Eziyet Suçu ve Cezası (TCK 96. Madde)
Eziyet Suçu ve Cezası (TCK 96. Madde) Ceza Hukuku Tarih: 07-03-2025 Eziyet suçu ve cezası , TCK 96. maddede düzenlenmiştir. Eziyet suçu; bir kimsenin eziyet çekmesine yol açacak davranışların yapılmasıdır.

Eziyet Suçu ve Cezası (TCK 96. Madde) Ceza Hukuku Tarih: 07-03-2025 Eziyet suçu ve cezası , TCK 96. maddede düzenlenmiştir. Eziyet suçu; bir kimsenin eziyet çekmesine yol açacak davranışların yapılmasıdır. Türk Ceza Hukuku’nda eziyet doktrinde yer alan tanımlar ışığında; Herhangi bir kimse üzerinde gerçekleştirilen, sistematik nitelikte olan, insan onuruyla bağdaşmayan, kişiye aşırı sıkıntı ve bedensel veya ruhsal yönden acı veren, aşağılayıcı hareketler eziyettir. Eziyet, hem maddi, vücut bütünlüğünün bozulması ve hem de manevi, ruh sağlığının bozulması anlamındadır. Müştekinin yaralanması, darp ve tehdit edilmesi, hakarete maruz kalması, aşağılanması ve cinsel yönden tacize uğramasıdır. TCK madde 96; “bir kimsenin eziyet çekmesine yol açacak davranışlar” şeklinde geniş bir ibareye yer vererek hangi davranışların eziyet suçuna neden olduğunu tek tek belirtmemiştir. Yargıtay kararlarına göre fiilin “sistematik ve süreklilik arz edecek” şekilde işlenmesi halinde eziyet suçu meydana gelir. Yargıtay kararlarına göre: Aç bırakmak, Susuz bırakmak, İstifaya zorlamak için sürekli cinsel sataşmada bulunmak, Alay etmek için sürekli tartaklamak, Çıplak gezdirmek, Eve hapsetmek, Dışkı yedirmek, İdrar içermek, Sistematik olarak dövme, aşağılama, korkutma, Kişilerin sahip olduğu hak ve hürriyetler, önem dereceleri göz önünde tutularak Anayasa’da belirtilmiş ve koruma altına alınmıştır. İlgili madde Anayasa’da “Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir. Tıbbi zorunluluklar ve kanunda yazılı haller dışında, kişinin vücut bütünlüğüne dokunulamaz; rızası olmadan bilimsel ve tıbbi deneylere tabi tutulamaz. Kimseye işkence ve eziyet yapılamaz; kimse insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tabi tutulamaz.” şeklinde yer almaktadır. Anayasamızda yer alan bu madde ile yaşama, maddi ve manevi varlığın bütünlüğü ve bunun geliştirilmesi hakları koruma altına alınmıştır. Maddenin ikinci (üçüncü) fıkrası işkence, eziyet ya da insan hürriyetleriyle bağdaşmayan davranışlar nezdinde yasak koymaktadır. Bu makalemizde, ve Danışmanlık olarak eziyet suçu nedir, eziyet suçunun failleri kim olabilir, eziyet suçunun gerçekleşmesi için hangi davranışların gerçekleştirilmesi gerekmektedir, eziyet suçunun cezası nedir, eziyet suçunda teşebbüs mümkün müdür, eziyet suçunun maddi manevi unsurları nelerdir, gibi hususlar izah edilecektir. İnfaz Hesaplama Yapmak İçin Tıklayınız eziyet sucu nedir Makale İçeriği Toggle Eziyet Suçu Nedir? Eziyet suçu, bir kimsenin eziyet çekmesine yol açacak davranışların gerçekleştirilmesi sonucunda oluşan suç tipidir. Bir fiilin eziyet olarak nitelendirilebilmesi için, bir kişiye karşı insan onuruyla bağdaşmayan ve bedensel veya ruhsal yönden acı çekmesine, aşağılanmasına yol açacak davranışlarda bulunulması gerekir. Eziyet suçu, 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nun özel hükümleri düzenleyen ikinci kitabında, Kişilere Karşı Suçları düzenleyen ikinci kısımda İşkence ve Eziyet başlığı altında 96. madde de şu şekilde düzenlenmiştir: (1) Bir kimsenin eziyet çekmesine yol açacak davranışları gerçekleştiren kişi hakkında iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. ( Asliye Ceza Mahkemesi) (2) Yukarıdaki fıkra kapsamına giren fiillerin; a) Çocuğa, beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye ya da gebe kadına karşı, b) Üstsoy veya altsoya, babalık veya analığa ya da eşe karşı, İşlenmesi halinde, kişi hakkında üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. ( Asliye Ceza Mahkemesi) Anayasamız tarafından da yasaklanmış olan eziyet, insan özgürlüğü ile bağdaşmayan, insani duyguları rencide eder nitelikte davranışlardır. Aynı zamanda eziyet, kişinin vücut bütünlüğüne de bir tecavüzdür. Türk Ceza Hukuku’nda eziyet doktrinde yer alan tanımlar ışığında; Herhangi bir kimse üzerinde gerçekleştirilen, sistematik nitelikte olan, insan onuruyla bağdaşmayan, kişiye aşırı sıkıntı ve bedensel veya ruhsal yönden acı veren, aşağılayıcı hareketler eziyettir. Bu davranışların eziyet suçuna vücut verebilmesi için ise, bu davranışları gerçekleştiren kişinin bir kamu görevlisi ve görevlinin kamu göreviyle bağlantılı olmaksızın gerçekleştirmesi gerekmektedir. Eziyet Suçu – TCK 96 Kanun Maddesi 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu madde 96. Şikayet Şikayete tabi değildir. Resen soruşturulur. Zamanaşımı 8 yıl. Tutuklama ve Adli Kontrol Tutuklama ya da adli kontrol kararı verilebilir. Uzlaşma Uzlaşmaya tabi değildir. Etkin Pişmanlık Etkin pişmanlık hükümleri uygulanmaz. İndirim Şartları varsa 62 indirimi uygulanır. Memurluğa etki Memuriyete engeldir. Görevli Mahkeme Asliye Ceza Mahkemesidir. Eziyet Suçunun Şartları Nelerdir? Eziyet suçunun oluşması için şu şartların gerçekleşmesi gerekmektedir: Herhangi bir kimse üzerinde gerçekleştirilmesi ve sistematik nitelikte davranışlar olması gerekmektedir. Davranışların, insan onuruyla bağdaşmayan, kişiye aşırı sıkıntı ve bedensel veya ruhsal yönden acı veren, aşağılayıcı olması gerekmektedir. Bu davranışların eziyet suçuna vücut verebilmesi için ise, bu davranışları gerçekleştiren kişinin bir kamu görevlisi ve görevlinin kamu göreviyle bağlantılı olmaksızın gerçekleştirmesi gerekmektedir. eziyet sucu tck 96 Eziyet Suçunun Unsurları Fail Fail, gerçekleştirdiği ya da gerektiği halde gerçekleştirmediği davranışlar neticesinde suçun oluşmasına sebep olan, hukuksal bir sonuç doğuran suçu işleyen kişidir. Eziyet suçunda fail, herhangi bir kimse üzerinde gerçekleştirilen, sistematik nitelikte olan, insan onuruyla bağdaşmayan, kişiye aşırı sıkıntı ve bedensel veya ruhsal yönden acı veren, aşağılayıcı hareketler gerçekleştiren kişidir. İşkence suçu ve eziyet suçu, suçun faili bakımından birbirinden ayrılan suç tipleridir. Eziyet suçunun faili herhangi biri olabilirken, işkence suçunun faili yalnızca kamu görevlisi olabilmektedir. Bu yüzden kamu görevlisi olmayan diğer kişiler tarafından gerçekleştirilen işkence niteliğindeki davranışlar eziyet suçu olarak kabul görmektedir. Belirtmek gerekir ki, kişi kamu görevlisi olsa dahi gerçekleştirilen davranış kamu görevi nedeniyle değil ise eziyet suçu oluşmaktadır. Mağdur Kendisine karşı bir suç işlenmesi sebebiyle doğrudan zarara uğrayan veyahut bu sebeple ekonomik kayba uğrayan kişi mağdur olarak ifade edilmektedir. Eziyet suçunun mağduru olabilmek için özel bir şart bulunmamaktadır, öyle ki ilgili madde de; b ir kimsenin eziyet çekmesine yol açacak davranışları demek sureti ile söz konusu suçun mağduru olabilmek adına özel bir durum bulunmadığı da belirtilmiştir. Bu suçun mağduru herkes olabilmektedir. Hukuki Konusu Türk Ceza Kanun’unda eziyet suçu her ne kadar somutlaştırılarak ve anlaşılacak bir şekilde düzenlenmemiştir. Ancak buna karşın, eziyet suçunda korunan hukuki yarar tıpkı işkence suçunda olduğu gibi insan onuru ve bireyin maddi ve manevi bütünlüğüdür. Bu nedenle de TCK’nun 96. maddesinin gerekçesi; bir kimsenin insan onuru ile bağdaşmayan; fiziksel ve ruhsal yönden acı çekmesine, aşağılanmasına yol açacak eylemlerde bulunulmasını eziyet olarak tanımlamıştır. Eziyet suçunda korunan hukuki yarar bir kimsenin onuru, bir kimsenin maddi ve manevi vücut bütünlüğüdür. Eziyet suçu kanunda düzenlenmiş olduğu yer itibariyle kişilere karşı suçlar arasında sayılmıştır ve işkence suçundan hemen sonra düzenlenmiştir. Bu da göstermektedir ki korunması gereken hukuki yarar bir kimsenin maddi ve manevi vücut bütünlüğü ve bunun dokunulmazlığıdır. Fiil Eziyet suçuna ilişkin Türk Ceza Kanunu’nda yer alan düzenlemede; kişinin eziyet çekmesine yol aça
Eziyet Suçu ve Cezası (TCK 96. Madde) konusunda detaylı bilgi için avukatofisi.gen.tr sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.
Sonuç
Eziyet Suçu ve Cezası (TCK 96. Madde) hakkında yukarıda sunulan bilgiler genel niteliktedir. Kişisel hukuki durumunuz için profesyonel avukat desteği almanızı öneririz.
Sıkça Sorulan Sorular
Bu konuda ne yapılabilir?
Konuya ilişkin olarak lisanslı bir avukattan hukuki danışmanlık almanız önerilmektedir.
Yasal süreç ne kadar sürer?
Yasal süreç, davanın türüne göre değişir. Birkaç aydan birkaç yıla kadar sürebilir.
Hukuki danışmanlık almak neden önemlidir?
Her davanın kendine özgü koşulları vardır. Doğru strateji için uzman desteği kritik önem taşır.
⚠️ Yasal Uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır. Hukuki tavsiye yerine geçmez.