Ceza Muhakemesi Kanunu 51. Madde (CMK)
Ceza Muhakemesi Kanunu 51. Madde (CMK) Genel Tarih: 02-05-2025 Ceza Muhakemesi Kanunu 51. madde (CMK); tanıklıktan çekinebilecek kimsenin çekinmemesine dair hususlar düzenlenmiştir. CMK’nin 45.

Ceza Muhakemesi Kanunu 51. Madde (CMK) Genel Tarih: 02-05-2025 Ceza Muhakemesi Kanunu 51. madde (CMK); tanıklıktan çekinebilecek kimsenin çekinmemesine dair hususlar düzenlenmiştir. CMK’nin 45. maddesinde belirtilen sanığın yakınları olan tanıklar, tanıklıktan çekinmemişler ise, mahkemenin bunları yeminli ya da yeminsiz dinlemesi konusunda takdir hakkı bulunmaktadır. Ancak tanık da yemin etmekten çekinebilir. Bu hususun önceden kendisine anlatılması gerekir. Tanık yeminden çekinmiş ise, mahkemenin artık takdir hakkı söz konusu olamayacağından, tanığın yeminsiz dinlenmesi zorunludur. Makale İçeriği Toggle Ceza Muhakemesi Kanunu 51. Madde Tanıklıktan Çekinebilecek Kimsenin Çekinmemesi 45.madde gereğince tanıklıktan çekinebileceklere yemin verip vermemek hâkim veya mahkemenin takdirine bağlıdır. Ancak, tanık yemin etmekten çekinebilir. Bu hususun kendisine bildirilmesi gereklidir. Ceza Muhakemesi Kanunu 51. Madde Gerekçesi 45.madde gereğince tanıklıktan çekinebileceklere yemin verilip verilmemesini hâkim veya mahkemenin takdirine bırakmıştır. Ancak madde ile tanığa yemin etmekten çekinme olanağı da verilmiş ve bu hususun hâkim veya mahkeme tarafından bildirilmesi zorunlu hâle getirilmiştir. Bu hatırlatma yapılmadan yemin ettirilen ve yalan beyanda bulunan kişi suçlu sayılamaz. İlgili Makale: Takdiri İndirim Nedenleri ceza muhakemesi kanunu 51 madde cmk Ceza Muhakemesi Kanunu 51. Madde Tanıklıktan Çekinebilecek Kimsenin Çekinmemesi Emsal Kararlar Yargıtay 4. Ceza Dairesi E:2018/7269, K:2018/20256 Ceza Muhakemesi Kanunu 51. Madde Tanıklıktan Çekinebilecek Kimsenin Çekinmemesi Keşan Asliye Ceza Mahkemesinin 12/05/2009 tarihli ve 2008/428 esas, 2009/228 sayılı kararıyla “Müşteki ile sanığın yaklaşık 10 yıldır evli oldukları olay tarihinde tartıştıkları, sanığın görev silahını ağzına mermiyi verip bulundukları odadaki masanın üzerine koyarak “hadi bakalım ne konuşacaksan konuşun” diyerek tehdit ettiği herhangi bir şekilde silahı şikayetçiye doğrultmadığı, olaya şikayetçinin annesi … ın tanık olduğu ve şikâyetçinin iddialarını doğruladığı, sanığın daha sonra çocuklarını ve eşyalarını alarak evde gittiği, şikâyetçinin beyanı, olayın tek görgü tanığı Sevgican Demirtaş’ın beyanı ve tüm dosya kapsamından sabit olduğundan…” biçimindeki gerekçeyle sanığın TCK’nın 106/2-a, 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 51. maddesi gereğince cezasının ertelenmesine ve sanığın 1 yıl 8 ay süre ile denetime tabi tutulmasına, zarar tazmininden söz edilemeyeceğinden yasal şartların oluşmadığı gerekçesiyle sanık hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesine takdiren yer olmadığına karar verildiği, hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır. Yargılama sırasında mağdur Zeynep Olcay’ın şikayetinden vazgeçtiği, sanığın kendisini tehdit etmediğini, sanıkla anlaşamadığını, sanığın kendisine silah çekmediğini, hazırlık aşamasındaki ifadesini sinirle verdiğini ve mahkeme ifadesinin doğru olduğunu beyan ettiği, tanık Sevgican Demirtaş’ın aşamalarda sanığın görev silahının ağzına mermiyi verip bulundukları odadaki masanın üzerine koyarak “konuşun bakayım” dediğini beyan ettiği, sanığın atılı suçlamayı kabul etmediği, silahı emniyete almak için ağzında olan mermiyi çıkarmak amacıyla koridorda doldur boşalt yaptığını, ağzından mermiyi çıkarıp silahını emniyetli bir hale getirdiğini, eşiyle sorunlarının kaynağının kayınvalidesi olduğunu beyan ettiği, sanığın kayınvalidesi olan tanık Sevgican Demirtaş’ın 04/03/2009 tarihinde talimat yoluyla ifadesi alınırken tanıklığa engel halinin bulunmadığının belirtildiği, adı geçen tanığın beyanının hükme esas alındığı, yine kararda sanığın olay sırasında görev silahını kullandığının ve taraflar arasında tartışma olduğunun kabul edildiği, gümrük muhafaza memuru olan sanığın hazırlık beyanında silahın kendisine çalıştığı kurum tarafından verildiğini beyan ettiği görülmüştür. 1) CMK’nın tanıklıktan çekinme başlıklı 45. maddesinin birinci fıkrasının c bendinde; şüpheli veya sanığın kan hısımlığından veya kayın hısımlığından üstsoy veya altsoyunun tanıklıktan çekinme hakkının bulunduğu belirtilmiş, anılan Kanun’un tanıklıktan çekinebilecek kimsenin çekinmemesi başlıklı 51. maddesinde; 45. madde gereğince tanıklıktan çekinebileceklere yemin verip vermemenin hâkim veya mahkemenin takdirine bağlı olduğu, ancak, tanığın yemin etmekten çekinebileceği ve bu hususun tanığa bildirilmesinin gerekli olduğu hüküm altına alınmıştır. Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde, beyanı hükme esas alınan ve sanığın kayınvalidesi olan tanık Sevgican Demirtaş’ın, 04/03/2009 tarihinde talimat yoluyla ifadesi alınırken, tanıklıktan ve yeminden çekinme hakkının hatırlatılmadığı, tanıklığa engel halinin bulunmadığının belirtildiği ve bu suretle de yasaya aykırı davranıldığı anlaşılmıştır. 2) TCK’nın “Kamu görevine ait araç ve gereçleri suçta kullanma” başlıklı 266. maddesi; “Görevi gereği olarak elinde bulundurduğu araç ve gereçleri bir suçun işlenmesi sırasında kullanan kamu görevlisi hakkında, ilgili suçun tanımında kamu görevlisi sıfatı esasen göz önünde bulundurulmamış ise, verilecek ceza üçte biri oranında artırılır.” şeklindedir. Somut olayda, gümrük muhafaza memuru olan ve hazırlık beyanında silahın kendisine çalıştığı kurum tarafından verildiğini beyan eden sanığın, söz konusu silahı tehdit suçunda kullandığının kabul edilmesine karşın, TCK’nın 266. maddesi uyarınca cezada artırıma gidilmeyerek eksik ceza tayin edildiği ve bu şekilde yasaya aykırı davranıldığı belirlenmiştir. 3) 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun birinci kitap, ikinci kısımda, “Ceza sorumluluğunu kaldıran veya azaltan nedenler” başlıklı ikinci bölümde yer alan “haksız tahrik” 29. maddede; “Haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında suç işleyen kimseye, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine on sekiz yıldan yirmi dört yıla ve müebbet hapis cezası yerine on iki yıldan on sekiz yıla kadar hapis cezası verilir. Diğer hâllerde verilecek cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir” şeklinde, ceza sorumluluğunu azaltan bir neden olarak hüküm altına alınmıştır. 5237 sayılı TCK’da tahrikle ilgili olarak, 765 sayılı TCK’da yer alan ağır tahrik-hafif tahrik ayırımına son verilmiş ve tahriki oluşturan fiilin, somut olayın özelliklerine göre hâkim tarafından değerlendirilmesi ve sanığın iradesi üzerindeki etkisi göz önüne alınarak maddede gösterilen iki sınır arasında belirlenen oranda indirim yapılması şeklinde bir düzenlemeye gidilmiştir. Kanun yararına bozma konusunun bu aşamada sonuçlandırılması, yapılan açıklamalar ışığında olanaklı bulunmamaktadır. Yargıtay 1. Ceza Dairesi E:2009/45, K:2010/4053 Ceza Muhakemesi Kanunu 51. Madde Tanıklıktan Çekinebilecek Kimsenin Çekinmemesi R.. K..’yı olası kastla öldürmeye teşebbüsten sanık B.. Ö..’in yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ilişkin (BURDUR) Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 25/03/2008 gün ve 272/62 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafi ile müdahil vekili taraflarından istenilmiş olduğundan dava dosyası C. Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; incelendi ve aşağıdaki karar tespit edildi. Anlatımları hükme esas alınan olayı gören tek tanık, sanığın eşi Saniye’nin, yeminden çekinip çekinmeyeceği konusunda beyanı alınmadan, yeminli ya da yeminsiz dinlenmesi konusunda bir karar verilmeden ifadesinin alınması suretiyle CMK’nın 51. maddesine aykırı da
Ceza Muhakemesi Kanunu 51. Madde (CMK) konusunda detaylı bilgi için avukatofisi.gen.tr sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.
Sonuç
Ceza Muhakemesi Kanunu 51. Madde (CMK) hakkında yukarıda sunulan bilgiler genel niteliktedir. Kişisel hukuki durumunuz için profesyonel avukat desteği almanızı öneririz.
Sıkça Sorulan Sorular
Bu konuda ne yapılabilir?
Konuya ilişkin olarak lisanslı bir avukattan hukuki danışmanlık almanız önerilmektedir.
Yasal süreç ne kadar sürer?
Yasal süreç, davanın türüne göre değişir. Birkaç aydan birkaç yıla kadar sürebilir.
Hukuki danışmanlık almak neden önemlidir?
Her davanın kendine özgü koşulları vardır. Doğru strateji için uzman desteği kritik önem taşır.
⚠️ Yasal Uyarı: genel bilgilendirme amaçlıdır. Hukuki tavsiye yerine geçmez.