Makale İçeriği


Ceza Muhakemesi Kanunu 110. Madde (CMK)

Ceza Muhakemesi Kanunu 110. Madde (CMK) Genel Tarih: 29-04-2025 Ceza Muhakemesi Kanunu 110. madde (CMK); hangi merciler tarafından adli kontrol kararına hükmedilebileceğine ilişkin hususlar düzenlenmiştir. Adli kontrol altına alınma kararı, soruşturma evresinin her aşamasında verilebilir.

Ceza Muhakemesi Kanunu 110. Madde (CMK)

Ceza Muhakemesi Kanunu 110. Madde (CMK) Genel Tarih: 29-04-2025 Ceza Muhakemesi Kanunu 110. madde (CMK); hangi merciler tarafından adli kontrol kararına hükmedilebileceğine ilişkin hususlar düzenlenmiştir. Adli kontrol altına alınma kararı, soruşturma evresinin her aşamasında verilebilir. Adli kontrol, yalnız soruşturma evresinde değil, kovuşturma evresinde de uygulanabilir. Maddenin son fıkrası uyarınca, CMK’nın 109. maddesi ile, bu madde hükümleri gerekli görüldüğünde, görevli ve yetkili diğer yargı merciîleri tarafından da, kovuşturma evresinin her aşamasında uygulanabilir. Kovuşturma evresinde adlî kontrol kararı C. Savcısının istemi olmasa da mahkemece re’sen de verilebilir. Kovuşturma evresi, CMK’nın 2/5.md-fıkrasında, iddianamenin kabulüyle başlayıp, hükmün kesinleşmesine kadar geçen dönem olarak tanımlanmaktadır. Makale İçeriği Toggle Ceza Muhakemesi Kanunu 110. Madde Adli Kontrol Kararı ve Hükmedecek Merciler Şüpheli, Cumhuriyet savcısının istemi ve sulh ceza hakiminin kararı ile soruşturma evresinin her aşamasında adli kontrol altına alınabilir. Hakim, Cumhuriyet savcısının istemiyle, adli kontrol uygulamasında şüpheliyi bir veya birden çok yeni yükümlülük altına koyabilir; kontrolün içeriğini oluşturan yükümlülükleri bütünüyle veya kısmen kaldırabilir, değiştirebilir veya şüpheliyi bunlardan bazılarına uymaktan geçici olarak muaf tutabilir. 109. madde ile bu maddenin birinci ve ikinci fıkra hükümleri, gerekli görüldüğünde, görevli ve yetkili diğer yargı mercileri tarafından da, kovuşturma evresinin her aşamasında uygulanır. (Ek:8/7/2021-7331/16 md.) Şüpheli veya sanığın adli kontrol yükümlülüğünün devamının gerekip gerekmeyeceği hususunda en geç dört aylık aralıklarla; soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza hakimi, kovuşturma evresinde ise resen mahkeme tarafından 109. madde hükümleri göz önünde bulundurularak karar verilir. Adli Kontrol Altında Geçecek Süre Madde 110/A Ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işlerde adli kontrol süresi en çok iki yıldır. Ancak bu süre, zorunlu hallerde gerekçesi gösterilerek bir yıl daha uzatılabilir. Ağır ceza mahkemesinin görevine giren işlerde, adli kontrol süresi en çok üç yıldır. Bu süre, zorunlu hallerde, gerekçesi gösterilerek uzatılabilir; uzatma süresi toplam üç yılı, Türk Ceza Kanunu’nun İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar ile Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlarda dört yılı geçemez. Bu maddede öngörülen adli kontrol süreleri, çocuklar bakımından yarı oranında uygulanır. Ceza Muhakemesi Kanunu 110. Madde Gerekçesi Madde, adli kontrol kararının soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısının istemi ile sulh ceza hakimi, kovuşturma evresinde ise görevli ve yetkili yargı mercii tarafından hükmolunacağını belirtmektedir. Hâkim veya mahkeme 109. maddede belirtilen yükümlülükleri madde hükmünü göz önünde bulundurarak belirleyecektir. Cumhuriyet savcısının istemi halinde bu yükümlülükleri azaltabilecek, çoğaltılabilecek veya bütünü ile kaldırabilecektir. Böylece, amaca yönelik olarak tam bir esneklik sağlanarak insancıllık ilkesi vurgulanmıştır. İlgili Makale: Takdiri İndirim Nedenleri ceza muhakemesi kanunu 110 madde cmk Ceza Muhakemesi Kanunu 110. Madde Adli Kontrol Kararı ve Hükmedecek Merciler Emsal Kararlar Yargıtay 6. Ceza Dairesi E: 2007/12460, K: 2008/17473 Ceza Muhakemesi Kanunu 110. Madde Adli Kontrol Kararı ve Hükmedecek Merciler Muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında hırsızlığa teşebbüs suçundan şüpheli H. D. hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca 26.07.2006 günlü ve 2005/39638 soruşturma, 2006/17076 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi üzerine, adı geçen hakkında soruşturma evresinde talep üzerine A. 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 25.08.2005 tarihli ve 2005/668 sorgu numarası ile verilen adli kontrol kararının kaldırılması talebinin reddine ilişkin, A. 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 21.08.2006 tarihli ve 2006/1119 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 15.03.2007 gün ve 13914 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay C. Başsavcılığının 04.04.2007 gün ve 62070 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası 02.05.2007 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi: Anılan yazıda; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 1. maddesinde; 1) Cumhuriyet savcısı, şüphelinin adli kontrol altına alınarak serbest bırakılmasını sulh ceza hâkiminden isteyebilir. Hakkında tutuklama kararı verilmiş şüpheli ve müdafi de aynı istemde bulunabilirler. 2) Soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı adli kontrol veya tutuklamanın artık gereksiz olduğu kanısına varacak olursa, şüpheliyi re’sen serbest bırakır. Kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiğinde şüpheli serbest kalır. 1.maddesinde 1 Şüpheli, Cumhuriyet savcısının istemi ve sulh ceza hakiminin kararı ile soruşturma evresinin her aşamasında adli kontrol altına alınabilir. 2) Hakim, Cumhuriyet savcısının istemiyle, adli kontrol uygulamasında şüpheliyi bir veya birden çok yeni yükümlülük altına koyabilir; kontrolün içeriğini oluşturan yükümlülükleri bütünüyle veya kısmen kaldırabilir, değiştirebilir veya şüpheliyi bunlardan bazılarına uymaktan geçici olarak muaf tutabilir. 3) ile bu madde hükümleri, gerekli görüldüğünde, görevli ve yetkili diğer yargı mercileri tarafından da, kovuşturma evresinin her aşamasında uygulanır. 1.maddesinde 1 Şüpheli veya sanığın istemi üzerine, Cumhuriyet savcısının görüşünü aldıktan sonra hakim veya mahkeme ikinci fıkrasına göre beş gün içinde karar verebilir. 2) Adli kontrole ilişkin kararlara itiraz edilebilir. Hükümleri yer almaktadır. 5271 sayılı Kanun’un 103/2. maddesi 5271 sayılı Kanun’un 103/2. maddesi uyarınca, soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısının adli kontrol veya tutuklamanın artık gereksiz olduğu kanaatine varması durumunda şüpheliyi kendiliğinden serbest bırakılabilme yetkisi verdiği halde, mahkeme tarafından verilen adli kontrol kararını kendiliğinden ortadan kaldırma yetkisini vermemektedir. Bu madde ile tutuklu bulunan şüphelinin tutukluluk halinin devamına gerek bulunmadığı veya tutukluluğun soruşturmanın selameti açısından, tutuklamanın yerini alan adli kontrol tedbirine çevrilmesinin fayda getirmediği durumlarda hakim kararına gerek olmaksızın Cumhuriyet savcısı tarafından şüphelinin serbest bırakılabileceğinden bahsedilmiştir. Dolayısıyla Cumhuriyet savcısınca şüpheliyi serbest bırakma konusunda yetki verilmiş olup, adli kontrolü kaldırma yönünde bir yetki verilmemiştir. Kanun koyucu, adli kontrol veya tutuklamanın gereksiz olduğu kanısına varan Cumhuriyet savcısına, hâkim kararına gerek olmaksızın şüpheliye re’sen serbest bırakma yetkisi verirken, adli kontrolün kısmen veya tamamıyla kaldırılmasında aynı yetkiyi vermemiş, ancak 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 110/2. maddesi ile istemde bulunulması halinde adli kontrolün kaldırılması hakkında hakim tarafından karar verilebileceğini hüküm altına alınmış olması karşısında, Cumhuriyet başsavcılığı tarafından adli kontrolün kaldırılması konusundaki talep hakkında karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde talebin reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması Dairemizden istenilmiş ise de; 5271 sayılı CMK’nın 103/2. maddesinde, soruşturma aşamasında tutuklanan şüphelinin tutuklanmasının gereksiz olduğuna karar veren Cumhuriyet Savcısının şüpheliyi kendiliğinden serbest bırakma yetkisi bulunduğu belirtilmiş; aynı maddede, hakkında kovu

Ceza Muhakemesi Kanunu 110. Madde (CMK) konusunda detaylı bilgi için avukatofisi.gen.tr sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.

Sonuç

Ceza Muhakemesi Kanunu 110. Madde (CMK) hakkında yukarıda sunulan bilgiler genel niteliktedir. Kişisel hukuki durumunuz için profesyonel avukat desteği almanızı öneririz.

Sıkça Sorulan Sorular

Bu konuda ne yapılabilir?

Konuya ilişkin olarak lisanslı bir avukattan hukuki danışmanlık almanız önerilmektedir.

Yasal süreç ne kadar sürer?

Yasal süreç, davanın türüne göre değişir. Birkaç aydan birkaç yıla kadar sürebilir.

Hukuki danışmanlık almak neden önemlidir?

Her davanın kendine özgü koşulları vardır. Doğru strateji için uzman desteği kritik önem taşır.

⚠️ Yasal Uyarı: genel bilgilendirme amaçlıdır. Hukuki tavsiye yerine geçmez.

Avukat  Kiracı Nasıl Çıkarılır? (Kiracı Tahliyesi)
Tagged , , ,
AVUKATI ARA