınarak 5271 sayılı CMK’nın 150/3. maddesi uyarınca zorunlu müdafii tayini gerekip gerekmediğine gelince; 5271 sayılı CMK’nın 150. maddesinin 3. fıkrasının ilk hali; “Üst sınırı en az beş yıl hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada ikinci fıkra hükmü uygulanır” şeklinde iken, 06.12.2006 gün ve 5560 sayılı Kanunun 21. maddesi ile; “Alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada ikinci fıkra hükmü uygulanır” olarak değiştirilmiştir. Anılan kanun maddesinde açıkça “alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda” müdafii görevlendirilmesinin zorunlu olduğu hükme bağlanmış, alt sınırı beş yıl olan suçlar bu kapsamın dışında bırakılmıştır. Aynı kanunun 196. maddesinin 2. fıkrasındaki; “sanık alt sınırı beş yıl ve daha fazla hapis”, istinafa ilişkin 272/1. maddesindeki; “on beş yıl ve daha fazla hapis”, temyize ilişkin 286. maddenin 2. fıkrasının (a) ve (b) bentlerindeki; “beş yıl veya daha az hapis”, aynı fıkranın (f) bendindeki; “on yıl veya daha az hapis”, temyizde duruşmaya ilişkin 299. maddedeki; “on yıl veya daha fazla hapis” şeklindeki ifadeler göz önüne alındığında, kanun koyucunun bu ifade tarzını, bilinçli olarak tercih ettiği ve alt sınırı beş yıl hapis cezasını gerektiren suçları zorunlu müdafilik kapsamına almadığı sonucuna ulaşılmaktadır. Yargıtay 2. Ceza Dairesi E:2014/14002, K:2015/18986 Ceza Muhakemesi Kanunu 150. Madde Müdafiin Görevlendirilmesi Suça sürüklenen çocuklar hakkında, 5271 sayılı CMK’nın 150/3. maddesi uyarınca, avukatın görevlendirilmesi nedeniyle,
Ceza Muhakemesi Kanunu 150. Madde (CMK) konusunda detaylı bilgi için avukatofisi.gen.tr sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.
Sonuç
Ceza Muhakemesi Kanunu 150. Madde (CMK) hakkında yukarıda sunulan bilgiler genel niteliktedir. Kişisel hukuki durumunuz için profesyonel avukat desteği almanızı öneririz.
Sıkça Sorulan Sorular
Bu konuda ne yapılabilir?
Konuya ilişkin olarak lisanslı bir avukattan hukuki danışmanlık almanız önerilmektedir.
Yasal süreç ne kadar sürer?
Yasal süreç, davanın türüne göre değişir. Birkaç aydan birkaç yıla kadar sürebilir.
Hukuki danışmanlık almak neden önemlidir?
Her davanın kendine özgü koşulları vardır. Doğru strateji için uzman desteği kritik önem taşır.
⚠️ Yasal Uyarı: genel bilgilendirme amaçlıdır. Hukuki tavsiye yerine geçmez.