AvukatOfisi Ekibi

Aile Hukuku

Tarih: 07-04-2025

Evlenme engelleri, ikiye ayrılır: kesin evlenme engelleri (hısımlık, önceki evlilik ve evlenmeye engel akıl hastalığı) ve kesin olmayan evlenme engelleri (bekleme süresi ve bazı bulaşıcı hastalıklar)’dır. Evlenme, nişanlıların evlilik birliğini meydana getirmelerini sağlayan bir hukuki işlemdir. Aile; milletleri, toplumları oluşturan yapının ilk yapı taşı, aile’dir. Aile; anne, baba ve çocuklardan oluşan en küçük yapıdır. Genel olarak herkes evlenme ehliyetine sahiptir. Ancak evlenme ehliyetine sahip olmak için bazı koşulların yerine gelmiş olması gerekir. Evlenme engelleri kanunda kesin ve kesin olmayan şeklinde ikiye ayrılmıştır. Bunlar:

Kanunların öngördüğü koşullara uygun olarak gerçekleştirilen evlilik işlemi ile birlikte eşler arasında evlilik birliği kurulmuş olur. Eşler, bu birliğin mutluluğunu el birliği ile sağlamak, birlikte yaşamak, birbirine sadık kalmak ve yardımcı olmak zorundadırlar. Evliliğin gerçekleşmesi ile birlikte nüfus kayıtları farklı yerlerde bulunan tarafların kayıtları erkeğin kütüğünde birleştirilir. Bu birleştirme işlemi ile birlikte evlenen kadın, kocasının soyadını alır. Ancak evlendirme memuruna veya daha sonra nüfus idaresine yapılacak bir başvuru ile kocanın soyadıyla birlikte önceki soyadının da kullanılması mümkündür. Evlilik birliği içinde doğan çocuk ailenin, yani babanın soyadını taşır.

İlgili Makale: Koruma Tedbiri ve Uzaklaştırma Kararı

Makale İçeriği

Toggle

Evlenmek İçin Gerekli Şartlar

Evlenme akdinin yapılabilmesi için kanunda öngörülen evlenme engellerinin bulunmaması gerekir. Evlenme engelleri, ikiye ayrılır: kesin evlenme engelleri (hısımlık, önceki evlilik ve evlenmeye engel akıl hastalığı) ve kesin olmayan evlenme engelleri (bekleme süresi ve bazı bulaşıcı hastalıklar). 17 yaşını doldurmuş bulunan her kadın veya erkek evlenme ehliyetine sahiptir. Ancak 17 yaşını doldurmuş olmakla birlikte, 18 yaşını doldurmamış yani henüz reşit olmamış kişilerin evlenmesi kanuni temsilcisinin izni ile mümkündür. Kanuni temsilcisinin evlilik izni vermediği kişiler mahkemeye başvurarak hakimin iznini talep edebilirler.

Hakim, kanuni temsilcileri de dinlemek suretiyle bu konuda karar verir. Öte yandan kanuni olarak kısıtlılık altında bulunan kimseler de ancak kanuni temsilcilerinin izni ile evlenebilirler. Yine bazı olağanüstü hallerde veya çok önemli bir neden söz konusu olduğunda, hakim kararı ile 16 yaşını doldurmuş kadın ve erkek de evlilik işlemini gerçekleştirebilir. Evlilik birliğinin boşanma ile sonuçlanması durumu ise çok grift ve avukat eliyle yürütülmesi gereken bir durumdur.

İlgili Makale: İnfaz Hesaplama

medeni kanunda evlenme engelleri

Medeni Kanunda Evlenme Engelleri Nelerdir?

Evlenme yaşını doldurmuş olmak evliliğin gerçekleşmesi için yeterli değildir. Kişinin evlenebilmesi için evlenmeye engel hallerin bulunmaması gerekir. Evlenme engellerinin bulunması halinde kadın veya erkeğin evlenebilmesi mümkün değildir. Evlenme engelleri kesin evlenme engelleri ve kesin olmayan evlenme engelleri olarak ikiye ayrılır;

Hısımlık: Bazı hallerde hısımlık bir evlenme engeli oluşturur (MK 129).

Önceki Evlilik: Medeni Kanun, tek evliliği kabul etmiştir. Bu yüzden evli bir kişinin yapacağı ikinci evlilik mutlak butlanla sakattır. MK 130 uyarınca yeniden evlenmek isteyen kimse, önceki evliliğinin sona ermiş olduğunu ispat etmek zorundadır. Evlenme ölümle sona ermişse ölüm belgesi ve nüfus kaydı; evlenme boşanma veya butlanla sona ermişse bunlara ilişkin kesinleşmiş mahkeme ilamı sonraki evliliğe yönelik başvuruda evlendirme memuruna sunulur. Gaiplik halinde ise MK 131 uyarınca gaiplik kararıyla birlikte evliliğin feshedildiğine dair mahkemeden karar alınması zorunludur. Gaibin eşinin yeniden evlenebilmesi için gaiple olan evliliğinin feshedildiğine dair kararı başvuruda evlendirme memuruna sunması gereklidir. Evliliğin feshine dair karar, gaiplik kararıyla birlikte veya daha sonra mahkemeye başvurarak alınabilir (MK 32; 131).

Evlenmeye Engel Akıl Hastalığı: MK 133 uyarınca akıl hastaları, evlenmelerinde tıbbi sakınca bulunmadığı resmi sağlık kurulu raporuyla anlaşılmadıkça evlenemezler. Burada söz konusu olan akıl hastalığı, ayırt etme gücünü ortadan kaldırmayan; fakat tıbbi açıdan evlenmeye engel oluşturan akıl hastalığıdır. Akıl hastalığının ayırt etme gücünü ortadan kaldırması halinde kişi, zaten evlenmeye ehil değildir (MK 125). Bunun dışında bazı akıl hastalıkları evlenmeye engel teşkil etmeyebilir (evliliğe zarar vermeyebilir; nesillerin sağlığı açısından tehlike yaratmayabilir). Bu hususun resmi sağlık kurulu raporuyla belgelenmesi halinde sözü edilen aklı hastalıklarına müptela kişiler, evlenebilirler. (MK 136)

Kadın İçin Bekleme Süresi: MK 132 uyarınca evlilik sona ermişse, kadın, evliliğin sona ermesinden başlayarak 300 gün geçmedikçe evlenemez. Ancak doğurmakla süre kendiliğinden biter. Yine kadının önceki evliliğinden hamile olmadığının anlaşılması veya evliliği sona eren eşlerin yeniden birbiriyle evlenmek istemeleri hallerinde mahkeme bu süreyi kaldırır. Burada hâkime bir takdir hakkı verilmemiştir. 300 günlük süre, soybağı (nesep) karışıklığına meydan vermemek için öngörülmüştür. Ancak bu süre içinde kadın evlenmişse, evlilik geçerlidir.

Bazı Bulaşıcı Hastalıklar: Medeni Kanunda sadece evlenmeye engel olacak derecede akıl hastalığı evlenme engeli olarak öngörülmüştür. Buna karşılık Umumi Hıfzıssıhha Kanunu (Genel Sağlığın Korunması Hakkında Kanun) frengi, bel soğukluğu, cüzam gibi bulaşıcı hastalıklara yakalanmış kimselerin bu hastalıklarına dair hekim raporu getirmedikçe evlenemeyeceklerini düzenlemiştir. Zira bu hastalıklar, bulaşıcıdır. Ancak taraflar, buna rağmen evlenmişse, yapılan evlilik geçerlidir. Cinsi iktidarsızlık veya kısırlık evlenme engeli değildir.

Genel olarak evlenme engellerini sıralamak gerekirse;

Evlenmenin Kanuni Olarak Mümkün Olmadığı Hallerde Ne Olur?

Yukarıdaki evlenmeye engel haller mevcut olması veya aşağıda belirtilen durumlardan herhangi birinin var olması halinde söz konusu evlilik batıldır. Batıl olan evliliğin sona ermesi için Cumhuriyet Savcısı veya ilgilisi olan herkes dava açabilme hakkına sahiptir.

Evlilik Birliğinde Eşlerin Hak ve Yükümlülükleri

Evlilik birliğinin içerisinde eşlere yüklediği yükümlülükler Türk Medeni Kanunu’nda sayılmıştır. Eşler bu doğrultuda saygı çerçevesinde davranmaları gerekir. Evlilik birliği tarafların birbirini kısıtladığı değil, saygı gösterdiği bir kurumdur. Evlilik birliğinin eşlere yüklediği yükümlülükler;

Evlenme Engelleri Yargıtay Kararları

Yargıtay 2. HD., E. 2020/4574 K. 2020/5067 T. 22.10.2020

Eşlerden birinin evlenme sırasında sürekli bir sebeple ayırt etme gücünden yoksun bulunması veya evlenmeye engel olacak derecede akıl hastası olması, evliliği mutlak butlanla sakatlar (TMK. m. 145/2-3). Ancak, ayırt etme gücünün sonradan kazanılması veya akıl hastalığının iyileşmiş olması durumlarında mutlak butlan davasını, yalnızca ayırt etme gücünü sonradan kazanan veya akıl hastalığı iyileşen eş açabilir. Bu hallerde dava hakkı, sonradan iyileşen eşe aittir (TMK. m. 147/2). 11/10/2013 tarihli raporda “Hastalığın remisyonda” olduğu ifade edildiğine göre, davalının ayırt etme gücünü sonradan kazanmış veya akıl hastalığının iyileşme sürecinde olması ihtimal dahilindedir. İyileşme veya ayırt etme gücünün sonradan kazanılması halinde de, Türk Medeni Kanunu’nun 147/2. maddesi hükmüne göre, dava hakkı ayırt etme gücünü sonradan kazanan veya akıl hastalığı iyileşene ait olacaktır. Türk Medeni Kanunu’nun 145/2. maddesindeki sebeple evliliğin iptaline karar verilebilmesi için, eşlerden birinin evlenme sırasında sürekli bir nedenle ayırt etme gücünden yoksun bulunması halinin her türlü şüpheden uzak sağlık kurulu raporu ile belirlenmesi gerekir. Mahkemece, tarafların evlenme tarihinde davalı kadının fiil ehliyetinin bulunup bulunmadığı yönünde yapılan araştırmanın yeterli olmadığı da gözetildiğinde, davalı kadının evlenme tarihinde sürekli bir sebeple ayırt etme gücünden yoksun bulunup bulunmadığı veya evlenmeye engel derece akıl hastası olup olmadığı hususunun, davalının, dosya içerisindeki tüm tedavi kayıtları ve raporlarla birlikte bir kez de Adli Tıp Kurunuma sevk edilerek Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas dairesinden rapor alınmak suretiyle tespit edilmesi; buna göre mutlak butlan sebebi mevcutsa butlana karar verilmesi; davalı iyileşmiş ise, Türk Medeni Kanunu’nun 147/2. maddesi hükmü de nazara alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir. Bu husus üzerinde durulmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru bulunmamış ve bozmayı gerektirmiştir.

Yargıtay 2. HD., E. 2013/14764 K. 2014/2 T. 13.1.2014

Dava eşler arasında evlenmeye engel olacak derecede yakın hısımlığın bulunması (TMK md. 145/4) sebebine dayalı olarak açılan mutlak butlan davası olup Kumluca Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından davaname ile açılmıştır. Cumhuriyet savcısı, kanunda açıkça öngörülen hallerde hukuk davası açar veya açılmış olan hukuk davasında taraf olarak yer alır (HMK md. 70/1). Mutlak butlan davası açma Cumhuriyet savcısı için bir görev olduğundan (TMK md. 146/1) açılan davanın duruşmalarında hazır bulunması zorunluluktur. Bu nedenle; Cumhuriyet Savcısının karar verilen son celseye katılımı sağlanılmadan yokluğunda yargılamaya devamla hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.

Yargıtay 2. HD., E. 2014/24533 K. 2015/7732 T. 16.4.2015

Davalılar, evlenmeye engel teşkil edecek derece yakın hısım olmadıkları ve bu duruma yol açan nüfus sicilindeki kayıtların hatalı olduğunu savunmuştur. Mahkemece, 08.07.2010 tarihli oturumda “davalılara nüfus kayıtlarını düzeltmek için süre verilmesine, bu konuda dava açtıklarında mahkemeye bilgi verilmesine” denilmiş, 23.11.2010 tarihli celsede de verilen sürede nüfus kaydının düzeltilmesi davası açılmadığından, evliliğin mutlak butlan sebebiyle iptaline karar verilmiştir. Davalılara verilen mehil, ara kararının yerine getirilme süresi ve ara kararının yerine getirilmemesinin hukuki sonuçları açıkça hatırlatılmadığından hukuki sonuç doğurmaz. Nüfus kayıtlarının tutulması kamu düzenine ilişkin olduğundan (Y2HD, 21.10.2004, 10698-12317) mahkemece, davalılara usulüne uygun şekilde nüfus kaydının düzeltilmesi için dava açmak üzere süre verilip, sonucu beklenmeden, eksik inceleme ile evliliğin iptaline karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Avukat AvukatOfisi Ekibi

AvukatOfisi Ekibi, AvukatOfisi Ekibi Bürosu’nun kurucusudur.

Avukat AvukatOfisi Ekibi

, lise eğitimini Bursa Polis Koleji’nde tamamladıktan sonra yüksek öğrenimine Ankara Polis Akademisi’nde başlamış ve 2011 yılında ayrılmıştır. Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne başlayarak başarı bursu ile üç yılda dönem ikincisi olarak mezun olmuştur.

Sıkça Sorulan Sorular

S1. Evlenme Engelleri Nelerdir nedir?

Evlenme Engelleri Nelerdir hakkında yasal süreç ve dikkat edilmesi gerekenler için avukatınıza danışmanız önerilir.

S2. Evlenme Engelleri Nelerdir nasıl yapılır?

Evlenme Engelleri Nelerdir süreci, ilgili kanun hükümlerine göre şekillenir ve her dosya özgündür.

S3. Evlenme Engelleri Nelerdir ne kadar sürer?

Hukuki süreçlerin süresi, dosyanın karmaşıklığına ve mahkeme takvimine bağlıdır.

S4. Evlenme Engelleri Nelerdir masrafı ne kadardır?

Hukuki süreç masrafları, davanın türüne ve süresine göre değişiklik gösterir.

S5. Evlenme Engelleri Nelerdir için hangi belgeler gerekli?

Gerekli belgeler davanın türüne göre farklılık gösterir; detaylı bilgi için avukatınıza başvurunuz.

S6. Evlenme Engelleri Nelerdir zorunlu mudur?

Hukuki süreçlerde profesyonel destek almak, hak kayıplarını önlemek açısından önemlidir.

Hukuki tavsiye değildir. Herhangi bir konuda bilgi almak istiyorsanız mutlaka avukatınıza danışmanız gerekmektedir.

AVUKATI ARA