Ceza Muhakemesi Kanunu 116. Madde (CMK)
Ceza Muhakemesi Kanunu 116. Madde (CMK) Genel Tarih: 28-04-2025 Ceza Muhakemesi Kanunu 116. madde (CMK); şüpheli veya sanıkla ilgili yapılacak olan aramaya ilişkin hususlar düzenlenmiştir. Anayasanın 20.

Ceza Muhakemesi Kanunu 116. Madde (CMK) Genel Tarih: 28-04-2025 Ceza Muhakemesi Kanunu 116. madde (CMK); şüpheli veya sanıkla ilgili yapılacak olan aramaya ilişkin hususlar düzenlenmiştir. Anayasanın 20. maddesinde, özel ve aile hayatının gizliliğine dokunulamayacağı belirtilerek, söz konusu özgürlükler güvence altına alınmıştır. Ancak ayrık olarak, soruşturma ve kovuşturmanın gerektirdiği durumlarda, yöntemince verilmiş yargıç kararı ya da gecikmesinde sakınca bulunan hallerde yetkili makamın emriyle bu özgürlüklerin sınırlandırılabileceği ve dokunulmazlığın kaldırılabileceği öngörülmüştür. Anayasanın 21. maddesinde ise, konuta dokunulamayacağı belirtilmekle birlikte, ayrık durumlarda yargıç kararı ya da gecikmesinde sakınca bulunan hallerde yetkililerin emriyle, konuta girilebileceği belirtilmiştir. Madde de ise, özel hayata nasıl dokunulacağı, kişinin konutunun veya diğer yerleri ile üstlerinin veya eşyalarının hangi durumlarda aranacağı hususlarına yer verilmiştir. Makale İçeriği Toggle Ceza Muhakemesi Kanunu 116. Madde Şüpheli veya Sanıkla İlgili Arama Yakalanabileceği veya suç delillerinin elde edilebileceği hususunda makul şüphe varsa; şüphelinin veya sanığın üstü, eşyası, konutu, işyeri veya ona ait diğer yerler aranabilir. Ceza Muhakemesi Kanunu 116. Madde Gerekçesi 116 ile 121. maddeler, insan haklarının en önemlilerinden birisini oluşturan özel hayatın dokunulmazlığı ile çok ilgili olan bir usul işleminin, aramanın koşullarını belirlemektedir. Maddeye göre arama: Suç işlediği sanılan, şerik oldukları veya yataklık ettiği düşünülen kişilerin konutlarında, adı geçenlere ait diğer yerlerde, üstlerinde veya bunlara ait eşyada, Suç işlediği sanılan kişinin yakalanması, suçun delil, iz, eser ve emarelerinin bulunması, suçla ilgili eşyanın elde edilmesi için, yapılabilir. Yukarıda belirtilen yerlerde arama yapılabilmesi için, buralarda aramanın amacının gerçekleşebileceğinin sanılması ve doğal olarak bu sanıyı haklı kılacak durumların var olması gerekir. Ayrıca aramanın yapılabilmesi için kişinin özellikle şüpheli veya sanık statüsüne girmiş bulunması da gerekmez; tahmin yeterlidir. Madde, aramada kamusal yarar ile kişisel haklar arasındaki dengeyi bu suretle kurmaya çalışmaktadır. İlgili Makale: Takdiri İndirim Nedenleri ceza muhakemesi kanunu 116 madde cmk Ceza Muhakemesi Kanunu 116. Madde Şüpheli veya Sanıkla İlgili Arama Emsal Kararlar Yargıtay 11. Ceza Dairesi E:2018/3576, K:2020/4969 Ceza Muhakemesi Kanunu 116. Madde Şüpheli veya Sanıkla İlgili Arama Sanık hakkında sahte sürücü belgesi düzenleyip kullanmak suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında, 27.06.2014 tarihli tutanağa göre, devriye görevini ifa eden polislerce şüphe üzerine durdurulup kendisinden kimliği istenen ve adına düzenlenen gerçek nüfus cüzdanını ibraz eden sanığın, yapılan kaba üst aramasında suça konu sürücü belgesinin ele geçtiği olayda; mesleki tecrübelerinden ve içinde bulundukları durumdan çıkardıkları izlenimden kaynaklanan makul sebebe dayalı olarak sanığı durdurma hak ve yetkisi bulunan kolluk görevlilerinin, PVSK’nın 4/A maddesinin verdiği yetkiye dayalı olarak sanığın üzerini yoklama biçiminde kontrol ettiklerinde pantolonun arka cebinde suç konusu sürücü belgesinin ele geçirildiği, görevlilerce gerçekleştirilen yoklamanın arama işlemi olarak değerlendirilemeyeceği, şüphe üzerine durdurulan sanığın nüfus cüzdanını ibraz ettiği ana kadar açık kimlik bilgilerine ilişkin herhangi bir tespit olmadığından, CMK’nın 116 ve devamı maddeleri uyarınca arama kararı ya da yazılı arama emri ile bunların talebini gerektirecek bir durumun bulunmadığı, görevlilerce sanığın üzerinin kontrol edilmesinin önleyici nitelikte bulunduğu, adli nitelik taşımadığı, gerçekleştirilen kontrollerin haklı ve ölçülü olduğu, sahte sürücü belgesini kullanma fiilinin temadi eden bir suç olması ve suça konu belgenin sanığın hakimiyetinde bulunduğu ana kadar kullanma fiilinin devam etmesi nedeniyle, “suçüstü” hâlinin bulunduğu, kolluk görevlilerinin CMK’nın 90/4. maddesi ile PVSK’nın 13/1-A ve Ek 6. maddelerinin verdiği yetkiye dayanarak, suç delillerinin kaybolmaması için derhâl gerekli tedbirleri alıp suça konu belgeyi muhafaza altına aldıktan sonra, uyguladıkları tedbirler ile somut olay hakkında Cumhuriyet savcısına bilgi verdikleri ve müteakiben emirleri doğrultusunda soruşturma işlemlerinin sürdürüldüğü, yine PVSK’nın Ek 6. maddesini açıklayıcı nitelikte olan Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliği’nin 8. maddesinin (f) bendindeki düzenlemeye göre de; suçüstü hâlinde arama emri ya da karar alınmasına gerek bulunmadığı, dolayısıyla sanıktan ele geçirilen, suçun delili ve konusunu oluşturan sürücü belgesinin muhafaza altına alınmasının hukuka uygun olduğu ve hukuka aykırı bir delilden söz edilemeyeceği anlaşıldığından tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışılarak değerlendirildiği, fiilin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanuni takdir sınırlarında uygulandığı, incelenen dosyaya göre kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmış, sanık ve müdafinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün onanmasına, 24.09.2020 tarihinde arama işleminin hukuka uygun olup olmadığına dair ön sorun yönünden üye …’ın karşı oyu ile oy çokluğu ile diğer yönlerden ise oy birliğiyle karar verildi. Yargıtay 12. Ceza Dairesi E:2015/334, K:2015/19161 Ceza Muhakemesi Kanunu 116. Madde Şüpheli veya Sanıkla İlgili Arama Davacı vekili, 09.10.2013 tarihli dilekçe ile, müvekkili davacının 08.07.2013 günü saat 18:45 sıralarında gözaltına alındığını, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2013/ 96961 sayılı soruşturma dosyası kapsamında, … Sulh Ceza Mahkemesinin 09.07.2013 tarih ve 2013/ 333 değişik iş sayılı kararı ile müvekkilinin de aralarında bulunduğu 5 kişi hakkında arama ve el koyma kararı verildiğini, bu karar uyarınca müvekkilinin evinin 09.07.2013 tarihinde arandığını, arama kararına hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle itiraz ettiklerini, itiraz üzerine … Asliye Ceza mahkemesinin 11.07.2013 gün ve 2013/141 sayılı kararı ile arama kararında aramanın nedenini oluşturan fiilin açıkça gösterilmediği gerekçesiyle ve…Asliye Ceza Mahkemesinin 11.07.2013 tarih 2013/109 değişik iş sayılı kararı ile; “aramanın nedenini oluşturan fiil olarak sadece 2911 sayılı yasanın gösterildiği, bunun dışında ne tür bir ihbar ve şikayet olduğunun ortada ne tür bir makul şüphe olduğunun gösterilmediği” gerekçesiyle arama kararın kaldırılmasına karar verildiğini, arama kararının Kanun’da belirtilen nitelikleri taşımadığını, gerekçeden yoksun olduğunu, arama işleminin de usul ve yasaya uygun olarak yapılmadığını, müvekkiline isnat edilen fiilin 2911 sayılı Kanuna muhalefet ve görevli memura direnme olması nedeniyle bu suçlamalara ilişkin delillerin fiilin gerçekleştiği yerde aranması gerekmesine rağmen, evde yapılan arama ile delil arandığını, arama işlemi sırasında soruşturma ile ilgisi olmayan kişilerin odalarının ve özel eşyalarının arandığını, zorunluluk ve ölçülülük kriterlerinin açıkça ihlal edildiğini belirterek, mahkeme tarafından kaldırılan arama kararı ve bu karara istinaden yapılan arama işlemi nedeniyle 2
Ceza Muhakemesi Kanunu 116. Madde (CMK) konusunda detaylı bilgi için avukatofisi.gen.tr sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.
Sonuç
Ceza Muhakemesi Kanunu 116. Madde (CMK) hakkında yukarıda sunulan bilgiler genel niteliktedir. Kişisel hukuki durumunuz için profesyonel avukat desteği almanızı öneririz.
Sıkça Sorulan Sorular
Bu konuda ne yapılabilir?
Konuya ilişkin olarak lisanslı bir avukattan hukuki danışmanlık almanız önerilmektedir.
Yasal süreç ne kadar sürer?
Yasal süreç, davanın türüne göre değişir. Birkaç aydan birkaç yıla kadar sürebilir.
Hukuki danışmanlık almak neden önemlidir?
Her davanın kendine özgü koşulları vardır. Doğru strateji için uzman desteği kritik önem taşır.
⚠️ Yasal Uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır. Hukuki tavsiye yerine geçmez.