Makale İçeriği


Ceza Muhakemesi Kanunu 37. Madde (CMK)

Ceza Muhakemesi Kanunu 37. Madde (CMK) Genel Tarih: 29-04-2025 Ceza Muhakemesi Kanunu 37. madde (CMK); tebligatların yapılmasına dair usuller bu maddeyle düzenlemiştir. Yargısal işlemler ilgililere bildirilmesi halinde sonuç doğurabilirler.

Ceza Muhakemesi Kanunu 37. Madde (CMK)

Ceza Muhakemesi Kanunu 37. Madde (CMK) Genel Tarih: 29-04-2025 Ceza Muhakemesi Kanunu 37. madde (CMK); tebligatların yapılmasına dair usuller bu maddeyle düzenlemiştir. Yargısal işlemler ilgililere bildirilmesi halinde sonuç doğurabilirler. Tebligat, kişinin hakkında yapılan işlemi öğrenmesini sağlar. Madde de tebligatın (bildirimin) yapılma yöntemleri gösterilmiş ve ilgili kanun denilerek 11.2.1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanununa göre yapılacağı öngörülmüştür. Ancak maddede “bu kanunda belirtilen özel hükümlerin saklı kalmak koşulu” da belirtilmiştir. Bu duruma göre, tebligat konusunda CMK’nin özel hükmü yoksa, Tebligat Kanununa göre tebligatın yapılması gerekmektedir. Makale İçeriği Toggle Ceza Muhakemesi Kanunu 37. Madde Tebligat Usulleri Tebligat, bu Kanunda belirtilen özel hükümler saklı kalmak koşuluyla, ilgili kanunda belirtilen hükümlere göre yapılır. Uluslararası antlaşmalar, yazılı belgelerin doğrudan doğruya postayla veya diğer iletişim araçlarıyla gönderilmesini kabul ettiğinde; yurt dışına yapılan tebligat, iadeli taahhütlü posta veya diğer iletişim araçları ile gerçekleştirilir. Ceza Muhakemesi Kanunu 37. Madde Gerekçesi Mevzuatımızda adlî işlerde tebligatın ne suretle yapılacağı, buna ilişkin hâller 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nda düzenlemiştir. Bu açıdan Tasarıda da, esas olarak ceza yargılaması işlemlerinin tebliğinin aynı Kanun hükümleri uyarınca yapılması kabul edilmiştir. Ancak yargılama işlemlerinin ilgililere bildirimi konusunda genel kurallar Tebligat Kanununda yer almakla birlikte, mevzuatımızda gerek 1412 sayılı Kanunda gerek başka özel ceza kanunlarında tebligata ilişkin hükümlerin yer aldığı göz önüne alınarak, Tasarının bu maddesinin birinci fıkrasında, tebligatın kanunlarda ayrı hüküm bulunması hâlinde bunlara göre yapılacağı kabul edilmiştir. Maddenin ikinci fıkrasında da, 1412 sayılı Kanunun 35. maddesinden farklı olarak, uluslararası antlaşmaların kabul ettiği hâllerde doğrudan iadeli taahhütlü posta ile yargılama işlemlerinin ilgililere tebliği öngörülmüştür. Tebligat Kanunu hükümlerine göre, yargılama işlemlerinin yabancı ülkede bulunan kişilere tebliği, çeşitli resmî makamlar aracılığı ile gerçekleştirilmektedir. Bu, yargılamaların uzamasına neden olabilecek bir usuldür. Bu bakımdan Tasarıda getirilen düzenlemeyle ikili ya da çok taraflı uluslararası antlaşmaların öngörmesi hâlinde, ilgili yabancı ülkelere tebligatın doğrudan postayla veya diğer iletişim araçları ile yapılması kabul edilmiştir. İlgili Makale: Meşru Müdafaa ceza muhakemesi kanunu 37 madde cmk Ceza Muhakemesi Kanunu 37. Madde Tebligat Usulleri Emsal Kararlar Yargıtay 4.Ceza Dairesi E: 2021/14678 K: 2021/11707 Ceza Muhakemesi Kanunu 37. Madde Tebligat Usulleri İnceleme konusu somut olayda; 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10. maddesi uyarınca, tebligatın öncelikle bilinen en son adrese yapılması gerektiği, müştekinin kolluk ifadesinde bildirdiği en son adresinden farklı olan MERNİS adresine doğrudan Tebligat Kanunu’nun 21. maddesine göre yapılan tebligatın usulsüz olduğu ve bu nedenle müştekinin itirazının süresinde olduğu kabul edilip itirazın esastan incelenerek bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yapılan itirazın süresinde olmadığından bahisle itirazın reddine dair Denizli 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 08/12/2020 tarihli ve 2020/6929 değişik iş sayılı kararında isabet bulunmamaktadır. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, kanun yararına bozma isteği doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, Denizli 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 08/12/2020 tarihli ve 2020/6929 değişik iş sayılı kararının, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca bozulmasına, 05/04/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. Yargıtay 4.Ceza Dairesi E: 2019/8092 K: 2020/1126 Ceza Muhakemesi Kanunu 37. Madde Tebligat Usulleri Şikâyetçi… tarafından, 10/10/2017 tarihli dilekçeyle, şüpheliler… ve … Haklarında, hakaret ve tehdit suçlarını işlediklerinden bahisle şikayette bulunulduğu, soruşturma neticesinde Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca 03/08/2018 tarihli ve 2017/162213 soruşturma, 2018/87797 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın verildiği, anılan kararın, adı geçen şikayetçiye 15.08.2018 tarihinde tebliğ edildiği, şikayetçi tarafından 05/09/2018 havale tarihli dilekçeyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karara itiraz edildiği, Ankara 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin 15/11/2018 tarihli ve 2018/6308 değişik iş sayılı kesin nitelikteki kararıyla “… Kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararın, 15/08/2018 tarihinde tebliğ edilmesine karşın, 15 günlük yasal süre geçtikten sonra 05/09/2018’de itiraz ettiğinden…” biçimindeki gerekçeyle, süre yönünden itirazın reddine karar verildiği, şikayetçinin 06.12.2018 ve 30.05.2019 tarihli talepleri sonucunda ise mercii kararının kanun yararına bozma talebine konu edildiği anlaşılmıştır. Dosya kapsamı, kanun yararına bozma istemi ve tüm bu açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde; yukarıda açıklanan nedenlerle, Kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, Ankara 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin 15/11/2018 tarihli ve 2018/6308 değişik iş sayılı kesinleşen kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca bozulmasına, bozma nedenine göre sonraki işlemlerin, CMK’nın 309/4-a maddesi gereğince mahallinde merci mahkemesince yerine getirilmesine, 16/01/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Yargıtay 1. Ceza Dairesi E: 2013/377, K: 2013/1553 Ceza Muhakemesi Kanunu 37. Madde Tebligat Usulleri Sanıklar Erol ve Yılmaz hakkında mağdur Bedirhan’a karşı ayrı ayrı kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından kurulan beraat hükümleri yönünden mağdur Bedirhan’ın temyizi üzerine yapılan incelemede; Mağdur Bedirhan’ın 5271 sayılı CMK’nın 233. maddesi uyarınca müşteki sıfatı ile beyanına başvurulması için mahal mahkemesi tarafından yerleşim yeri itibariyle yetkili ve görevli Mardin Nöbetçi Ağır Ceza Mahkemesi’nden istinabe talep edildiği, istinabe olunan Mardin 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından çıkarılan ve mağdur Bedirhan’ın “aynı konutta oturan amcası C..l (C..l) Ö..l’a” 24/05/2010 tarihinde tebliğ edildiği belirtilen davetiyeye rağmen mağdurun talimat duruşmasına katılmaması üzerine, mağdur hakkında iki kez zorla getirme emri çıkarıldığı, kolluk tarafından düzenlenen 01/07/2010 ve 29/07/2010 tarihli cevabi yazılar ile mağdur Bedirhan’ın uluslararası nakliyat şirketinde şoför olarak çalışması ve yurtdışında bulunması nedeniyle hazır edilemediğinin bildirilmesi ve mağdur Bedirhan’ın 28/01/2011 tarihli temyiz dilekçesinde ise; “mahkeme benim ifademi almamıştır.” şeklinde beyanda bulunması nedenleri ile Dairemizce verilen 2011/8342 Esas ve 2012/5509 Karar sayılı, 04/07/2012 tarihli Tevdii kararı gereği, mağdur Bedirhan’ın soruşturma aşamasında bildirdiği adrese yapılan 24/05/2010 tebliğ tarihli davetiyenin usulüne uygun tebliğ edilip edilmediğinin mahal mahkemesince araştırılması neticesinde, kolluk tarafından 18/09/2012 tarihinde düzenlenen tutanak ile, davetiyenin tebliğ edildiği 24/05/2010 tarihinde mağdur Bedirhan’ın beyan ettiği adreste eşi ile birlikte oturduğu tespit edilmiş olup; kovuşturma aşamasında istinabe olunan mahkemece mağdur Bedirhan adına düzenlenen davetiyenin; 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 16. maddesine aykırı olarak mağdur Bedirhan ile aynı konutta oturmadığı anlaşılan üçüncü kişiye usulsüz şekilde tebliğ edildiği anlaşılmakla; Mağdur Bedirhan’ın soruşturma aşamasında beyan ettiği; “No:20 Tilkitepe Köyü Merkez/Mardin” adresi itibari ile yetk

Ceza Muhakemesi Kanunu 37. Madde (CMK) konusunda detaylı bilgi için avukatofisi.gen.tr sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.

Sonuç

Ceza Muhakemesi Kanunu 37. Madde (CMK) hakkında yukarıda sunulan bilgiler genel niteliktedir. Kişisel hukuki durumunuz için profesyonel avukat desteği almanızı öneririz.

Sıkça Sorulan Sorular

Bu konuda ne yapılabilir?

Konuya ilişkin olarak lisanslı bir avukattan hukuki danışmanlık almanız önerilmektedir.

Yasal süreç ne kadar sürer?

Yasal süreç, davanın türüne göre değişir. Birkaç aydan birkaç yıla kadar sürebilir.

Hukuki danışmanlık almak neden önemlidir?

Her davanın kendine özgü koşulları vardır. Doğru strateji için uzman desteği kritik önem taşır.

⚠️ Yasal Uyarı: genel bilgilendirme amaçlıdır. Hukuki tavsiye yerine geçmez.

Avukat  Alkollü Trafik Kazasında Rücu
Tagged , , ,
AVUKATI ARA