İdare Hukukunda Kamu Görevlisine Rücu
İdare Hukukunda Kamu Görevlisine Rücu İdare Hukuku Tarih: 14-04-2025 İdare hukukunda kamu görevlisine rücu , bir borcun ödemesini yapan kamu idaresinin ödediği miktarı ödeme yapılmasına neden olan kamu görevlisinden talep etme hakkıdır. İdare hukukunda kamu görevlisine rücu yapılabilir. Bunun için belli şartların varlığı gereklidir. İdari işlem bir idare kurumunun kamu hukukuna dayalı olarak gerçekleştirdiği ve hukuki sonuçlar doğuran eylem ve işlemlerdir.

İdare Hukukunda Kamu Görevlisine Rücu İdare Hukuku Tarih: 14-04-2025 İdare hukukunda kamu görevlisine rücu , bir borcun ödemesini yapan kamu idaresinin ödediği miktarı ödeme yapılmasına neden olan kamu görevlisinden talep etme hakkıdır. İdare hukukunda kamu görevlisine rücu yapılabilir. Bunun için belli şartların varlığı gereklidir. İdari işlem bir idare kurumunun kamu hukukuna dayalı olarak gerçekleştirdiği ve hukuki sonuçlar doğuran eylem ve işlemlerdir. İdari işlemler; kamu görevlileri tarafından kamu hukukuna dayalı olarak gerçekleştirilir. Kamu görevlisi ise kamusal faaliyetleri yürütmede kamu gücünü kullanarak aracılık yapan kişilerdir. Bu işlemlerin yapılmasında ise belirli zararlar meydana gelebilir ve kamusal faaliyetten yararlanan kişiler zarara uğrayabilir. İdarenin kamu görevlisine karşı rücu hakkını kullanabilmesi için, öncelikle idare bakımından bir kusur sorumluluğunun mevcut olması ve zarara yol açan bu hâle kamu görevlisinin kusurlu davranışının sebep olması gerekmektedir. Bu sebeple, idarenin kusursuz sorumluluğunun söz konusu olması hâlinde, rücu yoluna başvurulamaz. Kişilerin ve vatandaşların kamusal faaliyetler nedeniyle uğradığı zararları devletten talep etmesi mümkündür. Bu nedenle, devlete karşı bir tazminat davası açılır ve devlet kusursuz olduğunu ispat edemezse bu zararı ödemekle yükümlüdür. Ancak devamında devlet bu zararı meydana getiren kamu görevlisine karşı rücu ederek ödemiş olduğu tazminatı kamu görevlisinden alır. ve Danışmanlık olarak bu yazımızda İdare hukukunda kamu görevlisine rücudan bahsedeceğiz. İlgili Makale: Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Makale İçeriği Toggle İdarenin Kamu Görevlisine Açtığı Rücu Tazminat Davası Kamu idaresinin kusurlu eylem veya işlemiyle bir zararın meydana gelmesi halinde bu zararın meydana gelmesinde kusuru olan kamu görevlisine hem anayasal düzenlemeler hem de yasal düzenlemeler bağlamında rücu hakkı söz konusudur. İdare hukukunda rücu, idarenin vazife verdiği kamu görevlisine kamu hizmeti gerçekleştirmesi maksadıyla sunduğu yetkilere uygun olarak, bu yetkilerin kullanılması neticesinde doğan zararları kendisine rücu etmesidir. İdarenin belirli bir kurumda gerçekleşen zararı tazmin etmesi için kamu görevlisinin aleyhine bir rücu davası açılabilir. Bu davalar her ne kadar taraflardan biri idarenin kendisi olsa da idari yargıda değil adli yargıda açılır. Somut olay açısından idarenin biz hizmet kusuru olduğu takdirde kamu görevlisine mali bir yaptırım yüklenir. İdare bu davalarda şartları resen araştırır ve resen davanın kabulüne ya da reddine karar verir. Nitekim bunun için belirli şartların bulunması gerekmektedir. İdare hukukunda kamu görevlisine rücu şartları şu şekildedir: İdarenin kamu hizmeti olmalıdır. Kamu hizmetinden doğan bir kusur olmalıdır. Kamu hizmetinden doğan bir zarar olmalıdır. Dava süresi içinde açılmalıdır. Zarar gören zararını ispat etmelidir. Bu şartların sağlanması halinde kişi tarafından rücu davası açılabilir. İdare tarafından ödenen tazminat neticesinde idare zararı meydana getiren kamu görevlisine karşı rücu davası açabilir. Böylece meydana gelen zararı ödeyen yine kamu görevlisi olacaktır. Zararın doğrudan kamu görevlisinden değil de idareden tazmin edilmesinin amacı idarenin zararı daha hızlı ödeyecek olmasıdır. Kişiler kamu görevlisinden bu kadar hızlı tazminat alamayacağından önce idareden sonrasında ise idarede kamu görevlisinden rücu ile tazminatı alacaktır. İlgili Makale: İptal Davası idare hukukunda kamu gorevlisine rucu davasi İdarenin Rücu Etmesi Ne Demektir? Kamu kurumunda, kurumun bir kişiye verdiği zararın giderilmesi için idare tarafından kişiye ödenen tazminat tutarı, idare tarafından kamuda çalışan kişiden rücu edilebilir. Nitekim bu husus 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nda da hüküm altına alınmıştır. Yasa maddesine göre; “Devlet memurlarının kasıt, kusur, ihmal veya tedbirsizliği sonucu idare zarara uğratılmışsa, bu zararın ilgili memur tarafından rayiç bedeli üzerinden ödenmesi esastır. Zararın ödettirilmesinde bu konudaki genel hükümler uygulanır” hükmüne haizdir. İdare hukukunda kamu görevlisine rücu etmesi idari yargıda ödediği tazminatı, bu tazminata sebep olan memurundan almasıdır. Her ne kadar ortada bir idari işlemin iptali ya da zararın tazmini söz konusu olsa da, devlet kişiye ödediği tazminatı zararı meydana getiren kamu görevlisinden tahsil edecektir. Devletin kamu görevlisine karşı açacağı bu dava da rücu davasıdır. Ancak rücu davası devletin ödediği tutarın tahsil edilmesi için açıldığından adli yargı davası olarak görülmelidir. Çünkü ortada bir alacağın tahsili vardır. İdarenin hizmet kusuru nedeniyle açılacak olan tazminat davalarında; zarara uğradığını iddia eden kişi tarafından meydana gelen zararın ispatlanmasına gerek yoktur. Bu nedenle zarara uğradığını iddia eden kişi ne kamu görevlisinin kusurunu ne de kamu görevlisinin kim olduğunu ispat etmek zorunda değildir. Önemli olan işlemin kusur sonucu yapıldığı ya da hiç yapılmadığının ispatlanmasıdır. Hakim rücu davalarında kamu hizmetinde bir kusur olup olmadığını inceler. İnceleme yaparken yargı kararlarından ya da yasa hükümlerinden faydalanır. Nitekim somut olayın özelliklerine göre de bir değerlendirme yapılır. İdare bu hususta kamu hizmetinde bir kusuru olmadığını işlemin gereği gibi yerine getirildiğini ispatlamak zorundadır. İspatladığı takdirde kişiye karşı bir tazminat ödemek zorunda kalmaz böylece kamu görevlisine karşı da rücu etmek zorunda kalmaz. İdare Hukukunda Kamu Görevlisine Rücu Mekanizmasının İşleyişi İdari yargıda hükmedilen ödeme miktarını davacıya ödeyen yapan idare, 2 yıl içinde yazılı bir belge ile ödediği tazminatı ve yargılama giderleri toplamını, kamu görevlisine yazılı olarak bildirir ve belirttiği IBAN numarasına ödemenin yapılmasını talep eder. İdare hukukunda kamu görevlisine rücu için 2 yıl süresi vardır. Kamu görevlisi bu aşama ilgili rücu talebine cevap verme ve eğer kusuru olmadığını düşünüyor ise talebi reddetme hakkı vardır. Aynı zamanda gelen yazıyı ilgili sigorta şirketine de bildirmelidir, zira ödeme yapacak olan sigorta şirketi olup sigorta şirketinin muvafakatı olmadan kamu görevlisine bir ödeme yapmamalıdır. İdare hukukunda kamu görevlisine rücu sigortası varsa sigortadan yapılır. Kamu görevlisinin rücu talebini reddetmesi halinde ilgili Bakanlık tarafından Asliye hukuk mahkemesinde kamu görevlisi aleyhine rücu davası açılır. Rücu davasında kamu görevlisi kusur durumu araştırılacak eğer varsa kusur oranı belirlenecektir. Zira kamu görevlisi kendi kusuruna karşılık gelen kısımdan sorumlu tutulması gerekecektir. Genelde idareler, organizasyondan kaynaklanan kusurlarını göz önünde bulundurmadan, ödenen tazminat miktarının tamamını kamu görevlisinden talep etmek istemektedirler. Bu yaklaşım hatalıdır ve mahkemelerce yapılan incelemede reddedilmektedir. Ayrıca Mahkemeler, olayın oluşu ve dosya kapsamındaki diğer olgular gözetilerek rücu edilecek tazminat miktarı belirleyerek 6098 sayılı TBK’nın 52. maddesi uyarınca “hakkaniyet indirimi” yapılmalıdır. Aynı yasanın (TBK) 51. maddesinde hâkimin takdiri yetkisi vurgulanmıştır. Anılan maddede “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” düzenlemesi mevcuttur. İdarenin rücu yoluna başvurup başvurmasında takdir yetkisi vardır. Çünkü idarenin bu konuda takdir yetkisine sahip olması ve bu takdir yetkisi gereğince rücu hakkını kullanmaması durumunda kamusal zarar söz konusu olur. İdarenin rücu hakkını kullanıp
İdare Hukukunda Kamu Görevlisine Rücu konusunda detaylı bilgi için avukatofisi.gen.tr sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.
Sonuç
İdare Hukukunda Kamu Görevlisine Rücu hakkında yukarıda sunulan bilgiler genel niteliktedir. Kişisel hukuki durumunuz için profesyonel avukat desteği almanızı öneririz.
Sıkça Sorulan Sorular
Bu konuda ne yapılabilir?
Konuya ilişkin olarak lisanslı bir avukattan hukuki danışmanlık almanız önerilmektedir.
Yasal süreç ne kadar sürer?
Yasal süreç, davanın türüne göre değişir. Birkaç aydan birkaç yıla kadar sürebilir.
Hukuki danışmanlık almak neden önemlidir?
Her davanın kendine özgü koşulları vardır. Doğru strateji için uzman desteği kritik önem taşır.
⚠️ Yasal Uyarı: genel bilgilendirme amaçlıdır. Hukuki tavsiye yerine geçmez.