Makale İçeriği


Askeri Ceza Kanunu 45 — 46. Madde

Askeri Ceza Kanunu 45-46. Madde Genel Tarih: 21-04-2025 Askeri Ceza Kanunu 45-46. madde; din ve vicdana göre lazım sayılan hareketler cezaya ehliyeti ve korku ve ihtiyari sarhoşluğun cezaya tesirini düzenlemiştir. 45.

Askeri Ceza Kanunu 45 — 46. Madde

Askeri Ceza Kanunu 45-46. Madde Genel Tarih: 21-04-2025 Askeri Ceza Kanunu 45-46. madde; din ve vicdana göre lazım sayılan hareketler cezaya ehliyeti ve korku ve ihtiyari sarhoşluğun cezaya tesirini düzenlemiştir. 45. Madde ile bir kişinin din ve vicdanına göre bir hareketi yapması veya yapmamasının meydana gelen suçun cezayı gerektirmesine engel teşkil etmeyeceği belirtilmiştir. Maddeye göre her hangi bir asker kişi, askerî bir görev veya emri dini inanç veya vicdanına aykırı olduğundan bahisle yerine getirmekten kaçınamaz. 46. Maddenin birinci fıkrasında ise görev ve hizmette şahsi tehlike korkusunun cezayı hafifletmeyeceği, ikinci fıkrası ile ise asker kişinin kendi isteği ile alkol alıp sarhoş olması nedeniyle işlediği disiplin suçlarında sorumluluğunun tam olduğu belirtilmiştir. Makale İçeriği Toggle Askeri Ceza Kanunu 45. Madde Din ve Vicdana Göre Lazım Sayılan Hareketler Cezaya Ehliyeti ve Tesiri Bir şahsın hareketini vicdanına veya dinine göre lazım saymış olması, yapmak veya yapmamakla vukua gelen bir cezayı mucip olmasına mani teşkil etmez. Askeri Ceza Kanunu 45. Madde Açıklaması Bir kimsenin yapmış olduğu, hukuk düzeninde suç teşkil eden bir eylemi, sahip olduğu bazı dini veya vicdani düşüncelerle haklı görmesi, bu eylemi hukuka uygun hale getirmez, yani suç olmaktan çıkarmaz. Bunun anlamı şudur: Bir kimsenin, kanunun suç olarak cezalandırdığı bir eylemi, dini inancı veya başka kişisel düşünceleri nedeniyle hukuka uygun bularak yapması, o eylemin hukuka aykırılığını ortadan kaldırmaz ve failin işlediği suçtan dolayı cezalandırılmasına engel teşkil etmez. Sistematik açıdan, bu hükme Askeri Ceza Kanunu’nun “Cezaya ehliyet veren ve bunu kaldıran ve hafifleten sebepler” başlıklı Altıncı Fasılda yer verilmiştir. Bu husus dikkate alındığında, söz konusu hüküm, inancını öne sürerek askeri bir suç işleyen kimsenin, kusursuz sayılmasına da engeldir. Örnek vermek gerekirse, inancına göre adam öldürmenin günah olduğunu ileri sürerek komutanının ateş emrine uymayan veya savaş karşıtı bir düşünceye sahip olduğunu söyleyerek askeri operasyona katılmayan yahut silahlı eğitime çıkma emrini reddeden ya da üniforma giymeyen kimse, eylemlerinin hukuka uygun olduğunu ve kusurunun bulunmadığını ileri süremez. Ancak böyle bir inanışın takdiri hafifletici sebep sayılması mümkündür. İlgili Makale: Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması askeri ceza kanunu 45 Askeri Ceza Kanunu 45. Madde Din ve Vicdana Göre Lazım Sayılan Hareketler Cezaya Ehliyeti ve Tesiri Askeri Yargıtay Kararları Askeri Yargıtay Daireler Kurulu: 26.03.2015-14/37 Askeri Ceza Kanunu 45. Madde Din ve Vicdana Göre Lazım Sayılan Hareketler Cezaya Ehliyeti ve Tesiri Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nde vicdan ret hakkını tanıyan bir madde bulunmamaktadır. AİHM tarafından Bayatyan/ Ermenistan, Erçep/Türkiye, Feti DEMİRTAŞ/Türkiye, Tarhan/Türkiye ve Savda/Türkiye kararları ile belirtilen içtihatlara göre, vicdani ret hakkından yararlanabilmek için, kişinin öncelikle bir inanç sisteminin mensubu olduğunun ortaya konulması gerekmekte olup siyasi ve kişisel sebepler, vicdani ret talebine dayanak olabilecek yeterlilikte değildir. Diğer taraftan suçta ve cezada kanunilik ilkesi gereği, ceza hukukunun dolaylı kaynaklarından olan mahkeme içtihatlarıyla ‘Maddi Ceza Hukuku’na dair yukarıda ayrıntıları belirtilen ceza normlarının yok sayılması da mümkün değildir. Bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin vicdani ret hakkına ilişkin kararlarının Türkiye’nin yasal düzenlemeleri yapmasına kadar olan süreçte Türk yargı organlarınca, somut olayda Kurulumuzca, uygulanmalarının, Anayasa’nın 10, 24 ve 72.maddelerine ve bu maddeler kapsamında çıkarılan yasal düzenlemelere aykırı olacağı, bu nedenlerle sanığın eylemlerinin, Askeri Ceza Kanunu’nun 87/1’inci maddesinin 2’nci cümlesinde düzenlenen emre itaatsizlikte ısrar suçunu oluşturduğu, direnme gerekçesinin yerinde olmadığının kanaatine varılmıştır. Askeri Yargıtay Daireler Kurulu: 13.05.2010-71/47 Askeri Ceza Kanunu 45. Madde Din ve Vicdana Göre Lazım Sayılan Hareketler Cezaya Ehliyeti ve Tesiri Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak zorunlu askerlik yükümlülüğü altında bulunan sanık, muvazzaf askerlik hizmetini yerine getirme üzere mevcutlu olarak sevk edilmesini müteakip eğitim birliğine katıldığı 4.11.2007 tarihinden itibaren asker kişi sıfatını taşımakta olup, TSK İHK’nın 13 ve 14.maddelerine göre, askerliğin temeli olan disiplinin bir gereği olarak kanunlara, nizamlara ve amirlerinin verdiği hizmete ilişkin emirlere mutlak surette itaat etmek zorundadır. Askeri Ceza Kanunu 46. Madde Korku ve İhtiyari Sarhoşluğun Cezaya Tesiri Vazife ve hizmette şahsi tehlike korkusu cezayı hafifletmez. Disiplin tecavüzünde ve kabahatlerinde veya hizmet esnasında yapılan suçlarda ihtiyari sarhoşluk cezayı hafifletemez. Askeri Ceza Kanunu 46. Madde Açıklaması Maddenin birinci fıkrası, özel bir sorumluluk nedeni getirmiştir. Buna göre, bir hizmetin veya bir hizmet emrinin yerine getirilmemesi suç teşkil etmektedir. Emri yerine getirilmemesi şahsi tehlike korkusundan ileri gelmekte ise, bunun, suçun oluşmasına ve cezaya etkisi yoktur. Çünkü askerlik, korkmayı değil, tehlikeye göğüs germeyi gerektirir. Maddenin 2.fıkrası hükmüne göre, kendi iradesiyle alkol alan bir kimse, sarhoş olduğunu ileri sürerek disiplin ve ceza sorumluluğundan kurtulamayacağı gibi bu durum yargı organlarınca, hafifletici bir neden olarak da değerlendirilemez. Bunun karşıt anlamından şu sonuç çıkmaktadır: İrade dışı alınan alkol veya uyuşturucu madde etkisiyle, işlediği fiilin anlam ve sonuçlarını algılayamayan veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği önemli derece azalmış olan kişinin ceza sorumluluğu yoktur. (TCK m. 34/1) AsCK’nın disiplin suç ve cezalarına ilişkin hükümleri 6413 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmış ve disiplin suçlarından sorumluluk aynı yasayla yeniden düzenlenmiştir. Bu Kanunda, göreve sarhoş gelmek veya görevde iken alkollü içki içmek hizmet yerini terk etmeme cezasını gerektiren bir disiplinsizlik olarak yer almıştır. Bu nedenle iradi olarak alkol alan kişi, disiplinsizliği işlediği sırada sarhoş olduğunu ileri sürerek sorumluluktan kurtulamaz. Asker suçlarda da durum aynıdır. İradi olarak alınan alkol veya uyuşturucu madde etkisinde suç işleyen kişi hakkında AsCK’nın 1/1. ve 5252 sayılı Kanunun 3.maddeleri uyarınca, TCK’nın 34/2.maddesi uygulanır. Esasen AsCK’nın 46.maddesinin 2.fıkrası ile TCK’nın 34/2.maddesi birbirine paralel hükümler içermektedir. askeri ceza kanunu 46 Askeri Ceza Kanunu 46. Madde Korku ve İhtiyari Sarhoşluğun Cezaya Tesiri Askeri Yargıtay Kararları Askeri Yargıtay 3.Dairesi: 16.02.2011-0133/0132 Askeri Ceza Kanunu 46. Madde Korku ve İhtiyari Sarhoşluğun Cezaya Tesiri Sanık, savunmalarında, teröristlerin baskı ve yönlendirmeleri nedeniyle arkadaşlarına çağrıda bulunduğunu, olay öncesi terörist faaliyetler tespit edildiği yeterince tedbir alınmadığı, teslim olmaktan başka çare olmadığın ileri sürmüş ise de, AsCK’nın 46/1’inci maddesinde, vazife ve hizmette şahsi tehlike korkusunun cezayı hafifletmeyeceği belirtildiğinden, personelin ettiği yemine bağlı olarak canları pahasına görevlerini yerine getirmeye çalıştıkları sırada 12 kişinin şehit olup, 17 kişinin yaralandığı, sanığın olay öncesi ve sonrası konuşmaları, çatışma esnasında silahını bırakıp teslim olması, aynı şarttaki arkadaşlarının aksine teröristlerin ciddi bir tehdidi ve baskısı altında zorla müspet sözleri ifade etmiş olmaktan ziyade, onlarla aynı dili k

Askeri Ceza Kanunu 45 — 46. Madde konusunda detaylı bilgi için avukatofisi.gen.tr sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.

Sonuç

Askeri Ceza Kanunu 45 — 46. Madde hakkında yukarıda sunulan bilgiler genel niteliktedir. Kişisel hukuki durumunuz için profesyonel avukat desteği almanızı öneririz.

Sıkça Sorulan Sorular

Bu konuda ne yapılabilir?

Konuya ilişkin olarak lisanslı bir avukattan hukuki danışmanlık almanız önerilmektedir.

Yasal süreç ne kadar sürer?

Yasal süreç, davanın türüne göre değişir. Birkaç aydan birkaç yıla kadar sürebilir.

Hukuki danışmanlık almak neden önemlidir?

Her davanın kendine özgü koşulları vardır. Doğru strateji için uzman desteği kritik önem taşır.

⚠️ Yasal Uyarı: genel bilgilendirme amaçlıdır. Hukuki tavsiye yerine geçmez.

Avukat  Bir Alt Disiplin Cezası Uygulanması
Tagged , , ,
AVUKATI ARA