İdari Yargıda Olağanüstü Kanun Yolları (İYUK 51 — 53. Madde)
İdari Yargıda Olağanüstü Kanun Yolları (İYUK 51-53. Madde) İdare Hukuku Tarih: 14-04-2025 İdari yargıda olağanüstü kanun yolları; Yargılamanın Yenilenmesi (İYUK, m. 53) , Kanun Yararına Temyiz (İYUK, m. 51)’dir.

İdari Yargıda Olağanüstü Kanun Yolları (İYUK 51-53. Madde) İdare Hukuku Tarih: 14-04-2025 İdari yargıda olağanüstü kanun yolları; Yargılamanın Yenilenmesi (İYUK, m. 53) , Kanun Yararına Temyiz (İYUK, m. 51)’dir. Bu kanun yollarına dosya kesinleşmeden başvurulamaz. Kanun yolu, davanın taraflarına tanınan hukuksal bir yoldur. Bu yol ile yanlış olarak verildiği ileri sürülen yargı kararlarının, yeniden incelenmesi ve değiştirilmesi sağlanır. Kanun yolları, genel olarak iki kümede toplanır. Bunlardan biri olağan kanun yolları, diğeri ise konumuz olan olağanüstü kanun yollarıdır. Olağanüstü Kanun Yolları: Kanun Yararına Temyiz (İYUK, m. 51) Yargılamanın Yenilenmesi (İYUK, m. 53) İdari Yargıda Kanun Yolları: ilk derece yargı yerleri tarafından verilen kararlara karşı bir üst denetim yeri olan bölge idare mahkemesi ya da Danıştay dava dairesi ya da konusuna göre İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurullarına başvurulmasına denir. İlgili Makale: İptal Davası Makale İçeriği Toggle İdari Yargıda Olağanüstü Kanun Yolları Nelerdir? İdari yargıda olağanüstü kanun yolları, kesinleşmiş hükümlere karşı tanınmış olan bir kanun yoludur. Yani kanunda yazılan mahkemelerin verdiği kararın kesinleşmesi, nihai karara dönüşmesi sonucu olağanüstü kanun yollarına başvurulabilir. Olağanüstü kanun yolları; “Kanun Yararına Temyiz/Bozma” ve “Yargılamanın Yenilenmesi” yolları olmak üzere iki tanedir. Bu yollar ile, kesinleşmiş bir yargı kararının değiştirilmesi sağlanmak istenir. İYUK Madde 51 – Kanun Yararına Temyiz (1) İdare ve vergi mahkemeleri ile bölge idare mahkemelerinin kesin olarak verdiği kararlar ile istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşmiş bulunan kararlardan niteliği bakımından yürürlükteki hukuka aykırı bir sonucu ifade edenler, ilgili bakanlıkların göstereceği lüzum üzerine veya kendiliğinden Başsavcı tarafından kanun yararına temyiz olunabilir. (2) Temyiz isteği yerinde görüldüğü takdirde karar, kanun yararına bozulur. Bu bozma kararı, daha önce kesinleşmiş olan merci kararının hukuki sonuçlarını kaldırmaz. (3) Bozma kararının bir örneği ilgili bakanlığa gönderilir ve Resmi Gazetede yayınlanır. Temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen kararlara karşı, Danıştay Başsavcısı’nın başvurabileceği özel bir temyiz yoludur. Hukuk düzenine ters düşen kesinleşmiş kararlara karşı, Danıştay Başsavcısı, ilgili bakanlığın istemi üzerine, ya da kendiliğinden, kanun yararına temyiz yoluna başvurabilir. Hukuk ve ceza yargılamasında düzenlenen kanun yararına temyiz idari yargıda İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 51. maddesinde düzenlenmiştir. Kesinleşmiş bir karara karşı öngörülen bir kanun yolu olduğu için olağanüstü bir kanun yoludur. İdari yargıda olağanüstü kanun yolları düzenlemelerinin ilki kanun yararına temyizdir. Kanun Yararına Temyizin Şartları İYUK’un 51. maddesi idari yargıda kanun yararına temyiz yoluna gidebilmek için bir takım şartlar öngörmüştür. Kanunda belirtilen şartlar şu şekilde sıralanabilir: Bölge idare mahkemesi, idare mahkemesi, vergi mahkemesi ve Danıştay’ın ilk derece mahkemesi olarak verdiği bir karar olmalıdır. Kararların olağan kanun yolu denetiminden geçmeden kesinleşmiş olmalıdır. Kesinleşen kararlar nitelikleri bakımından hukuka aykırı bir sonucu ifade etmelidir. Yani verilen kararın idare, vergi, bölge idare mahkemeleri tarafından veya Danıştay’ın ilk derece mahkemesi olarak görevli olduğu davalar sonucu verilmesi gerekir. Kanun yararına temyiz yoluna gidilebilmesi için kararların kesinleşmiş olması gerekir. Ancak, kanun yararına temyiz yoluna başvurulabilmesi için bu kararların temyiz denetiminden geçmemiş olması şarttır. Son olarak bir mahkeme hükmünün kanun yararına bozulabilmesi için gerekli bir diğer şart, söz konusu kararların yürürlükteki hukuka aykırı olmasıdır. iyuk kanun yararina temyiz Kanun Yararına Temyiz Edilebilecek Kararlar 1’inci fıkra hükmüne göre; İdare ve vergi mahkemelerince, konusu beşbin Türk Lirasını geçmeyen vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlere karşı açılan iptal davalarında verilen kararların, İdare mahkemelerince, ivedi yargılama usulünün uygulandığı davalarda verilen; ancak temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen kararların, İdare ve vergi mahkemelerince verilen; ancak istinaf incelemesinden geçmeden kesinleşen kararların, Bölge idare mahkemelerince, istinaf incelemesi sonucu verilen; ancak temyiz yolu açık olmayan kararların (md.45/6), Bölge idare mahkemelerince, istinaf incelemesi sonucu verilen ve temyiz yolu açık olduğu halde, temyiz edilmeyerek kesinleşen kararların (md.46), Danıştay’ın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davalarda (2575 s.k. md.24), dava dairelerince verilen; ancak bu kararlara karşı Genel Kurul nezdinde temyiz yoluna gidilmeyerek kesinleşen kararların, “Niteliği bakımından yürürlükteki hukuka aykırı bir sonucu” ifade etmesi halinde, “kanun yararına temyiz” edilmesi mümkündür. “Yürürlükteki hukuk”kavramı; bir taraftan pozitif hukuk olan ve Devlet organlarını bağlayıcı nitelikteki Anayasa, yasa, tüzük, yönetmelik ve içtihadı birleştirme kararları gibi genel kuralları, bir taraftan da genel hukuk ve idare hukukunun yerleşik ilkeleriyle, Türkiye’nin onaylamakla iç hukukun bir parçası haline gelen uluslararası sözleşmeleri ifade eder. a) “Dilekçe Ret” Kararlarının Kanun Yararına Temyizi Konusu 2577 sayılı İYUK’nun 14’üncü maddesinin (1/g) fıkrasında dava dilekçelerinin, Kanunun 3 ve 5’inci maddelerine uygunluk yönünden ilk incelemeye tabi tutulacağı, 6’ncı fıkrasında, dilekçelerin Kanunun 3 ve 5’inci maddelerine uygun olmadığının tespiti halinde davanın her safhasında 15’inci madde hükmünün uygulanacağı belirtilmiş; 15’inci maddenin (1/d) fıkrasında da, dilekçelerin 3 ve 5’inci maddelerine uygun olmadığının tespiti halinde, otuz gün içinde 3 ve 5’inci maddelere uygun şekilde yeniden düzenlenmek üzere “dilekçenin reddine karar verileceği ifade edildikten sonra 4’üncü fıkrasında da dilekçe ret kararları için temyiz ve istinaf yoluna gidilemeyeceği hüküm altına alınmıştır. Bu durumda, yasa ile temyiz ve istinaf yolu kapalı tutulan dilekçe ret kararları için, kanun yararına temyiz yoluna gidilip gidilemeyeceği tartışmalı bulunmaktadır. Bununla birlikte Danıştay 12’nci Dairesi, 3.10.2012 gün ve E:2012/4577, K:2012/5649 sayılı kararında bunun mümkün olduğuna “ikiye karşı üç oya karar vermiş bulunmaktadır. b) “Israr” Kararlarının Kanun Yararına Temyizi Konusu Bölge idare mahkemelerinin istinaf incelemesi sonucu verdiği kararların temyizde bozulması üzerine verdikleri ısrar kararlarının, temyiz edilmeyerek kesinleşmesi halinde bu kararların kanun yararına temyiz edilip edilemeyeceği hususu, duraksamalı bir husustur. Böyle olmakla birlikte, Danıştay Vergi Dava Daireleri Genel Kurulu, istinaf kurumu idari yargılamaya girmeden önce (idare ve vergi mahkemesi kararlarının doğrudan temyize tabi olduğu) dönemde, vergi mahkemesinin verdiği ısrar kararının temyiz edilmeyerek kesinleşmesi halinde bu kararın da kanun yararına temyiz edilebileceğini kabul etmiştir. Kanun Yararına Temyizde Başvuru Usulü Kanun yararına bozma yolu Danıştay’ın kendiliğinden harekete geçip karar verdiği bir olağanüstü kanun yolu değildir. Kanun yararına bozma için kanunda belirtilenlerce Danıştay’a bir başvuruda bulunulması gerekmektedir. İYUK m.51’e göre kanun yararına bozma, Danıştay Başsavcısı tarafından yapılan bir talep üzerine gidilen olağanüstü kanun yoludur. Danıştay Başsavcısı söz konusu başvuruyu ilgili bakanlığın talebi üzerine veya kendiliğinden de yapabilir. Buradaki söz konusu bakanlık, davada taraf olan idar
İdari Yargıda Olağanüstü Kanun Yolları (İYUK 51 — 53. Madde) konusunda detaylı bilgi için avukatofisi.gen.tr sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.
Sonuç
İdari Yargıda Olağanüstü Kanun Yolları (İYUK 51 — 53. Madde) hakkında yukarıda sunulan bilgiler genel niteliktedir. Kişisel hukuki durumunuz için profesyonel avukat desteği almanızı öneririz.
Sıkça Sorulan Sorular
Bu konuda ne yapılabilir?
Konuya ilişkin olarak lisanslı bir avukattan hukuki danışmanlık almanız önerilmektedir.
Yasal süreç ne kadar sürer?
Yasal süreç, davanın türüne göre değişir. Birkaç aydan birkaç yıla kadar sürebilir.
Hukuki danışmanlık almak neden önemlidir?
Her davanın kendine özgü koşulları vardır. Doğru strateji için uzman desteği kritik önem taşır.
⚠️ Yasal Uyarı: genel bilgilendirme amaçlıdır. Hukuki tavsiye yerine geçmez.