AvukatOfisi Ekibi

Ceza Hukuku

Tarih: 02-05-2025

Doktora şiddet davaları son zamanlarda çok fazla artmıştır. Hekimlerin ve sağlık çalışanlarının hedef alındığı şiddet eylemlerinin sıklığının gittikçe arttığı bu dönemde özelikle fiziksel şiddetin önüne geçilebilmesi amacıyla bazı düzenlemeler yapılmıştır. Fakat bu düzenlemeler yetersiz ve caydırıcı değildir. Sağlık çalışanlarına yönelik, fiziksel, sözel, psikolojik herhangi bir yolla, kanunlarda suç olarak tanımlanmış bir eylemin gerçekleştirilmesi, şeklinde tanımlayabileceğimiz “sağlıkta şiddet”, gündemden hiç düşmeyen bir olgudur. Doktora şiddet; Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) tanımına göre; “Yaralanma, ölüm ya da psikolojik zarar ile sonuçlanan/sonuçlanabilecek olan fiziksel zorlamanın kişinin kendisine veya bir başkasına tehdit yoluyla ya da kasıtlı fiil yoluyla kullanılmasına şiddet adı verilir.” Kısaca şiddet insanın temel hak ve özgürlüklerine aykırı olarak yaşam hakkını ihlal eden bir suçtur. Sağlıkta şiddet özellikle COVİD-19 Pandemi Sürecinden sonra artmış hem özel hem de kamu hastanelerindeki şiddet olayları sağlıkta şiddet olarak kabul edilmiştir. Sağlık kurumlarındaki şiddetin nedenleri şu şekildedir:

Bu sayılan nedenlerle uygulanan şiddetin mağduru sağlık çalışanları (Doktor, hemşire, asistan, teknisyen, intern doktorlar, destek personelleri vb.) olurken faili de hasta, hasta yakınları ve üçüncü kişilerdir. Hasta ve hasta yakınlarının buna sebep olmalarında asıl etken sahip oldukları psikolojidir. Fakat bunların hiç biri sağlık çalışanlarına karşı şiddeti meşrulaştırmaz. Gelinen noktada doktor ve sağlık çalışanlarına karşı şiddeti önlemek için yasal ve insani tüm çabaların gösterilmesi gereklidir. Bu yazımızda “Doktora şiddet davaları ve cezasını” açıklayacağız.

İlgili Makale: İnfaz Hesaplama

Makale İçeriği

Toggle

Beyaz Kod Nedir?

Sağlık Bakanlığı Hukuk Müşavirliği bünyesinde, “sağlıkta şiddet olaylarına derhal müdahalede bulunmak, doktora siddet davalari ve cezasi 2026leri başlatıp, takip etmek ve ilgili personele hukuki yardımda bulunmak” üzere, 7/24 hizmet verecek Alo 113 ve Beyaz Kod Çağrı Merkezi ile “www.beyazkod.saglik.gov.tr” internet adresi kurulmuştur. Acil servis içinde oluşan fiziksel saldırı, cinsel taciz ve hırsızlık gibi olaylar acil müdahale gerektiren olaylardır. Olaya şahit olan ya da maruz kalan acil servis personelleri panik butonuna basarak beyaz kod uygulamasını başlatır. Panik butonuna bastıktan sonra ‘’2068’’ numaralı güvenlik telefonu ya da ’’1111’’ numaralı numarayı arayarak Beyaz kod çağrısı başlatır. Dâhili numara arandıktan sonra en yakın güvenlik görevlisi olay yerine yönlendirilir. Eğer gerekli görülürse genel kolluk kuvvetlerine de haber verilebilir.

Şüpheli kişiler kaçtıysa arama başlatılır, kaçmadıysa olay yerinde yakalanır. Mağdur kişi de Acil Servis Ortopedi odasında tedavisi yapılır ve adli vaka dosyası açılır. Olaya müdahale eden güvenlik görevlisi ve mağdur kişi olay hakkında tutanak tutar. Tutanak kapsamında şu bilgiler bulunmaktadır:

İlgili Makale: Beyaz Kod

beyaz kod saglikta siddet

Doktora Şiddetin Cezası Nedir?

Doktora, hemşireye, güvenlik görevlilerine, Adli Tıp çalışanlarına, diş hekimlerine ve diğer görevlilere karşı görevlerinden dolayı bir suç işlendiği zaman verilecek ceza arttırılır. Çünkü suç artık; suçun nitelikli hallerinden kamu görevlisine karşı suç işlenmesi kapsamına girer. Sağlık çalışanlarına karşı işlenen kasten yaralama, tehdit, hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından hüküm giyen kişiler hakkında hapis cezasının ertelenmesi hükümleri uygulanmaz. Sağlık çalışanlarına karşı işlenebilen suçlar şunlardır:

Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu ek m. 12 şu şekildedir: “Kamu veya özel sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan sağlık personeli ile yardımcı sağlık personeline karşı görevleri sebebiyle işlenen 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda yer alan kasten yaralama (madde 86), tehdit (madde 106), hakaret (madde 125) ve görevi yaptırmamak için direnme (madde 265) suçlarında; İlgili maddelere göre tayin edilecek cezalar yarı oranında artırılır.”

İlgili Makale: Belli Hakları Kullanmaktan Yoksun Bırakılma

Hangi Durumlar Doktora Şiddet Sayılır?

Hastanın ya da hasta yakınının doktora yönelik fiziksel şiddeti, psikolojik şiddeti, tehdidi, hakaret etmesi, yaralaması, bağırması, üstüne yürümesi, aşağılaması, bileğini tutup sıkması, ittirmesi, yüzüne tükürmesi, saçını çekmesi, önlüğünü çekmesi, üstüne soğuk-sıcak sıvı dökmesi gibi eylemler doktora şiddet eylemlerini oluşturmaktadır. Özellikle doktora yönelik şiddet eylemleri TCK’nin 86. Maddesinde yer alan kasten yaralama suçunu oluşturur. Eğer bu yaralama basit bir müdahale ile giderilebilecek düzeyde ise hekimin şikayetçi olması üzerine kişi 4 aydan 1 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Hekimin devlet memuru olması halinde ise yani devlet hastanesinde çalışıyor olması halinde ise savcılık makamı hekimin şikayeti aranmaksızın resen soruşturma başlatacaktır. Ancak hekimin tehdit edilmesi savcılık tarafından resen öğrenilemeyeceği için hekimin bu hususu bildirmesi gerekmektedir. Aynı şekilde hekimin hakarete uğraması halinde de aynı şekilde durumu bildirmesi gerekmektedir.

Sağlıkta Şiddet Verileri

Ülkemizde sağlık çalışanlarına uygulanan şiddet verileri oldukça yüksek olup, gerekli önlemlerin alınmaması halinde verilerin daha da artacağı sabittir. Nitekim doktorun görevi hastayı iyileştirmek ve hastalığına uygun bir teşhis ve tedavi uygulamak iken hastanın ya da hasta yakınlarının bu denli hareketleri nedeniyle görevlerini gereği gibi yerine getirememektedirler. Özellikle doktorlara yönelik fiziksel şiddet doktorların görevlerini yapmalarına engel olmaktadır.

Doktorlara, hemşirelere ve diğer sağlık personellerine yönelik şiddetin her türlüsü kınanmalı ve gerekli önlemler alınmalıdır. Ülkemizde sağlık personellerine uygulanan şiddetin en çok bağırmak ve etraftaki nesneleri fırlatmak şeklinde gerçekleştiği veriler ile ortadadır. Bunun dışında yumruk atma, tekmeleme hatta kesici alet ve ateşli silahla saldırma vakaları dahi görülmektedir. Ülkemizde sağlık çalışanlarına uygulanan şiddet verileri şu şekilde analiz edilmiş olup aşağıdaki tabloda sunulmuştur.  Sağlıkta şiddette 149 doktor, 76 hemşire, 76 güvenlik görevlisi,60 diğer sağlık çalışanları, 58 acil sağlık hizmetleri çalışanları ve 3 eczacı mağdur olmuştur. Şiddet türleri:

Doktora Şiddet Davaları Ceza Yargılaması

Özel sağlık kurumlarında görev yapan personeller bu görevleri ile ilgili kendilerine karşı işlenen suçlar bakımından kamu görevlisi statüsüne girer. Sağlık personellerine karşı işlenen suçlar kamu görevlisine karşı işlenen suçlar kategorisine girer. Suçun kamu görevlisine karşı işleniyor olması da cezayı ağırlaştıran bir neden olduğundan suçun nitelikli hali sayılacaktır. Suçların kasten işlenmesi halinde, fail kolluk kuvvetleri tarafından yakalanıp Cumhuriyet başsavcılığına sevk edilir.

Bunların dışında yalnızca tanık olanlar ya da mağdur veya müşteki olanların ifadesi çalıştıkları iş yerlerinde alınabilir. Yani mağdur, müşteki ve tanığın ifadesini almak için karakol ya da emniyet genel müdürlüğüne götürülmelerine gerek bulunmamaktadır. Yukarıda maddeler halinde sağlık personellerine karşı işlenen suçların cezaları, mağdur kamu görevlisi olduğu için yarı oranında arttırılacaktır. Yani suçun sağlık personeline karşı işlenmesi suçun nitelikli hali olup, cezayı ağırlaştıran hallerden biri olacaktır.

Sağlık personellerine karşı işlenen suçlar mağdurun şikayetine bağlı suçlardan değildir. Bu nedenle şikayet süresi de bulunmamaktadır. Cumhuriyet savcılığı suçu resen soruşturacaktır. Bunların dışında fail; tehdit, hakaret ya da yaralama suçunu işlediyse mağdur şikayette bulunmadan hasta polisi başta olmak üzere doğrudan işlem yapılabilir. Sonrasında Cumhuriyet savcılığına bilgi verilir ve talimatları kapsamında inceleme başlatılır. Sağlık çalışanları süreci takip etmekle mükellef olmayıp yalnızca ifadelerinin alınması yeterlidir. Ancak bu ifade zorunlu olarak alınmalıdır. Aynı şekilde masrafları da devlet karşılayacaktır.

Doktora Şiddet Davaları Hukuk Yargılaması

Sağlık çalışanları maruz kaldıkları şiddet, haksız ihbar, şikayetten dolayı maddi ya da manevi zarara uğrayabilir. Bu zararların tazminini sağlık personelleri talep edebildikleri gibi sağlık personelleri vefat etmişse yasal mirasçıları da talep edebilir. sağlık personelinin ya da vefatı halinde ailesinin uğranılan zararın tazminini talep edebilmesi için şu şartlar gerekmektedir:

Sağlık çalışanı ayrıca maddi tazminatı talep edebilmek için uğradığı zararı ispatlamalıdır. Eğer sağlık çalışanı vefat ettiyse yasal mirasçıları maddi tazminatı şu sebepler için talep edebilir: Cenaze giderleri, ölüm hemen gerçekleşmediyse tedavi masrafları, destekten yoksun kalma tazminatı. Sağlık çalışanı açısından da bedensel bir zarar meydana geldiyse tedavi giderlerini, kazanç kaybını, çalışma gücünün azalması ya da yitirilmesinden doğan maddi kayıplarını talep edebilir.

Zarara uğrayan sağlık çalışanları ya da vefatları halinde yasal mirasçıları maddi-manevi tazminat haklarını süresi içinde kullanmalıdır. Bu süre zararın sorumlusunun kim olduğunun öğrenildiği tarihten itibaren 2 yıldır. Ayrıca her halde fiilin işlenmesinden itibaren 10 yıl içinde zamanaşımı süresi dolmuş olacaktır.

doktora siddet davalari haklari

Şiddete Maruz Kalan Sağlık Çalışanlarının Hakları

Sağlıkta Şiddet Davalarına İlişkin Yeni Düzenlemeler

Anılan Yönetmelik kapsamında hayat geçen Beyaz Kod uygulamaları daha sonra, Sağlık Bakanlığı Hukuk Müşavirliği’nin 2013/2 ve en son 2016/3 No.lu Genelgesi (16/03/2016 T., 11045126 S) ile şekillenmiştir. İlgili mevzuat çerçevesinde, sağlıkta şiddeti önlemeye yönelik getirilen düzenlemeler ve Beyaz Kod uygulamasına ilişkin özetle şunları söyleyebiliriz:

Kamu veya özel sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan sağlık personeli ile yardımcı sağlık personeline karşı görevleri sebebiyle işlenen 5237 sayılı TCK’da yer alan kasten yaralama (m. 86), tehdit (m. 106), hakaret (m. 125) ve görevi yaptırmamak için direnme (m. 265) suçlarında; (a) İlgili maddelere göre tayin edilecek cezalar yarı oranında artırılır. (b) TCK 51’inci maddesinde düzenlenen hapis cezasının ertelenmesi hükümleri uygulanmaz.

Özel sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan personel, bu görevleriyle bağlantılı olarak kendilerine karşı işlenen suçlar bakımından 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun uygulanmasında kamu görevlisi sayılır. Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen hakaret suçu şikâyete tabi değildir. Bu nedenle şikâyetten vazgeçilmesi ya da kovuşturma esnasında, müştekinin davaya katılmaması halinde de dava devam eder.

Sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan personele karşı görevleri sebebiyle kasten işlenen suçlardan şüpheli olanlar, kolluk görevlilerince yakalanır ve gerekli işlemleri yapılarak Cumhuriyet başsavcılığına sevk edilir. Cumhuriyet savcısı adli işlemleri tekemmül ettirir. Bu suçların soruşturmasında, kolluk tarafından müşteki, mağdur veya tanık olan sağlık personelinin ifadeleri işyerlerinde alınır. Bu fıkra hükmü, özel sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan personele karşı görevleri sebebiyle kasten işlenen suçlar hakkında da uygulanır.

Doktora Şiddet Davaları Hakkında Mahkeme Kararları

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E. 2023/1954 K. 2023/10909 ve 24.05.2023 Tarihli Kararı

İlk Derece Mahkemesince, sanığın eşinin yaptığı doğumda hekim olarak görev yapan şikâyetçinin kusuru olduğunu iddia ederek çalıştığı Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesine SABİM uygulaması üzerinden “…. Başvurum sonuçlanmazsa doktora şiddet uygulayacağım” şeklinde şikâyetçiyi kast ederek dilekçesine yazdığı sözler sebebiyle tehdit suçundan cezalandırılması için kamu davası açıldığı; sanığın aşamalarda alınan beyanları ve yazmış olduğu şikâyet dilekçesi dikkate alındığında sanığın iddianame atılı sözleri söylediğinin sabit olduğu, ancak sanık tarafından söylenen ” doktora şiddet uygulayacağım” şeklindeki sözün şarta bağlandığı, şartın ise sanığın şikâyeti ile ilgili yasal işlem yapılması talebi olduğu, bu haliyle sanığın şartının meşru olduğundan yapmış olduğu kötülük vaadinin meşru şarta bağlanması sebebiyle suçun yasal şartlarının oluşmadığı, ayrıca sanık tarafından söylenen sözlerin şikâyetçinin gıyabında söylediği, bu haliyle gıyapta tehdit suçunun maddi unsurlarının oluşabilmesi için failin iletme kastının olması gerektiği dikkate alınarak sanığın yazdığı dilekçe içeriği ve atılı suça konu sözlerin anlamı göz önünde bulundurulduğunda sanığın iletme kastı olmadığından suçun yasal şartları oluşmadığından sanığın müsnet suçtan beraatine karar verildiği anlaşılmıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, … Bölge Adliye Mahkemesi 30. Ceza Dairesinin 22.03.2022 tarihli ve 2021/1632 Esas, 2022/924 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA

Yargıtay 4. Ceza Dairesi E. 2021/9518 K. 2023/18194 ve 10.05.2023 Tarihli Kararı

Mağdurun Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi’nde doktor olarak görev yaptığı, sanığın mağdur olan doktora görevi nedeniyle diş ünitesinden çıktığı sırada klinik içerisinde “Geri zekalı.” dediği iddia ve kabul olunmuştur.

Mağdurun ve tanıklar Y. B. ile M. Ş. O.’nun aşamalardaki benzer ve istikrarlı anlatımları, beyaz kod formunun içeriği ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın eyleminin sübuta erdiğinin kabulü ile hakkında mezkur suçtan mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Yargıtay 18. Ceza Dairesi E. 2015/27125 K. 2016/10237 ve 11.05.2016 Tarihli Kararı

Olayla ilgili düzenlenen beyaz kod olay formunda, tanık olarak …’ın gösterildiği, sanığın, babası olan …’i hastanenin EKG bölümüne götürdüğü esnada olayın gerçekleştiğinin iddia edildiği ve olaya ilişkin düzenlenen CD inceleme tutanağında sanığın hakaret ve yaralama eylemlerine yönelik bir delil bulunmaması karşısında, anılan tanıkların kovuşturma evresinde ifadeleri alınmadan ve bu tanıkların anlatımı yöntemince tartışılıp değerlendirilmeden, yerinde görülmeyen ve yetersiz gerekçeyle sanık hakkında hakaret ve yaralama suçlarından mahkumiyet kararı verilmesi,

Kabule göre de; TCK’nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hükmün, Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararıyla iptal edilmesi nedeniyle uygulama olanağının ortadan kalkmış olması, Bozmayı gerektirmiş ve sanık …’in temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki isteme uygun olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA

Avukat AvukatOfisi Ekibi

AvukatOfisi Ekibi, AvukatOfisi Ekibi Bürosu’nun kurucusudur.

Avukat AvukatOfisi Ekibi

, lise eğitimini Bursa Polis Koleji’nde tamamladıktan sonra yüksek öğrenimine Ankara Polis Akademisi’nde başlamış ve 2011 yılında ayrılmıştır. Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne başlayarak başarı bursu ile üç yılda dönem ikincisi olarak mezun olmuştur.

Sıkça Sorulan Sorular

S1. Doktora Şiddet Davaları ve nedir?

Doktora Şiddet Davaları ve hakkında yasal süreç ve dikkat edilmesi gerekenler için avukatınıza danışmanız önerilir.

S2. Doktora Şiddet Davaları ve nasıl yapılır?

Doktora Şiddet Davaları ve süreci, ilgili kanun hükümlerine göre şekillenir ve her dosya özgündür.

S3. Doktora Şiddet Davaları ve ne kadar sürer?

Hukuki süreçlerin süresi, dosyanın karmaşıklığına ve mahkeme takvimine bağlıdır.

S4. Doktora Şiddet Davaları ve masrafı ne kadardır?

Hukuki süreç masrafları, davanın türüne ve süresine göre değişiklik gösterir.

S5. Doktora Şiddet Davaları ve için hangi belgeler gerekli?

Gerekli belgeler davanın türüne göre farklılık gösterir; detaylı bilgi için avukatınıza başvurunuz.

S6. Doktora Şiddet Davaları ve zorunlu mudur?

Hukuki süreçlerde profesyonel destek almak, hak kayıplarını önlemek açısından önemlidir.

Hukuki tavsiye değildir. Herhangi bir konuda bilgi almak istiyorsanız mutlaka avukatınıza danışmanız gerekmektedir.

AVUKATI ARA