İdari Yargılama Usulü Kanunu 2. Madde (İYUK)
İdari Yargılama Usulü Kanunu 2. Madde (İYUK) Genel Tarih: 28-04-2025 İdari Yargılama Usulü Kanunu 2. madde (İYUK), İdari Dava Türleri ve İdari Yargı Yetkisinin Sınırı’na dair düzenlemeler barındırmaktadır. İdarenin, idari faaliyetlerinin yargısal denetimi “idari dava” yoluyla olur.

İdari Yargılama Usulü Kanunu 2. Madde (İYUK) Genel Tarih: 28-04-2025 İdari Yargılama Usulü Kanunu 2. madde (İYUK), İdari Dava Türleri ve İdari Yargı Yetkisinin Sınırı’na dair düzenlemeler barındırmaktadır. İdarenin, idari faaliyetlerinin yargısal denetimi “idari dava” yoluyla olur. İdari dava; idarenin, idari işlevine ve idare hukuku alanına ilişkin olarak yaptığı işlem ve eylemler nedeniyle, idari yargı yerlerinde açılan davalardır. İşbu madde ile birlikte idari dava türleri belirtilmekte ve idari yargı yetkisinin sınırları çizilmektedir. Maddede yer alan dava türleri iptal davası, tam yargı davası ve idari sözleşmelerden doğan davalar olarak karşımıza çıkmaktadır. Makale İçeriği Toggle İdari Yargılama Usulü Kanunu 2. Madde İdari Dava Türleri ve İdari Yargı Yetkisinin Sınırı İdari dava türleri şunlardır: (İptal: Anayasa Mahkemesinin 21/9/1995 tarihli ve E:1995/27, K:1995/47 sayılı kararı ile Yeniden Düzenleme: 8/6/2000-4577/5 md.) İdari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan iptal davaları, İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, (Değişik: 18.12.1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar. 2. İdari yargı yetkisi, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır. İdari mahkemeler; yerindelik denetimi yapamazlar, yürütme görevinin kanunlarda ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı veremezler. (Mülga: 2.7.2018 – KHK-703/185 md.) İdari Yargılama Usulü Kanunu 2. Madde Açıklaması İYUK’un 2. maddesinde idari davalar, iptal davası, tam yargı davası ve idari sözleşmelerden kaynaklı davalar olarak sayılmıştır. Ancak, iptal veya tam yargı davaları dışında idari sözleşmelerden kaynaklanan davaların başka bir dava türü olup olmadığı tartışmalıdır. İdari sözleşmelerden kaynaklanan uyuşmazlıkların ayrı bir idari dava türü olduğu kabulüyle, İYUK’ta üç dava türü bulunduğunu savunan görüşler mevcuttur. Kanaatimizce idari sözleşmelerden doğan uyuşmazlıklar ayrı bir dava türü değildir. İYUK’un, iptal ve tam yargı davasından bahsettikten sonra üçüncü bir bentte idari sözleşmelerden kaynaklı idari davalardan söz etmesi, “idari sözleşme davasının” ayrı bir idari dava türü olduğunu göstermemektedir.” Bu bağlamda, idari sözleşmelerden doğan uyuşmazlıklarda sözleşmeye karşı üçüncü kişilerin açtığı davalar iptal davası olarak, birbirine karşı edimlerini yerine getirmediği durumda ise tarafların açtığı davalar tam yargı davası olarak nitelendirilmelidir. Bunun yanında İYUK’un bazı maddelerinde “vergi davası/vergi davaları” şeklinde ifadelere yer verilmesine rağmen (2577 sayılı Kanun, m. 3/2-e, m. 17/1, m. 27/4, m. 28/6, m. 45/1, m. 46/b) İYUK’un 2. maddesinde, vergi davası olarak ayrı bir dava türü gösterilmemiştir. Bu nedenle vergi davalarının ayrı bir dava türü olarak kabul edilmesi doğru değildir.” Bunun yanında öğretide, vergi davası şeklinde ayrı bir dava türü olduğunu kabul eden görüşler de mevcuttur. Kanaatimizce idari sözleşmelerden kaynaklanan uyuşmazlıklarda olduğu gibi vergi uyuşmazlıkları da, dava konusu uyuşmazlığın içeriğine göre ya iptal davasına ya da tam yargı davasına konu olacaktır.” İdari işlemlerin yargısal denetimi kapsamında idari yargı yetkisinin sınırı, gerek Anayasa madde 125/420, gerekse İYUK madde 2/2’de209 “hukuka uygunluk” denetimi olarak çizilmiştir. İdari yargı tarafından yapılan yargılama faaliyetine hukuka uygunluk denetimi sınırı çizilirken bu sınır kapsamı dışında kalan hususlar da “yerindelik denetimi” yasağı, “yürütme görevinin yerine getirilmesini kısıtlayacak” nitelikte karar verme yasağı, “idari eylem ve işlem niteliğin de” karar verme yasağı ve “idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde” karar verme yasağı olarak belirlenmiştir. İlgili Makale: İptal Davası 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) Tam Metin: İYUK – 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu idari yargilama usulu kanunu 2 madde iyuk İdari Yargılama Usulü Kanunu 2. Madde İdari Dava Türleri ve İdari Yargı Yetkisinin Sınırı Emsal Kararlar Danıştay 2. Daire E: 2009/1982 K: 2010/3272 İdari Yargılama Usulü Kanunu 2. Madde İdari Dava Türleri ve İdari Yargı Yetkisinin Sınırı Dava, Milli Eğitim Bakanlığı’nda Müsteşar Yardımcısı olarak görev yapan davacının, yargı kararı gerekçe gösterilerek T.C. … Büyükelçiliği Eğitim Müşavirliği’ne atanması için müşterek kararname hazırlanmasına yönelik Bakan onayına ilişkin 21.01.2008 günlü, 497 sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır. … İdare Mahkemesi’nin… günlü, E: …, K: … sayılı kararıyla; davacının, daire başkanı olarak görev yapmakta iken eğitim ataşesi olarak atanması için yaptığı başvurusunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açtığı davanın lehine sonuçlanması ve bu kararın temyiz ve karar düzeltme aşamalarından geçerek kesinleşmesi üzerine verdiği dilekçelerle, yurtdışına atanma talebinden vazgeçtiği, halen eğitim müşavirliğinden daha üst bir görev olan Müsteşar Yardımcısı olarak görev yaptığı, Mahkeme kararının tebliğ edildiği tarihten itibaren 30 gün içerisinde uygulanmadığı hususları göz önüne alındığında, anılan yargı kararından bahisle tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlem iptal edilmiştir. Dava dosyasının incelenmesinden; 2004 yılından bu yana Milli Eğitim Bakanlığı’nda Müsteşar Yardımcısı olarak görev yapan davacının, Milli Eğitim Bakanlığı… Kurulu Başkanlığı’nda Daire Başkanı olarak görev yapmakta iken, … Başkonsolosluğu’na Eğitim Ataşesi olarak atanmak amacıyla yaptığı başvurusunun reddine ilişkin 21.04.1998 tarihli işlemin iptali yolundaki yargı kararının uygulandığından bahisle, münhal bulunan T.C. … Büyükelçiliği Eğitim Müşavirliğine atanması için müşterek kararname hazırlanmasına yönelik 21.01.2008 tarih ve 497 sayılı Bakan onayının iptali istemiyle açıldığı anlaşılmıştır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 14. maddesinin 3. fıkrasının (d) bendinde, dilekçelerin “İdari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı” yönünden de inceleneceği kurala bağlanmış; 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde de, anılan yönden kanuna aykırılık görülürse davanın reddine karar verileceği belirtilmiştir. Anayasanın 8. maddesinde, ”Yürütme yetkisi ve görevi, Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu tarafından, Anayasaya ve kanunlara uygun olarak kullanılır ve yerine getirilir.” denilmekte; 104. maddesinin (b) fıkrasında da, ”Kararnameleri imzalamak” Cumhurbaşkanının yürütme alanındaki görev ve yetkileri arasında sayılmaktadır. Anayasanın 104. maddesinde sözü edilen ”kararnameler, Kanun Hükmünde Kararnameler ile Bakanlar Kurulunun çeşitli kararnamelerinin yanında, üst düzey yöneticilerin atanması ile ilgili müşterek kararnameleri de kapsamaktadır. 23.04.1981 günlü, 2451 sayılı Bakanlıklar ve Bağlı Kuruluşlarda Atama Usulüne İlişkin Kanunun 4. maddesinde, bakanlıkların yurt dışı daimi görevlerine, atamaların müşterek kararla yapılacağı, diğer bakanlıklara ait müşterek kararlarda ilgili bakanla birlikte Dışişleri Bakanının da imzasının bulunacağı kurala bağlanmıştır. Parla
İdari Yargılama Usulü Kanunu 2. Madde (İYUK) konusunda detaylı bilgi için avukatofisi.gen.tr sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.
Sonuç
İdari Yargılama Usulü Kanunu 2. Madde (İYUK) hakkında yukarıda sunulan bilgiler genel niteliktedir. Kişisel hukuki durumunuz için profesyonel avukat desteği almanızı öneririz.
Sıkça Sorulan Sorular
Bu konuda ne yapılabilir?
Konuya ilişkin olarak lisanslı bir avukattan hukuki danışmanlık almanız önerilmektedir.
Yasal süreç ne kadar sürer?
Yasal süreç, davanın türüne göre değişir. Birkaç aydan birkaç yıla kadar sürebilir.
Hukuki danışmanlık almak neden önemlidir?
Her davanın kendine özgü koşulları vardır. Doğru strateji için uzman desteği kritik önem taşır.
⚠️ Yasal Uyarı: genel bilgilendirme amaçlıdır. Hukuki tavsiye yerine geçmez.