İdari Yargılama Usulü Kanunu 18. Madde (İYUK)
İdari Yargılama Usulü Kanunu 18. Madde (İYUK) Genel Tarih: 28-04-2025 İdari Yargılama Usulü Kanunu 18. madde (İYUK); duruşmaların nasıl gerçekleştiğini, nasıl yönetildiğini ve kimlerin katılabileceğini düzenlemiştir. Maddenin 1’inci fıkrası, duruşmaların açık 1067 olarak yapılacağını belirtmektedir.

İdari Yargılama Usulü Kanunu 18. Madde (İYUK) Genel Tarih: 28-04-2025 İdari Yargılama Usulü Kanunu 18. madde (İYUK); duruşmaların nasıl gerçekleştiğini, nasıl yönetildiğini ve kimlerin katılabileceğini düzenlemiştir. Maddenin 1’inci fıkrası, duruşmaların açık 1067 olarak yapılacağını belirtmektedir. Esasen, duruşmaların herkese açık olması, Anayasanın buyruğu (Anayasa md.141) ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin (AİHS’nin) 6’ncı maddesinde düzenlenen “adil yargılanma hakkı’nın bir unsurudur. Açıklık, mahkemelerin tarafsızlığı ve dürüstlüğünü gösterir. Makale İçeriği Toggle İdari Yargılama Usulü Kanunu 18. Madde Duruşmalara İlişkin Esaslar Duruşmalar açık olarak yapılır. Genel ahlakın veya kamu güvenliğinin gerekli kıldığı hallerde, görevli daire veya mahkemenin kararı ile, duruşmanın bir kısmı veya tamamı gizli olarak yapılır. Duruşmaları başkan yönetir. Duruşmalarda taraflara ikişer defa söz verilir. Taraflardan yalnız biri gelirse onun açıklamaları dinlenir; hiçbiri gelmezse duruşma açılmaz, inceleme evrak üzerinde yapılır. Danıştay’da görülen davaların duruşmalarında savcının bulunması şarttır. Taraflar dinlendikten sonra savcı yazılı düşüncesini açıklar. Bundan sonra taraflara son olarak ne diyecekleri sorulur ve duruşmaya son verilir. Duruşmalı işlerde savcılar, keşif, bilirkişi incelemesi veya delil tespiti yapılmasını yahut işlem dosyasının getirtilmesini istedikleri takdirde, bu istekleri görevli daire veya kurul tarafından kabul edilmezse, işin esası hakkında ayrıca yazılı olarak düşünce bildirirler. İdari Yargılama Usulü Kanunu 18. Madde Açıklaması İdari yargıda kural duruşmaların açık olarak yapılmasıdır. Bu kuralın istinasını düzenleyen 18. maddenin 1. fıkrasının 2. cümlesine göre, genel ahlakın veya kamu güvenliğinin gerekli kıldığı hallerde, görevli daire veya mahkemenin kararı ile duruşmanın bir kısmi veya tamamı gizli olarak yapılır. Duruşmaları başkan (Mahkeme Başkanı/Daire veya Kurul Başkanı) yönetmektedir (m. 18/2). Tek hâkimle görülen davalarda ise duruşma hâkim tarafından yönetilir. 18.maddenin 3. fıkrası gereğince duruşmalarda taraflara ikişer defa söz verilir. Uygulamada duruşmanın gidişatına göre ikişerden fazla söz verilmesi de öz konusu olabilmektedir. Taraflardan yalnız biri gelirse onun açıklamaları dinlenir; hiç biri gelmezse duruşma açılmaz, inceleme evrak üzerinde yapılır. İlk derece aşamasında duruşmada öncelikle davacıya söz verilirken, kanun yolundaki duruşmalarda ilk söz temyiz veya istinaf yoluna başvuran tarafa verilmektedir. İlgili Makale: Tam Yargı Davası 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) Tam Metin: İYUK – 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu idari yargilama usulu kanunu 18 madde iyuk İdari Yargılama Usulü Kanunu 18. Madde Duruşmalara İlişkin Esaslar Emsal Kararlar Danıştay 8.Dairesi E: 2000/3916 K:2001/22 İdari Yargılama Usulü Kanunu 18. Madde Duruşmalara İlişkin Esaslar Uyuşmazlık, davacının ifadesi ve temsili yetersiz olduğu gerekçesiyle polis okulu öğrenci adayı olamayacağına ilişkin İstanbul İl Değerlendirme ve Seçme Kurulunca verilen işlemden doğmuştur. Aynı usul Yasasının 17. maddesinde düzenlenen duruşma ise, yazılılık ve belge üzerinden inceleme ilkesini ortadan kaldırmamaktadır. Duruşmanın idari yargıdaki işlevi, uyuşmazlığın davanın taraflarınca açıklanmasıyla sınırlıdır. Duruşmanın, idari işlemin hukuka uygun olup olmadığının saptanmasına ilişkin bir kanıt aracı olmadığında ise kuşku bulunmamaktadır. Duruşmada; kimlik saptama zorunluluğunun olmaması, bir kez yapılması, sorgulama ve soruşturma yöntemleri öngörülmemesi ve tutanak tutma zorunluluğunun bulunmaması gibi ilkeler sözlü açıklamanın sınırlarına ve işlevine ilişkin belirlemelerin göstergeleridir. Öte yandan, anılan usul yasasında, dosya dışı inceleme yöntemleri 31. maddede sayılmış ve Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa yollama yapılmıştır. Yargıcın, kendi bilgi ve yetenekleri dışındaki belirlemeler için o madde de sözü edilen kanıt araçlarını değerlendirmesi gerektiğinde duraksama yoktur. Hukuksal durumun bu özelliklerine karşın, davacının anlatım ve temsil yeteneğini belirleme için davanın duruşmaya konması, duruşma evresindeki konuşmasına, görünümüne ve davranışlarına bakılarak, sözü edilen konularda davacının yetersizliğinin bulunmadığı kanısına varılması; idari yargılamada ayrıksı nitelikte olan duruşmadan beklenen amacın dışına çıkılması sonucunu verecektir. Dahası, içlerinde doktor ve güvenlik görevlilerinin bulunduğu bir kurulun, ilgilinin değerlendirme sırasındaki davranışlarına göre ulaştığı sonucun; bu kez hakim tarafından ve işlemden sonraki bir süreç ve ortam içinde kimlik bile saptanmadan yeniden belirlenmesi durumunu ortaya çıkaracak, bu olgu ise idari işlem oluşturulmaması ilkesiyle çelişecektir. Oysa, ilgili yargı yeri, olarak mahkeme; idari işlemin nedeni olan ifade ve temsil yeteneğinin değerlendirme gününe özgü bir durum olmadığı, idarenin kendiliğinden gerçeğe aykırı olarak bu sonucu oluşturduğu ve durumun somut olarak belirlenebilecek bir olgu olduğu sonucuna vardığında, değerlendirmeyi yapan kurulun deneyim ve becerisindeki uzmanlardan oluşan bilirkişiye inceleme yaptırabilecek ya da iptal nedenleri kapsamında işlemi denetleyebilecektir. Öte yandan, davacının Devlet memuru olması, kişilik ve yapı olarak ayrı özellikler gerektiren polis memuru olabileceği sonucunu vermeyeceği gibi, polislikte rastlanan temsil yeteneğinin farklı bir nitelik gerektirdiği de diğer bir gerçektir. Yukarıdan beri açıklanan saptamalar karşısında, duruşma sırasındaki belirlemelere ve davacının memur olması gerekçesine dayalı temyize konu kararın, idari yargılama usulü gereklerine uyulmamış ve idari işlemin yasaya aykırılığının ortaya konamamış olması yönlerinden hukuka aykırılık taşıdığı açıktır. Danıştay 5.Dairesi E: 2004/ 291 K: 2004 / 3370 İdari Yargılama Usulü Kanunu 18. Madde Duruşmalara İlişkin Esaslar 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 18.maddesinde duruşmalara ilişkin esaslar düzenlenmekte, maddenin 3’üncü bendinde de, “Taraflardan yalnız biri gelirse onun açıklamaları dinlenir” hükmüne yer verilmektedir. Duruşmada hazır bulunan tarafa, savunma hakkı tanınacağı, savunma hakkının duruşmayı yöneten başkan tarafından, mahkeme heyetinde belirlenecek makul bir süreyle sınırlanabileceği; duruşmada hazır bulunan taraf vekillerinden yalnızca birine söz hakkı tanınması yoluna gidilemeyeceği açıktır. 8.7.1982 gün ve 17748 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Bölge İdare Mahkemeleri, İdare ve Vergi Mahkemelerinin İdari İşleri ile Kalem Hizmetlerinin Yürütülmesi Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin “Tutanaklar” başlıklı 49. maddesinde; duruşmalara ait tutanaklara, taraf ve vekillerinin iddia ve savunmaları ile duruşma safahatına ait kısa bir özet ve varsa ara kararlarının yazılacağı belirtilmiştir. Dosya esas numarası yazılıp düzenlenen, “Duruşma Tutanağı” başlığını taşıyan, matbu olduğu anlaşılan tarihsiz tutanakta; davacı vekillerinin geldikleri davalı idare temsilcinin gelmediğinin görüldüğü, taraflara usulüne göre söz verildiği, davacı vekilinin dava konusu işlemin iptal edilmesi gerektiğini, idare temsilcisinin davanın reddi gerektiğini ileri sürdüğü, kararın tebliğ edileceğinin taraflara bildirildiği ve duruşmaya son verildiği belirtilmektedir. Tutanak Mahkeme başkanı ve iki üye tarafından imzalandıktan sonra, tutanağın altına “Davacı vekillerine davalı idare temsilcisinin gelmediği belirtilerek birer kez söz hakkı verileceğinin belirtilmesi üzerine Av …’ın bu hususun usule aykırı olduğunu öne sürerek şikâyetçi olacağını belirtm
İdari Yargılama Usulü Kanunu 18. Madde (İYUK) konusunda detaylı bilgi için avukatofisi.gen.tr sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.
Sonuç
İdari Yargılama Usulü Kanunu 18. Madde (İYUK) hakkında yukarıda sunulan bilgiler genel niteliktedir. Kişisel hukuki durumunuz için profesyonel avukat desteği almanızı öneririz.
Sıkça Sorulan Sorular
Bu konuda ne yapılabilir?
Konuya ilişkin olarak lisanslı bir avukattan hukuki danışmanlık almanız önerilmektedir.
Yasal süreç ne kadar sürer?
Yasal süreç, davanın türüne göre değişir. Birkaç aydan birkaç yıla kadar sürebilir.
Hukuki danışmanlık almak neden önemlidir?
Her davanın kendine özgü koşulları vardır. Doğru strateji için uzman desteği kritik önem taşır.
⚠️ Yasal Uyarı: genel bilgilendirme amaçlıdır. Hukuki tavsiye yerine geçmez.