Makale İçeriği


İdari Yargılama Usulü Kanunu 28. Madde (İYUK)

İdari Yargılama Usulü Kanunu 28. Madde (İYUK) Genel Tarih: 28-04-2025 İdari Yargılama Usulü Kanunu 28. madde (İYUK); kararların sonuçlarına dair düzenlemeler barındırmaktadır. Hukuk devleti ilkesinin bir gereği olarak yine Anayasanın 138’inci maddesinin son fıkrasında yer alan “Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır, bu organlar ve idare mahkeme kararlarını hiçbir surette değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez hüküm ile de yargı kararlarının idarece yerine getirilmesi açık, kesin ve emredici bir şekilde ifade edilmiştir.

İdari Yargılama Usulü Kanunu 28. Madde (İYUK)

İdari Yargılama Usulü Kanunu 28. Madde (İYUK) Genel Tarih: 28-04-2025 İdari Yargılama Usulü Kanunu 28. madde (İYUK); kararların sonuçlarına dair düzenlemeler barındırmaktadır. Hukuk devleti ilkesinin bir gereği olarak yine Anayasanın 138’inci maddesinin son fıkrasında yer alan “Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır, bu organlar ve idare mahkeme kararlarını hiçbir surette değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez hüküm ile de yargı kararlarının idarece yerine getirilmesi açık, kesin ve emredici bir şekilde ifade edilmiştir. İYUK 28. maddede yer alan düzenleme ile de yargı kararlarının uygulanması zorunlu tutulmuştur. Makale İçeriği Toggle İdari Yargılama Usulü Kanunu 28. Madde Kararların Sonuçları Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez. (İptal cümle: Anayasa Mahkemesi’nin 10/7/2013 tarihli ve E.: 2012/107 K.: 2013/90 sayılı Kararı ile.)(Ek cümleler: 21/2/2014-6526/18 md.; Değişik üçüncü ve dördüncü cümleler: 10/9/2014-6552/97 md.; İptal üçüncü cümle: Anayasa Mahkemesi’nin 25/11/2015 tarihli ve E.: 2014/86, K.: 2015/109 sayılı Kararı ile.) (İptal dördüncü cümle: Anayasa Mahkemesi’nin 2/10/2014 tarihli ve E.: 2014/149, K.: 2014/151 sayılı Kararı ile.) (Ek cümle: 10/9/2014-6552/97 md.) Ancak disiplin hükümleri saklıdır. (Değişik: 2.7.2012-6352/58 md.) Konusu belli bir miktar paranın ödenmesini gerektiren davalarda hükmedilen miktar ile her türlü davalarda hükmedilen vekâlet ücreti ve yargılama giderleri, davacının veya vekilinin davalı idareye yazılı şekilde bildireceği banka hesap numarasına, bu bildirim tarihinden itibaren, birinci fıkrada belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde yatırılır. Birinci fıkrada belirtilen süreler içinde ödeme yapılmaması halinde, genel hükümler dairesinde infaz ve icra olunur. Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemeleri kararlarına göre işlem tesis edilmeyen veya eylemde bulunulmayan hallerde idare aleyhine Danıştay ve ilgili idari mahkemede maddi ve manevi tazminat davası açılabilir. (Değişik: 21.2.2014-6526/18 md.) Mahkeme kararlarının süresi içinde kamu görevlilerince yerine getirilmemesi hâlinde tazminat davası ancak ilgili idare aleyhine açılabilir. Vergi uyuşmazlıklarına ilişkin mahkeme kararlarının idareye tebliğinden sonra bu kararlara göre tespit edilecek vergi, resim, harçlar ve benzeri mali yükümler ile zam ve cezaların miktarı ilgili idarece mükellefe bildirilir. (Değişik: 2.7.2012-6352/58 md.) Tazminat ve vergi davalarında idarece, mahkeme kararının tebliğ tarihi ile ödeme tarihi arasındaki süreye 21.7.1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 48. maddesine göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanacak faiz ödenir. Ancak mahkeme kararının davacıya tebliği ile banka hesap numarasının idareye bildirildiği tarih arasında geçecek süre için faiz işlemez. İdari Yargılama Usulü Kanunu 28. Madde Açıklaması Dava; kişilerin hukukunu ilgilendiren uyuşmazlıkların bağımsız ve tarafsız yargı yerlerince hukuka uygun biçimde çözümlenmesi ve uyuşmazlığa getirilen çözümün, sonuçta, gerçek yaşama geçirilmesi amacıyla açılır. Uyuşmazlıklar hakkında yargı yerlerince getirilen çözüme karar; bu kararın gerçek hayata geçirilmesine de infaz (kararın gereklerinin yerine getirilmesi-uygulanması) adı veri lir. Gerçek hayata geçirilmeyen ya da geçirilemeyen kararlar, davanın tarafları üzerinde moral etki yaratmaktan öteye geçemezler. Eşit konumda bulunan hukuk kişileri veya özel hukuk kişileri ile davadaki durumu onlardan farklı olmayan (hukuki ilişkilerinde özel hukuk kişisi gibi davranan) Devlet kurumları arasındaki uyuşmazlıkları çözümleyen adli yargı kararları, Devlet’in icra ve infaz kurumlarınca ve, gerekiyorsa, kamu gücü kullanılarak infaz edilir. Bu yüzden, bu kararların infazı, imkânsızlık ve bazı istisnai durumlar dışında, çok büyük sorun yaratmaz. İdari yargı yerlerince idari davalarda verilen kararların infazı, adli yargı yerlerinin kararlarınınkinden farklılık gösterir. Zira, idari yargı yerlerinde açılan ve “idari” olarak adlandırılan davalarda bir taraf (davalı) sürekli şekilde “idare”dir. Ve idarenin bu davalarda ki konumu, adli yargı yerlerinde davacı veya davalı olarak bulunmasıyla aynı değildir. İdare, idari yargı yerlerinde açılan davalarda kamu gücünün temsilcisi olarak bulunmaktadır. İdari Rejim, idari yargı yerlerinin davada getirdikleri çözüme uygun idari işlem tesisi yetkisini, kamu gücünün temsilcisi olan idareye tanımıştır. Yani, idari yargı kararlarına uygun idari işlem tesisi (kararların infazı), davada taraf durumunda bulunan idarenin idari yetkisi içerisindedir. Bu yetkinin, onun yerine bir başkası veya bir başka idare tarafından kullanılması, İdari Rejimin gereklerine ve bu rejimin idari kuruluşlar için belirlediği yetki kurallarına aykırıdır. İdarenin, idari davalarda hem davalı olarak bulunması, hem de bu davalarda verilen kararların gereklerini yerine getirecek makam olması, uygulamada, adli yargı kararlarıyla ilgili olarak rastlanılmayan sorunlara neden olmaktadır. İdari yargı yerlerince verilen kararların gereklerinin yerine getirilmesi, her şeyden önce, Hukuk Devleti İlkesinin ve onun vazgeçilmez koşullarından biri olan hukuka bağlı idare anlayışının gereğidir. İlgili Makale: Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) Tam Metin: İYUK – 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu idari yargilama usulu kanunu 28 madde iyuk İdari Yargılama Usulü Kanunu 28. Madde Kararların Sonuçları Emsal Kararlar Danıştay 12.Daire E: 2002/ 4315, K: 2003 / 600 İdari Yargılama Usulü Kanunu 28. Madde Kararların Sonuçları Dosyanın incelenmesinden; davacının davalı idarede … olarak görev yapmakta iken 24.05.2000 günlü ve 2545 sayılı işlemle 657 sayılı Yasanın 94. maddesi uyarınca görevden çekilmiş sayıldığı, bu işleme karşı açılan davada Adana 1. İdare Mahkemesince verilen 30.04.2001 günlü, E: 2000/1168, K: 2001/442 sayılı Kararla dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, Mahkeme kararı uyarınca davacının 01.08.2001 tarihinde yeniden göreve başlatılması üzerine 16.06.2000 – 1.8.2001 tarihleri arasında yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte tazmini ve özlük haklarının iadesi istemiyle görülmekte olan davanın açıldığı, davacının görevden çekilmiş sayılmasına ilişkin işlemin iptali yolunda verilen Adana 1. İdare Mahkemesinin yukarıda anılan kararının da, davalı idare tarafından temyizi üzerine Dairemizin 18.03.2003 ve E: 2001/4008, K: 2003/599 sayılı Kararıyla onandığı anlaşılmıştır. 2709 Sayılı T.C. Anayasasının 125. maddesinde, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır. Diğer yandan hukuka aykırılığı yargı organlarınca saptanarak iptal edilmiş olan işlemler nedeniyle ilgililerin uğradıkları zararların işlemi tesis eden idare tarafından tazmin edilmesinin de idare hukuku ilkeleri gereği olduğu açıktır. Ancak, görevden çekilmiş sayılmasına ilişkin işleme karşı açtığı davada, davacının aynı zamanda anılan işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının iadesi isteminde de bulunmuş olmasına karşın, Adana 1. İdare Mahkemesinin yukarıda anılan 30.04.2001 günlü ve 442 sayılı kararında davacının bu istemi yönünden hüküm kurulmamış ve davacı tarafından da ida

İdari Yargılama Usulü Kanunu 28. Madde (İYUK) konusunda detaylı bilgi için avukatofisi.gen.tr sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.

Sonuç

İdari Yargılama Usulü Kanunu 28. Madde (İYUK) hakkında yukarıda sunulan bilgiler genel niteliktedir. Kişisel hukuki durumunuz için profesyonel avukat desteği almanızı öneririz.

Sıkça Sorulan Sorular

Bu konuda ne yapılabilir?

Konuya ilişkin olarak lisanslı bir avukattan hukuki danışmanlık almanız önerilmektedir.

Yasal süreç ne kadar sürer?

Yasal süreç, davanın türüne göre değişir. Birkaç aydan birkaç yıla kadar sürebilir.

Hukuki danışmanlık almak neden önemlidir?

Her davanın kendine özgü koşulları vardır. Doğru strateji için uzman desteği kritik önem taşır.

⚠️ Yasal Uyarı: genel bilgilendirme amaçlıdır. Hukuki tavsiye yerine geçmez.

Avukat  Vazife Malulü Nedir? Vazife Malullüğü Şartları
Tagged , , ,
AVUKATI ARA