Hukuk Davalarında İstinaf Kanun Yolu (HMK 341-360) — 2026 Güncel Hukuki Rehber
hukuk davalarında istinaf kanun yolu, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 341 ila 360’ncı maddeleri arasında düzenlenen ve taraflara mahkeme kararlarına karşı üst derece mahkemeye başvurma imkânı tanıyan önemli bir kanun yoludur. Bu düzenleme, yargılama sürecinde adil bir denge kurulmasını ve hukuki hataların düzeltilmesini sağlamak amacıyla tasarlanmıştır. Bu rehberde, istinaf kanun yolunun kapsamı, başvuru şartları, süreleri, inceleme usulü ve verilebilecek kararlar hakkında güncel ve kapsamlı bilgiler sunulmaktadır.
İstinaf Kanun Yolu Nedir?
İstinaf, Latince kökenli bir terim olup “ikinci derece” veya “yukarıya doğru başvuru” anlamına gelmektedir. Hukuk muhakemesi sürecinde istinaf, ilk derece mahkemelerinin verdiği kararlara karşı Bölge Adliye Mahkemeleri’ne (istinaf mahkemeleri) yapılan başvuruyu ifade etmektedir. HMK’nın 341’inci maddesi bu kanun yolunun temel çerçevesini çizmektedir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 341’inci maddesine göre istinaf, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren mahkemeye başvurulması suretiyle yapılmaktadır. Bu başvuru, kararın hukuka aykırılığını ileri sürerek yeniden inceleme talep etme hakkı tanımaktadır. HMK 341 maddesi istinaf kanun yolunun genel ilkelerini belirlemektedir.
İstinaf kanun yolu, temyizden farklı olarak yalnızca bir kez kullanılabilmektedir. Bu özellik, istinafı daha erişilebilir bir kanun yolu haline getirmektedir. Taraflar, istinaf aşamasında hem hukuki hem de fiili inceleme talep edebilmektedir. Bölge Adliye Mahkemeleri, istinaf başvurularını hem dosya üzerinden hem de duruşmalı olarak inceleme yetkisine sahiptir.
Hangi Hallerde İstinaf Kanun Yoluna Başvurulabilir?
HMK’nın 341/2’nci maddesi, hangi kararların istinaf edilebileceğini belirlemektedir. Genel kural olarak, nihai kararlar ile ara kararların bir kısmı istinaf konusu olabilmektedir. hukuk davalarında istinaf başvurusunun yapılabilmesi için kararın istinaf edilebilir nitelikte olması gerekmektedir.
İstinaf Edilebilir Nitelikteki Kararlar
Aşağıdaki kararlar istinaf kanun yoluna tabidir:
- Nihai kararlar: Davanın esasını çözümleyen ve tarafların haklarını belirleyen kararlar bu kapsamdadır. Mahkemenin davayı reddetmesi veya kabul etmesi gibi sonuç niteliğindeki kararlar istinaf edilebilir.
- Ara kararlar: Davanın görülmesi sırasında verilen ve yargılamanın yürütülmesiyle ilgili ara kararların bir kısmı istinaf edilebilir. Özellikle davanın esasını etkileyen ara kararlar bu kategoriye girmektedir.
- İlk itiraz ve ilam niteliğindeki kararlar: Bu tür kararlar da istinaf konusu olabilmektedir.
Türkiye Barolar Birliği‘nin yayımladığı rehberlerde, istinaf başvurusu yapılabilecek karar türleri detaylı olarak açıklanmaktadır. hukuk davalarında istinaf başvurusunda bulunmadan önce, kararın istinaf edilebilir nitelikte olup olmadığının kontrol edilmesi büyük önem taşımaktadır.
Parasal Sınır ve İstisnalar
İstinaf kanun yolunda belirli bir parasal sınır bulunmamaktadır. Bu durum, istinafı geniş bir uygulama alanına sahip kılmaktadır. Ancak kanun koyucu, bazı kararların doğrudan temyiz yoluyla Yargıtay’a gönderilmesini öngörmüştür. Bu ayrım, istinaf kanun yolunun kapsamını belirlerken dikkate alınmalıdır.
Özellikle nüfus, aile hukukuna ilişkin davalar, miras davaları gibi kamu düzenini doğrudan ilgilendiren davalarda istinaf kanun yoluna başvuru daha geniş kapsamda değerlendirilmektedir. Bu davalarda taraflar, mahkeme kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurarak yeniden inceleme talep edebilmektedir.
Hangi Hallerde İstinaf Kanun Yoluna Başvurulamaz?
HMK’nın 343’üncü maddesi, istinaf kanun yoluna başvuru yapılamayacak halleri sınırlandırmaktadır. Bu sınırlamalar, istinaf kanun yolunun hangi kararlara karşı kullanılamayacağını açıkça ortaya koymaktadır.
İstinaf Yolu Kapatılmış Kararlar
Aşağıdaki kararlar hakkında istinaf kanun yoluna başvuru yapılamaz:
- Küçükler ve ehliyetsizlerle ilgili kararlar: Vesayet altındaki kişilerin ve ehliyetsizlerin durumlarıyla ilgili verilen kararlar istinaf edilemez.
- olağanüstü durumlara ilişkin kararlar: Yargılamanın yenilenmesi, kararların açıklanması gibi olağanüstü kanun yollarına ilişkin kararlar bu kapsamdadır.
- Kadastro işlemlerine itiraz: Kadastro komisyonlarının kararlarına karşı doğrudan istinaf yoluna başvuru yapılamaz.
- İdari para cezalarına itiraz: İdari yaptırım kararlarına karşı istinaf yolu kapalıdır.
- Seçim davalarına ilişkin kararlar: Belirli seçim işlemlerine ilişkin kararlar istinaf edilemez.
hukuk davalarında istinaf kanun yolunun kapsamı dışında kalan bu kararlar, doğrudan temyiz yoluyla Yargıtay’a götürülebilmektedir. Bu ayrımın doğru yapılması, hukuki strateji açısından büyük önem taşımaktadır.
Başvuru Süresi ve Harç
İstinaf kanun yoluna başvuruda süre ve harç konusunda dikkat edilmesi gereken önemli hususlar bulunmaktadır. HMK’nın 344 ve 345’inci maddeleri bu konuları düzenlemektedir.
Başvuru Süresi
HMK’nın 344’üncü maddesi uyarınca istinaf süresi, kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftadır. Bu süre, tebliğin yapıldığı günden itibaren başlamakta ve iki hafta sonunda sona ermektedir.
Sürenin hesabında önemli olan, kararın usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiş olmasıdır. Yanlış veya eksik tebliğ, sürenin başlamasını engelleyebilir. Bu nedenle tebliğ tarihinin doğru tespit edilmesi gerekmektedir.
Süre hesabında dikkat edilmesi gereken noktalar:
- Süre, tebliğ gününü takip eden günden itibaren işlemeye başlar
- Hafta sonu ve resmi tatil günleri süreye dahildir
- Sürenin son günü resmi tatile denk gelirse, süre takip eden ilk iş günü sona erer
- Süre uzatımı talep edilebilir (mazeret sebebiyle)
Başvuru Harç ve Giderleri
HMK’nın 345’inci maddesi gereğince istinaf başvurusu, harç ve giderlerinin yatırılması koşuluna bağlıdır. Başvuru harçları, yargılama giderleri kalemleri arasında yer almaktadır.
2026 yılı itibarıyla istinaf başvuru harçları şunlardır:
- Başvuru harcı: Davalı ve davacı taraflar için ayrı ayrı belirlenmiş miktarlarda
- Karar harcı: İstinaf başvurusunun kabulü veya reddi halinde alınan harç
- Gider avansı: dosya inceleme giderleri için yatırılan avans
Harç yatırma süresi, başvuru ile birlikte veya başvuru tarihinden itibaren en geç bir hafta içinde tamamlanmalıdır. Eksik harç yatırılması halinde başvuru usulden reddedilebilir.
İstinaf İnceleme Usulü
İstinaf başvurusunun yapılmasının ardından, Bölge Adliye Mahkemeleri belirli bir inceleme usulü izlemektedir. HMK’nın 347 ila 350’nci maddeleri bu usulü düzenlemektedir.
İlk İnceleme Aşaması
Bölge Adliye Mahkemesi, istinaf başvurusunu aldıktan sonra öncelikle usul incelemesi yapar. Bu incelemede şu hususlar değerlendirilmektedir:
- Başvurunun süresinde yapılıp yapılmadığı
- Harç ve giderlerin tam olarak yatırılıp yatırılmadığı
- Başvuru şartlarının yerine getirilip getirilmediği
- Temyiz talebinin ve gerekçesinin yeterli olup olmadığı
Usul eksikliği tespit edilmesi halinde, başvuru usulden reddedilir. Bu karara karşı temyiz yolu açıktır.
Esas İnceleme
Usul incelemesini geçen başvurular, esas incelemeye alınır. Bölge Adliye Mahkemesi, istinaf başvurusunu şu şekillerde inceleyebilmektedir:
Dosya Üzerinden İnceleme
HMK’nın 348’inci maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi, dosya üzerinde inceleme yaparak karar verebilmektedir. Bu inceleme biçiminde tarafların yüzüne geçirilme yapılmadan, dosyadaki belgeler ve deliller değerlendirilerek karar verilmektedir.
Duruşmalı İnceleme
Kanunun öngördüğü hallerde veya mahkemenin gerekli gördüğü durumlarda duruşma açılması söz konusu olabilmektedir. Duruşmada taraflar, iddialarını ve delillerini sunma imkânı bulmaktadır.
Duruşmalı incelemede taraflar:
- İstinaf sebeplerini açıklayabilir
- Karşı tarafın iddialarına cevap verebilir
- Delil sunabilir
- Sözlü beyanda bulunabilir
İstinaf Sebepleri
İstinaf başvurusunda bulunurken, HMK’nın 347’nci maddesinde belirtilen sebeplere dayanılması gerekmektedir. Bu sebepler şunlardır:
- Hukuka aykırılık: Mahkemenin hukuku yanlış uygulaması
- Delil değerlendirmesi hatası: Delillerin yanlış takdiri
- Usul kurallarına aykırılık: Yargılama usulünün ihlali
- Eksik inceleme: Davayla ilgili delillerin tam olarak değerlendirilmemesi
- Kusurlu karar: Hüküm ile karşı arasında açık çelişki
hukuk davalarında istinaf başvurusunun kabul edilmesi için, bu sebeplerden en az birinin varlığının ispatlanması gerekmektedir.
İstinaf İncelemesi Sonucu Verilecek Kararlar
Bölge Adliye Mahkemeleri, istinaf başvurusunu inceledikten sonra çeşitli kararlar verebilmektedir. HMK’nın 351 ila 355’inci maddeleri bu kararları düzenlemektedir.
İstinaf Başvurusunun Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesi, istinaf başvurusunun esastan kabulüne karar verirse, çeşitli sonuçlar ortaya çıkabilmektedir:
Kararın Bozulması
İstinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğunun tespit edilmesi halinde karar bozulur. Bu durumda dosya, yeniden yargılama yapılmak üzere ilk derece mahkemesine gönderilir.
Bozma kararı verildiğinde, Bölge Adliye Mahkemesi:
- Hukuka aykırılığın niteliğini belirtir
- Bozma gerekçesini açıklar
- Yeniden yargılama için yönlendirici ibarelere yer verir
Kararın Düzeltilmesi
Bazı durumlarda Bölge Adliye Mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını dogrudan düzeltebilir. Bu, özellikle yazım hataları veya hesap yanlışlıkları gibi nispeten basit hususlarda söz konusu olmaktadır.
Yeniden Yargılama
Bozma kararı sonrasında, dava yeniden ilk derece mahkemesinde görülür. Bu aşamada taraflar, yeni delil ve gerekçeler sunabilmektedir.
İstinaf Başvurusunun Reddi
Bölge Adliye Mahkemesi, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verebilmektedir. Bu durumda ilk derece mahkemesi kararı kesinleşir ve diğer kanun yollarına başvuru dışında kalır.
Red kararı verildiğinde:
- İlk derece mahkemesi kararı kesinleşir
- Kararın icraya konulması mümkün hale gelir
- Yargılama giderleri istinaf başvurusunda bulunan tarafa yüklenir
hukuk davalarında istinaf başvurusunun reddedilmesi halinde, tarafların temyiz yoluyla Yargıtay’a başvurma hakkı bulunmaktadır.
Kararların Kesinleşmesi
Bölge Adliye Mahkemeleri’nin istinaf üzerine verdiği kararların bir kısmı kesin, bir kısmı ise temyiz edilebilir niteliktedir. HMK’nın 353’üncü maddesi bu ayrımı düzenlemektedir.
Kesin olan kararlar:
- İstinaf yoluna başvuru hakkının bulunmadığı kararlar
- Usulden verilen ret kararları
- Kanunda belirtilen diğer haller
Temyiz edilebilir kararlar:
- Bölge Adliye Mahkemesi’nin esasa ilişkin verdiği kararlar (bazı istisnalar hariç)
- Yargıtay denetimine tabi kararlar
Duruşma Açılması
HMK’nın 356 ve 357’nci maddeleri, istinaf incelemesinde duruşma açılması koşullarını ve usulünü düzenlemektedir.
Duruşma Açılmasının Koşulları
İstinaf incelemesinde duruşma açılması, kanunda belirtilen hallerde veya mahkemenin gerekli görmesi halinde söz konusu olmaktadır. Duruşma açılması için:
- Taraflardan birinin duruşma talep etmesi
- Mahkemenin re’sen duruşma yapılmasına gerek görmesi
- Kanunun belirli dava türlerinde duruşma zorunluluğu öngörmesi
gerekmektedir. Duruşma, Bölge Adliye Mahkemesi’nin belirleyeceği tarihte yapılmaktadır.
Duruşma Usulü
İstinaf duruşmalarında uygulanacak usul şu şekildedir:
- Duruşma tarihinin belirlenmesi ve taraflara tebliği
- Duruşma günü tarafların hazır bulunması veya vekil göndermesi
- Duruşmanın açılması ve hazırlık işlemleri
- İstinaf başvurusunda bulunan tarafın iddialarını sunması
- Karşı tarafın cevap vermesi
- Delillerin incelenmesi
- Tarafların son beyanlarının alınması
- Duruşmanın kapatılması ve kararın tebliği
hukuk davalarında istinaf duruşmaları, ilk derece yargılamasından farklı olarak daha kısa sürede sonuçlanabilmektedir. Ancak bu süre, davanın karmaşıklığına ve mahkemenin iş yoğunluğuna göre değişkenlik gösterebilmektedir.
Duruşma Tutanağı
Duruşma sırasında tutanak tutulmakta ve bu tutanak tarafların imzasına sunulmaktadır. Tutanakta duruşma tarihi, katılan taraflar, yapılan işlemler ve alınan beyanlar kaydedilmektedir.
İcraya Etkisi ve İlamların İcrası
HMK’nın 358 ve 359’uncu maddeleri, istinaf kanun yolunun icraya etkisini ve ilamların icrasını düzenlemektedir.
İstinafın İcraya Etkisi
İstinaf kanun yoluna başvuru, genel kural olarak icrayı durdurmaz. Ancak kanun, bazı istisnalar öngörmektedir. Bu durum, özellikle alacak davalarında alacaklının lehine bir düzenleme olarak değerlendirilebilmektedir.
İstinaf başvurusunun icraya etkisi şu şekildedir:
- Para alacakları: Mahkeme kararı para alacağına ilişkin ise, istinaf başvurusu icrayı durdurmaz. Alacaklı, kararın lehine olması halinde derhal icra takibine başlayabilir.
- Tescil davaları: Taşınmazın tesciline ilişkin kararlarda istinaf, tapu siciline işlenen kararın hükümlerini etkilemez.
- Nafaka davaları: Nafaka alacaklarında istinaf, icrayı durdurucu nitelik taşımaz.
İstinaf İlamlarının İcrası
Bölge Adliye Mahkemesi’nin verdiği kararların icrası, ilam mahiyetine göre farklılık göstermektedir:
- Bozma kararları: Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesiyle sonuçlanır, icra işlemi gerektirmez.
- Düzeltme kararları: İlgili makama (tapu, sicil vb.) gönderilerek işlenmesi sağlanır.
- Red kararları: Kesinleşen ilk derece mahkemesi kararının icrasına devam edilir.
Eski Hale Getirme
HMK’nın 359’uncu maddesi uyarınca, istinaf süresini kaçıran tarafların eski hale getirme talep etme hakkı bulunmaktadır. Bu hakkın kullanılabilmesi için:
- İstinaf süresinin kaçırılmasında kusurun bulunmaması
- Mazeretin sürekli veya geçici nitelikte olması
- Başvurunun süresinde yapılması
- Güvenilir ispat araçlarının sunulması
Eski hale getirme talebi, mazeretin ortadan kalktığı tarihten itibaren bir ay içinde yapılmalıdır.
İstinaf Hakkından Feragat
HMK’nın 360’ıncı maddesi, istinaf hakkından feragat konusunu düzenlemektedir. Taraflar, belirli şartlar altında istinaf haklarından feragat edebilmektedir.
Feragatın Koşulları
İstinaf hakkından feragat edilebilmesi için şu koşulların sağlanması gerekmektedir:
- Feragat iradesinin açık ve sağlıklı olması
- Feragatin tarafa veya yetkili vekil aracılığıyla yapılması
- Feragat kararının mahkeme kaydına geçirilmesi
- Karşı tarafın feragata rıza göstermesi (gerekli hallerde)
Feragatin Hukuki Sonuçları
İstinaf hakkından feragat, aşağıdaki hukuki sonuçları doğurmaktadır:
- Kararın kesinleşmesi: Feragat sonrasında mahkeme kararı kesinleşir
- Geri alınamazlık: İstinaf hakkından feragat edildikten sonra bu hak geri alınamaz
- İcra işlemlerinin başlaması: Kesinleşen kararın icrası mümkün hale gelir
- Yargılama giderleri: Feragat eden taraf, yargılama giderlerini karşılamak durumunda kalabilir
hukuk davalarında istinaf feradati, özellikle tarafların anlaşma sağladığı veya kararın doğru bulunduğu durumlarda tercih edilebilmektedir.
İstinaf Dilekçe Örneği
Aşağıda hukuk davalarında istinaf kanun yoluna başvuru için örnek dilekçe sunulmaktadır. Bu örnek, genel formatı göstermek amacıyla hazırlanmıştır ve somut davaya göre uyarlanması gerekmektedir.
İSTİNAF DİLEKÇESİ
İSTİNAF EDEN (DAVACI/DAVALI):
Ad Soyad / Unvan: [Tarafın adı soyadı veya unvanı]
TC Kimlik No / Vergi No: [T.C. Kimlik veya Vergi numarası]
Adres: [Adres bilgileri]
Vekili: [Varsa avukatın adı, baro sicil numarası ve adresi]
KARŞI TARAF (DAVALI/DAVACI):
Ad Soyad / Unvan: [Karşı tarafın bilgileri]
Adres: [Adres bilgileri]
İSTİNAF EDİLEN KARAR:
Mahkeme: [Kararı veren mahkemenin adı]
Karar Tarihi: [GG.AA.YYYY]
Karar Numarası: [E. No / K. No]
İSTİNAF KONUSU:
Davacı [Davacı adı], davalı [Davalı adı] aleyhine açmış olduğu [dava konusu] davasında, Mahkemenizce verilen [tarih ve numaralı] kararın, hukuka aykırı olduğu iddiasıyla istinaf konusu yapılmıştır.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
1. Mahkemece verilen karar, [gerekçe 1] yönünden hukuka aykırıdır.
2. Delillerin değerlendirilmesinde [gerekçe 2] yönünden hata yapılmıştır.
3. Yargılama sırasında [gerekçe 3] usul kuralına aykırı davranılmıştır.
TALEP:
Yukarıda açıklanan sebeplerle;
1. Mahkemenizce verilen kararın bozulmasına,
2. Dosyanın yeniden incelenmek üzere Mahkemenize gönderilmesine,
3. Yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına,
Karar verilmesini saygıyla arz ederim.
İSTİNAF EDEN (VEKİLİ)
İmza:
Ad Soyad:
Bar Sicil No:
TARİH: [GG.AA.YYYY]
EKLER:
1. Kararın örneği
2. Vekaletname
3. Harç ve gider makbuzları
4. Diğer deliller
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
1. İstinaf kanun yolu nedir ve ne işe yarar?
İstinaf, ilk derece mahkemelerinin verdiği kararlara karşı Bölge Adliye Mahkemeleri’ne yapılan başvurudur. Bu kanun yolu, hukuki hataların düzeltilmesini ve taraflara ikinci bir inceleme hakkı tanımayı amaçlamaktadır.
2. İstinaf başvurusu ne kadar sürede yapılmalıdır?
İstinaf başvurusu, kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde yapılmalıdır. Bu süre, tebliğ tarihinden itibaren başlamakta ve kesin bir süredir.
3. Hangi kararlar istinaf edilemez?
Küçükler ve ehliyetsizlerle ilgili kararlar, olağanüstü durumlara ilişkin kararlar, kadastro işlemlerine itirazlar, idari para cezalarına itirazlar ve seçim davalarına ilişkin kararlar istinaf edilemez.
4. İstinaf başvurusu hangi harçlara tabidir?
İstinaf başvurusu için başvuru harcı, karar harcı ve gider avansı yatırılması gerekmektedir. 2026 yılı harç tarifelerine göre bu miktarlar belirlenmektedir.
5. İstinaf başvurusu icrayı durdurur mu?
Hayır, istinaf başvurusu genel kural olarak icrayı durdurmaz. Para alacaklarına ilişkin kararlarda alacaklı, kararın lehine olması halinde derhal icra takibine başlayabilir.
6. İstinaf hakkından feragat mümkün müdür?
Evet, HMK’nın 360’ıncı maddesi uyarınca taraflar, istinaf haklarından feragat edebilmektedir. Feragat sonrasında karar kesinleşir ve istinaf hakkı geri alınamaz.
7. İstinaf başvurusu reddedildiğinde ne yapılabilir?
İstinaf başvurusunun reddedilmesi halinde, kararın temyiz yoluyla Yargıtay’a götürülmesi mümkündür. Temyiz, istinaf kararlarına karşı başvurulabilecek bir üst kanun yoludur.
8. İstinaf duruşması zorunlu mudur?
İstinaf duruşması, kanunda belirtilen hallerde veya mahkemenin gerekli görmesi halinde açılmaktadır. Her istinaf başvurusu için duruşma zorunlu değildir; dosya üzerinden inceleme de yapılabilmektedir.
Sonuç
hukuk davalarında istinaf kanun yolu, Türk yargılama hukukunun önemli bir parçasıdır. HMK’nın 341 ila 360’ıncı maddeleri arasında düzenlenen bu kanun yolu, taraflara mahkeme kararlarına karşı başvuru imkânı tanımakta ve hukuki hataların düzeltilmesini sağlamaktadır.
İstinaf kanun yolunun etkin kullanımı için başvuru sürelerinin, şartlarının ve usulünün doğru bilinmesi büyük önem taşımaktadır. Bu rehberde sunulan bilgiler, 2026 yılı güncel mevzuatına göre hazırlanmıştır. Her somut davada uzman hukukçudan destek alınması tavsiye edilmektedir.
Bu makale, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 341-360’ıncı maddelerine göre hazırlanmıştır. Güncel mevzuat değişiklikleri için mevzuat.gov.tr adresinin ziyaret edilmesi önerilmektedir.
Yazar: AvukatOfisi Editoryal Ekibi
Yayımlanma Tarihi: 2026