AvukatOfisi Ekibi

Tazminat Hukuku

Tarih: 27-02-2026

Asliye hukuk mahkemesi; özel hukuktan kaynaklı uyuşmazlıklarına bakmakla görevli asıl mahkemedir (6100 sayılı HMK 2. madde). Diğer bir tanımla özel hukuktan kaynaklı davaların görüldüğü, görev alanı özel bir konu veya kişi ile sınırlandırılmamış genel görevli ve tek hakimli bir ilk derece mahkemesidir. Asliye hukuk mahkemeleri tek hakimlidir. Tüm yargı çevresinde adliyede kurulması zorunlu genel mahkemedir. (5235 sayılı Kanun 5. madde) Özel hukuktan kaynaklı davalara bakan mahkemeler;

Asliye hukuk mahkemesi ve sulh hukuk mahkemesi özel hukuktan kaynaklı davalara bakmakla görevli genel iki mahkemedir. Genel görevli mahkemelerden olan asliye hukuk mahkemeleri görevi asıl, sulh hukuk mahkemeleri ise istisna görevlidir. Özel bir kanun hükmü ile açıkça sulh hukuk mahkemesinde bakılacağı bildirilmeyen bütün dava ve işler asliye hukuk mahkemesinin görev alanına girer.

İlgili Yazı: Kira Artış Oranı Hesaplama

Makale İçeriği

Toggle

Asliye Hukuk Mahkemesi Nedir?

Sulh hukuk mahkemesi ile özel görevli mahkemelerin görevlerine giren işler dışında kalan tüm işler asliye hukuk mahkemelerince görülür. Asliye hukuk mahkemeleri, asliye hukuk ve asliye ticaret olmak üzere ikiye ayrılır. Asliye ticaret mahkemeleri, asliye hukuk mahkemesinin görevine giren ticari davaların çözümlendiği mahkemelerdir. Asliye ticaret mahkemesi görevi dışında kalan tüm işler asliye hukuk mahkemesince çözümlenir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 2. maddesinde asliye hukuk mahkemelerinin görevi belirtilmiştir. Aksine bir düzenleme yoksa aşağıdaki davalar için dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir. Bunlar:

Asliye hukuk mahkemesi asıl görevli mahkemedir. 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev Ve Yetkileri Hakkında Kanun uyarınca asliye hukuk mahkemeleri tek hakimlidir ve her adliyede bulunması zorunlu olan mahkemelerdendir. Asliye Hukuk Mahkemelerinde kural olarak yazılı yargılama usulü uygulanır. Bu usule göre yargılama: dilekçeler aşaması, ön inceleme, tahkikat, sözlü yargılama ve hüküm olmak üzere bu 5 aşamada tamamlanır.

İlgili Makale: Örnek Kira Sözleşmesi

asliye hukuk mahkemesi gorevleri

Asliye Hukuk Mahkemesi Nasıl Kurulur?

5235 sayılı kanuna göre;

Asliye Hukuk Mahkemesinin Görevli Olduğu Davalar

Malvarlığına ilişkin davalarda, dava konusu mal veya hakkın değerine bakılmaksızın asliye hukuk mahkemesi görevlidir (madde 2). Örneğin dava konusu 2.000 lira da olsa, 2.000.000 lira da olsa, görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir. Yine dava konusu para ile değerlendirilebiliyor ise, bu konuda da dava konusunun değeri önem taşımamakta, her halde görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesi olarak kabul edilmektedir.

Konusu para ile değerlendirilebilen davalarda, davacı dava açarken, dava konusunun değerini dilekçesinde göstermek zorundadır. Ancak bu zorunluluk artık görevli mahkemenin belirlenmesi için değil, sadece dava konusu üzerinden harç alınabilmesi içindir (Harç k. m. 16/3). Değer belirtilmemiş ise, hakimin harcın hesaplanabilmesi için davacıya süre vermesi gerekir. Bu süre içinde değer gösterilmez ise, dava dilekçesi işleme konmaz. Dava konusunun değeri eksik gösterilmiş ise, davalı itiraz etmemiş olsa da, hakimin bunu kendiliğinden dikkate alarak, eksik yatırılan harcı davacıya tamamlatması gerekir. Bu belirlemeyi hâkim kendisi yapabileceği gibi, bilirkişiye de yaptırabilir (Harç K m. 30).

Dava açılırken o zamana kadar işlemiş olan faiz, icra tazminatı ve giderler görev bakımından hiçbir önem taşımayacaktır. Zira, artık görevli mahkemenin belirlenmesi bakımından miktara göre bir ayrım söz konusu değildir. Aynı şekilde, dava açıldıktan sonra dava konusunun değerinde kendiliğinden meydana gelen değişiklik, yani artma ve azalmalar mahkemenin görevini değiştirmez. Bu durum dava konusunun para (ülke parası) değil de, para ile değerlendirilebilir nitelikte olması halinde de söz konusu olur.

Şahıs varlığı hakları, maddi bir değere sahip değildir ve bu haklardan kaynaklanan davalar da şahıs varlığına ilişkin davalardır. Örneğin, boşanma davası, babalık davası veya neseple ilgili davalar şahıs varlığına ilişkin davalardır. Şahıs varlığına ilişkin olup açıkça sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğu belirtilmeyen davalarda asıl görevli mahkeme, asliye hukuk mahkemesidir. Bu nedenle şahıs varlığına ilişkin davalarda asliye hukuk mahkemesinin görevi asıl, sulh hukuk mahkemesinin görevi istisnadır ve sulh hukuk mahkemesinin görevi kanunda ayrıca belirtilmelidir.

Şahıs varlığına ilişkin olmakla birlikte, 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun’a göre aile mahkemesinin görevine giren davalar bakımından asliye hukuk mahkemesi değil, aile mahkemesi görevli olacaktır. Bu sebeple, sulh hukuk mahkemesinin ve aile mahkemesinin görevine girmeyen ve özel hükümlerle başka bir mahkemenin de görevlendirilmediği davalar bakımından asliye hukuk mahkemesi görevlidir demek, doğru olacaktır.

Asliye Hukuk Mahkemesinde Yetki

Hangi yerdeki görevli mahkemenin davaya bakacağı yetki kurallarına göre belirlenir. Görevli mahkemeyi asliye hukuk mahkemesi olarak belirledikten sonra hangi yerdeki asliye hukuk mahkemesinin yetkili olduğunu belirlemek gerekir. Yetki dava şartıdır, yetki kurallarına uymak gerekir. Davacı dilediği yerdeki asliye hukuk mahkemesinde davasını açamaz. Yetkiyi mahkeme her aşamada kendiliğinden araştırır.

Genel Yetkili Mahkeme: Davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.

Özel Yetkili Mahkeme: Davacıya seçim hakkı tanıyan bir özel yetki kuralıdır. Davacı davasını genel yetkili asliye hukuk mahkemesinde açabileceği gibi, özel yetkili asliye hukuk mahkemesinde de açabilir.

Kesin Yetkili Mahkeme: Kanunda kesin yetkili olarak belirtilen hallerde, o yerdeki mahkeme dışında hiçbir yerde dava açılamayacaktır. Aksi halde yetkisiz mahkeme yetkisizlik kararı verecektir.

Asliye Hukuk Mahkemesinin Görevleri

Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. Mahkemenin görevli olması da bir dava şartıdır. 6100 sayılı HMK 2. madde uyarınca dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir. Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir.

Genel görevli mahkemelerden sulh hukuk mahkemesinin görevleri kanunda sınırlı olarak sayılmış, bunların dışında kalan özel hukuk ilişkilerinden doğan her türlü dava ve işlerde asliye hukuk mahkemeleri görevlidir. Bazen davaların aralarında bağlantı bulunması nedeniyle birlikte açılması gerekir. Bu davalarda bir kısım dava arkadaşları veya talepler yönünden özel mahkeme, bir kısmı yönünden de genel mahkeme görevli ise tüm davaya bakmakta özel mahkeme görevlidir.

Özel mahkemelerin kurulamadığı yargı çevrelerinde (adliyelerde) genel mahkeme olan asliye hukuk mahkemesi, özel mahkemenin sıfatıyla yargılama yapacaktır. Asliye hukuk mahkemesi özel mahkeme sıfatıyla yargılama yaparken, bunu kararında belirtecek ve o mahkemenin tabi olduğu usule göre yargılama yapacaktır.

Asliye Hukuk Mahkemesinde Görülen Davalar

Asliye Hukuk Mahkemelerinin görev alanına giren davalardan bazıları şunlardır;

Asliye Hukuk Mahkemelerin Dava Açmak

Dava açmak için dava dilekçesinde bulunması gereken hususlar HMK m. 119’da düzenlenmiştir. Bu maddeye göre;

a) Mahkemenin adı,

b) Davacı ile davalının adı, soyadı ve adresleri,

c) Davacının Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası,

ç) Varsa tarafların kanuni temsilcilerinin ve davacı vekilinin adı, soyadı ve adresleri,

d) Davanın konusu ve malvarlığı haklarına ilişkin davalarda, dava konusunun değeri,

e) Davacının iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetleri,

f) İddia edilen her bir vakıanın hangi delillerle ispat edileceği,

g) Dayanılan hukuki sebepler,

ğ) Açık bir şekilde talep sonucu,

h) Davacının, varsa kanuni temsilcisinin veya vekilinin imzası dava dilekçesinde bulunması gereken hususlardır.

Bu unsurlara yer verilerek dilekçe hazırlandıktan sonra yetkili ve görevli olan asliye hukuk mahkemesinde davanın açılması gerekir. Dava açarken o yerde bulunun birden fazla asliye hukuk mahkemeleri arasında seçim imkanı yoktur. Dava dilekçesi o yerdeki asliye hukuk mahkemesine hitaben yazılır, daha sonra mahkemeler arasındaki iş yüküne göre otomatik olarak dağıtılır.

Asliye Hukuk Mahkemelerinde Dava Süreci

Asliye hukuk mahkemesinde açılacak olan özel hukuk davası yazılı yargılama usulüne tabidir. İlk derece yargılamasındaki aşamaların tamamlanmasıyla asliye hukuk mahkemesi bir karar verecektir. Yargılamanın daha düzenli yürütülüp uzamaması için bu aşamalar getirilmiştir. Buna göre bir uyuşmazlığa ilişkin asliye hukuk mahkemesinde açılacak bir dava aşağıdaki aşamalara geçerek çözüme kavuşacaktır. Bunlar;

Davanın yargılama süresi ise her asliye hukuk mahkemesinin yoğunluğuna göre değişmektedir.

Asliye Hukuk Mahkemesi Kararlarına Karşı Kanun Yolları

İstinaf

İlk derece mahkemesi olan asliye hukuk mahkemesinin kararlarına karşı istinaf yoluna başvurabilmek için bazı şartların varlığı gerekmektedir. Bunlar:

Bu şartları sağlayan asliye hukuk mahkemesi kararına karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinafa başvurulmalıdır. İstinaf başvurusu, bölge adliye mahkemesine gönderilmek üzere kararı veren asliye hukuk mahkemesine bir istinaf dilekçesi verilerek yapılır.

Temyiz

Asliye hukuk mahkemesi kararı hakkında istinaf incelemesi neticesinde verilen hükmün, hukukun doğru uygulanıp uygulanmadığı açısından denetlenmesini sağlayan kanun yolu temyizdir. Bölge adliye mahkemelerinin göreve başlamasından önce verilen Asliye hukuk mahkemesi kararları kesinleşinceye kadar HUMK’ un temyiz hükümleri uygulanmaya devam edecek, bu kararlara karşı istinafa gidilemeyecektir. Temyiz kanun yoluna başvurulabilmesi mümkün olan asliye hukuk mahkemesi kararlarının şu şartları sağlaması gerekir:

İlgili Yazı: Yargıtay Kararları

Asliye Hukuk Mahkemesine İlişkin Emsal Karar

“…4721 sayılı TMK’nın “Adın korunması” başlıklı 26 ncı maddesi ise;

“Adının kullanılması çekişmeli olan kişi, hakkının tespitini dava edebilir. Adı haksız olarak kullanılan kişi buna son verilmesini; haksız kullanan kusurlu ise ayrıca maddî zararının giderilmesini ve uğradığı haksızlığın niteliği gerektiriyorsa manevî tazminat ödenmesini isteyebilir.” Şeklindedir.

Belirtilen kanuni düzenlemelere göre, dava 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 26 ncı maddesi kapsamında adın korunmasına ilişkin olup uyuşmazlık 6356 sayılı Kanun’dan kaynaklanmadığından, somut uyuşmazlıkta görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu açıktır. Bu itibarla mahkemece görevsizlik sebebiyle davanın usulden reddi ve HMK’nın 20’ nci maddesinde öngörülen usul dahilinde dava dosyasının görevli Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, işin esasının incelenmesi isabetsizdir.

Anılan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme sonucunda İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde hüküm tesisi ve bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddi kararı hatalı olup bozmayı gerektirmiştir…”

Asliye Hukuk Mahkemesi Örnek Dava Dilekçesi

ANKARA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE

DAVACI: İsim Soyisim TC Kimlik No: Adres

VEKİLİ: AvukatOfisi Ekibi

Söğütözü Mah. Söğütözü Cad. No:2 Koç İkiz Kuleleri B Blok Kat:4 Daire:7- 06530 Çankaya/ ANKARA

DAVALI: İsim Soyisim TC Kimlik No: Adres

TALEP KONUSU: Maddi Hasarlı Trafik Kazası Nedeniyle Tazminat İstemine İlişkindir.

KONU: Müvekkilimizin 10.000 TL alacağının yasal faizi ile birlikte tahsili istemidir.

AÇIKLAMALAR:

HUKUKİ  NEDENLER:  TBK.nun ilgili hükümler

HUKUKİ DELİLLER :  Trafik Kazası Tespit Tutanağı, Sigorta poliçesi , Poliçe genel şartları, Araç Kaydı , ….. tarihinde tebliğ edilen … 10. Noterliğinin 18.08…. tarih … yevmiye nolu ihtarnamesi , fotoğraflar, dava dilekçesine eklenmiştir.

İSTEM SONUCU: 10.000 TL hasar bedeli tazminatının dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan talep ve dava edilmektedir. Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ederiz.

DAVACI VEKİLİ

AvukatOfisi Ekibi

Avukat AvukatOfisi Ekibi

AvukatOfisi Ekibi, AvukatOfisi Ekibi Bürosu’nun kurucusudur.

Avukat AvukatOfisi Ekibi

, lise eğitimini Bursa Polis Koleji’nde tamamladıktan sonra yüksek öğrenimine Ankara Polis Akademisi’nde başlamış ve 2011 yılında ayrılmıştır. Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne başlayarak başarı bursu ile üç yılda dönem ikincisi olarak mezun olmuştur.

Sıkça Sorulan Sorular

S1. Asliye Hukuk Mahkemesi ve nedir?

Asliye Hukuk Mahkemesi ve hakkında yasal süreç ve dikkat edilmesi gerekenler için avukatınıza danışmanız önerilir.

S2. Asliye Hukuk Mahkemesi ve nasıl yapılır?

Asliye Hukuk Mahkemesi ve süreci, ilgili kanun hükümlerine göre şekillenir ve her dosya özgündür.

S3. Asliye Hukuk Mahkemesi ve ne kadar sürer?

Hukuki süreçlerin süresi, dosyanın karmaşıklığına ve mahkeme takvimine bağlıdır.

S4. Asliye Hukuk Mahkemesi ve masrafı ne kadardır?

Hukuki süreç masrafları, davanın türüne ve süresine göre değişiklik gösterir.

S5. Asliye Hukuk Mahkemesi ve için hangi belgeler gerekli?

Gerekli belgeler davanın türüne göre farklılık gösterir; detaylı bilgi için avukatınıza başvurunuz.

S6. Asliye Hukuk Mahkemesi ve zorunlu mudur?

Hukuki süreçlerde profesyonel destek almak, hak kayıplarını önlemek açısından önemlidir.

Hukuki tavsiye değildir. Herhangi bir konuda bilgi almak istiyorsanız mutlaka avukatınıza danışmanız gerekmektedir.

Avukat  Hakkı Olmayan Yere Tecavüz Suçu ve Cezası – TCK 154. Madde
AVUKATI ARA