Ceza Muhakemesi Kanunu 50. Madde (CMK)

Ceza Muhakemesi Kanunu 50. Madde (CMK) Genel Tarih: 29-04-2025 Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK); kimlerin yemin vermeden tanık olarak dinlenebileceğine dair hususlar düzenlenmiştir. Kural; tanıkların yeminle dinlenmesidir. Yeminin, önemini kavrayan kişiler üzerinde etkisi olacağı ve onların gerçeği söylemelerini sağlayacağı düşünülmektedir.

Ceza Muhakemesi Kanunu 50. Madde (CMK)

Ceza Muhakemesi Kanunu 50. Madde (CMK) Genel Tarih: 29-04-2025 Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK); kimlerin yemin vermeden tanık olarak dinlenebileceğine dair hususlar düzenlenmiştir. Kural; tanıkların yeminle dinlenmesidir. Yeminin, önemini kavrayan kişiler üzerinde etkisi olacağı ve onların gerçeği söylemelerini sağlayacağı düşünülmektedir. Bu nedenle yeminin, anlamını bilenlere yöneltilmesinde yarar vardır. Yemin, tanığın doğruyu söylemesini sağlamak amacıyla verildiğinden, kamu düzenine ilişkindir. Maddede, yemin verilmeyecek olanlar belirlenmiştir. Makale İçeriği Toggle Ceza Muhakemesi Kanunu 50. Madde Yemin Verilmeyen Tanıklar 1) Aşağıdaki kimseler yeminsiz dinlenir: a) Dinlenme sırasında on beş yaşını doldurmamış olanlar. b) Ayırt etme gücüne sahip olmamaları nedeniyle yeminin niteliği ve önemini kavrayamayanlar. c) Soruşturma veya kovuşturma konusu suçlara iştirakten veya bu suçlar nedeniyle suçluyu kayırmaktan ya da suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirmekten şüpheli, sanık veya hükümlü olanlar. Ceza Muhakemesi Kanunu 50. Madde Gerekçesi Tasarının 54 ile 57. maddeleri tanıklara verilmesi gerekli yemini düzenlemektedir. Ceza usul hukukuna göre tanığın ilke olarak üç yükümü vardır: Çağrıya uyarak hazır bulunmak, beyanda bulunmak ve verilecek yemini eda etmek. Yemin, tanığın anlatacakları hususunda vicdanına hitap edilerek doğru söylemesini ve adalet yararına olarak tanığın beyanının içtenliğini sağlamak amacı ile verildiğinden, kamu düzenine ilişkindir. Açıklanan nedenlerle bazı kişiler tanık olarak yemin etme yükümü altında değildirler. Bu kişiler, maddenin (1) ile (3) numaralı bentlerinde sayılı olarak gösterilmişlerdir. Yeminden ayrık tutulmuş bulunan bu kişilerin bir kısmı hakkında psikolojik noksanlık veya zaaf karinesi vardır; maddenin (1) ve (2) numaralı bentlerinde gösterilmiş bulunanlar gibi. (1) numaralı bende göre tanığın olay sırasındaki değil ve fakat beyanda bulunduğu sıradaki yaşı on beşi aşmamış bulunacaktır. Diğer bir neden akli veya ruhsal noksanlıktır. Maddenin (2) numaralı bendinde bunlar “ayırt etme gücüne sahip olmamaları nedeniyle yeminin niteliği ve önemini kavrayamayanlar” olarak belirlenmiştir. Nihayet (3) numaralı bendinde yeminden ayrık tutulmuş kişiler bakımından neden, taraf tutabilme olasılığıdır. İlgili Makale: Takdiri İndirim Nedenleri ceza muhakemesi kanunu 50 madde cmk Ceza Muhakemesi Kanunu 50. Madde Yemin Verilmeyen Tanıklar Emsal Kararlar Yargıtay 3. Ceza Dairesi E: 2021/2386, K: 2021/9214 Ceza Muhakemesi Kanunu 50. Madde Yemin Verilmeyen Tanıklar İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, hükmün esasını oluşturan kısa kararın verildiği 04.02.2019 tarihli duruşma tutanağında mahkeme üyesi olarak … sicil numaralı …’ın adının yazılı olduğu ve tutanağın aynı hakim tarafından e-imza ile imzalandığı halde, dosya kapsamında CMK’nın 232/5 maddesi gereği mazerete yahut engel bir sebebe dair bilgi ve belge bulunmaksızın gerekçeli kararın karar başlığında 215759 sicil numaralı …’nın adının yazılı olup aynı hakim tarafından e-imza ile imzalanması suretiyle CMK’nın 232/2-b, 4, 5 ve 7 maddelerine muhalefet edilmesi, TCK’nın 61/3 maddesi gereğince suçun unsuru olan hususların temel cezanın belirlenmesinde esas alınamayacağına ilişkin düzenleme nazara alındığında; sanığa atfedilen örgüt üyeliği suçunun kabulüne esas alınan ByLock programının ayrıca teşdit sebebi kabul edilmesi suretiyle TCK 61/3. maddesine muhalefet edilmesi, Kovuşturma aşamasında tanık sıfatıyla mahkeme huzurunda dinlenmeyen Sevde Varol’un 30.11.2015 tarihinde kollukta bilgi alma tutanağı şeklinde olan beyanının delil olarak değerlendirilmeyeceği ve hükme esas alınamayacağının gözetilmemesi, CMK’nın 50/1-c maddesine yanlış anlam yüklenerek yemin verilmeyen tanıklardan olmayan …’ın yeminsiz olarak dinlenilmesi, 30.10.2017 tarihli 1. celse ve 08.01.2019 tarihli 6. celse duruşma tutanaklarında … sicil numaralı zabıt katibinin gerek fiziki gerekse elektronik imzalarının bulunmaması, Kısa kararın verildiği 04.02.2019 tarihli duruşma tutanağında karar tarihinin 04.02.2018 olarak yazılması, Kanuna aykırı, sanık ve müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün bozulmasına, suçun vasıf ve mahiyeti, mevcut delil durumu, bozma nedeni, verilen ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alındığında tahliye talebinin reddine, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 304. maddesi uyarınca dosyanın İzmir 17. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 04.10.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. Yargıtay 16. Ceza Dairesi E: 2020/1684, K: 2020/5027 Ceza Muhakemesi Kanunu 50. Madde Yemin Verilmeyen Tanıklar Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin yasal şartları oluşmadığından CMK’nın 299. maddesi gereğince reddine, CMK’nın 50/1-c maddesine yanlış anlam yüklenerek yemin verilmeyen tanıklardan olmayan …’ın yeminsiz olarak dinlenilmesi dosya kapsamında benzer yönde tanık beyanlarının bulunması sebebiyle sonuca etkili görülmemiştir. Yargılama sürecindeki usulü işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükmün onanmasına, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 304. maddesi uyarınca dosyanın Muğla 3. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 15.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. Yargıtay 2.Ceza Dairesi E: 2010/22063 K: 2012/9078 Ceza Muhakemesi Kanunu 50. Madde Yemin Verilmeyen Tanıklar Sanığın kardeşi olduğu anlaşılan tanık H. A. çekinme hakkı hatırlatılmadan ve yemin verilip verilmediği belirtilmeden dinlenmesi, ifadesinin hükme esas alınmaması nedeniyle bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Yasal ve yeterli hiçbir gerekçe gösterilmeden TCK’nın 125/1. maddesinde öngörülen seçimlik yaptırımlardan hapis cezası tercih edilerek, TCK’nın 61. maddesine aykırı davranılması, İfadeleri hükme esas alınan tanıklar Ş.. Y.. ve F.Y. sanığa atılı hakaret suçu ile ilgili olarak doğrudan bir bilgileri bulunmadığının anlaşılması karşısında; sanığın katılana hakaret ettiğini söyleyen tanık P.. Y..’ ın 03.07.1992 doğumlu olduğu ve ifadesinin alındığı 06.03.2008 günü itibariyle 15 yaşını doldurduğu gözetilmeden, 15 yaşını doldurmadığı gerekçesiyle yeminsiz olarak dinlenmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 54. maddesine aykırı davranılması, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/

Avukat  Ceza Muhakemesi Kanunu 150. Madde (CMK)

Ceza Muhakemesi Kanunu 50. Madde (CMK) konusunda detaylı bilgi için avukatofisi.gen.tr sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.

Sonuç

Ceza Muhakemesi Kanunu 50. Madde (CMK) hakkında yukarıda sunulan bilgiler genel niteliktedir. Kişisel hukuki durumunuz için profesyonel avukat desteği almanızı öneririz.

Sıkça Sorulan Sorular

Bu konuda ne yapılabilir?

Konuya ilişkin olarak lisanslı bir avukattan hukuki danışmanlık almanız önerilmektedir.

Yasal süreç ne kadar sürer?

Yasal süreç, davanın türüne göre değişir. Birkaç aydan birkaç yıla kadar sürebilir.

Hukuki danışmanlık almak neden önemlidir?

Her davanın kendine özgü koşulları vardır. Doğru strateji için uzman desteği kritik önem taşır.

⚠️ Yasal Uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır. Hukuki tavsiye yerine geçmez.

AVUKATI ARA