Refakat İzni Nedir? Kaç Gündür? (2026)

Refakat izni, Türk sosyal güvenlik ve personel mevzuatında düzenlenen, çalışanların bakmakla yükümlü oldukları hasta yakınlarına bakım vermek amacıyla kullandıkları ücretli izin türüdür. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nda ayrıntılı olarak ele alınan bu izin türü, hem özel sektör çalışanlarını hem de kamu görevlilerini kapsamaktadır. Refakat izni, aile birliğinin korunması ve hasta yakınlarının tedavi süreçlerinde desteklenmesi açısından son derece önemli bir sosyal haktır. Bu makalede refakat izninin hukuki dayanakları, süresi, kullanım şartları, maaş kesintisi durumu ve uygulamaya ilişkin detaylar kapsamlı bir şekilde ele alınacaktır.

Refakat İzni Nedir?

Refakat izni, bir çalışanın; eşi, çocuğu, anne-babası veya kardeşi gibi yakın aile bireylerinin hastalanması halinde, bu kişilere bakım sağlamak amacıyla işinden一时的 olarak ayrılmasına olanak tanıyan yasal bir izin türüdür. Türk hukuk sisteminde refakat izni, 5510 sayılı Kanun’un 56. maddesinde özel sektör çalışanları için, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 105. maddesinde ise kamu görevlileri için düzenlenmiştir. Bu izin türü, çalışanın iş göremezlik raporu alması ve hastanın bakıma ihtiyaç duyması şartlarının birlikte sağlanması halinde kullanılabilmektedir.

Refakat izninin temel amacı, hasta yakınlarının tıbbi tedavi süreçlerinde yalnız bırakılmaması ve aile içi dayanışma mekanizmasının güçlendirilmesidir. Türkiye’de sağlık sisteminin tamamlayıcı bir parçası olan refakat izni, hasta bakımının aile bireyleri tarafından üstlenilmesini teşvik etmekte ve kurumsal bakım hizmetlerine olan bağımlılığı azaltmaktadır. Bu düzenleme, özellikle kronik hastalığı olan bireylerin aileleri için kritik öneme sahiptir.

Refakat İzninin Hukuki Dayanağı

Refakat izninin hukuki dayanağı, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile başlamaktadır. 5510 SK m. 56/2 hükmü, sigortalının iş kazası veya meslek hastalığı dışında geçirdiği hastalıklar nedeniyle istirahat raporu alması halinde, bu rapor süresince geçici iş göremezlik ödeneği alacağını hükme bağlamıştır. Ancak refakat izni, doğrudan geçici iş göremezlik kapsamında değerlendirilmemekte; ayrıca düzenlenen özel bir izin türü olarak karşımıza çıkmaktadır.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 105. maddesi ise devlet memurlarına yönelik refakat iznini düzenlemektedir. Bu maddeye göre, memurun birinci derece yakınlarının hastalanması halinde, hekim raporu ile belirlenecek süreler dahilinde refakat izni verilmektedir. Memura, bu süre içinde aylık ve özlük haklarının tamamı ödenmektedir. Devlet memurlarına tanınan bu hak, özel sektör çalışanlarına kıyasla daha kapsamlı bir düzenleme içermektedir.

Refakat izninin anayasal dayanağı ise Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 41. maddesinde yer alan aile birliğinin korunması ilkesidir. Anayasa’nın bu hükmü, devletin aile kurumunu korumak ve aile bireylerinin birbirlerine destek olmalarını sağlamak için gerekli tedbirleri almasını emretmektedir. Refakat izni düzenlemesi, bu anayasal ilkenin somutlaşmış hali olarak değerlendirilmektedir.

Refakat İzni Kaç Gündür?

Refakat izni süresi, çalışanın statüsüne ve hastalığın türüne göre değişiklik göstermektedir. 5510 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olarak çalışanlar için refakat izni süresi, ilgili yönetmeliklerle belirlenmektedir. Genel uygulamada, sigortalının bakmakla yükümlü olduğu hasta yakını için her yıl belirli bir süre refakat izni kullanabilmesi mümkündür.

Devlet memurları için refakat izni süresi, 657 SK m. 105 çerçevesinde düzenlenmiştir. Buna göre, memurların birinci derece yakınlarının hastalanması halinde, hekim raporuyla belirlenecek süre kadar refakat izni kullandırılmaktadır. Uygulamada bu süre genellikle 7 gün ile 30 gün arasında değişmektedir. Ancak hekim raporuyla belirlenecek daha uzun süreler için de izin verilmesi mümkündür.

Özel sektör çalışanları için refakat izni süresi, 5510 SK kapsamındaki düzenlemeler yanında, İş Kanunu’nun ilgili hükümlerine göre şekillenmektedir. İş Kanunu’nda doğrudan refakat izni düzenlenmemiş olmakla birlikte, iş sözleşmeleri veya toplu iş sözleşmeleri aracılığıyla refakat izni hakkının tanınması yaygın bir uygulamadır. Bu kapsamda, çalışanın refakat edeceği kişinin hastalık durumu ve tedavi süreci göz önünde bulundurularak izin süresi belirlenmektedir.

Refakat İzninin Kapsamına Giren Hastalıklar

Refakat izninin kullanılabilmesi için, hastanın belirli hastalık türlerinden muzdarip olması gerekmektedir. Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yayımlanan yönetmelikler, refakat izninin hangi hastalıklar için geçerli olduğunu belirlemektedir. Genel olarak, cerrahi müdahale gerektiren hastalıklar, ağır kronik hastalıklar ve uzun süreli tedavi gerektiren hastalıklar refakat izni kapsamında değerlendirilmektedir.

Kanser tedavisi gören hastalar, refakat izninin en sık kullanıldığı hasta grupları arasında yer almaktadır. Kemoterapi ve radyoterapi süreçlerinde hastaların sürekli bakıma ihtiyaç duyması nedeniyle, refakat izni bu dönemlerde yoğun olarak kullanılmaktadır. Benzer şekilde, böbrek yetmezliği nedeniyle diyaliz tedavisi alan hastaların bakımı için de refakat izni talep edilmektedir.

Ameliyat sonrası iyileşme dönemlerinde hastaların evde bakıma ihtiyaç duyması, refakat izninin önemli bir kullanım alanını oluşturmaktadır. Özellikle büyük karın ameliyatları, ortopedik operasyonlar ve kalp cerrahisi sonrası dönemlerde hastaların günlük yaşam aktivitelerini yerine getirebilmesi için yakınlarından destek alması gerekmektedir. Bu süreçlerde refakat izni, hasta yakınlarının yasal çerçevede işinden ayrılarak bakım sağlamasına olanak tanımaktadır.

Refakat İzninde Sağlık Şartları

Refakat izninin kullanılabilmesi için belirli sağlık şartlarının sağlanması gerekmektedir. İlk olarak, hastanın hekim raporuyla istirahat alması ve bu raporda refakatçi ihtiyacının belirtilmesi zorunludur. Hekim raporunda, hastanın bakıma ihtiyaç duyduğu sürenin ve refakatçinin kim olacağının açıkça belirtilmesi gerekmektedir. Bu rapor, SGK tarafından onaylandıktan sonra refakat izni kullanılabilmektedir.

Hastanın yatarak tedavi görmesi, refakat izninin önemli şartlarından birini oluşturmaktadır. Ayaktan tedavi süreçlerinde refakat izni kullanımı sınırlı olmakla birlikte, hekim tarafından refakatçi ihtiyacının zorunlu görüldüğü hallerde izin verilebilmektedir. Yatarak tedavide, hastane tarafından düzenlenen refakatçi bildirimi ile işverene başvuru yapılmakta ve refakat izni onaylanmaktadır.

Refakat edilecek kişinin bakmakla yükümlü olunan yakın arasında bulunması gerekmektedir. 5510 SK ve 657 SK kapsamında, eş, çocuk, anne, baba ve kardeşler bakmakla yükümlü olunan yakınlar olarak tanınmaktadır. Bu kişiler dışındaki yakınlar için refakat izni kullanımı, ancak iş sözleşmesi veya toplu iş sözleşmesinde açıkça düzenlenmesi halinde mümkün olabilmektedir.

Refakat İzninde Ücret ve Aylık Durumu

Refakat izninin ücret açısından değerlendirilmesi, çalışanın statüsüne göre farklılık göstermektedir. Devlet memurları için refakat izni süresince aylık ve özlük hakları tam olarak ödenmektedir. 657 SK m. 105 uyarınca, memura refakat izni kullandığı sürede maaş kesintisi yapılmamakta ve tüm sosyal hakları korunmaktadır. Bu düzenleme, kamu görevlilerinin ailevich yükümlülüklerini yerine getirirken maddi kayba uğramamasını güvence altına almaktadır.

Özel sektör çalışanları için refakat izni ücretlendirmesi, 5510 SK kapsamında geçici iş göremezlik ödeneği olarak değerlendirilmektedir. Ancak refakat izni, doğrudan geçici iş göremezlik kapsamında değildir. Bu nedenle, refakat izni süresince çalışana ücret ödenip ödenmemesi, iş sözleşmesi hükümlerine ve şirket politikalarına bağlı olarak değişmektedir. Birçok işveren, refakat iznini ücretli izin olarak kabul etmekte ve çalışanın maaşını kesintisiz ödemeye devam etmektedir.

İş sözleşmesi veya toplu iş sözleşmesi hükümlerinde refakat izninin ücretli olduğunun açıkça belirtilmesi halinde, işveren bu süreçte ücret ödemekle yükümlüdür. Aksi halde, refakat izni ücretsiz izin olarak değerlendirilebilmekte ve çalışanın maaşından kesinti yapılabilmektedir. Bu nedenle, çalışanların refakat izni kullanmadan önce iş sözleşmelerini ve şirket içi düzenlemeleri incelemesi önem taşımaktadır.

Refakat İzninin Verilmesi Zorunlu Mu?

Refakat izninin işveren tarafından verilmesinin zorunlu olup olmaması, çalışanın statüsüne ve mevzuat düzenlemelerine göre değişmektedir. Devlet memurları için refakat izni, 657 SK hükmü gereği zorunlu bir haktır. Memurun birinci derece yakınının hastalanması ve hekim raporuyla refakat ihtiyacının belirlenmesi halinde, işveren makamı refakat izni vermekle yükümlüdür. Bu yükümlülük, idarenin takdir yetkisi dışında olup, yasal şartların sağlanması halinde izin verilmesi zorunludur.

Özel sektör çalışanları için refakat izninin zorunluluğu, 5510 SK ve İş Kanunu çerçevesinde değerlendirilmektedir. 5510 SK’da refakat izni doğrudan düzenlenmemiş olup, bu izin türü daha çok iş sözleşmeleri ve toplu iş sözleşmeleri aracılığıyla tanınmaktadır. İş sözleşmesinde refakat izni hakkının açıkça düzenlenmesi halinde, işveren bu hükme uymakla yükümlüdür. Toplu iş sözleşmesinde refakat izni düzenlenmesi ise, iş sözleşmesi hükümlerine göre daha geniş kapsamlı bir güvence sağlamaktadır.

İş sözleşmesi veya toplu iş sözleşmesi hükmünde refakat izni düzenlenmemiş olsa dahi, işverenin işçiyi makul süreyle refakat izni kullanmaya yönlendirmemesi, sadakat yükümlülüğünün ihlali olarak değerlendirilebilmektedir. Yargıtay kararlarında, işverenin ailevich zorunluluklar nedeniyle işçinin refakat izni talebini makul şartlarda karşılaması gerektiği vurgulanmıştır. Bu içtihat, özel sektörde de refakat izninin fiilen zorunlu bir hak olarak kabul edilmesini sağlamaktadır.

Refakat İzni ve Yargıtay Kararları

Yargıtay, refakat izniyle ilgili birçok içtihat oluşturmuş ve bu içtihatlar uygulamada yol gösterici olmaktadır. Yargıtay 10. HD’nin konuya ilişkin kararlarında, refakat izninin kullanım şartları ve süresi ayrıntılı olarak ele alınmıştır. Bu kararlarda, refakat izninin hasta yakınının tıbbi bakıma ihtiyaç duyması ve bu ihtiyacın hekim raporuyla belirlenmesi şartlarına bağlı olduğu vurgulanmıştır.

Yargıtay içtihatlarında, refakat izninin kötüye kullanılması durumunda işverenin haklı fesih hakkının doğabileceği kabul edilmiştir. Ancak bu fesih hakkının kullanılabilmesi için, refakat izninin kanuna aykırı şekilde kullanıldığının açıkça ispatlanması gerekmektedir. Mahkeme kararlarında, refakat izni kullanan işçinin, izin süresince fiilen hasta yakınının bakımını üstlenmesinin zorunlu olduğu belirtilmiştir.

Yargıtay 9. HD’nin konuya ilişkin bir kararında, işçinin refakat izni kullanırken başka bir işte çalışmasının, izin amacıyla bağdaşmayan davranış olarak değerlendirilebileceği belirtilmiştir. Bu karar, refakat izninin kullanımında iyi niyet kuralının gözetilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Çalışanın, refakat izni süresince fiilen hasta yakınının bakımıyla ilgilenmesi ve bu durumu belgelemesi önem taşımaktadır.

Refakat İzni Kullanım Usulü

Refakat izninin kullanılabilmesi için belirli prosedürlerin takip edilmesi gerekmektedir. İlk aşamada, hasta yakınının hastaneye başvurarak tedavi sürecini başlatması ve hekimden refakatçi ihtiyacını gösteren rapor alması gerekmektedir. Bu raporda, hastanın yatarak tedavi gördüğü ve refakatçi ihtiyacının bulunduğu açıkça belirtilmelidir. Rapor, SGK tarafından onaylanmak üzere ilgili sağlık kuruluşuna teslim edilmektedir.

İkinci aşamada, çalışanın işverenine refakat izni talebini içeren yazılı başvuru yapması gerekmektedir. Bu başvuruda, hasta yakınının kimlik bilgileri, hastalık tanısı, tedavi süreci ve refakat süresinin belirtilmesi zorunludur. Başvuruya, hastane tarafından düzenlenen refakatçi bildirimi ve hekim raporunun eklenmesi gerekmektedir. İşveren, başvuruyu değerlendirerek refakat iznini onaylar veya gerekçeli ret kararı verir.

Üçüncü aşamada, refakat izni onaylandıktan sonra çalışanın işinden一时的 olarak ayrılması ve hasta yakınının bakımını üstlenmesi gerekmektedir. Refakat izni süresince çalışan, işverenin iznini almaksızın başka bir işte çalışmamalıdır. İznin sona ermesiyle birlikte çalışanın işe dönerek görevine başlaması beklenmektedir. Süre uzatımı gerektiği hallerde, yeniden hekim raporu alınarak işverene başvuru yapılmalıdır.

Refakat İzninde SGK’nın Rolü

Sosyal Güvenlik Kurumu, refakat izni sürecinde önemli bir rol üstlenmektedir. SGK, hasta yakınlarına sağlanan sağlık hizmetlerinin finansmanı yanında, geçici iş göremezlik ödeneklerinin de ödenmesinden sorumludur. Refakat izni kapsamında, SGK tarafından belirli şartlar dahilinde ödeme yapılması mümkün bulunmaktadır.

SGK’nın refakat iznine ilişkin düzenlemeleri, 5510 SK ve ilgili yönetmelikler çerçevesinde şekillenmektedir. Kurum, refakat izni taleplerini değerlendirirken, hastanın tedavi sürecini, refakat ihtiyacının zorunluluğunu ve çalışanın bakmakla yükümlü olup olmadığını incelemektedir. Bu değerlendirme sürecinde, SGK sağlık kurulu raporlarını ve hekim görüşlerini dikkate almaktadır.

Refakat izni süresince SGK tarafından yapılan ödemeler, çalışanın prime esas kazancı üzerinden hesaplanmaktadır. Geçici iş göremezlik ödeneği olarak yapılan bu ödemeler, çalışanın normal maaşının önemli bir kısmını karşılamaktadır. Ancak refakat izninin doğrudan geçici iş göremezlik kapsamında değerlendirilmemesi nedeniyle, bu ödemelerin yapılması belirli şartlara bağlıdır ve her zaman mümkün olmayabilmektedir.

Refakat İzninin Vergi Boyutu

Refakat izni kapsamında yapılan ödemelerin vergi boyutu, çalışanın vergilendirilmesi açısından önem taşımaktadır. Devlet memurlarına refakat izni süresince yapılan aylık ödemeleri, normal maaş ödemesi niteliğinde olup, gelir vergisine tabidir. Bu ödemeler, ücret geliri olarak beyan edilmekte ve gelir vergisi matrahına dahil edilmektedir.

Özel sektör çalışanları için refakat izni ücretlerinin vergilendirilmesi, ödemenin niteliğine göre değişmektedir. SGK tarafından yapılan geçici iş göremezlik ödemeleri, belirli limitler dahilinde gelir vergisinden istisnadır. İşveren tarafından yapılan ücret ödemeleri ise normal ücret geliri olarak vergilendirilmektedir. Bu ayrım, çalışanın vergi yükünü ve net gelirini doğrudan etkilemektedir.

Refakat izni kapsamındaki sağlık giderlerinin vergi indiriminde değerlendirilmesi de mümkündür. Özellikle engelli birey dışındaki bakıma muhtaç hasta yakınları için yapılan harcamalar, vergi indirimi kapsamında değerlendirilebilmektedir. Bu konuda detaylı bilgi için mali müşavir veya SGK uzmanlarıyla görüşülmesi önerilmektedir.

Refakat İzninde Kıdem Tazminatı Etkisi

Refakat izninin kıdem tazminatı hesaplamasına etkisi, çalışanların merak ettiği konuların başında gelmektedir. Kıdem tazminatı, iş sözleşmesinin sona ermesi halinde çalışana ödenen bir hak olup, çalışma süresi üzerinden hesaplanmaktadır. Refakat izni kullanımı, kıdem tazminatı hesaplamasında dikkate alınan çalışma süresini etkilememektedir.

İş Kanunu’nun 14. maddesi gereğince, kıdem tazminatı hesaplanırken işçinin aynı işverenin yanında çalıştığı süre dikkate alınmaktadır. Bu sürenin hesaplanmasında, fiilen çalışılan süre yanında, yıllık izin, hastalık izni ve refakat izni gibi kanuni izin süreleri de çalışma süresine dahil edilmektedir. Dolayısıyla, refakat izni kullanılması kıdem tazminatı hakkını kaybetmeye neden olmamaktadır.

Kıdem tazminatı matrahının hesaplanmasında ise son bir yıllık ücret dikkate alınmaktadır. Refakat izni süresince yapılan ücret ödemeleri, bu matrahın hesaplanmasında normal ücret olarak değerlendirilmektedir. Ücretsiz refakat izni kullanılması halinde ise, bu dönem kıdem tazminatı matrahını etkilememektedir.

Refakat İzninde İşverenin Yükümlülükleri

İşverenlerin refakat izni konusunda belirli yükümlülükleri bulunmaktadır. Devlet işverenleri için bu yükümlülükler, 657 SK hükmü gereği açık ve bağlayıcı niteliktedir. Memurun refakat izni talebini değerlendirirken, şartların uygunluğunu incelemek ve kanuni şartlar sağlandığında izni vermek zorundadır. Bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi, idari yaptırım gerektiren bir durum oluşturmaktadır.

Özel sektör işverenleri için yükümlülükler, iş sözleşmesi hükümleri ve toplu iş sözleşmeleri çerçevesinde şekillenmektedir. İş sözleşmesinde refakat izni düzenlenmesi halinde, işveren bu hükme uymakla yükümlüdür. Toplu iş sözleşmesinde refakat izni hakkının düzenlenmesi, bu yükümlülüğü daha da güçlendirmektedir. İşverenin refakat izni talebini haksız yere reddetmesi, işçiye iş sözleşmesini fesih hakkı verebilecek nitelikte bir sadakat yükümlülüğü ihlali oluşturabilmektedir.

İşverenlerin refakat izni süresince çalışanın yerine geçici personel alması veya iş organizasyonunu düzenlemesi de gerekebilmektedir. Bu düzenlemeler, refakat izninin iş sağlığı ve güvenliği açısından oluşturduğu ek yükümlülükler olarak değerlendirilmektedir. İşverenin bu yükümlülükleri yerine getirmemesi halinde, çalışanın iş sağlığı ve güvenliği haklarını ihlal etmiş sayılmaktadır.

Refakat İzninin İş Sağlığı ve Güvenliği Açısından Değerlendirilmesi

Refakat izni, iş sağlığı ve güvenliği mevzuatı açısından da önem taşımaktadır. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, işverenin çalışanların fiziksel ve mental sağlığını koruma yükümlülüğünü düzenlemektedir. Bu çerçevede, çalışanın ailevich zorunlulukları nedeniyle yaşadığı stres ve baskı, iş sağlığı ve güvenliği değerlendirmelerinde dikkate alınmaktadır.

Hasta yakınına bakım veren çalışanların iş performansının olumsuz etkilenmesi, işveren tarafından göz önünde bulundurulması gereken bir durumdur. Uzun süreli refakat izni kullanımı sonrasında çalışanın işe dönüşü, adaptasyon sürecinin yönetilmesini gerektirmektedir. İşverenin bu süreçte çalışana destek sağlaması, hem üretkenliği artırmakta hem de çalışan bağlılığını güçlendirmektedir.

İşverenlerin refakat izni kullanan çalışanlara yönelik ayrımcı uygulamalardan kaçınması gerekmektedir. Refakat izni kullandığı için çalışanın terfi, prim veya diğer çalışma koşullarının olumsuz etkilenmesi, eşit davranma ilkesinin ihlali niteliğinde değerlendirilmektedir. Bu tür ihlallerin tespiti halinde, çalışanın işe iade davası açması ve tazminat talep etmesi mümkündür.

Sıkça Sorulan Sorular

Refakat izni nedir ve kimler kullanabilir?

Refakat izni, çalışanların bakmakla yükümlü oldukları hasta yakınlarına (eş, çocuk, anne, baba, kardeş) bakım vermek için kullandıkları ücretli veya ücretsiz izin türüdür. Devlet memurları 657 SK kapsamında, özel sektör çalışanları ise iş sözleşmesi hükümlerine göre refakat izni kullanabilmektedir.

Refakat izni kaç gün kullanılabilir?

Refakat izni süresi, çalışanın statüsüne ve hastalığın türüne göre değişmektedir. Devlet memurları için hekim raporuyla belirlenecek süre kadar izin verilmekte olup, uygulamada genellikle 7-30 gün arası kullanılmaktadır. Özel sektörde ise bu süre iş sözleşmesi hükümlerine göre belirlenmektedir.

Refakat izni süresince maaş kesilir mi?

Devlet memurları için refakat izni süresince aylık ve özlük hakları tam olarak ödenmektedir. Özel sektör çalışanları için maaş durumu, iş sözleşmesi hükümlerine bağlıdır. İş sözleşmesinde refakat izni ücretli olarak düzenlenmişse maaş kesintisi yapılmamaktadır.

Refakat izni için hangi belgeler gerekli?

Refakat izni için hastanın hekim raporu, refakatçi bildirimi ve çalışanın işverene yazılı başvurusu gerekmektedir. Raporlarda hastanın yatarak tedavi gördüğü ve refakatçi ihtiyacının bulunduğu açıkça belirtilmelidir.

Refakat izni hangi hastalıklar için kullanılabilir?

Refakat izni genellikle cerrahi müdahale gerektiren hastalıklar, kanser tedavisi, diyaliz tedavisi ve uzun süreli hastanede yatış gerektiren durumlar için kullanılmaktadır. Hekim raporunda refakat ihtiyacının belirtilmesi zorunludur.

İşveren refakat izni vermezse ne yapılabilir?

İş sözleşmesi veya toplu iş sözleşmesinde refakat izni düzenlenmesine rağmen işverenin izin vermemesi halinde, çalışan iş mahkemesine başvurabilir. Yargıtay kararlarında, makul refakat izni taleplerinin reddedilmesinin sadakat yükümlülüğünün ihlali niteliğinde olduğu kabul edilmiştir.

Sonuç

Refakat izni, Türk hukuk sisteminde çalışanların aile yükümlülüklerini yerine getirmelerini sağlayan önemli bir izin türüdür. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nda düzenlenen bu hak, hasta yakınlarının tıbbi tedavi süreçlerinde desteklenmesi açısından kritik öneme sahiptir. Refakat izninin kullanım şartları, süresi ve ücretlendirmesi, çalışanın statüsüne ve ilgili mevzuat hükümlerine göre farklılık göstermektedir.

Devlet memurları için refakat izni zorunlu bir hak niteliğindeyken, özel sektör çalışanları için bu hakkın kapsamı iş sözleşmesi hükümlerine bağlıdır. Yargıtay kararları, refakat izninin kullanımında iyi niyet kuralının gözetilmesi gerektiğini ve bu iznin amacı dışında kullanılmasının yaptırımlara yol açabileceğini ortaya koymaktadır. Çalışanların refakat iznini kullanmadan önce ilgili mevzuat hükümlerini ve iş sözleşmesi şartlarını incelemesi büyük önem taşımaktadır.

Sonuç olarak, refakat izni düzenlemesi, aile birliğinin korunması ve hasta yakınlarının bakımının sağlanması amacıyla oluşturulmuş önemli bir sosyal haktır. Bu hakkın etkin kullanımı, hem çalışanların ailevich yükümlülüklerini yerine getirmesini kolaylaştırmakta hem de işverenlerin sosyal sorumluluklarını yerine getirmesini sağlamaktadır.

Harici Kaynaklar

Yazar: AvukatOfisi Editoryal Ekibi

AVUKATI ARA