Makale İçeriği


Görev Nedeniyle Maruz Kalınan Zararlarda İdarenin Sorumluluğu

Görev Nedeniyle Maruz Kalınan Zarar da İdarenin Sorumluluğu İdare Hukuku Tarih: 14-04-2025 Görev nedeniyle maruz kalınan zarar da idarenin sorumluluğu vardır. İdareden zararın giderilmesi talep edilir. TSK ve Emniyet mensupları başta olmak üzere kamu görevlileri görevlerini ifa ederken maruz kaldıkları risk ve tehlikeler sonucunda maddi ve manevi kayıp ve zararlara uğrayabilmektedir. Söz gelimi resmi araçların görevdeyken yaptıkları kazalar ya da kamu personelinin görevleri nedeniyle maruz kaldıkları saldırılar maddi kayıp ve zararların yanında yaralanmalara, hatta can kayıplarına neden olabilmektedir.

Görev Nedeniyle Maruz Kalınan Zararlarda İdarenin Sorumluluğu

Görev Nedeniyle Maruz Kalınan Zarar da İdarenin Sorumluluğu İdare Hukuku Tarih: 14-04-2025 Görev nedeniyle maruz kalınan zarar da idarenin sorumluluğu vardır. İdareden zararın giderilmesi talep edilir. TSK ve Emniyet mensupları başta olmak üzere kamu görevlileri görevlerini ifa ederken maruz kaldıkları risk ve tehlikeler sonucunda maddi ve manevi kayıp ve zararlara uğrayabilmektedir. Söz gelimi resmi araçların görevdeyken yaptıkları kazalar ya da kamu personelinin görevleri nedeniyle maruz kaldıkları saldırılar maddi kayıp ve zararların yanında yaralanmalara, hatta can kayıplarına neden olabilmektedir. Görev nedeniyle maruz kalınan zararlar idareden talep edilebilir. Görev nedeniyle maruz kalınan zararlar için idari yargıda dava açılır. 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun kolluk mensuplarının görevleri nedeniyle uğradıkları zararların tazminine yönelik düzenlemeler içermektedir. Ancak bu Kanunun kapsamı dışındaki kamu personelinin de görevleri nedeniyle maruz kaldıkları kayıp ve zararların idarenin sorumluluğu çerçevesinde idarece karşılanması gerekmektedir. Kaldı ki, 2330 sayılı Kanun kapsamındaki ödemelerin maruz kalınan zararların telafisinde yetersiz kalması durumunda kolluk mensuplarının da idarenin sorumluluğuna ilişkin genel hükümler çerçevesinde talep ve dava hakları bulunmaktadır. İdarenin mali sorumluluğunun pozitif hukukumuzdaki temeli Anayasamızın 125. maddesinin son fıkrasındaki “ idare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür ” hükmüdür. Kamu görevlilerinin görevleri nedeniyle maruz kaldıkları zararlar idarenin kusurundan kaynaklanabileceği gibi, özellikle mesleki risklerin ve görev riskinin söz konusu olduğu durumlarda idareye izafe edilebilecek hiçbir kusur olmasa dahi kamu görevlilerinin maddi ve manevi kayıp ve zararları söz konusu olabilmektedir. Her iki durumda da kamu görevlilerinin görevleri nedeniyle maruz kaldıkları zararların idarenin mali sorumluluğu ilkesi çerçevesinde idarece karşılanması gerekmektedir. Bu yazımızda “ Görev nedeniyle maruz kalınan zarar da idarenin sorumluluğu ” hakkında bilgi vereceğiz İlgili Makale: İnfaz Hesaplama Makale İçeriği Toggle İdarenin Sorumluluğu Bakımından Kusursuz Sorumluluğu Kamu hizmetinin yerine getirilmesi sırasında veya sebebiyle idarenin belli bir görevlisine atıf ve izafe edilmesi mümkün bir kişisel kusur ile ortaya çıkmış olmayan, kamu hizmetinin bizzat kuruluş, işleyiş veya teşkilatlanmasındaki aksaklık bozukluk, düzensizlik, eksiklik ve sakatlık halinde oluşan kusura hizmet kusuru denir. İdarenin davranışı ile meydana gelen zarar arasında bir nedensellik bağının bulunması halinde, kusur şartı aranmaksızın, İdare sorumlu olmaktadır. Buna “kusursuz sorumluluk” denilir. Kusursuz Sorumluluk temel olarak iki ilkeye dayanır; Tehlike İlkesi (Risk Sorumluluğu) Fedakarlığın Denkleştirilmesi İlkesi (Kamu Külfetleri Karşısında Eşitlik) Yukarıda da belirtildiği gibi idarenin kusurlu ve kusursuz sorumluluğu söz konusudur. Görevi nedeniyle maruz kalınan zarardan sorumluluk ise kendi eylem ve işlemlerinden kaynaklanan zararlardan sorumluluğu Anayasa hükmüne dayanmaktadır. 2330 sayılı Kanun başta olmak üzere bu konuda kimi yasal düzenlemeler de bulunmaktadır. Bununla birlikte idarenin mali sorumluluğunun niteliği ve genel çerçevesi daha çok yargı içtihatlarıyla belirlenmiştir. Konumuz olan görevden kaynaklanan zararlarda idarenin sorumluluğu genellikle tehlike ya da risk ilkesine dayandırılmaktadır. Tehlike ya da risk ilkesi gereğince, niteliği icabı tehlikeli ve riskli kamu hizmetlerinde görev alan ya da görevi nedeniyle tehlikeye ve riske maruz kalan kamu görevlilerinin, bu görevleri nedeniyle uğradıkları zararın idarenin kusursuz sorumluluğu çerçevesinde idarece tazmin edilmesi gerekmektedir. Örnek vermek gerekirse askeri aracın devrilmesi sonucunda hayatını kaybeden erin yakınlarının ya da toplumsal olaya müdahale esnasında yaralanan polis memurunun maddi ve manevi zararları kusuru olmasa dahi idare tarafından tazmin edilmelidir. İdare tehlike veya risk ilkesinin uygulanabileceği durumlarda kusuru olmasa dahi meydana gelen zarardan sorumlu olmakla birlikle, idarenin sorumluluğunun asgari şartı idari eylem ya da konumuz açısından görev ile meydana gelen zarar arasında illiyet bağının varlığıdır. Zararın kamu görevlisinin ya da üçüncü bir kişinin davranışından kaynaklanması illiyet bağının kesilmesine, sonuç olarak idarenin sorumluluğunun kısmen ya da tamamen ortadan kalkmasına neden . İdarenin hizmet kusurundan kaynaklı oluşan zararla için açılacak tam yargı davalarında idare hukuku avukatı ile çalışmanız sizlerin menfaatine olacaktır. İdari davalar spesifik ve önemli davalardır. Usulü yapılacak bir hata davanızın ret edilmesine veya dilekçe ret sebebi olabilmektedir. Bu sebeple uzman idare hukuku avukatı ile çalışmanız sizlerin yararına olacaktır. Konunun daha iyi anlaşılabilmesi için somut olaylara ilişkin yargı kararlarına aşağıda yer verilmektedir. İlgili Makale: İptal Davası Tam Yargı Davası İçin Neler Yapılmalı? Görev nedeniyle maruz kalınan zararlarda tam yargı davası açılmalıdır. Yargı kararlarında da belirtildiği üzere kamu personelinin görevlerinden kaynaklanan kayıp ve zararlarının kusursuz sorumluluk ilkeleri, özellikle de tehlike ya da risk ilkesi çerçevesinde idare tarafından karşılanması gerekmektedir. Herhangi bir kamu görevlisinin görevinden dolayı kayıp veya zarara uğraması halinde öncelikle meydana gelen zarar mümkünse resmi olarak tespit ettirilmelidir. Tespitin hemen mümkün olmaması durumunda yargı sürecinde mahkeme kararı ile de zarar tespiti yaptırılabilir. Zarara sebep olan olayın öğrenilmesinden itibaren bir yıl ve her halde olay tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurularak zararın tazmini istenmelidir.Tazmin talebinin kısmen ya da tamamen reddedilmesi ya da cevap verilmemek suretiyle zımnen reddi halinde dava açma süresi içinde görevli ve yetkili idare mahkemesinde tam yargı davası açılmalıdır. Tam yargı davalarında, aksi özel kanunlarda düzenlenmedikçe ve belirtilmedikçe, idare mahkemeleri görevli mahkemelerdir. Tam yargı davalarında yetkili mahkemeler ise, genel yetki kuralına tabi olup davaya konu olan idari sözleşmenin gerçekleştirildiği idari kurumun bulunduğu yerdeki idare mahkemeleridir. Şöyle ki, idari sözleşmelerden doğanlar dışındaki tam yargı davalarında yetkili mahkeme ise İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 36. maddesinde; “İdari sözleşmelerden doğanlar dışında kalan tam yargı davalarında yetkili mahkeme, sırasıyla: a) Zararı doğuran idari uyuşmazlığı çözümlemeye yetkili, b) Zarar, bayındırlık ve ulaştırma gibi bir hizmetten veya idarenin herhangi bir eyleminden doğmuş ise, hizmetin görüldüğü veya eylemin yapıldığı yer, c) Diğer hallerde davacının ikametgâhının bulunduğu yer.” şeklinde düzenlenmiştir. İdarenin talep üzerine ya da 2330 sayılı Kanun ve ilgili diğer mevzuat çerçevesinde yaptığı ödemelerin yetersiz görülmesi durumunda da tam yargı davası açılabilir Ancak bu durumda idare tarafından yapılan ödemeler ile sağlanan mali ve sosyal haklar tazminat talebi karara bağlanırken mahkemelerce dikkate alınmaktadır. Görev nedeniyle maruz kalınan zararlardan kaynaklanan tazminat talepleri teknik ve hukuki açılardan önem ve özellik arz etmekte ve tam yargı davalarına konu olmaktadırlar. Herhangi bir hak kaybı ya da mağduriyet yaşanmaması için dava, hatta dava öncesi başvuru ve talep süreçlerinde profesyonel hukuki destek alınması büyük önem taşımaktadır. İlgili Makale: Tam Yargı Davası İdarenin Hiz

Görev Nedeniyle Maruz Kalınan Zararlarda İdarenin Sorumluluğu konusunda detaylı bilgi için avukatofisi.gen.tr sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.

Sonuç

Görev Nedeniyle Maruz Kalınan Zararlarda İdarenin Sorumluluğu hakkında yukarıda sunulan bilgiler genel niteliktedir. Kişisel hukuki durumunuz için profesyonel avukat desteği almanızı öneririz.

Sıkça Sorulan Sorular

Bu konuda ne yapılabilir?

Konuya ilişkin olarak lisanslı bir avukattan hukuki danışmanlık almanız önerilmektedir.

Yasal süreç ne kadar sürer?

Yasal süreç, davanın türüne göre değişir. Birkaç aydan birkaç yıla kadar sürebilir.

Hukuki danışmanlık almak neden önemlidir?

Her davanın kendine özgü koşulları vardır. Doğru strateji için uzman desteği kritik önem taşır.

⚠️ Yasal Uyarı: genel bilgilendirme amaçlıdır. Hukuki tavsiye yerine geçmez.

Avukat  İzinsiz Ses Kaydı Almak Suç Mu?
Tagged , , ,
AVUKATI ARA