Ceza Muhakemesi Kanunu 156. Madde (CMK)
Ceza Muhakemesi Kanunu 156. Madde (CMK) Genel Tarih: 21-04-2025 Ceza Muhakemesi Kanunu 156. madde (CMK); müdafiilerin görevlendirilmesine ilişkin hususlar düzenlenmiştir. Şüpheli veya sanık soruşturma ya da kovuşturma evresinde avukat seçebilecek durumda olmadığını beyan etmesi ve istemesi halinde, kendisine baro tarafından bir müdafii görevlendirilir.

Ceza Muhakemesi Kanunu 156. Madde (CMK) Genel Tarih: 21-04-2025 Ceza Muhakemesi Kanunu 156. madde (CMK); müdafiilerin görevlendirilmesine ilişkin hususlar düzenlenmiştir. Şüpheli veya sanık soruşturma ya da kovuşturma evresinde avukat seçebilecek durumda olmadığını beyan etmesi ve istemesi halinde, kendisine baro tarafından bir müdafii görevlendirilir. Ancak görevlendirme doğrudan şüpheli veya sanığın talebiyle değil, adlî merciilerin barodan istemiyle olur. İstemde bulunan adlî merciiler, soruşturma veya kovuşturma evresine göre farklıdır. Soruşturma evresinde, ifadeyi alan merciin veya sorguyu yapan hakimin barodan bir müdafiinin görevlendirilmesini istemesi gerekir. İfadeyi alan merciî C.Savcısı ve adlî kolluktur. Kovuşturma evresinde, baroca görevlendirme mahkemenin istemiyle olur. Makale İçeriği Toggle Ceza Muhakemesi Kanunu 156. Madde Müdafiin Görevlendirilmesinde Usul 1) 150. maddede yazılı olan hallerde, müdafi; a) Soruşturma evresinde, ifadeyi alan merciin veya sorguyu yapan hakimin istemi üzerine, b) Kovuşturma evresinde, mahkemenin istemi üzerine, Baro tarafından görevlendirilir. 2) Yukarıda belirtilen hallerde müdafi soruşturmanın veya kovuşturmanın yapıldığı yer barosunca görevlendirilir. 3) Şüpheli veya sanığın kendisinin sonradan müdafi seçmesi halinde, baro tarafından görevlendirilen avukatın görevi sona erer. Ceza Muhakemesi Kanunu 156. Madde Gerekçesi 150. maddenin birinci ve ikinci fıkralarında yazılı hâllerde soruşturma evresinde şüphelinin avukatı doğrudan baro tarafından seçilir. Kovuşturma evresinde ise atama mahkemece, seçim baroca yapılır. Madde, tasarının değişik maddelerinde yer alan ve avukatın yardımından istifade ettirilmenin kanun gereği mecburi olduğu hallerde işlemin ne suretle gerçekleştirileceğini göstermektedir: İlke, avukat atanması kararının hâkim veya mahkeme tarafından verilmesi, avukatın seçiminin ise baro tarafından yapılmasıdır. Avukat seçiminin de hâkim veya mahkeme tarafından yapılacağını belirten kanun hükümleri saklıdır. Seçimi yapacak olan soruşturma veya kovuşturmanın yapıldığı yerdeki barodur. Şüpheli veya sanık sonradan bir avukat seçerse önceden seçilmiş avukatın görevi son bulur. İlgili Makale: Meşru Müdafaa ceza muhakemesi kanunu 156 madde cmk Ceza Muhakemesi Kanunu 156. Madde Müdafiin Görevlendirilmesinde Usul Emsal Kararlar Yargıtay 16. Ceza Dairesi E:2020/2493, K:2020/4869 Ceza Muhakemesi Kanunu 156. Madde Müdafiin Görevlendirilmesinde Usul Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen mahkumiyet hükmünün sanık ve sanığa baroca atanan müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine dosyanın gönderildiği Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesince henüz bir karar verilmeden Av. … ve Av. …’ın 19.07.2018 tarihinde UYAP sisteminden sanık müdafii olduğuna dair vekaletname sundukları, ancak buna ilişkin evrakın dosyaya fiziken gönderilmediği, CMK’nın 156/3. fıkrasında düzenlenen “Şüpheli veya sanığın kendisinin sonradan müdafi seçmesi halinde, baro tarafından görevlendirilen avukatın görevi sona erer.” hükmü gereğince istinaf mahkemesi kararının Av. … ve Av. …’a tebliğ edilmesi gerekirken görevi sona eren zorunlu müdafiiye tebliğ edildiği, sanığın vekaletname sunan müdafiilerinin de kararı öğrenmiş olması nedeniyle tekrar gerekçeli kararın tebliğine yer olmadığı, kararı öğrenme üzerine temyiz ettikleri anlaşılmakla; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Zorunlu müdafii Av. …’un temyiz taleplerine yönelik yapılan incelemede; Sanığın istinaf aşamasında kendisini temsil etmesi için Av. … ve Av. …’a vekaletname vermesi nedeniyle CMK’nın 156/3. maddesi gereğince Av. …’un görevinin sona erdiğinin anlaşılması karşısında, hükmü temyiz etme hak ve yetkisi bulunmadığından, temyiz isteminin CMK’nın 298. maddesi gereğince reddine, Sanık ve müdafileri Av. … ve Av. …’ın temyiz taleplerine yönelik yapılan incelemede; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, tanık beyanları ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık ve müdafiilerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükmün onanmasına, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 304/1. maddesi uyarınca dosyanın Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 12.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. Yargıtay 16. Ceza Dairesi E:2017/3390, K:2018/3486 Ceza Muhakemesi Kanunu 156. Madde Müdafiin Görevlendirilmesinde Usul Ayrıntıları Dairemizin 09.04.2018 tarih ve 2018/125 esas, 2018/1049 karar sayılı kararında belirtildiği üzere; somut olayda silahlı terör örgütü üyeliği suçundan CMK’nın 101/3. maddesi gereğince tutuklamaya sevk edilip tutuklu olarak yargılanan sanığın, yargılama aşamasında kendisinin seçtiği bir müdafii bulunmadığı gibi CMK’nın 156. maddesi gereğince re’sen müdafii görevlendirilmeyerek bulunduğu hal nedeniyle, delillere erişme ve savunma hazırlama imkanları itibariyle çelişmeli yargılamanın gereği olan “silahların eşitliği” ilkesinin ve Anayasanın 36, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddeleri ile teminat altına alınan adil yargılama hakkının ihlali sonucunu doğuracak biçimde, adaletin selameti açısından gerekli olan müdafiinin hukuki yardımından yararlandırılmadan yargılama yapılıp sorgusu tespit edilmek ve hüküm kurulmak suretiyle savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğuracak biçimde CMK’nın 101/3, 188/1 ve 289/1-a-e maddelerine muhalefet edilmesi, kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün öncelikle bu sebepten dolayı bozulmasına, 16.10.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. Yargıtay 12. Ceza Dairesi E:2014/775, K:2014/9143 Ceza Muhakemesi Kanunu 156. Madde Müdafiin Görevlendirilmesinde Usul Tazminat davasının dayanağını oluşturan Van 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/140 Esas, 2011/308 Karar sayılı ceza dava dosyasının incelenmesinden; sanığın (davacının) cinsel saldırı ve yağma suçlarından beraatine hükmedildiği, hükmün temyiz edilmeksizin 31.05.2011 tarihinde kesinleştiği, davanın işlem tarihi itibariyle yürürlükte bulunan CMK’nın 142/1. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye açıldığı, dava için kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmakla; Yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; Beraate ilişkin davada davacıyı temsil eden vekilin, CMK’nın 156, 239. maddeleri uyarınca barodan resen atandığı anlaşılmak
Ceza Muhakemesi Kanunu 156. Madde (CMK) konusunda detaylı bilgi için avukatofisi.gen.tr sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.
Sonuç
Ceza Muhakemesi Kanunu 156. Madde (CMK) hakkında yukarıda sunulan bilgiler genel niteliktedir. Kişisel hukuki durumunuz için profesyonel avukat desteği almanızı öneririz.
Sıkça Sorulan Sorular
Bu konuda ne yapılabilir?
Konuya ilişkin olarak lisanslı bir avukattan hukuki danışmanlık almanız önerilmektedir.
Yasal süreç ne kadar sürer?
Yasal süreç, davanın türüne göre değişir. Birkaç aydan birkaç yıla kadar sürebilir.
Hukuki danışmanlık almak neden önemlidir?
Her davanın kendine özgü koşulları vardır. Doğru strateji için uzman desteği kritik önem taşır.
⚠️ Yasal Uyarı: genel bilgilendirme amaçlıdır. Hukuki tavsiye yerine geçmez.