Makale İçeriği


Ceza Muhakemesi Kanunu 101. Madde (CMK)

Ceza Muhakemesi Kanunu 101. Madde (CMK) Genel Tarih: 29-04-2025 Ceza Muhakemesi Kanunu 101. madde (CMK); tutuklama kararına ilişkin hususlar düzenlenmiştir. Maddede, AY’nın 19/3.

Ceza Muhakemesi Kanunu 101. Madde (CMK)

Ceza Muhakemesi Kanunu 101. Madde (CMK) Genel Tarih: 29-04-2025 Ceza Muhakemesi Kanunu 101. madde (CMK); tutuklama kararına ilişkin hususlar düzenlenmiştir. Maddede, AY’nın 19/3. madde hükmü tekrar edilmiş ve tutuklamanın yargıç veya mahkeme kararıyla olabileceği belirtilmiştir. C. Savcıları ancak tutuk- lama talebinde bulunabilirler. Tutuklama kararı vermeye yetkileri yoktur. Tutuklama kararını veren merci, istemde bulunulan evreye göre, değişmektedir. Soruşturma evresinde şüphelinin tutuklanmasına C. Savcısının istemi üzerine, sulh ceza yargıcı tarafından karar verilir. Kovuşturma evresinde ise, sanığın tutuklanmasına C. Savcısının istemi üzerine veya resen, mahkemece karar verilir. Makale İçeriği Toggle Ceza Muhakemesi Kanunu 101. Madde Tutuklama Kararı 1) Soruşturma evresinde şüphelinin tutuklanmasına Cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza hakimi tarafından, kovuşturma evresinde sanığın tutuklanmasına Cumhuriyet savcısının istemi üzerine veya re’sen mahkemece karar verilir. Bu istemlerde mutlaka gerekçe gösterilir ve adli kontrol uygulamasının yetersiz kalacağını belirten hukuki ve fiili nedenlere yer verilir. 2) (Değişik: 2/7/2012-6352/97 md.) Tutuklamaya, tutuklamanın devamına veya bu husustaki bir tahliye isteminin reddine ilişkin kararlarda; a) Kuvvetli suç şüphesini, b) Tutuklama nedenlerinin varlığını, c) Tutuklama tedbirinin ölçülü olduğunu, d) (Ek:8/7/2021-7331/14 md.) Adli kontrol uygulamasının yetersiz kalacağını, gösteren deliller somut olgularla gerekçelendirilerek açıkça gösterilir. Kararın içeriği şüpheli veya sanığa sözlü olarak bildirilir, ayrıca bir örneği yazılmak suretiyle kendilerine verilir ve bu husus kararda belirtilir. 3) Tutuklama istenildiğinde, şüpheli veya sanık, kendisinin seçeceği veya baro tarafından görevlendirilecek bir müdafiin yardımından yararlanır. 4) Tutuklama kararı verilmezse, şüpheli veya sanık derhâl serbest bırakılır. 5) Bu madde ile 100. madde gereğince verilen kararlara itiraz edilebilir. Ceza Muhakemesi Kanunu 101. Madde Gerekçesi Madde, adlî kontrol kurumu ile de bağlantılı olarak tutuklama kararının verilmesi usulünü şüpheli veya sanığa ciddî güvence sağlamak suretiyle göstermektedir. Tutuklamaya Cumhuriyet savcısının istemi üzerine hâkim veya mahkeme karar verecektir. Bu kararda, tutuklamanın hukukî ve fiilî nedenleri gösterilecek ve karar şüpheli ve sanığa sözlü olarak bildirilecektir. Tutuklamanın koşulları 100. maddede gösterilmiştir. Görüleceği üzere bunların bir kısmı hukukî (maddenin birinci fıkrasında yer alan ön koşullar gibi), bir kısmı ise fiilîdir, (yani failin işlediği suçun sonuç ve olası sonuca etkilerini kapsamaktadır). Tutuklama kararının verilebilmesi için şüpheli veya sanığın, kendileri tarafından atanmış avukatları yoksa, yetkili merci adı geçenlere bir avukatın yardımından yararlanmaları gerektiğini hatırlatacak ve baro tarafından seçilmiş bir avukat, tutuklama duruşmasında mutlaka hazır bulundurulacaktır. Hâkim veya mahkeme karar vermeden önce ilgiliye savunmasını hazırlamak üzere süre isteminde bulunabileceğini hatırlatacaktır. Süre istendiğinde ilgililere beş günü aşmayacak bir süre verilecek ve bu süre içinde adı geçen muhafaza altında tutulabilecektir. Hâkim veya mahkeme gerekli gördüğünde muhafaza altına alma kararı verebilecektir. Beş günlük süre içinde, şüpheli, sanık ve avukatları ne zaman isterlerse Cumhuriyet savcısı dinlendikten sonra savunmalarını yapacaklar ve bundan sonra da karar verilecektir. Tutuklanması önerilmiş veya öngörülmüş şüpheli veya sanığa ve avukatına savunmalarını yapmaları için en çok beş günlük bir süre tanınabilecek ve böylece savunma hakkına gereken önem verilmiş olacaktır. Ancak bunun karşılığı olarak hakim veya mahkemenin, şüpheli veya sanığı savunmasını yapıncaya kadar muhafaza altına alabilmesi olanağı tanınmıştır. Böyle bir karar verip vermemek hâkimin takdiri içindedir. Şüpheli veya sanık, tutuklanmayacakları kanaatini taşıyorlarsa derhal savunmalarını yaparlar ve böylece ya serbest bırakılır veya tutuklanırlar. Hukuk düzeni tutuklanması düşünülen kişiye hazırlanarak savunma yapmak olanağını tanırken adı geçenin kaçıp gitmesini engelleyecek tedbirleri de alabilecektir; çağdaş ceza usulünde dengelilik ve orantılılık ilkeleri egemendir. Savunma için süre alan kişi, ne zaman savunma yapacağını bildirirse hakim veya mahkeme derhal gerekeni yapacak ve hiçbir gecikmeye yer bırakılmayacaktır. Maddenin altıncı fıkrasına göre muhafaza altında tutulma, bu hususta hazırlanacak yönetmeliğe göre uygulanacaktır. Böylece yönetmelik, kişinin nerede, ne gibi koşullara uyulması suretiyle muhafaza altında tutulacağını gösterecektir. Muhafaza süresi, 102. maddede belirtilen ve sınırlandırılmış olan tutuklama süresinden indirilecektir. Bu düzenlemenin amacı, sanık haklarını (savunmayı) güçlendirmektir. Gıyabî tutuklama kararı verilmesi usulü maddenin dokuzuncu fıkrasında belirtilen bir istisna ile adli kontrol ile birlikte kaldırılmış olduğu için, tutuklama kararı verilmesinden önce, şüpheli veya sanığın savunmalarının hazırlanması olanak dâhiline girmiştir. “Muhafaza altına alınma” yeni bir kurumdur; savunma için bir güvencedir. Böylece sanığa hak tanınırken, etkin bir adalet sisteminin işleyişi de, dengeli ve orantılı bir biçimde sağlanmak istenmiştir. Maddenin sekizinci fıkrası, tutuklama ile ilgili, insancıl bir hükme yer vermiş bulunmaktadır: Hakkında tutuklama kararı verilmeden önce, kişinin velâyeti altında bulunan on beş yaşından küçük çocukların durumu değerlendirilecektir yani gerektiğinde bu çocukların akıbeti bakımından tutukluluğun neden olabileceği zararlar öngörülecek ve buna göre gerekli kararlar alınacaktır. Dokuzuncu fıkra, Tasarının tutuklama usulü yönünden getirdiği yeni esaslar dolayısıyla maddede yer almaktadır. Yeni usule göre, insan özgürlüğü bakımından tutukluluk kararının verilmesi, şüpheli ile avukatının hâkim huzurunda hazır bulunmalarına bağlıdır. Tasarı, kaçan şüpheli veya sanığın getirilmesi bakımından yakalama müzekkeresi çıkarmak yetkisinin yeterli olacağını kabul etmiş ve bu nedenle hâkime yakalama müzekkeresi çıkarmak yetkisi tanınmıştır. Ancak yurt dışına kaçmış olanlar bakımından iade usulünün cereyanı itibarıyla tutuklama müzekkeresi gerekli olduğundan dokuzuncu fıkra bu hale özgü olmak üzere kurala bir istisna getirmiştir. Maddenin son fıkrasında bu madde ile 119. madde gereğince verilen kararlara itiraz edilebileceği hükme bağlanmıştır. İlgili Makale: Meşru Müdafaa Ceza Muhakemesi Kanunu 101. Madde Tutuklama Kararı Emsal Kararlar Yargıtay 2. Ceza Dairesi E: 1987/8991, K: 1987/9193 Ceza Muhakemesi Kanunu 101. Madde Tutuklama Kararı Tutuklu olarak getirildiği mahkeme önünden güvenlik kuvvetlerini atlatarak firar etmekten sanık Hasan’ın yapılan yargılaması sonunda, TCK’nın 298/1. maddesi gereğince neticeten 2 ay hapis cezasıyla tecziyesine, yargılama gideri alınmasına dair, Karamürsel Sulh Ceza Mahkemesi’nden verilen 8.6.1987 tarihli hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık tarafından süresinde dilekçeyle istenmek ve dava evrakı C. Başsavcılığı’nın 4.11.1987 tarihli tebliğnamesiyle daireye gönderilmekle okunup iş anlaşıldıktan sonra, gereği düşünüldü: Sanık, dolandırıcılık suçundan Sulh Ceza Hakimliği’nce çıkarılan tutuklama müzekkeresine dayanılarak zabıtaca Bursa’da yakalanmış, suç yeri olan Karamürsel’e sevk edilmiş, C. Savcılığı’nca sorgusu yapılmak üzere polis nezaretinde gönderildiği yetkili asliye ceza mahkemesi salonu önünden firar etmiştir. Bu durumda, CMUK’un 104 ve 106. maddeleri uyarınca verilen tutuklama müzekkeres

Ceza Muhakemesi Kanunu 101. Madde (CMK) konusunda detaylı bilgi için avukatofisi.gen.tr sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.

Sonuç

Ceza Muhakemesi Kanunu 101. Madde (CMK) hakkında yukarıda sunulan bilgiler genel niteliktedir. Kişisel hukuki durumunuz için profesyonel avukat desteği almanızı öneririz.

Sıkça Sorulan Sorular

Bu konuda ne yapılabilir?

Konuya ilişkin olarak lisanslı bir avukattan hukuki danışmanlık almanız önerilmektedir.

Yasal süreç ne kadar sürer?

Yasal süreç, davanın türüne göre değişir. Birkaç aydan birkaç yıla kadar sürebilir.

Hukuki danışmanlık almak neden önemlidir?

Her davanın kendine özgü koşulları vardır. Doğru strateji için uzman desteği kritik önem taşır.

⚠️ Yasal Uyarı: genel bilgilendirme amaçlıdır. Hukuki tavsiye yerine geçmez.

Avukat  Haymana Avukat ve Hukuk Bürosu
Tagged ,
AVUKATI ARA